Egoist okur

Woody Allen’a göre… Kafkaesk porno

“Seninle seks yapmak, Kafkaesk bir deneyim” diyordu ‘Annie Hall’ filminde Diane Keaton, Woody Allen’a… Filmdeki seksin neye benzediğini görmüştük. Pek bi’ şeye benzemiyordu. Yine de Kafkaesk seks nedir diye merak etmiştik. ‘Bi’ şeye benzemeyen seks’ olamazdı. Neydi peki, neydi? Gülenay Börekçi Haberi okumuşsunuzdur; ‘Dönüşüm’, ‘Dava’, ‘Şato’ gibi romanların yaratıcısı Franz Kafka’nın yıllardır British Library’de korunan […]

Read More

CB I Hate Perfume: 19. yüzyıl kokusu

Charles Dickens romanlarını, edebiyatta 19. yüzyıl kokusunu seviyorsanız CB I Hate Perfume’un parfüm, eau de toilette ve oda spreyinden oluşan yeni serisine bayılacaksınız. Yaratıcısı In the Library, yani “kütüphanede” adını taşıyan bu yeni serinin, Rus ve Fas işi deri ciltlerin, eski zaman kumaşlarının ve ahşap cilasının da katkısıyla tıpkı bir 19. yüzyıl İngiliz romanı gibi koktuğunu […]

Read More

Al Qaynah: “Ülke diye bir şey yok, evet, ama sesler var…”

“Bir müzisyen olarak da doğu ezgileriyle duygularımı çok daha doğru ve açık ifade edebildiğimi, müziğe kendi ruhumu daha fazla katabildiğimi fark ettim. Grubum Al Qaynah‘ın sloganı “There’s no country”, yani ülke diye bir şey yoktur! Ülkeler yok, evet, ama sesler var. Batılı sesler ve müzikler bana gittikçe daha yaratıcılıktan yoksun ve ticari gelmeye başladı, Türk ve […]

Read More

Adını BEBEK semtinden alan ABD’li grup

“Çocukken bizimle oturan anneannemin dinlediği Türk ve Rum müziklerini seviyordum. Ermeni müzisyenlerin adları vardı plakların üzerinde. Gençliğinde Boğaz kıyısında dolaşmayı çok severmiş anneannem, bir de geceleri udîleri dinlemeyi… Ud aşkını bana da aşıladı.” Philadelphia’lı Bebek grubu üyeleri yaptıkları müziği “organik elektronik” diye tarif ediyor, bazılarına göre ise düşsel pop yapıyorlar. ABD’li bu beş genç müzisyeni benim […]

Read More

Mithat Şen: Beden sanatçısı

Beden, binlerce yıllık görsel sanatlar tarihinde en çok üretilmiş imge. Mithat Şen de çok uzun süredir beden resimleri yapıyor. Ama onun bedenleri tamamen özel ve başka bir evrene ait. Hem yazıyı hem figürü andıran fakat ne hat ne figür olan yapılar bunlar. Bugüne dek üzerlerine çok yazıldı, hatta birkaç da kitap kaleme alındı, ama bana […]

Read More

İnsan yedikçe

Levi-Strauss’tan Selim İleri’ye edebiyatta şölenler, kurban etme törenleri, oburluk, açgözlülük, yasaklar ve hazlar… Yapısalcılığın kurucularından Claude Lévi-Strauss, Yaban Düşünce adlı yapıtında Gabon’da yaşayan Frag’ların sincabı gebe kadınlara yasaklamasının altında yatan nedeni şöyle aktarıyor: “Bu hayvan ağaç gövdelerinin oyuklarına sığınır ve onun etini yiyecek olan anne adayı, ceninin hayvana öykünmesi ve dölyatağını boşaltmaya yanaşması tehlikesiyle karşı […]

Read More

Cinayet ayarında fotoğraf

Amerikalı yazar Susan Sontag,“Fotoğraf Üzerine” adlı kitabında, fotoğrafın ve fotoğrafla ilişkimizin, uçları cinayete varan kederli karanlığını aydınlatıyor. Tolga Meriç “Alice Yatakta”, “Ben Vesaire”, “Yanardağ Sevgilim” ve “Metafor Olarak Hastalık: AIDS ve Metaforları” gibi kitaplarıyla tanıdığımız Susan Sontag, yine zihinleri altüst eden bir kitapla karşımızda: Kitabın adı “Fotoğraf Üzerine”. Osman Akınhay’ın, nefis çevirisiyle dilimize kazandırdığı kitapta […]

Read More

Nur Sürer’le ÇOCUKLUK KIYAMETLERİ

“Kıstırılmışlık hiç sevmediğim çocukluğumun özeti gibi. 1971 yılının sonunda ayrıldım Bursa’dan; demek ancak on sekiz yıl dayanabilmişim o şehre. Geçenlerde gittiğimde bir sürü şey hatırladım yine: Hava güzeldi, pikniğe çıkmış aileler gördüm yollarda. Çubuklu pijamalar, fanilasını üstüne çıkarmış adamlar, top oynayan çocuklar, salıncaklar… Bütün bunları yaşadım. Tekrar karşılaşınca nefretimin hiç geçmediğini bir kere daha anladım.” […]

Read More

Anais Nin: “Baştan çıkarmak için yazıyorum”

Erotik yapıtları ve günlükleriyle tanıdığımız Anais Nin yapıtlarını, o yıllarda müdavimi olduğu Paris kafelerinde çalınan caz müziğine benzeyen enteresan bir kolaj tekniğiyle yazıyordu. Gülenay Börekçi Nasıl yazıyordu? Anais Nin, şahsi deneyimlerinden yola çıkarak kaleme aldığı yapıtlarında başkalarının belirlediği kurallara uymaktansa sezgilerine güveniyordu. Serbest çağrışım ve emprovizasyon gibi o güne kadar pek de edebiyatla ilişkilendirilmeyen teknikler uyguluyor, […]

Read More

New York’ta Anadolu rock istilası: “Dinleyince, aklım başımdan gitti”

Bu aralar Teoman’ın Tek Başına Dans şarkısının başındaki kısa bölüm tartışılıyor ya. Bir zamanlar Selda Bağcan’ın söylediği İnce İnce Bir Kar Yağar’ın girişinden mi apartılmış filan diye. Hayır, efendim, Teoman o bölümü kullanmak için türkünün sahibi Aşık Mahzuni Şerif’in varislerini arayarak izin almış… Yani ortada bir yolsuzluk, uygunsuzluk durumu yokmuş. Fakat daha enteresan bir şey […]

Read More

Yeni ilişki biçimleri ve birkaç büyük edebiyatçının aşk deneyleri

Kadınla erkeği bir araya getiren haz ya da güvenlik gereksinimi değilse; nedir? Koskoca bir ömür hep aynı kişiyle geçer mi? Sadakatsizlik bir inanç değişimi midir, yoksa kutsal olanın ihlali mi? Tekeşlilik insanın doğasını inkar etmesi midir? Sınırsız özgürlük mutluluk getirir mi? Katie Roiphe’nin yazdığı ve “edebiyat sevenler için bir kişisel gelişim kitabı” denebilecek olan “The Uncommon Arrangements: Seven […]

Read More