Egoist okur

Şarlatanlığın, hurafelere teslim olmanın, aptallığın tarihi

Önceki yazıda okuduğunuz “Şarlatanlığın Tarihi” adlı kitap, insanlık olarak düştüğümüz tuzakların da hikayesi sayılabilir. Okuyup bitirdiğimizde aklımıza takılan soruysa kısa ve net: Nasıl yani, bütün bunlar gerçekten oluyorsa, insanlığın ilerlediği söylenebilir mi?

Gülenay Börekçi

Madem ruhunu ehlileştiremedin bari bedenini ehlileştir!

sarlatanligin tarihi lars morris egoistokur kirmizi

Korsenin mucidi değilse bile üçkağıtçısı olan Thomas Bowdler, “Şarlatanlığın Tarihi” adlı kitabın başköşesine yerleşmeyi sonuna kadar hak ediyor. Ama orada yalnız sayılmaz, o köşenin sahibi çok… Kadınları güzelleştireceği iddiasıyla zararlı hatta öldürücü ilaçlar üretenler, cinsel hastalıkların yayılmasına ağızlarından çıkan iki üç cümleyle bizzat sebep olanlar ve sonra da hekim falan da olmamalarına rağmen tedavisini keşfettiklerini iddia edenler var. Ve tabii başkaları… Anlaşılan şarlatanlığın tarihi insanlık kadar eski.

Lars Morris, 1880’lerden başlayarak şarlatanlığın tarihsel dökümünü çıkarıyor. Bir kısmını kulaktan dolma biliyoruz ama bir kısmıyla ilgili olarak ayrıntıları öğrendikçe gözlerimize inanamaz hale geliyoruz. Lale gibi güzeller güzeli bir çiçeğin üç beş şarlatanın elinde bir ülkenin ekonomisinin yıkılmasına sebep olabildiğini okuyoruz mesela. Veya Kruşçev dönemi Rusya’sında bir şarlatanın hükümetin gözüne girmek için et üretiminin artırılması gerektiği iddiasında bulunarak ülkeyi nasıl ekonomik krizin pençesine düşürdüğünü öğreniyoruz. Üstelik okuduklarımızı ister istemez yaşadığımız zamanla ve mekanla karşılaştırıyor, şarlatanlığın hızlı yükselişinin pek de kolay önlenemeyeceğini anlıyoruz.

Dev şarlatanlık anları

Hurafeler tarihi

Tesadüfen keşfettiği bir mumyanın lanetli olduğunu iddia ederek hükümetlerden tonla parayı kapıp götürenler… İnsanların korkularından, inançlarından, içinde yaşadıkları toplumlarda kuşaktan kuşağa aktarılarak devam eden hurafelerden adeta suyunu çıkararak faydalanan ve böylelikle bir servet elde edenler…

Hadlerini fazlasıyla aşanlar

Güney Amerika’daki efsanevi altın ülkesi El Dorado’yu keşfettiğini söyleyerek hem delilikleri, hem çıkarcılıkları hem de düşünmeden milyonlarca kişinin ölümüne sebep olmaları açısından bu bölümde olmayı hak edenler…

Dini suçlar

17. yüzyılda davalarda çözüm için eldeki kanıt yetmediğinde yargıda bulunmak için tarafların testislerini ölçen dindarlar, 1896 Fransa-Rusya Savaşı’nda Napoleon’un kaybetme sebebi olarak Rusların Fransızlardan daha büyük testislerinin olmasını gösteren tarihçiler… Cadı avları veya haçlı seferlerinden bari artık söz etmeyelim…

Onlarınki resim değil saçmalama sanatıydı

Fotoğraf yokken ressamların ülkelerin kaderlerini değiştirebildiklerini biliyor muydunuz? Zira eskiden kraliyet evlilikleri, tarafların birbirlerinin resimlerini görmeleriyle gerçekleşiyormuş. Bu durumda da birini güzel ya da çirkin göstermek bütünüyle ressamın elinde oluyormuş. Hele ressam şarlatanın tekiyse vay evleneceklerin haline! Bu şekilde çok para kazanan, dahası sayısız masum insanın ölümüne sebep olan ressamlar varmış. En ünlüsü de boşanmanın yasak olduğu bir dine mensup olduğu için eşlerinin hepsinin kafasını uçuran ve bu yüzden sonunda yeni bir din icat etmek zorunda kalan VIII. Henry’nin evliliklerine aracılık eden ressam elbette. Bugün ismi çoktan unutulmuş durumda ama sebep olduğu ölümler tüm canlılığıyla hafızalarda.

“Tura gelirse biz, yazı gelirse siz kazanırsınız”

İngiltere Kralı II. Richard’ın koyduğu Kelle Vergisi’ni Margaret Thatcher 1980’lerde İngiltere’de yeniden yürürlüğe sokmuştu. Yani tam 600 yıl sonra… İlk vergi 1381’de büyük bir ayaklanmayla ortadan kaldırılmıştı, ikincisiyse Demir Leydi’nin düşmesine sebep oldu. Buradaki şarlatan da elbette “tura gelirse biz kazanırız, yazı gelirse siz” tadında bir aldatmacayla köylüleri kandıran ve tabii ki sistemi daima tura gelmesi üzerine kuran İngiltere hükümetiydi. (Kelle vergisi, kısaca maddi durumlarına bakılmaksızın tüm bireylerin eşit mükellef olduğu vergi türü olarak anlatılabilir.)

Felaket formülleri

Teknoloji her zaman iyi sonuç vermedi. Mesela sadece böcekleri değil kullanıcılarını da öldüren DDT’nin icadı şarlatanlığın köşetaşlarından biriydi. I. Dünya Savaşı’nda kullanılan ve “felaketin formüle edilmiş hali” olarak anılan R101’ler de öyle…

Gülenay Börekçi

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment