Egoist okur

“Küçük gri hücreler”, Sophie Hannah’ya teslim

İyi haberi birkaç hafta önce vermiştim. Poirot döndü! Sophie Hannah adlı bir polisiye roman yazarı “Monogram Cinayetleri” aracılığıyla onu geri döndürdü. Hem de Agatha Christie Vakfı’nın onayıyla… Tabii benim kafamdaki esas soru şuydu: Sophie Hannah’nın Poirot’sunu da Agatha Christie’nin Poirot’su kadar sevebilecek miydim?

Gülenay Börekçi

monogram cinayetleri sophie hannah hercule poirot 1

Hercule Poirot ve “küçük gri hücreleri”, Sophie Hannah’ya teslim

Bir Agatha Christie hayranıysanız, hatırlayacaksınız, dünyanın en keskin zekalı ve zarif dedektifi Belçikalı Hercule Poirot, yıllar önce pırıl pırıl boyanmış deri ayakkabıları ve her zamanki gibi titizlikle şekil verdiği ince bıyığıyla ölü bulunmuştu. “Curtain” adlı macerada. Yayın dünyası için bu öyle büyük bir olaydı ki New York Times gazetesi, ilk kez bir roman karakteriyle ilgili olarak ölüm ilânı yayınlamıştı.

Ama o ilân yanlışmış, herkes yanılıyormuş. Çünkü Poirot döndü! Sophie Hannah adlı bir polisiye roman yazarı onu geri döndürdü. Hem de Agatha Christie Vakfı’nın onayıyla…

Tabii benim kafamdaki esas soru şuydu: Sophie Hannah’nın Poirot’sunu da Agatha Christie’nin Poirot’su kadar sevebilecek miydim?

Bunu okuyunca konuşalım.

Gülenay Börekçi

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Comments
2 Responses to ““Küçük gri hücreler”, Sophie Hannah’ya teslim”
  1. Sevgili Gülenay Börekçi;
    Poirot’nun dönüşü ile ilgili ilk yazınızı heyecanla okumuştum. Şimdi bu yazı da epey hoşuma gitti. Son derece merak ediyorum Poirot’nun dönüşünü ve hikayesini, yurda döndüğümde ilk iş okuyacağım. Poirot çok sevdiğim ve hayatımda önemli yere sahip bir karakter. Tv dizisini büyük bir heyecanla takip ediyorum, o malum bölümde televizyonun karşısında sanki gerçekten ölen bir yakınım için ağlar gibi dakikalarca gözyaşı döküp hıçkırmıştım. Ayrıca David Suchet gerçekten harkulade bir Poirot benim gözümde. Onun küçük gri hücrelerini çalıştırmasını, sevimli yürüyüşünü, titizliğini ve sevgi dolu gözlerini özlüyorum. Geçmişe dair hikayesini merak ediyorum çok, büyük bir hüzünle kaplı gibi sanki hikayesi, gözlerinde hep o keder dolu bakışları görüyorum ekrandan. Hastings’in yerine gelen çömeze alışabilir miyim bilmiyorum ama denemeye değer.
    Blog sayfamda Poirot’a bir mektup yazmıştım çözmesini arzu ettiğim rüyam ile ilgili http://tugbatekeli.blogspot.com/2014/09/poirota-mektup.html belki hoşunuza gider. Hatta isimsiz bir yanıt bile aldım Poirot imzalı. Gerçekten bana yazdığına inandığım çok dakika oldu. Günlerime renk, heyecan doldu aniden ve hala düşündükçe meraklanıyorum.
    Geri dönmesine çok mutlu oldum. Minik bir ipucu dahi içermeyen titiz yazınız için de ayrıca teşekkürler:) Umarım gelene kadar merakım beni ele geçirmez…
    Sevgilerimle

    • Tuğba, gözümden kaçmış bu yorum, çok teşekkür ederim. Blog yazına sabah bakacağım, uçağa giderken. çünkü Paris yolundayım ve hiçbir işi yetiştiremeyecekmişim gibi geliyor :)))

      Yazıdan anlaşılıyor mu bilmiyorum ama aslında Sophie Hannah’ın kitabının bilhassa son üçte birlik bölümü çok karışık geldi bana. Karmaşık olayları aslında hiç öyle değillermiş gibi anlatabilme kabiliyetine sahip Agatha’mızı özledim :(

      Sevgiler

Leave A Comment