Egoist okur

Al Qaynah: “Ülke diye bir şey yok, evet, ama sesler var…”

“Bir müzisyen olarak da doğu ezgileriyle duygularımı çok daha doğru ve açık ifade edebildiğimi, müziğe kendi ruhumu daha fazla katabildiğimi fark ettim. Grubum Al Qaynah‘ın sloganı “There’s no country”, yani ülke diye bir şey yoktur! Ülkeler yok, evet, ama sesler var. Batılı sesler ve müzikler bana gittikçe daha yaratıcılıktan yoksun ve ticari gelmeye başladı, Türk ve […]

Read More

Adını BEBEK semtinden alan ABD’li grup

“Çocukken bizimle oturan anneannemin dinlediği Türk ve Rum müziklerini seviyordum. Ermeni müzisyenlerin adları vardı plakların üzerinde. Gençliğinde Boğaz kıyısında dolaşmayı çok severmiş anneannem, bir de geceleri udîleri dinlemeyi… Ud aşkını bana da aşıladı.” Philadelphia’lı Bebek grubu üyeleri yaptıkları müziği “organik elektronik” diye tarif ediyor, bazılarına göre ise düşsel pop yapıyorlar. ABD’li bu beş genç müzisyeni benim […]

Read More

Anais Nin: “Baştan çıkarmak için yazıyorum”

Erotik yapıtları ve günlükleriyle tanıdığımız Anais Nin yapıtlarını, o yıllarda müdavimi olduğu Paris kafelerinde çalınan caz müziğine benzeyen enteresan bir kolaj tekniğiyle yazıyordu. Gülenay Börekçi Nasıl yazıyordu? Anais Nin, şahsi deneyimlerinden yola çıkarak kaleme aldığı yapıtlarında başkalarının belirlediği kurallara uymaktansa sezgilerine güveniyordu. Serbest çağrışım ve emprovizasyon gibi o güne kadar pek de edebiyatla ilişkilendirilmeyen teknikler uyguluyor, […]

Read More

Kişisel gelişimde Tolstoy etkisi

Savaş ve Barış, Anna Karenina gibi dev romanların yazarı Lev Tolstoy’a göre mutluluğun altın kuralları… Şahsen epey sıkıntı verici ve zorlayıcı bulsam da, Tolstoy’un listesini alıyorum. Okuyun, sonra isterseniz uyun isterseniz unutun. Gülenay Börekçi Biyografisini yazan Henri Troyat anlatıyor; Savaş ve Barış ve Anna Karenina gibi dev romanların yaratıcısı Lev Tolstoy henüz 18 yaşındayken mutlu […]

Read More

New York’ta Anadolu rock istilası: “Dinleyince, aklım başımdan gitti”

Bu aralar Teoman’ın Tek Başına Dans şarkısının başındaki kısa bölüm tartışılıyor ya. Bir zamanlar Selda Bağcan’ın söylediği İnce İnce Bir Kar Yağar’ın girişinden mi apartılmış filan diye. Hayır, efendim, Teoman o bölümü kullanmak için türkünün sahibi Aşık Mahzuni Şerif’in varislerini arayarak izin almış… Yani ortada bir yolsuzluk, uygunsuzluk durumu yokmuş. Fakat daha enteresan bir şey […]

Read More

Yeni ilişki biçimleri ve birkaç büyük edebiyatçının aşk deneyleri

Kadınla erkeği bir araya getiren haz ya da güvenlik gereksinimi değilse; nedir? Koskoca bir ömür hep aynı kişiyle geçer mi? Sadakatsizlik bir inanç değişimi midir, yoksa kutsal olanın ihlali mi? Tekeşlilik insanın doğasını inkar etmesi midir? Sınırsız özgürlük mutluluk getirir mi? Katie Roiphe’nin yazdığı ve “edebiyat sevenler için bir kişisel gelişim kitabı” denebilecek olan “The Uncommon Arrangements: Seven […]

Read More