Egoist okur

Tom Robbins’ten yazarlık dersi: Delireceksiniz!

Parfümün Dansı. Kovboy Kızlar da Hüzünlenir. Dur Bir Mola Ver. Sıcak Ülkelerden Dönen Vahşi Sakatlar. Ağaçkakan. Villa Meçhul. Biyografisinde aktarıldığına göre bütün bu romanların şahane yazarı Tom Robbins’in çalışma stili şuymuş: “Bir romana başladığında işler şöyle gelişir: Önce bir cümle yazar, sonra onu tekrar ve tekrar ve tekrar yazar. Her kelimeyi analiz ederek, kusursuzluğundan emin […]

Read More

Sanat denen şey seksten ibaretmiş; inanalım mı?

Biliyorsunuz; Hamdi Koç’un yeni romanı Çıplak ve Yalnız çıktı. Romanı daha sonra ayrıca yazacağım ama önce Hamdi’yle yaptığımız röportajı okuyun istiyorum. Yeniden okumak ve düşünmek, sonra da yazmak için vaktim çok. Hem Çıplak ve Yalnız aceleye gelecek gibi değil, çünkü büyük bir roman, nasıl derler, “beklediğim” roman. Çıplak ve Yalnız, 1950’lerin sonunda başlıyor; yazarının deyişiyle […]

Read More

Alper Canıgüz: “Cehennem aynada başlar”

Alper Canıgüz, şu hayatta en sevdiğim insanlardan biridir. Kızmışlığım, küsmüşlüğüm de olmuştur ona ama hayatımda yeri ayrıdır, çok severim. Müzik zevki bana uyan kişilerdendir bir kere. Didiklemeyi, olmayacak yerde alelacayip hazineler bulmayı sever, sayesinde çok şarkı keşfettim o yüzden. Ortak saplantılarımız var sonra, say say bitmez. Peter Sellers mesela, o muhteşem Pembe Panter’ler ve diğerleri… […]

Read More

Orhan Pamuk: “Kendimi hep bir günahkâr olarak gördüm”

İlkler mühimdir. Ben ilk röportajımı Orhan Pamuk’la yapmıştım. Yıl 1994… Yazarın en sevdiğim iki romanından biri olan “Yeni Hayat” henüz çıkmamış. Anlattığına göre, aslında uzun süredir başka bir romanla meşgulmüş. Üzerinde çok çalışmış; defalarca başlamış, bozmuş, değiştirmiş, sonra da hepsini bir kenara bırakıp “Yeni Hayat”ı yazmış. Defterlerini, taslaklarını gösteriyor, bir de yazmayı terk ettiği zamanlarda […]

Read More

Necdet Sakaoğlu: “Harem’in serüveni bir kadınlık tarihidir”

Tarihçilerin yazdığına göre, Hurrem Sultan’ın Sultan Süleyman üzerindeki etkisi hakikaten inanılmazmış. Günümüzün siyasetçi eşlerini, first lady’leri için bile alışılmadık bir biçimde, sadece sarayın iç meselelerine değil, uluslararası ilişkilere de karışıyor, fikir yürütüyormuş. Polonya kralıyla arasındaki yazışmaları bile arşivlerde mevcut. Öte yandan Hurrem’in bütün bunları salt ihtirastan değil, kendisinin ve evlatlarının sağ kalması için yaptığını düşünen […]

Read More

Yekta Kopan, Egoist Okur’u yazdı :)

Yazmak dışında başka işler de yapıyor ve hepsinde çok başarılı ama Yekta Kopan benim için her şeyden önce Yazar. Egoist Okur’un ilham kaynaklarından bir aynı zamandai. AltZine’le, AltKitap’la, leziz blogu Fil Uçuşu’yla… Bu bloga yazıları, şarkı listeleri yahut röportajlarla birkaç kez konuk olan Yekta, son olarak Egoist Okur’dan bahseden bir yazı yazdı. Doğrusu okurken biraz […]

Read More

“Gelecekte herkes 15 dakikalığına bir ünlüyle seks yapacak”

