Egoist okur

“Popüler roman nedir bilmiyordum, kimse anlatmamıştı”

Şu sıralar eskiden kısaltılmış olan romanları yeniden ve bu kez orijinale sadık kalınarak çevrilen ve Altın Kitaplar tarafından yeniden basılan Stephen King, bir vakitler Paris Review dergisine onlarca sayfalık bir röpoortaj vermişti. İşte oradan küçük bir bölüm… Gülenay Börekçi “Çocuktum…. Popüler romanın ne olduğunu bilmiyordum kimse de bana anlatmamıştı. Ne bulursam okuyordum” Yazmaya başladığınızda kaç […]

Read More

Kitap Gezgini’nin ilk kuralı: Hikâyeye karışamazsınız!”

İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali başladı. 11 Mayıs’a kadar sürecek olan İTEF’in konuklarından Mechthild Glaser’la da bir söyleşi yaptım. Glaser, Altın Kitaplar’dan çıkan “Kitap Gezgini”nin yaratıcısı. Size şahane bir teklif sunuyor: Kitabını okuduktan sonra, “Harikalar Diyarı”na kaçıp Alice’le 5 çayı içebilir, “Orman Kitabı”nda Mowgli’yle maceradan maceraya koşabilirsiniz. Tabii bazı kurallara uymak koşuluyla… Ayrıntılar aşağıda… Gülenay Börekçi […]

Read More

Meraklı bir çocuğun seyahat günlükleri

Hep siz mi gezi kitapları okuyup yurtdışı seyahatleriniz öncesinde planlar yapacaksınız? Boynuz kulağı geçiyor, haberiniz yok! Özge A. Lokmanhekim’in yazdığı Kemal’in Londra Günlüğü, çocuklara farklı ülkeleri, farklı kültürleri tanıtmayı amaçlayan şahane bir serinin ilk kitabı. Gökçe Gökçeer Gökçe Gökçeer yazdı: Kemal’in Londra Günlüğü Hep siz mi gezi kitapları okuyup yurtdışı seyahatleriniz öncesinde planlar yapacaksınız? Boynuz […]

Read More

Tutkulu bir okurundan Stephen King’in yayıncısına mektup

İsmail Yaprak’ı Serbestiyet ve Sinematopya’daki yazılarından tanıyor olabilirsiniz. Ara sıra Egoist Okur’a da yazıyor. Kendisi tutkulu bir Stephen King hayranı aynı zamanda. Arkadaş olmamızın sebeplerinden biri bu. Ve Türkiye’deki yayıncılarının Stephen King’e büyük haksızlık ettiğini, onu “yanlış” yayınladıklarını düşünüyor. Haklı. Orası burası kesilip kuşa döndürülmüş  berbat çeviriler, kimi zaman çok saçma tasarlanmış kapaklar, dizgi hataları, […]

Read More

Bir deli dahi, bir şair ve iki şahane film karakteri

Ilsa ile Rick, yani şu meşhur “Casablanca” filminin kederli ve cazibeli âşıkları yeniden çıkıyor karşımıza… Bir Emily Dickinson cildinin gizlediklerini keşfediyoruz… Amber’in Zaman Kapsülü’nde geçmişini geleceğe taşıyanların öyküsünü dinliyoruz… Kıvrım kıvrım ince bıyıklarıyla  bir çocuk kitabının sayfalarında boy gösteren egzantrik dâhi Salvador Dali’yi selamlıyoruz… Hayaltoplayan’la hayalî maceralara çıkıyoruz… Güzel güzel eğleniyor, güzel güzel hüzünleniyor, çocuklar için hazine değerinde […]

Read More

Poirot geri döndü! Her zamanki kadar kibirli ve flörtöz…

İyi haberi birkaç hafta önce vermiştim. Poirot döndü! Sophie Hannah adlı bir polisiye roman yazarı “Monogram Cinayetleri” aracılığıyla onu geri döndürdü. Hem de Agatha Christie Vakfı’nın onayıyla… Tabii benim kafamdaki esas soru şuydu: Sophie Hannah’nın Poirot’sunu da Agatha Christie’nin Poirot’su kadar sevebilecek miydim?  Altın Kitaplar’dan çıkan bu macerayı yeni okudum, o yüzden ancak şimdi yazabiliyorum. Gülenay Börekçi Kütüphanesindeki kitapları inceliklerine […]

Read More

Her eve lazım bir DİKTATÖR!

Bir küçük diktatör… Kime nasıl hükmedeceğini şaşırmış. Her şeye sataşıyor; uçan kuşlara bile. ‘’Uç,’’ diyor saksağana, “itişin kakışın,” diyor karıncalara. Sonra hızını alamıyor “SUSUN!” diye bağırıyor taşlara! Taşlar susuyor. Sanıyor ki kendi susturdu. “Sürekli karar vermek güç iş,” diyerek bir çam ağacına yaslıyor sırtını. Her diktatör gibi, sinirden ve kibirden kafasını yeterince iyi çalıştıramıyor! Hep söylüyorum, Gökçe […]

Read More

Hercule Poirot ve Pera Palas’taki hayalet

Birkaç gün önce Egoist Okur‘da görmüş olmalısınız; Agatha Christie‘nin en sevdiğim dedektifi Hercule Poirot, aradan onca yıl geçmemiş gibi maceralarına devam ediyor. Şaka değil, gerçek… Sophie Hannah adlı bir yazar, Agatha Christie Vakfı’nın onayıyla Monogram Cinayetleri adlı bir roman yazmış ve ünlü Belçikalı dedektifi canlandırmış. Bir fan fiction örneği olan bu roman o kadar güzelmiş ki Agatha’nın torunu Matthew Pickard bile hayranlığını gizleyememiş. Şahsen yukarıdaki […]

Read More

Onur Baştürk: “Vay be, sahiden kötüymüşüm meğer!”

Onur Baştürk’le çok eski arkadaşız. Ama işe bakın ki Egoist Okur’a ilk kez konuk oluyor. Heyecanlıyım. Röportaj için buluşmaya gidince fark ediyorum, o da heyecanlı. Halbuki sakin olmamız gerekir. Nihayetinde ikimiz de bugüne kadar ünlü ünsüz sayısız insanla röportaj yapmışız. Ama bu farklı işte. Arkadaşıma soru sormak bazen, hele arada bir kayıt cihazı varsa, en […]

Read More

Celil Oker yazdı: ATEŞ ETME İSTANBUL!

Polisiye bu ülkede ezelden beri “tu kaka” edilen bir tür olmaktan çıktıysa, bunda Celil Oker’in büyük payı vardır. Zira polisiye denince akla hemen hemen sadece Dashiel Hammet, Raymond Chandler ve Simenon gibi yazarların geldiği ülkemizde Celil Oker ilk “saf polisiye” romanları kaleme alan kişi olarak okurun gönlünde haklı bir yer edinmiştir. Bir de kahramanı vardır […]

Read More

Dan Brown’ın kaleminden İkonografinin 50 Tonu

Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar, Kayıp Sembol gibi kitaplarıyla listelerin üst sıralarının değişmez ismi haline gelen Amerikalı yazar Dan Brown’un yeni romanı Cehennem (Inferno) aylardır bekleniyordu. Çıkar çıkmaz satış rekorları kırmasına bu yüzden kimse şaşırmadı. Brown, Dante Alighieri ve İlahi Komedya’dan yeni bir bilim dalı olan transhümanizmden, ölümsüzlükten, yapay olarak hızlandırılmış bir evrimin mümkün […]

Read More