Egoist okur

Galeano: “Yazarlar dürüst olmalı, politik olmaları gerekmez”

Bir süre önce kaybettiğimiz Uruguaylı yazar Eduardo Galeano’nun “Ve Günler Yürümeye Başladı” adlı kitabı takvim formatında yazılmış. 1 Ocak’tan 31 Aralık’a her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan bir hikâye anlatılıyor. Kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler… Daldan dala atlıyor Galeano ve değinilmedik konu, ulaşılmadık coğrafya, çoğaltılmadık ses bırakmıyor. Okudukça […]

Read More

STEPHEN KING / O: Sizinle şu meşum sahneyi konuşmalıyız

Palyaçolardan niye korkulur? Ya da korkulur mu hakikaten? Ben korkmam mesela ama bu konu açıldığında nedense hemen herkes tersini söylüyor. Oysa palyaçolar, genellikle çocukları, kısmen de yetişkinleri güldürmeye çalışan, zaten hayatlarını da böyle kazanan insanlar değil mi? Yine de palyaço korkusunun bir dayanağı, temeli olmalı. Sizce ne kadar geriye gidebiliriz palyaçoların kökenini araştırırken? Biraz inceleyelim bunu. […]

Read More

İzzet Yasar: “Sansür yüzünden değiştirdiğim şiirler hep daha iyi oldu”

İzzet Yasar röportajı okumak her zaman iyidir. İzzet Yasar röportajı izlemekse şahanedir. Fakat ikisine de pek sık rastlayamazsınız, çünkü İzzet Bey röportaj vermeyi sevmez. O yüzden geçen yıl yapılıp geçen hafta yayınlanan Graf röportajını İzzet Bey’in izniyle Egoist’e alıyorum. Merak etmeyin, ondan bir yeni röportaj sözü de aldım ama şimdilik Pınar Doğu’nun yaptığı bu röportajı […]

Read More

İlk ısırıktan bugüne saadet kitapları

Sıkı bir yemek kitabı okuruyum. Tarif kitaplarından bahsetmiyorum, benim sevdiklerim yemek kültürüne dair kitaplar. Bu leziz görünen tabloyu bozan küçük ayrıntıyı söylemem lazım: İflah olmaz yemek kitabı tutkunu olan ben, söylerken biraz yüzüm kızarıyor ama ne yazık ki yemek yapmayı pek bilmiyorum! Öte yandan, mutfaktaki yeteneğime övgü beklemiyorum fakat kitap konusundaki tercihlerime güvenebilirsiniz. Hem unutmayalım; […]

Read More

PATİ İZLERİ’nde ayrılığın şifresi çözülüyor

Tolga Meriç, hayattaki en yakın arkadaşlarımdan biri. Siz onu gazeteci ve editör olarak tanıyorsunuz. Ayrıca romancı İnci Aral’la, oyuncu-yazar İclal Aydın’la, şarkıcı Zerrin Özer’le ve ünlü ya da ünsüz daha birçok kişiyle kitaplar yaptı; kendi deyişiyle “sahneye koyucu” oldu, yazıyla yönetmenlik yaptı. Ve şimdi onu tanıyan herkesi şaşırtacak bir işle çıktı okur karşısına. İlk kitabını […]

Read More

Ayşen B. Çamlıca’dan hayali yıllarca kurulmuş bir GİTMEK

“Bitmek bilmeyen trafik, gürültü, kirlilik, stres, aslında sebebi belli bir koşturmaca, acele, telaş üzerimize gelirdi. Gece gündüz çalışmalar, mücadele, rekabet. Çalışmayı sevmediğimizden değil, son derece mutlu, hatta hırslı ve isteyerek yaptık bunları tabii ki. Etrafımızda insanlar, insanlar ve daha çok insanlar… Uzun uzun toplantılar, iş yemekleri, müşteriler, aileden yakın hale gelen iş arkadaşları, ortaklar, patronlar. […]

Read More

Platon’un Devlet’i: Kıyamet Kütüphanesi’nin en kıymetlisi

Umut Hacıfevzioğlu, “Platon’dan Salisburyli John’a Devlet Adamı” adlı kitabıyla okuru felsefenin derinliklerine, devlet adamlığının inceliklerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Akıcı, tempolu, güçlü bir kitapla karşı karşıyayız. Sayım Çınar kitabı yazarından dinledi… Umut Hacıfevzioğlu “Esas problem bilgisiz bir kişinin, bilmediğini bilmemesi” “Platon’dan Salisburyli John’a Devlet Adamı” adlı eseriniz; devlet adamı, siyasetçi ya da yönetici olmanın ne anlama […]

Read More

Kalbe dokunan bir roman: AYRILIK VAKTİ

Ünlü yazar Jodi Picoult’un yeni romanı Ayrılık Vakti çıktı. Picault anne-kız ilişkilerine bakarken polisiye kurguyla dramı harmanladığı romanında, Bostwana’da kaldığı bir fil barınağında yaşadıklarını anlatıyor. Akıllı ve duyarlı fillerin günlük hayatlarını, sosyal aktivitelerini, bir kaybın ardından gelen uzun yas süreçlerini ve kül yutmaz hafızalarını bir edebiyatçıdan, üstelik roman kurgusu içinde okumak enteresan. Picoult’nun “Bizim kızlar” […]

