Egoist okur

“O öldü! Senin artık bir baban yok”

Yekta Kopan hazırlayıp sunduğu televizyon programlarıyla popüler kültürde de yeri olan isimlerden. Fakat televizyonculukla yazarlığını birbirine karıştırmamaya özen gösteriyor. “Ben yazan bir insanım. Ama hayatımı yazarak kazanamam” diyor. “Bunun için başka bir iş daha yapmak zorundayım. Para kazanmak için yaptığım işi giyip çıkarabiliyorum. Yazmak meselesi ise değişik, onu giyip çıkaramıyorum. Çünkü zaten en çıplak halim […]

Read More

“Gelecekte herkes 15 dakikalığına bir ünlüyle seks yapacak”

“2033: The Future of Misbehaviour” adlı kitap üzerine konuştuğumuzda, Hakan Bıçakcı söylemişti bunu. Oysa biz, gelecekte dünya dışı yaratıklarla veya robotlarla sevişeceğimize inanıp bir parça ürküyorduk. Ama tahminciler öyle demiyor. Onlara göre, seks hayatımızda öyle büyük değişiklikler olmayacak. Sadece “ilk bakışta aşk” dediğimiz şey yürürlükten kalkacak, çünkü partnerlerimizi uluslararası şöhretlerden seçeceğiz. Telif hakları ödenmiş ya […]

Read More

Paul Auster: Piyangodan büyük ikramiyeyi kazanmasa, yazar olmayacaktı!

Paul Auster’ı niçin seviyoruz? Kitapları bize ne hatırlatıyor? Hayatta sıfır noktasına gelmek ne demektir, neye yarar? Peki ya Auster’ın pek alelacayip diyebileceğim sıfır noktasından çıkış hikayesi… Hepsi bu yazıda. Buyurun okuyun. Gülenay Börekçi Paul Auster: Piyangodan büyük ikramiyeyi kazanmasa, yazar olmayacaktı! Ay Sarayı, Şans Müziği, Son Şeyler Ülkesinde, Yanılsamalar Kitabı, Kehanet Gecesi, Cam Kentte, Hayaletler […]

Read More

Selim İleri: “Edebiyat çok narin bir silah, öldürmek için yaratılmadı”

Edebiyatta 43 yılı geride bırakan Selim İleri, uzun süre ara verdiği öyküyle çıktı karşımıza. “Yağmur Akşamları” yazarın edebiyat dünyasıyla ilgili anılarının kırgınlık ve mutluluklarının tuhaf bir toplamı. Kurmacayla hakikat arasında bir alacakaranlık kuşağı… Çok sevdiğim, saydığım, edebiyatımızın can damarlarından biri olduğuna inandığım Selim İleri’yle son kitabını Habertürk Gazetesi’nde edebiyat söyleşileri gerçekleştiren Ümran Avcı konuştu. Gülenay […]

Read More

Sylvia Plath: Çiçekleri, kedileri ve hurda eşyaları seven şair

Yaşasaydı bugün 79 yaşına basacak olan Sylvia Plath, resim sanatını “en derin ilham kaynağım” diye tarif ediyordu. Onu Ariel adı altında topladığı şiirleri ve Sırça Fanus adlı romanıyla tanıyoruz ama aslında yetenekli bir ressam olduğu da biliniyor. İngiliz Telegraph gazetesinin haberine göre, 2 Kasım-16 Aralık arasında, Plath’in daha önce hiç gün yüzü görmemiş 44 tablosu […]

Read More

Prenses ve kurbağanın masalı: VAROLUŞÇU BİR AŞK HİKAYESİ

‘Ateş Karınlı’ diye bir kitap var elimde, J. C. Michaels yazmış. Bildiğimiz ‘Kurbağa Prens’in harikulade bir versiyonu; ilk yarısı çocuklara, ikinci yarısı yetişkinlere seslenen bir ‘melez’ kitap. Kahramanı, evcil bir hayvan olarak rahat bir hayat sürmekle vahşi doğada tekinsiz maceralara atılmak arasında seçim yapmaya çalışan bir kurbağa. Gülenay Börekçi Prenses ve kurbağanın masalı: VAROLUŞÇU BİR […]

Read More

Kendini mobilya gibi hissetmeye başlamışsan, çekip gideceksin!

Bu yazının konusu, parayı, şöhreti, hayran kitlelerini terk ederek yeni bir hayat kurmayı deneyen yazarlar… Sebepler değişiyor. Sanat, kimi zaman başkaldırı adına veya basitçe yorgunluktan, kimi zamansa hazin trajedilerin ya da gözalıcı başarıların ardından terkedilebiliyor. Bazıları sanatı ve hayatı anlamsız bulmaya başlıyor, bazılarıysa ilk bakışta aşk gibi çiçek açan yepyeni ve şiddetli bir tutkuya teslim ediyor […]

Read More

Nazım Hikmet ve Karl Detroit’in hikayesi

Salacak açıklarında yer alan tarihi Kız Kulesi, İstanbul’un simgelerinden biri. Hakkında çok efsane biliyoruz, şairlerin şiirlerine konu olduğunu, hatta Nazım Hikmet’in 12 yıllık hapishane hayatından kurtulduğu ilk gün onu seyretmeye gittiğini bile… Ama Kız Kulesi’nin Karl Detroit adlı bir Alman’la ilgili pek azımızın bildiği müthiş bir hikayesi daha var. Yazının devamında nasılsa okuyacaksınız, şimdilik şu kadarını […]

Read More

Simyacı’nın yazarı Paulo Coelho meğer satanistmiş!

