Egoist okur

Burak Turna: “Bir dedektif gibi suçun peşine düştüm”

“Metal Fırtına”nın yazarlarından Burak Turna, “Osmanlı’nın Gizlenen İşgali 1909” adlı kitabında, Osmanlı İmparatorluğu’nun dünyanın büyük ülkelerinin askerleri ve donanmaları tarafından, terör örgütleriyle ortaklık içinde işgal edildiğini ve bu işgalin askeri şifreler yoluyla tarihten tamamen gizlendiğini anlatıyor. Bunu yaparken de belgelerden; dönemin gazete kupürlerinden, makalalelerinden yararlanıyor. Bir süredir duruyordu aşağıda okuyacağınız sorular ve cevaplar ama bir […]

Read More

Gertrude Stein ve Alice B. Toklas’tan KUSURSUZ AŞK

Yaygın bir klişedir; yazarların, edebiyatçıların, çok içtiği, alkole düşkün olduğu söylenir. (Önyargılarımız!) Ama ya yemekle ilişkileri? İşte bu kısım, o kadar da iyi bilinmez. (Nedense, bir süredir bu da bilinsin diye uğraşıyorum.) Mesela dünyanın en zorlu metinlerinden birkaçını yazmış olan Gertrude Stein’ın hayranlık uyandıracak kadar usta bir aşçı olduğunu şahsen bilmiyordum. Hele yaptığı yemeklere, tatlılara […]

Read More

İlk aşkın komik ve hüzünlü öyküsü: ELEANOR & PARK

Güzel aşk romanları başka dünyalardan gelen benzer ruhların buluşmasıdır. Satürn’den, Plüton’dan değil, zengin-yoksul, güzel-çirkin, iyi-kötü, genç-yaşlı, Doğulu-Batılı, ne bileyim, yeraltı-yer üstü gibi farklılıklardan bahsediyorum. Klişeleri arttırabilir, işin içine orijinal buluşlar da katabilirsiniz ama değişen bir şey olmaz. Romanlarda âşıklar hep “uzaklardan” bulur birbirlerini. “Çalıkuşu” Feride ile sinir kuzeni Kâmran gibi aynı evde büyümüş olsalar bile… […]

Read More

5 ÇAYI: Eleştirmen zaafları

Arkadaşım Tolga Meriç’le genellikle hafta sonları buluşup çay içiyor, arada da en çok edebiyat konuşuyoruz. Çok yazı malzemesi çıkıyor ama mahalle baskısı mı demeli, otosansür mü bilmem, nedense yazmayı ihmal ediyoruz. Tehlikeli sulara girdiğimiz de oluyor… Dün bir karar aldık ve ne çıkarsa diyerek kayıt cihazını çalıştırdık. Son günlerin pek popüler Barış Bıçakçı eleştirilerinden başladık, […]

Read More

Godard ve Moravia’yı buluşturan roman: KÜÇÜMSEME

“Küçümseme”yi bana Destek Yayınları’nın primadonnası Yelda Cumalıoğlu tavsiye etti. Karlı bir sabah vakti kahvaltı için buluştuğumuzda o canlandırıcı enerjisiyle “Bu kitabı seneler önce okumuş ve bir daha unutamamıştım. Godard’ın uyarlamasını da sevmiştim. Türkçe haklarını aldığım gün ofiste resmen havalara zıpladım. Sen de oku, fikrini merak ediyorum” diyerek konuştu da konuştu. “Küçümseme”, İtalyan edebiyatının önemli yazarlarından […]

Read More

Umberto Eco, Kafka’yı, Joyce’u, Proust’u, Sade’ı eleştiriyor

“Umberto Eco ölmüş. Ben buna hiç hazır değildim. (‘Bir sınırımız var, pek heves kırıcı, küçük düşürücü bir sınır: Ölüm’ demişti.)” diye yazdım Twitter’da. Ama hazırmış aslında, İstanbul’da Orhan Pamuk’la söyleşisinde açıklamıştı bunu: “İnsanların yüzde 100’ü değil belki ama yüzde 50’si aptal olduğuna göre, ben de ölmeye hazırım.” Çok önemli bir edebiyatçı, çok önemli bir araştırmacıydı. […]

Read More

Etyen Mahçupyan’dan yeni yazı: OLAY NE?

“Son yaşananlar dikkate alındığında kaçınılmaz bir soru var karşımızda: Nasıl oldu da bu denli seviyesiz bir siyaset AKP adına sergilenebilir hale geldi ve iktidarı destekleyen medyanın da önemli bir kısmını avucunun içine aldı? Buna kişisel bir soru daha ekleyebiliriz: Niçin ben de bu seviyeyi kabul etmeyi ima eden bir yazı kaleme aldım?” Gazeteci-yazar Etyen Mahçupyan’ın […]

Read More

W.G. Sebald’ın ölmeden 3 gün önce girdiği dersten notlar

“W.G. Sebald, son yaratıcı yazma dersini 2001 sonbaharında Doğu Anglia Üniversitesi’nde vermişti. Edebiyat dünyasında hızla büyük bir ün kazanıyordu, ilk üç kitabı sansasyonel bir başarı elde etmişti, aynı yıl “Austerlitz” yayınlanmıştı. Sınıfta, aralarında David Lambert’la benim de bulunduğum 16 öğrenci vardı. Sebald sessiz, neredeyse utangaçtı, ona “Max” dememizi istedi. Yazdıklarımıza bakarken anekdotlar veriyor, bizi yüreklendiriyordu, […]

Read More

REKLAMI ATLA ve yazar vicdanı ya da devlet adına utanmak

Semih Büyü, Okurken adlı köşesinde bu kez Seray Şahiner’in Can Yayınları’ndan çıkan ve BirGün gazetesi, Ot dergi ve farklı mecralarda yazdığı yazılarını derlediği yeni kitabı “Reklamı Atla”yı yazdı. Türkiyeli edebiyatçıların çoğunun eşitlik, özgürlük, adalet gibi sol değerlere sahip olduğu kabul edilmekle birlikte yapıtlarında bunları nasıl işledikleri, güncel ve tarihsel olayları ne ölçüde ele aldıkları, toplumun […]

Read More

Meraklı bir çocuğun seyahat günlükleri

Hep siz mi gezi kitapları okuyup yurtdışı seyahatleriniz öncesinde planlar yapacaksınız? Boynuz kulağı geçiyor, haberiniz yok! Özge A. Lokmanhekim’in yazdığı Kemal’in Londra Günlüğü, çocuklara farklı ülkeleri, farklı kültürleri tanıtmayı amaçlayan şahane bir serinin ilk kitabı. Gökçe Gökçeer Gökçe Gökçeer yazdı: Kemal’in Londra Günlüğü Hep siz mi gezi kitapları okuyup yurtdışı seyahatleriniz öncesinde planlar yapacaksınız? Boynuz […]

Read More

“Şimdi biz kime âşık olacağız, kime baba diyeceğiz?”

Mülakatı gazetede okumuş olabilirsiniz. Fakat orada okuduğunuz, Orhan Pamuk’la sohbetimizin sadece bir bölümüydü. Geri kalanları da ekledim ve içim rahat etti. Şimdi artık tamamını okuyabilirsiniz… Ernest Hemingway’in “İhtiyar Adam ve Deniz”inden, “babası” Kemal Tahir’den, İkinci Yeni şairlerinin arkadaşlığına benzer bir yakınlık kurabildiği romancı arkadaşlarının olmamasına ne kadar üzüldüğünden, zihnimizin oyunlarına kanıp rüyalarımızda yanlış filmler çekip […]

Read More

Kırmızı Saçlı Kadın: Birbirini tamamlayan zıtlıkların romanı

Orhan Pamuk’un Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Kırmızı Saçlı Kadın” romanı üzerine yazdığım yazıyı da buraya iliştireyim. Tabii kitap üzerine düşündüklerimi röportajda dile getirdiğim için, yazıya pek az malzeme kaldı elimde. Yine de okuyun. Gülenay Börekçi Orhan Pamuk: “Biz şimdi kime âşık olacağız, kime baba diyeceğiz?” İllüstrasyon bu adresten alındı. Kuyular kazılıyor, medeniyetin üzerindeki cilalar kazınıyor, […]

Read More

FÜSUN ÇETİNEL’den yazmak için muhteşem garip nedenler

Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan “Ayasofya Konuştu” için röportaj yaptığımda, çocuklar ve gençler için yazı atölyeleri düzenlediğini anlatmıştı Füsun Çetinel. Etrafta yaratıcı yazma dersi veren çok kişi var ama içimde derslerde ne yaptıklarını izleme isteği uyandıran pek az. Bu bir furya ve geçecek gibi geliyor bana daha çok. Füsun Çetinel içinse böyle düşünmedim, röportajımızda derslerde yapmaya çalıştığı […]

Read More

Çocuklar için yazma dersleri: EN GÜZEL ÖYKÜNÜ YAZ

Biliyorsunuz, yaratıcı yazarlık tavsiyelerini seviyorum ve bu konudaki kitapları, ufuk açıcı, cesaret verici olduklarına inandığım sürece, destekliyorum. Sevmediklerim, edebiyatın ne olduğundan dem vurarak kafa ütüleyen, iç sıkıcı kitaplar… Okuyanda yazma arzusu uyandırmak yerine, yazmayı korkutucu bir şey haline getirdiklerini düşünüyor ve onlardan titizlikle uzak duruyorum. Parlak, heveslendiren örneklere ise bayılıyorum. Domingo Yayınları’nın çocuklar için yayınladığı […]

Read More

Kirlenmeyi sevenler, dağılanları toplayanlar ve…

“Kirlenmeyi ve dağılmayı, dağılanları toplamayı sevenler vardır. Onlar gözlerini açar açmaz kahveye sarılır, geceyi birayla tamamlarlar. Temiz kalabilenler, kendilerinin ve diğer her şeyin değerini bilenler ise güne sütle başlayıp geceye meyve suyuyla son verirler. Bir de iki türlüsünü de sevenler, ikisi birden olanlar vardır; onlar çay içerler…” Yani? Japhy Ryder var, Gary Snyder var, Cat […]

Read More