Read More

Yazar ajanı Nermin Mollaoğlu: “Bana lezzetli kitaplarla gelsinler”

Birleşik Krallık Yayıncılar Birliği geçen hafta Nermin Mollaoğlu’nu Yılın Edebiyat Ajanı seçti. Ama Nermin buralarda daha da önemli biri bence. Neden derseniz; kendisi, Türk edebiyatının sadece İngilizce ve Almanca değil, Malalayam ve Amharik dillerinde okunmasının yegane sorumlusu. Yayın dünyamızın gözbebeği, kara kutusu, sır tutucusu da olan Nermin’le işini konuştuk. Yazar ajanı denilen kişi kimdir, nasıl çalışır… Yayıncılıkta […]

Read More

“İlham perilerimin muzip olduğu yönünde kuşkularım var”

Sayım Çınar, geçtiğimiz günlerde yeni romanı Domuz Kasabı yayınlanan Mehmet Mollaosmanoğlu ile konuştu, ortaya edebiyata, edebiyat ortamına dair ses getirecek bir söyleşi çıktı. Kendine has stili ve hayat tarzıyla dikkat çeken yazar şöyle diyor, “Bir gün dünyanın en çok okunan kurgu yazarlarından olacağımı biliyorum…” “Kişiselleştirmezsek şayet, etrafımda cereyan eden olaylardan faydalandığım doğrudur” Domuz Kasabı her […]

Read More

Yan Lianke, Alfred Jarry, Adam Phillips’den YENİ KİTAPLAR

Yeni nesil Çinli yazarlar arasında sivri diliyle öne çıkan Yan Lianke’nin ödüllü romanı “Lenin’den Öpücükler”, Final Kültür Sanat Yayınları’ndan; Dada’nın babalarından Alfred Jarry’den “Patafizikçi Doktor Faustroll’un Davranış ve Görüşleri” Sel Yayıncılık’tan ve psikanalist Adam Phillips’in, seçerken kaçırdıklarımız, daha doğrusu bir hayatı seçtiğimiz için mahrum kaldığımızı düşündüğümüz başka hayatlar üzerine kafa yorduğu “Kaçırdıklarımız” ise Metis yayınları’ndan […]

Read More

Küçük feministlere, dedektiflere, seyyahlara

Küçük bir kız soruyor: Feminizmi konuşmak için neden büyümeyi beklemeliyim? Peki ya polisiye romanlar okumak, dünyayı tanımak için? Tamam kabul, erkek çocuklar da bu soruyu sorabilir. Soruyor da. Cevap: Beklemek zorunda değilsiniz; feminizmden konuşabilir, polisiye entrikalara çözüm arayabilir, dünyayı gezebilirsiniz… Sassa Buregren imzalı “Küçük Feministin Kitabı” Güldünya’dan, Silvia Roncaglia imzalı “İyi Uykular Dedektif” Günışığı’ndan, Saide […]

Read More

50 yaşında bir ölümsüzlük elbisesi: YANIK SARAYLAR

Sevim Burak’ın ölümsüz eseri “Yanık Saraylar”, 50. yaşını kutluyor… Böyle sıradan bir cümleyle başladığım bu girizgâhın devamında sizinle, güzel bir kadının sıra dışı yazım dünyasının kapısını aralayacağız. Ve bunu belki de onun öyküleri üzerine yapılan en kapsamlı incelemenin mihmandarlığında gerçekleştireceğiz. Sevim Burak için “O, benim annelerimden biri” diyen akademisyen Seher Özkök’ün Sentez Yayınları’ndan çıkan “Yaşama […]

Read More

KARADUT ve kırık bir aşk hikâyesi

İş Sanat Kibele Galerisi’nde açılan “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar – Biz Mektup Yazardık” sergisinde, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bir dönem büyük bir aşk yaşadığı ve “Karadutum” dediği Mari Gerekmezyan’la mektuplaşmaları da yer alıyor. Bedri Rahmi ile bazılarının “Türkiye’nin Camille Claudel’i” dediği Mari Gerekmezyan’ın hikâyesi kısaca şöyle… Biz Mektup Yazardık: Bir döneme ışık tutan mektuplar […]

Read More

EGOİST OKUR: “Kitaplar ve başka güzel ihtimaller…”

Bu yazı, “kabına sığamayan fırtınalı bir ruh” diye tarif edebileceğim ve bu açıdan yıllar önceki kendime pek benzettiğim bi’tanecik Arzu Akgün’den hem bana hem Egoist Okur’a tarifsiz bir yaş günü hediyesi. Okuyunca gözyaşlarımı tutamadım ama uzun süredir olmadığı kadar da mutlu hissettim kendimi. Ve hemen Arzu’nun egoist Okur’daki köşesi “Rüya Görme Sanatı’na aldım. Siz de […]

Read More