Egoist okur

Ne güzel kitap kapakları bunlar!

İşte böyleleri de var… Kitapları sabırla ve üşenmeden seven. Bir de tabii nakış işlemeyi iyi bilen. Jillian Tamaki gibi… Patchwork yorgan ve nakış ustası Jillian, Penguen Yayınevi’nden bir davet almış ve onları için üç klasik romanı kumaşa nakşetmiş. Kitaplar şimdi özel baskı halinde piyasada… Gülenay Börekçi Önce şu adrese girin… Bakın, görün, çok sevdiyseniz sipariş […]

Read More

Bay Perşembe’den Kişisel Toplantı Notları

“20’li yaşlarını 90’larda yaşamış, ama dibine kadar yaşamış olanlar bilirler 6:45 kitaplarının ve K.T.N.’nın taşıdığı gizli anlamları…” diyor Rafet “Bay Perşembe” Arslan. Ve devam ediyor: “Kaan Çaydamlı’nın yeri ayrıdır, çünkü o benim kişisel tarihimde kavşak noktası olmuş üç kitabın da yayıncısıdır; girişlerindeki K.T.N. ile birlikte…” K.T.N., yani 6:45’çilerin Kişisel Toplantı Notları, Rafet’e bir vakitler esas […]

Read More

Lanetli bir edebi sır: Ünlü yazar B. TRAVEN gerçekte kimdi?

İlkokulu bitirdikten hemen sonra babamın arkadaşlarından biri hediye etmişti romanlarını. Okudum, hatta hatırlıyorum, sevdim de… Ama sonra unuttum gitti. Meğer Altına Hücum ve Köprü gibi romanların yazarı B. Traven, henüz çözülememiş karmakarışık bir edebi sırrın da kahramanıymış. Bunun üzerine biraz araştırdım. Ve öğrendim ki, B. Traven hakkında bilinen pek az şey var. Yazmak ve yaşamak […]

Read More

Ece Temelkuran: “Yaraların iyileştiğinde hatırladığın hikaye güzelse, yeter”

Kadınsan, tercih yapman gerekiyor. Sana mı şiir yazılacak, yoksa sen mi şiir yazacaksın? 15 yaşındayken Sait Faik okumak için eve koşarak gittiği yıllarda kendi şiirini kendi yazmaya karar vermiş Ece Temelkuran. “Kitabın arasına tek sigara sıkıştırırdım” dedi, “Sait Faik okurken sigara içebilmek dünyanın en güzel şeyiydi. Öyle kitaplara rastlamıyorum pek, artık az okuyorsam sebebi bu. […]

Read More

Trapez ve Beyaz Tavşan

Hayatta ilk olan hiçbir şey unutulmuyor; ilk yolculuk, ilk başkaldırı, ilk büyük keşif, ilk aşk, ilk günah, ilk kalp kırıklığı… İnsan bir bunları unutmuyor, bir de ilk kitaplarını. Lewis Carroll’ın şahane kitabı ‘Alice Harikalar Diyarında’ benim ilk kitabım değildi ama ona rastlayışım kesinlikle aşka yakın bir şeydi. Okumaya başladım ve bir daha hiçbir şey aynı […]

Read More

Başıboş her şey sonunda

Burcu Yıldızer’i mutlaka tanıyorsunuzdur. Bu sitenin en inatçı takipçilerinden biri. Yorumlarını merakla beklediğimiz, sesini duyduğumuzda sevindiğimiz yetenekli, güzel kız… Burcu geçenlerde bir yazı yazmıştı Egoist’e. O kadar güzeldi ki, bir an önce yenilerini yazsın istedim. Umarım daha çok yazılar yazacak blogu Kalabalık Odalarda ve Egoist Okur için… Hem kendisi de Laurence Sterne’ün Tristram Shandy’e söylettiği […]

Read More

Yazıyla müzik yapan adam: Teoman

Teoman’ı şarkılarıyla, sevgilileriyle, serserilikleriyle hatta skandallarıyla ele almalarına alıştık. Ama o aslında matruşka bebek gibi, açtıkça içinden başka ve her biri bir öncekinden daha renkli Teoman’lar çıkan biri. Bu yazıda, son albümü Aşk ve Gurur’un da kanıtladığı gibi, onun edebiyatla, yazıyla ilişkisini okuyacaksınız… Hayır, Aşk ve Gurur, Jane Austen’ın en iyi romanının, edebiyatseverlerin göz bebeğinin […]