“2033: The Future of Misbehaviour” adlı kitap üzerine konuştuğumuzda, Hakan Bıçakcı söylemişti bunu. Oysa biz, gelecekte dünya dışı yaratıklarla veya robotlarla sevişeceğimize inanıp bir parça ürküyorduk. Ama tahminciler öyle demiyor. Onlara göre, seks hayatımızda öyle büyük değişiklikler olmayacak. Sadece “ilk bakışta aşk” dediğimiz şey yürürlükten kalkacak, çünkü partnerlerimizi uluslararası şöhretlerden seçeceğiz. Telif hakları ödenmiş ya […]

Read More

Tolga Meriç: “Kimse Oğuz Atay’ı sevdiği için aptal çıkmayacağı gibi, sevmediği için de aptal çıkmaz!”

Tutunamayanlar polemiğine bir katkı daha… Egoist Okur’daki Hakkında Bildiğim Her Şey köşesinin sahibi Tolga Meriç, Oğuz Atay fanatizminin korkuyu da içerdiğini düşünüyor: “Şavkar Altınel’in en büyük edebi tabularımızdan birine saldırarak zihinleri rahatlattığını düşünüyorum. Çünkü insanlar Oğuz Atay hakkında olumsuz düşünüp olumsuz konuşmaya korkar hale gelmişti artık.” Gülenay Börekçi “Kimse Oğuz Atay’ı sevdiği için aptal çıkmayacağı […]

Read More

Osmanlı hanımlarından ve Seferad Yahudilerinden tarifler

Ruhun Gıdası Kitaplar’dan çıkan “Osmanlı Hanımları Mutfakta” ve Okuyan Us Yayınları’ndan çıkan “Reca’nın Mutfağı”, kitaplığımda olmasından mutlu olduğum iki kitap… Gülenay Börekçi MUTFAK KÜLTÜRÜ Osmanlı Hanımları Mutfakta  “Osmanlı Hanımları Mutfakta” 1880-1926 arasında yayınlanmış Osmanlıca kadın dergilerinde yemekle ilgili makalelerin derlemesinden oluşuyor. Evin Tertip ve Tanzimi’yle başlıyor, Yemek Hıfzısıhhası ve Doktorca Aşçılıkla sürüyor. Makalelerin bir kısmı […]

Read More

Bandista: “Onların dünyası başka bir dünya, biz kendi dünyamızı inşa ederiz”

Bandista 15 tanesi müzisyen olan 30-35 kişilik bir tayfa, kendi deyişleriyle “eylem bandosu”. Onları konser alanlarında, barlarda, gece kulüplerinde, yani sahnede izleyebilirsiniz. Kimi zaman beş kişilik bir grup olarak, kimi zaman kalabalık bir big band olarak. Ama varoluş sebepleri sadece müzik değil; sadece bu ülkenin değil dünyanın her yerinde protesto eylemlerinde, dayanışma etkinliklerinde, sokak gösterilerinde, […]

Read More

Bir dili korumak için göze alınanların filmi: KİTAP KAÇAKÇILARI

Book Smugglers, yani Kitap Kaçakçıları, alfabelerini, dillerini ve edebiyatlarını Rus çarı II. Alexander’ın zorbalığından korumak, kurtarmak isteyen Litvanyalı “kitap kaçakçıları”nın bu uğurda göze aldıklarını anlatan bir belgesel. Çar, 1863’te hem Litvanya dilini yasaklamış, hem de bu dilin edebiyat yapıtlarını yok etmeye karar vermişti. bütün kitaplar, gazeteler, eğitim için kullanılan metinler ölüp gidecekti. Bir grup mücadeleci bulabildikleri […]

Read More

Ali Teoman: “İnsan ağzını açmayınca, ses de çıkmıyor, inanın!”

Ve işte arkadaşım Ufuk Matara’nın Ali Teoman’la üç yıl önce, o büyük itirafını yaptıktan hemen sonra gerçekleştirdiği röportaj… Şöyle diyor: “Yedi ay kadar önce, beynimde büyük bir tümör olduğunu öğrendim. Birkaç gün içinde ameliyat olmam gerekiyordu. Bu hayli riskli bir ameliyattı. Tümör beynin tehlikeli bir bölgesindeydi. İşin ucunda gidip de dönmemek vardı. Dönersem de nasıl […]

Read More