Egoist okur

Kemal Selçuk: “Aşkta ideal olan kurguladığımız insandır”

Bizi avcunun içine alan şehirler, yaşayışımızı ve seçimlerimizi belirleyen, yer yer kafa tuttuğumuz ama illâ birlikte büyüdüğümüz yol arkadaşlarımızdır aslında. Yaşadığımız kentle birlikte gelişiriz ya da olduğumuz yerde kalırız. Duygu değişikliklerimiz kentin çehresindeki değişikliklerle paralel ilerler. Kâh şehre aşığızdır kâh şehrin karşımıza çıkardığı bir yüze. Kent bizi, biz kenti bir yerlere sürükleriz. Aşkı da peşi […]

Read More

Bora Abdo: “Bu, hep böyle sürecek bir sevgililik hali…”

İstanbul Maçka’da, çimlerinde horozların öttüğü, köpek ve kedilerin yan gelip yattığı bir parkta, Bora Abdo ile son kitabı “Seni Seviyorum. Çok,”u konuşmak üzere buluştuk. Abdo, yaşamıyla birlikte kitaplarında da kendine mesken bellediği Büyükada’nın deniz kokusu ve martı seslerini koydu masamıza. Çayla birlikte içtiğimiz Büyükada seslerine, bir de onun kitaplarından baktık. Aynı sesler, Abdo’nun kelimeleriyle sizi […]

Read More

Zabel Yesayan: “Ya parçalayacaksın, ya parçalanacaksın!”

“Tabiat sizi yaşamak için yiyip yutmaya mecbur tutuyorsa müsebbibi ben değilim. Ya parçalayacaksın, ya parçalanacaksın! İnsanlar arasında kuzular ve kurtlar var. Emin olun ki, ben kuzu değil, kurdum! Daha da iyisi, dişi bir kurdum ben!” Dilek Atlı bu kez çağdaş Ermeni edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Zabel Yesayan’ı ve Aras Yayıncılık’an çıkan romanı “Meliha Nuri […]

Read More

Feyza Altun: “Meşk tahtasında kanaya kanaya dönüyoruz”

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu avukat Feyza Altun, bir gün işi çıkan annesinin minik Ali Yiğit’e bakmaya gelememesi üzerine kucak bağına koyduğu bebeğiyle İstanbul Anadolu Adliyesi’ndeki duruşmasına gidiyor. İşte, o gün olanlar medyada büyük patlama yaratıyor. Cübbenin içinde iki kafa gören mahkeme hakimi önce şaşırıyor, sonra bıyık altından gülümsüyor ama bozuntuya vermiyor. Feyza bu durumu […]

Read More

Ümit Ünal: “Teyzem bana bir hikaye armağan etti…”

“Sevgili okuyucu, çok yakın bir zamanda teyzemi kaybettim. Ümit Ünal ve ben biliyoruz ki teyzenizin yaşam öyküsü, hayatınıza öyle bir baharat ekler ki, o tadın verdiği rayihayı onu hatırladıkça burun kanatlarınızda hissedebilirsiniz ancak. Teyzeniz gidince, o koku da gider, o kokunun yayıldığı ev de kapılarını bu dünyaya örter. Sizse bir daha kokusunu alamayacağınız bir baharatın […]

Read More

50 yaşında bir ölümsüzlük elbisesi: YANIK SARAYLAR

Sevim Burak’ın ölümsüz eseri “Yanık Saraylar”, 50. yaşını kutluyor… Böyle sıradan bir cümleyle başladığım bu girizgâhın devamında sizinle, güzel bir kadının sıra dışı yazım dünyasının kapısını aralayacağız. Ve bunu belki de onun öyküleri üzerine yapılan en kapsamlı incelemenin mihmandarlığında gerçekleştireceğiz. Sevim Burak için “O, benim annelerimden biri” diyen akademisyen Seher Özkök’ün Sentez Yayınları’ndan çıkan “Yaşama […]

Read More

Defne Sandalcı röportajı: “Vücudumun geçtiği masallar”

Bazen rüyada olduğumuzu sanırız ama yaşananlar gerçektir. Bazen de gerçek olduğunu sandığımız şeyin aslında içinden geçtiğimiz bir rüya olduğunu anlarız. Bunları düşünürken, çoktan Galata sokaklarının birine sapmıştım bile. Yağmur kokusunun güzel ve yaşlı binaların duvarlarına vurduğu sokakta ilerleyip apartman kapısının önüne geldiğimde zile basmak için birkaç saniye bekledim. Biliyordum, az sonra bir kapı açılacak ve […]

Read More

“Masum masalları kara öykülere dönüştürdüm”

Hakan Akdoğan, Aylak Adam Yayınları’ndan çıkan Varlık ve Piçlik‘te, geçmiş ve gelecek arasında sıkışmış, arafta yaşayan Derman adlı karakterin hikayesini anlatıyor. Kitabın ilgi çekici yanlarından biri de Kurşun Asker, Rapunzel, Pollyanna, Hansel ve Gretel, Pinokyo gibi masalları da bir biçimde romanının içine serpiştirmesi. “Masum görünen bu masalları kara öykülere dönüştürmek istedim, çünkü biz de kara bir dünyada yaşıyoruz” diyor yazar. […]

Read More

ISADORA: Devrimci bir dansçı, savaşçı bir tanrıça…

“O sadece bir dansçı değil, dansını özgürlüğe, kadına, çıplaklığa, acı çeken toplumlara, geleceğin çocuklarına adayan büyük bir devrimci, bir savaşçı tanrıçaydı. İflah olmaz ve ‘utanmaz’ bir asi, sanat ve edebiyat âşığı bir aydındı. ‘Kanunları yapan toplum bir erkek toplumudur; kadınların rolü olmadı bu düzende. İşte gerçek skandal bu. Gerçek utanç!’ demişti bir keresinde. Feministti. Ama […]

Read More

Tomris yazsın, Bergen söylesin…

“Bir adamı en fazla ne kadar çok sevebilirsiniz? Mesela size şiirler yazsa sever miydiniz? Tabii ki evet. Peki, büyük aşkınız yüzünüze kezzap atsa da sever miydiniz? Sizce hangisi daha zor; size şiirler yazan adamlar arasında kibire kapılmadan varolabilmek mi yoksa, canınıza kastetse de bir adamı sevmeye devam etmek mi? 
İki kadın… Birbirinden çok farklı iki […]

Read More