Yıllarca kara büyü yapmış hatta Şeytan’la bir sözleşme imzalamış, günün birinde büyük bir yazar olabilmek için. Yani eskiden. Gerçeği, bizde yeni çıkan biyografisi “Bir Savaşçının Yaşamı”ndan öğreniyoruz. Barış sözcüsü Coelho’nun  biyografisini üç yılda kaleme alan Fernando Morais şöyle anlatıyor: “Bu kitabın içinde her şey var… Seks, şiddet, uyuşturucu, az da olsa eşcinsellik, rock’n roll ve […]

Read More

En şanslı yazarlar, hatta Nobelli olanlar bile bir gün unutulacak!

Nobel Edebiyat Ödülünü bu yıl İsveçli şair Tomas Tranströmer kazandı. Ben de bu vesileyle “Nobel’den de Öte” adlı kitaptan söz etmek istedim. Kitap, İspanyol gazeteci Xavi Ayén’in 16 Nobelli yazarla yaptığı röportajlardan oluşuyor. Orhan Pamuk da var. Gülenay Börekçi En şanslı yazarlar, hatta Nobelli olanlar bile bir gün unutulacaksa… Nobel Edebiyat Ödülünü son olarak İsveçli […]

Read More

Murat Gülsoy’la BÜYÜBOZUMU: “Yazı asla ihanet etmez!”

Murat Gülsoy, yazı üzerine en çok düşünen ve bu düşüncelerini gerek kitaplarıyla gerekse yönettiği yaratıcı yazarlık kurslarıyla cömertçe paylaşan yazarlarımızdan. Peki yazı onu niye çağırmıştı? İlk metinlerine baktığında hangi acılarını görmüştü? Şimdi neler görüyor? Tolga Meriç, yaratıcı yazarlık üzerine “Büyübozumu” adlı bir kitabı da olan Gülsoy’un portresini, onun en çok düşündüğü konu olan yazı üzerinden […]

Read More

Emrah Serbes: “Memleket sirki andırıyor!”

Emrah Serbes’in yeni romanı Deliduman nihayet raflarda. Onunla yeni kitabını konuşamadık ama Tolga Meriç’in yıllar önce yaptığı bir Emrah Serbes söyleşisini yeniden yayınlayabilirim gibi geldi bana. Evet, röportajın yeni kitapla hiç alakası yok ama emin olun ruh aynı. Gülenay Börekçi “Son Hafriyat”ı okurken o kadar çok kahkaha attım ki, romanı soluksuz okutanın polisiye olay örgüsü […]

Read More

Philip Pullman’dan şahane roman: BEN BİR FAREYDİM!

“Ben Bir Fareydim”, tekrar tekrar okumaktan hiç bıkmadığım bir kitap. O çok cüretkar ve büyüleyici “Kuzey Işıkları” serisinden tanıdığımız -ve bana göre bir nevi dahi olan- Philip Pullman yazmış. İthaki Yayınları’ndan. İçinde fareler, insanlar, prensler ve prensesler var. Baskısı kalmış mıdır bilmiyorum ama çocuğunuza kitap seçerken buna da bir bakın. Bulursanız, kendiniz de okumayı ihmal […]

Read More

İyi ki doğdun Roald Dahl, sensiz dünya ne sıkıcı bir yer olurdu, bilemezsin…

13 Eylül, Norveç asıllı İngiliz yazar Roald Dahl’ın doğum günüydü. Elde olmayan sebeplerle kutlamakta geciktik biraz. İşte tutkulu Dahl hayranı Emine Çaykara’nın tüm Egoist Okur takipçilerine  hatırlatma mahiyetinde yazısı… Gülenay Börekçi Roald Amca’ya sevgilerle: İyi ki doğdun Matilda! Onsuz olmaz… Elinize bir tane kitabını almışsanız bırakamazsınız… Muziptir, zeki, alaycı, yaratıcı, eğlenceli, sürprizlidir… En dünyamız olmayanı […]

Read More

SON TOLSTOY: Zahar Prilepin

Hiçbir romanını okumadım ama yazılanlardan anladığım kadarıyla Ruslar bu yazarı bir rock yıldızını sever gibi seviyorlar. Sokaklarda posterleri satılıyor, imza günleri hınca hınç dolup taşıyor, dergiler, gazeteler boyuna ondan söz ediyor. Kısacası, son 10 yılda birçok önemli ödülü toplayan Zahar Prilepin, Rus gençliğinin yeni idolü. Gülenay Börekçi SON TOLSTOY: Zahar Prilepin Rusların yazıyla ilişkilerinin sağlamlığı […]

Read More