Read More

İsimsiz heykeller kenti İstanbul

Nihayet! Emine Çaykara, İstanbul Hikayeleri başlıklı köşesi için yazdığı yeni yazıyla Egoist Okur’da. Şehrimizin heykellerini anlatıyor bu kez, kıyıda köşede kalmış, ihmal edilmiş, saygısızca bakımsız bırakılmış güzel ve suskun heykeller de var yazısında, günün modasına uygun bir şekilde toplu imalat tezgahından çıkmış ve görgüsüzlüğün baştacı ettiği ucube enginer, lahana, muşmula benzeri meyve-sebze heykelleri de… Daldan […]

Read More

Burcu Yıldızer’den ilk aşkın, ilk gözyaşının, ilk vazgeçişin şarkıları

Burcu Yıldızer hayatının en özel anlarını Egoist Okur takipçilerine anlattı. Daha doğrusu onlar için bir “Efkâr Karması” hazırladı. Seçtiği şarkılar onun için önemli, çünkü içlerinde ilk karşılaşmalar, ilk hediyeler, ilk sözler, ilk sesler, ilk uykuya hazırlık vakitleri, ilk uykusuzluk, ilk ilmek, ilk dokunuş, ilk günaydın, ilk kavgalar, ilk gözyaşı, ilk kaçışlar, ilk terk ediş, ilk […]

Read More

Uğur Yücel: “Kendini hunharca paralayanlar kolay âşık olur, kolay ölürler”

“Atmosfer yüzünüzün ifadesini değiştirir. Eğer yönetmen size rutubetli, nefes alınmayan bir toprak üzerinde durduğunuzu söylerse terlemeye başlarsınız. Kutupsa durduğunuz sahne zemini, içiniz üşür. Kolay kanar, kolay teslim olur kendini hunharca paralayan sanatçılar. Ah arkadaşım, kolay âşık olur, kolay ölürler… Sanatçılar barometre gibidir. Havanın birazdan eseceğini veya yağmurun geleceğini hissederler. Yine düşünerek söyleyeyim: Bitkilere, hayvanlara yakın […]

Read More

KARAR ANI: Çanlar kimin için çalıyor?

Bertolt Brecht son oyunu Galileo Galilei için Danimarka’da atom fizikçisi Niels Bohr’dan bilgi alır. Militan yazar Jorge Semprún, henüz 15 yaşındadır. İnsan ruhunun karanlık köşelerini keşfetmeye kararlı olan Yahudi kökenli Avusturyalı psikanalist Sigmund Freud, ülkesini işgal eden Nazilerden gelen ölüm tehditleri yüzünden, 82 yaşında ülkesini terk ederek Londra’ya yerleşir. Nobel ödüllü büyük romancı Thomas Mann […]

Read More

42’nin gizemi: “Mutluluk karşına tesadüfen çıkar ama tesadüfü sen yaratırsın”

Alain de Botton’un ünlü Hayat Okulu’nun kurucularından Mark Vernon Sel Yayınları sayesinde artık Türkçe’de. Yazarın 42 Derin Düşünce adlı kitabı, mutluluk, politika, aşk, seks, evlilik, savaş, yemek, oyun, ölüm, uyku, kader, tatil gibi kavramlardan yola çıkarak hayatımızı nasıl güzelleştireceğimiz üzerine felsefi bir deneme kitabı… Gülenay Börekçi Otostopçunun şifreli rehberi Galaksinin ücra bir köşesinde tamamen önemsiz […]

Read More

Andre Acıman: “Siz dünyalılarla aynı dili konuşuyoruz ama ben sahteyim”

Tutkulu bir aşkın anlatıldığı Adınla Çağır Beni’nin ardından dünyanın sayılı Proust uzmanlarından Andre Acıman’ın Proust Projesi adlı kitabı da nihayet Türkçe’de… Yazarın ailesinin Türkiye kökenli olduğunu bilmek onu tanımayı biraz daha acil hale getiriyor. Üstelik güzel yazıyor, güzel konuşuyor… Gençlik yıllarındaki yazınsal tercihlerini ve sonra nasıl değiştiğini şöyle anlatıyor mesela: “Ne yazarsam yazayım, benden sadece […]

Read More