Egoist okur

Orhan Pamuk: “Ruhum ikiye bölünmüştü, şimdi birleşti”

Her zaman kolay olduğunu söyleyemem ama benim için Orhan Pamuk, röportaj yapması en zevkli insanlardan biri olmuştur. Fakat bu röportajımız daha öncekilerin aksine sükunetle başladı, sükunetle bitti. Sebep, Masumiyet Müzesi’nin onun ve benim üzerimdeki etkisiydi muhtemelen. Pamuk’un 15 yıl sonra müzesini nihayet tamamlamaktan ötürü duyduğu mutluluğu aşağıda okuyacaksınız. Bana gelince; birkaç yıl önceki şüpheciliğimi hatırlayarak […]

Read More

Lütfen şahsi masumiyet müzenizi tasarlamaya hemen başlayın

Orhan Pamuk, “Müzelerimizin geleceği evlerimizin içindedir” diyor. Bu yazı bundan yola çıkarak yazıldı. İnsan yeterince büyüyünce, olgunlaşınca anlıyor; hayatına ve varoluşuna sahip çıkmanın, birey olmanın bir yolu da hatırlamak. Her şeyi; şarkıları, yazıları, yüzleri, nesneleri, tatları, kokuları, duyguları, olup bitenleri, gerçekleşenleri, gerçekleşemeyenleri… O yüzden lütfen Masumiyet Müzesi’ni gezerken, kendi şahsi müzenizin muhtevasını tasarlamayı da ihmal etmeyiniz. […]

Read More

Bejan Matur: “Eski bir kaplan, tarihten bana ve tüm insanlığa bakıyor…”

Orhan Pamuk, “Bejan Matur’un zarif ve şiddetle hissedilen şiirleri’nden bahsediyor. John Berger, “Onun amacı, anlamsızı kuşatarak, kurnazlıkla alt etmek. Bunu yapıyor, başarıyor” diyor. Moris Fahri, Matur’un insanlık hali üzerine bir yolculuğa girişirken tutkulu bir feryatla, yanıtlanamaz görünen sorular sorduğuna değiniyor. Bense her şeyden önce, Bejan Matur’un kısa süre önce İngilizce cevirisi yayınlanan İbrahim’in Beni Terketmesi adlı […]

Read More

Feride Çetin: “Erkekler için GODFATHER, kadınlar için AŞK VE GURUR vazgeçilmezdir”

Aktris Feride Çetin’le birkaç yıl önce, Aycan Aşkım Saroğlu aracılığıyla tanışmıştım. Yani hayatımdaki birçok tesadüfü olduğu gibi onunla tanışmamı da Aycan’a borçluyum. Feride o sıralar Hatırla Sevgili’de rol alıyordu. İlerleyen yıllarda başka dizilerde oynadı, filmleriyle ödül kazandı… Araya çok şey girdi; birlikte içtik, eğlendik, projeler yaptık, güldük, ağladık… “En seksi roman karakteri hangisi?” sorusunu Feride’ye […]

Read More

Ahmet Ümit: “Toplum olarak babayı öldürecek olgunluğa henüz gelmedik”

Sigmund Freud bildiğimiz kadarıyla Osmanlı İmparatorluğu’na dair tek satır yazmadı. Fatih Sultan Mehmet üzerine de herhangi bir şey söylemedi. O halde “Bu başlık ne alaka!” demeyin. Yazının, edebiyatın sihirli dünyasında her şey olabilir hatta Freud, Fatih’i rüyada da olsa psikanaliz koltuğuna oturtabilir. En azından Ahmet Ümit’in yeni romanı Sultanı Öldürmek’te böyle oluyor. Daha doğrusu Ümit’in […]

Read More

Esra Pekin: “Masumiyet mi? Olmayan bir şeyi tanımlamak imkansız”

İşte dünyanın en eski hikayesinden birkaç ayrıntı: Tanrı’nın Adem’e eş olarak yarattığı ilk kadın, yani Lilith hiç de yumuşak başlı bir kadın sayılmazmış. Adem’le eşit olduğunu göstermek için onunla kıran kırana bir rekabete girmekten çekinmemiş. Bunun üzerine Adem için dikbaşlı olmayan yeni bir eş yaratılmış. Cennet”ten kovulan Lilith’se sonsuz karanlıkta kaybolup gitmiş. Günün birinde yeniden, […]

Read More

Seray Şahiner: “Biz gizliden prenses olmaya hazırlanırken…”

“Seni üzmek istemiyorum, diyen erkekler uğraştırır insanı en çok. Mutlaka üzüyor onlar çünkü. Akıllı davranıp riski önceden söylüyorlar. Kırkıncı odanın kapısını açmak istemeyecek kadın var mı? Neticede, sen bile bile lades dediğinle kalıyorsun. Tersine bir Pamuk Prenses hikayesi gibi. Pamuk Prenses daha en başta aşık olur Avcı’ya. Avcı ise ‘Seni üzmek istemiyorum’  imasıyla bir ceylan kalbi […]

Read More

Bejan Matur’un şiddetle hissedilen zarif şiirleri üzerine

“İbrahim’in Beni Terketmesi”ni Orhan Pamuk İngilizce çeviriye yazdığı arka kapak yazısında, “Bejan Matur’un zarif ve şiddetle hissedilen şiirleri…” diye tanıtıyor. Görme Biçimleri’nin keskin gözü John Berger’se şunları söylüyor: “Onun şiirini düzyazıyla anlatmak imkânsız. Fiillerinin kipi yok, edatları isme benziyor, kendi isimleri haykırışlar. Amacı, anlamsızı kuşatarak kurnazlıkla alt etmek. Bunu yapıyor, başarıyor. Bir zamanlar her şey […]

Read More

Kitaplardan oluşan bir dünya neye benzerdi?

