Egoist okur

Kurumsal hayatın Behzat Ç.’si ve ilk romanı SIFIR

Sosyal medyanın takip edilen sitelerinden Fikir Atölyesi’nin ve Faili Meçhul Kıyak Hareketi’nin kurucusu, hayranları tarafından “Kurumsal hayatın Behzat Ç.’si” diye anılan Tunç Kılınç’ın “Sıfır”ı, sıra dışı bir yolculuğun hikayesi, herkesin yolculuğunun bittiği yerden, yani ölümden başlıyor ve geriye doğru ilerliyor… Hayata yeniden başlama isteği uyandıran, sıfırdan yeni bir hayat inşa etmenin güzelliğini hatırlatan bu tuhaf […]

Read More

“Masal dinlerken hepimiz hafif bir transa giriyoruz…”

Judith Malika Liberman’ın adını eminim duydunuz. Hani şu şehrin şurasında burasında masal geceleri düzenleyen ve anlattığı masallar aracılığıyla zihnimizin en derininde gizlenenlerle yüzleşmemizi sağlayan güzel kadın… Arkadaşım Aycan Aşkım Saroğlu’nun tavsiyesiyle, düzenlediği bu masal gecelerinden birine birkaç hafta önce ben de katıldım ve dışarı hafiflemiş olarak, adeta mutluluktan uçarak çıktım. Açıkçası, “Uyuyan Güzel” masalını daha önce hiç kimse […]

Read More

GOLEM VE CİN: Aynı yarayla bağlananların hikâyesi

Helene Wecker‘in romanı Golem ve Cin‘i arkadaşım Aycan Aşkım Saroğlu yazdı. Hem de nasıl bir hararetle… Golem Yahudi kültüründen alınma kilden yapılma bir varlıktı, Cin ise Arap kültüründen gelen ve ateşten oluşmuş bir mahluk… Biri kadındı, öteki erkek… Kaderleri 1899 New York’unda Küçük Suriye Mahallesi’nde kesişiyordu. Sonrası soluk kesen, sarsıcı bir fantastik maceraydı; içinde tarih, […]

Read More

USTAM VE BEN: Yakılan tüm kitaplar adına bir ağıt

“Müneccimbaşı Takiyeddin’le ilgili olan hikaye ve Rasathane’nin yapılışı ve yıkılışı tek kelimeyle kalbimden yaraladı beni. Yaşamasına izin verilseydi Rasathane kuşkusuz Osmanlı’ya da, bu topraklarda yaşamış, yaşayacak birçok insana da bambaşka bir hayat perspektifi verecekti. Kitapta onun yapımı ve yıkımı çok güzel anlatılmış… İçimize işliyor bir ümidin, bir medeniyet hayalinin, bir ufkun cehalet ve kıskançlık yüzünden […]

Read More

Şibumi: Huzurlarınızda Nicolai Hel

Trevanian’ın Şibumi’sini okuyup âşık olalı 20 yıl’ı geçti. Bu kitap hakkında daha önce çeşitli yerlerde defalarca yazdım. Trevanian’a ulaşmak için de bir ara, 90’ların başında epey bir uğraşmıştım da. İnsanın gerçek kimliğini bile bilmediği bir yazara ulaşması zor tabii, haliyle başaramadım. derken ani bir kararla bütün Trevanian kitaplarını önüme alıp, yazarına dair bir ipucu bulabilir miyim […]

Read More

Yazarlara, yayıncılara sorduk: “Neden fantastik edebiyat?”

Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği Fabisad nihayet resmen kuruldu. ben de bu vesileyle dernenz üyelerinden bazılarına gittim ve fantastik edebiyatı sordum.  İşte Altay Öktem, Barış Müstecaplıoğlu, Doğu Yücel, Hakan Bıçakcı, Ahmet Öz, Yiğit Değer Bengi ve Aycan Aşkım Saroğlu’nun söyledikleri… Gülenay Börekçi Barış Müstecaplıoğlu (yazar) “Tarih hayal gücünün yarattığı devrimlerle dolu” Hayal gücü ve yaratıcılık, bir […]

Read More

“Okuduğum en seksi erkek KARAMAZOV KARDEŞLER’in İvan’ıydı”

Bir Dostoyevski kahramanı daha huzurlarınızda… Gazeteci-yazar arkadaşım Aycan Aşkım Saroğlu, en seksi bulduğu roman kahramanını yazmakta tereddüt etmeyenlerden. Cevabı hazırdı çünkü. Hem de 20 yaşından beri… “Perişandım. Nasıl da kurtarılmayı bekliyordu, bir kadın tarafından, benim tarafımdan… Şeytanla savaşır, o derin sancıları çekerken nasıl da şefkat uyandırıyordu… Nasıl da o güzel başını göğsüne yaslamak istiyordun… O […]

Read More

Aycan Aşkım Saroğlu: Biberli, çikolatalı, dalgalı, efkarlı ve yaralayan şarkılar…

“Kimi biberin en keskinini, çikolatanın acı olanını, denizin dalgalısını, şarkıların efkarlısını ve aşkın faça atanını sever. Bilir çünkü kalbin dilini ancak derin şarkıların konuşabildiğini…” Gazeteci ve yazar Aycan Aşkım Saroğlu bir keresinde bu şarkılardan bazılarını ayışığında sahilde gizlenmiş bir barda, Sundance’ta bizim için ve tanımadığımız türdeş ruhlar için çalmıştı. Bu gece Egoist Okur takipçileri için […]

Read More

Aşk ve tesadüf kuşları

Aşk varsa tesadüf kuşları devreye girer. İki varlık arasında büyük bir çekim, bir kader bağı varsa bütün evren harekete geçer. Milan Kundera “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği”nde şöyle der: “Aşk devreye girince tesadüf kuşları dönmeye başlar” Aycan Aşkım Saroğlu’nun “aşk ve tesadüfler” güncelliğinde bir yazısı… Aşıksınız. Ama tek söz edilmemiş daha. Dudaklarınız sonsuz bir mühürle kilitli. Bir […]

Read More