Egoist okur

“Pera Palas’ta Gece Yarısı” ve casusların gölgeleri

Agatha Christie’nin Doğu Ekspresi’nde Cinayet adlı ünlü polisiyesinin 80’inci yılında Pera Palas Oteli, “Zamanda Yolculuk” adlı gezi programını başlatmıştı. Programa katılanlar özel rehberler eşliğinde gündüz İstanbul’u gezip akşam da otelin restoranı Agatha’da yemek yiyecek ünlü yazarın adıyla anılan 411 numaralı odada kalabilecekti. Ben programa ilk katılanlardan biri olmuştum. Charles King’in “Pera Palas’ta Gece Yarısı: Modern […]

Read More

Kağıt bebekler mi? Yok canım, büyük edebiyatçılar…

Literary Greats Paper Dolls, illüstratör Tim Foley‘nin kitabı. Foley, çocukken pek sevdiğim kağıt bebekler tarzında 35 bebek çizmiş, her birine de üçer kıyafet hazırlamış. Bebeklerin her biri, çok sevdiğimiz, hayran olduğumuz ünlü yazarlar aslında, kıyafetler de yarattıkları edebi karakterlere ait. Bu kitap aracılığıyla yazarı kendi karakterlerine, mesela Agatha Christie’yi Hercule Poirot veya Miss Marple’a, Edgar Allan Poe’yu Morg sokağı Cinayetleri’ndeki […]

Read More

Poirot geri döndü! Her zamanki kadar kibirli ve flörtöz…

İyi haberi birkaç hafta önce vermiştim. Poirot döndü! Sophie Hannah adlı bir polisiye roman yazarı “Monogram Cinayetleri” aracılığıyla onu geri döndürdü. Hem de Agatha Christie Vakfı’nın onayıyla… Tabii benim kafamdaki esas soru şuydu: Sophie Hannah’nın Poirot’sunu da Agatha Christie’nin Poirot’su kadar sevebilecek miydim?  Altın Kitaplar’dan çıkan bu macerayı yeni okudum, o yüzden ancak şimdi yazabiliyorum. Gülenay Börekçi Kütüphanesindeki kitapları inceliklerine […]

Read More

Hercule Poirot ve Pera Palas’taki hayalet

Birkaç gün önce Egoist Okur‘da görmüş olmalısınız; Agatha Christie‘nin en sevdiğim dedektifi Hercule Poirot, aradan onca yıl geçmemiş gibi maceralarına devam ediyor. Şaka değil, gerçek… Sophie Hannah adlı bir yazar, Agatha Christie Vakfı’nın onayıyla Monogram Cinayetleri adlı bir roman yazmış ve ünlü Belçikalı dedektifi canlandırmış. Bir fan fiction örneği olan bu roman o kadar güzelmiş ki Agatha’nın torunu Matthew Pickard bile hayranlığını gizleyememiş. Şahsen yukarıdaki […]

Read More

Hey, Alfred, Agatha, Edgar ve Allan; orada neler oluyor?

En sevdiğim polisiye yazarı Agatha Christie’yle en sevdiğim ürperten filmlerin yönetmeni Alfred Hitchcock bir arada. Kader onları bir biçimde buluşturmuş. Uslu durmuyor, çeşit çeşit maceralar yaşıyor, bu arada da etraflarındaki sır perdelerini ortadan kaldırıyorlar. Üstelik bunu sinemayla, edebiyatla, korkuyla ve polisiyle zerrece alakaları yokken, henüz ikisi de minicik birer çocukken yapıyorlar. Bütün bunlar İspanyol yazar Ana […]

Read More