Görelim bakalım diyorsanız, seyredin. Pişman olmayacaksınız, çünkü This is Where We Live, harikulade bir film. Düşsel bir dünyayı anlatıyor. Ama var aynı zamanda öyle bir dünya. Benim için var en azından… Ve Egoist Okur’a sık sık uğradığınıza göre, sizin için de var. İnsanların, kuşların, ağaçların, sokakların, evlerin ve geri kalan her şeyin yazıdan ve kitaplardan […]

Read More

BİR ZAMANLAR FACEBOOK: 300 yıl öncesinin bağımsız iletişim ağı

İnternet sitesi Metafilter‘a göre, Facebook’tan önce içeriği değilse bile işleyişi ona çok benzeyen The Republic of Letters vardı. 17. yüzyılda entelektüellerin oluşturduğu kalabalık ve karışık bir ağ olan The Republic of Letters, coğrafi sınırları ve dil farklılıklarını aşarak Aydınlanma Çağı’nın en önemli fikir adamlarını bir araya getirmişti. Kendini “resmi olmayan bir cumhuriyet” diye tanımlayan topluluğun bünyesinde […]

Read More

BİR ZAMANLAR TWITTER: 100 yıl önce Paris’te yazılan üç satırlık tweetler

Güneşin altında belki de gerçekten yeni bir şey yoktur! Bugün okuduğum bir haber, Twitter, Facebook, Quora, YouTube ve Tumblr gibi sosyal medya araçlarının aslında hiç de yeni olmadığını, bazılarının kökeninin çok çok eskilere dayandığını bana hatırlattı. Mesela gündelik meşguliyetimiz olan tweetler, bundan tam 100 yıl önce, Rimbaud ve Joyce gibi edebiyat dehalarını keşfeden anarşist sanat […]

Read More

KÜRK MANTOLU MADONNA hâlâ en çok filme çekilmek istenen roman

Sabahattin Ali’yi daha çok, popüler şarkılara dönüşen şiirlerinden ve filme çekilen eserlerinden tanıyoruz. Bir de en çok filme çekilmesi istenen romanın, Kürk Mantolu Madonna’nın yazarı olması vesilesiyle… Öldürülmesinin üstündeki sis perdesiyle siyasi tarihimiz açısından da önemli bir isim Sabahattin Ali. ve işte onu daha yakından tanımak için iki fırsat: Kızı Filiz Ali’nin yazdığı Filiz Hiç […]

Read More

Yönetmen Spike Jonze, unutulmuş kitap kapaklarına hayat verdi

Her şey, John Malkovich olmak ve Vahşi Şeyler filmlerinin yönetmeni Spike Jonze, kitap kapaklarından esinlenerek tasarladığı işlemeli el çantalarıyla şöhret olan Olympia Le-Tan’la tanışıp ondan duvarına asmak için bir Gönülçelen işlemesi hazırlamasını istediğinde başladı. Tasarımcının, J.D. Salinger’ın yapıtının kapağını işlemek karşılığında istediği tek bir şey vardı: Birlikte bir film yapmaları. Böylece Jonze ve Le-Tan yanlarına Fransız […]

Read More

Melida Tüzünoğlu: “Breton’un NADJA’sı erotik ve komplike bir hayal gibi”

“En seksi roman kahramanı hangisi?” sorusuna Ambulansla Dünya Turu‘nun yazarı Melida Tüzünoğlu’nun da bir cevabı var. Kısa ve net: Andre Breton’un Nadja’sı… Nadja’ya bir Dostoyevski karakteri ve Reşat Nuri Güntekin’in yarattığı çirkin ve son derece huysuz olan motosikletli adam eşlik ediyor… Gülenay Börekçi Melida Tüzünoğlu “Çünkü eldivenleri vardı Nadja’nın…” Tabii ki Nadja. Andre Breton’un Nadja’sı. Çünkü […]

Read More

Yazarların düş gördükleri, acı çektikleri, âşık oldukları ve uyandıkları yer

Yazarların evleri, kütüphaneleri filan derken sıra onların en mahrem alanlarına, yatak odalarına geldi. Bu yakınlarda taşınacağım ya; o yüzden internetteki dekorasyon sitelerini gezip duruyorum. The Apartment Therapy‘deki habere resmen bayıldım. En sevdiğim birkaç yazarın yatak odalarını görmek muhteşemdi. Hayır, seksle alakalı şeyler düşünmeyin lütfen. O odaların benim sevgili yazarlarımın âşık oldukları, hayal kurdukları, uyudukları, düş […]

Read More