Egoist okur

Mine Söğüt; İstanbul’daki yeraltı rehberiniz…

Birkaç yıl önceydi, 2007 falan… Uzun ve kasvetli bir kış uykusundan uyanmıştım. Bahar gelmişti, bense yerimde duramıyordum. Can sıkacak şeylerin etkisi uzun sürmüyor gibiydi. Kimseye çok kızamıyor, tadını çıkara çıkara küsemiyordum. Çoktan yitirdiğimi sandığım bir duyguyla, fazla debelenmeden olayların akışına bırakıveriyordum kendimi. Ve her fırsatta sokağa çıkıyordum. Güneşle yıkanayım, saçlarım rüzgarla uçuşsun, gözüme toz kaçsın, […]

Read More

Hayalet yaz

Henüz ilkokulda bile değildim, annemle anneannemlere gitmiştik. O ilk güzel yazın tek bir ayrıntısını bile unutmadım. Toprağından buz gibi sular fışkıran, evlerin bahçelerini birbirinden sadece böğürtlen çalılarının ayırdığı, geceleri gökyüzünde sihirli ışıkların gezindiği, oymalı tahta dolapların banyo işlevi gördüğü çok güzel bir yerdi. Otları, ağaçları orada tanıdım; hayvanlardan korkmamayı, vahşi kuşlara güvenmeyi, akreplerden uzak durmanın […]

Read More

Türkiye’de Chuck Palahniuk çevirmeninin aşırı zor hayatı

İstanbul Başsavcılığı tarafından hakkında muzır soruşturması açılan Ölüm Pornosu’nun (Snuff) çevirmeni Funda Uncu, ifade vermesi için Bodrum Karakolu’na çağrıldı. Ve karakolda yaşadıkları gazetelerin birinci sayfalarına taşındı. “Utanmıyor musun böyle şeyler yazmaya?” diye soruldu ona, “Manken filan mısın yoksa?” dendi. Aşağıda Füsun Saka’nın bir zamanlar Kurban grubunun menajerliğini de yapan Uncu’yla sıcağı sıcağına yaptığı söyleşiyi okuyacaksınız. […]

Read More

Gülse Birsel de ayakkabı fırlatmıştı

Gülse Birsel, geçen yıl çıkan Velev ki Ciddiyim adlı kitabının kapağında sivri topuklu kırmızı bir ayakkabıyı fırlatıyordu kameraya doğru. Ve şöyle diyordu: “O ayakkabı, kimseye zarar vermeden çalışıp daha iyi yaşamayı hayal ederek hayatını sürdürenlerin suçlulara attığı bir ayakkabı. Adi suçlular değil; birbirimizden nefret etmemize yol açan karar vericiler, yediğimiz besinlerin genetiğini değiştirenler, denizlere balık […]

Read More

Yağmur damlalarını izliyordu

Bir zamanlar Cat Stevens mı söylemişti, ilk yaranın aynı zamanda en derin yara olduğunu? Füsun Saka da öyle bir yarayı anlatıyor yazısında, asırlar önce açılan, gene de üzerini kaplayan kalın kabuğa rağmen bir türlü kurumayan, içten içe acıyan ve acıtan… Daha doğrusu Füsun değil de, onun hikayesine misafir olan yağmur damlası anlatıyor. O yağmur damlası az […]

Read More

Ahmet Hakan: “Bir Rosebud’ım varsa bile, çoktan unutmuşumdur”

Ahmet Hakan’la bir öğleden sonra kendini en rahat hissettiği ama farklılığını ve yabancılığını hâlâ koruduğu yerde, Nişantaşı’nda buluşup siyaset ve inanç üzerine konuştuk. Tabii başka şeyler üzerine de… Şüpheyi ve tevekkülü, yalnızlığı ve huzur kaçırma yöntemlerini, kadınlarda arayıp bulamadığı şeyi, yitirdiği mutluluk hayallerini ve ehlileşme sürecini… Edindiğim izlenim şuydu: Onu adeta bir pop star haline […]

Read More

File çoraplı kırmızı başlıklı kız

“Masallar Diyarı tehlikelidir” diyordu Yüzüklerin Efendisi’nin yazarı J.R.R. Tolkien. “Orada ihtiyatsızlar için tuzaklar, küstahlar için zindanlar vardır. O diyarda dolanan bir gezginin fazla soru sorması da tehlikelidir, yoksa kapılar kapanır, anahtarlar kaybolur.” Oysa en acımasız masal bile bizim dünyamıza kıyasla masum. Kötülük arayanların ilk bakacağı yer artık masallar değil… İnsanlarla karşılaştırılınca cadılar iyi kalpli, ejderhalar […]

Read More

İstanbul’da bir pazar sabahı

“Şehir uyanmaya başladı. Pazar günleri geç uyanır bu şehir. Bir kilise çanı duyuldu. Birazdan öğle ezanı başlayacak. Herkes yerli yerine geçiyor. Yine aynı şey olacak, bugün dünün yanından geçecek. Ama insanlar görmeyecek. Heyyy! Burası İstanbul! Burada her şey yaşanır.” Hiç uyumayan bir şehir, güneşli bir pazar sabahı mahmur gözlerini açan bir insana neler söyler? O […]

Read More

Dünyayı tanımanın yolu gezi kitapları değil, roman okumaktır

Geçen yılın patlayan trendi, edebiyat turizmiydi. Kültürel turizmin bu yeni biçimi, edebiyatla bir biçimde alakalı şehirlere, kasabalara ya da mekanlara seyahat anlamına geliyor. Yani yazarların yaşadığı ya da romanların geçtiği yerlere… Bu trendi parlatanlar, “Dünyayı hakikaten tanımanın yolu gezi kitapları okumak değil, roman okumaktır” diyor. Ve bence çok haklılar… Gülenay Börekçi Edebiyat turizmi için hazır […]

Read More

Kendin yaz, kendin tasarla, kendin bas, kendin sat…

Yazdığınız kitaba yayınevi aramaktan bıkıp usandınız mı? Kitabınızı bir türlü yayınlatamıyor musunuz? Dert etmeyin; İnternet sayesinde artık kendi kitabınızı kendiniz tasarlayabilir, hatta bastırabilirsiniz bile. Ama tabii okurunuzun sizi nasıl bulacağına onlar karışmıyor. Gülenay Börekçi Kısaca DIY olarak geçen “do it yourself”  (kendi işini kendin yap) akımı kimilerine göre, 21. yüzyılın en büyük sanat hareketi. Zira […]

Read More

David Foster Wallace’a göre hayat: İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler

2008’de intihar eden yazar David Foster Wallace’ın İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler adlı kitabı bir süre önce çıktı. Kapakta, kafasına koskoca bir kesekağıdı geçirdiği için ne derece iğrenç olduğunu kestiremediğimiz bir adam var. Bu adamın ve diğerlerinin iğrençlik seviyesini anlamak için Wallace’ın öykülerini okumanız gerekiyor. Gülenay Börekçi David Foster Wallace’a göre hayat Okuduysanız bilirsiniz, David Foster […]

Read More

Ne güzel kitap kapakları bunlar!

İşte böyleleri de var… Kitapları sabırla ve üşenmeden seven. Bir de tabii nakış işlemeyi iyi bilen. Jillian Tamaki gibi… Patchwork yorgan ve nakış ustası Jillian, Penguen Yayınevi’nden bir davet almış ve onları için üç klasik romanı kumaşa nakşetmiş. Kitaplar şimdi özel baskı halinde piyasada… Gülenay Börekçi Önce şu adrese girin… Bakın, görün, çok sevdiyseniz sipariş […]

Read More

Bay Perşembe’den Kişisel Toplantı Notları

“20’li yaşlarını 90’larda yaşamış, ama dibine kadar yaşamış olanlar bilirler 6:45 kitaplarının ve K.T.N.’nın taşıdığı gizli anlamları…” diyor Rafet “Bay Perşembe” Arslan. Ve devam ediyor: “Kaan Çaydamlı’nın yeri ayrıdır, çünkü o benim kişisel tarihimde kavşak noktası olmuş üç kitabın da yayıncısıdır; girişlerindeki K.T.N. ile birlikte…” K.T.N., yani 6:45’çilerin Kişisel Toplantı Notları, Rafet’e bir vakitler esas […]

Read More