Egoist okur

1001 Gece Masalları, TV dizileri ve Şehrazat sendromu

Tahminen 9. yüzyılda yazılan “Binbir Gece Masalları”, bir kadının, bencil, sevgisiz ve zalim bir hükümranın iki dudağı arasındaki hayatını kurtarmak için masalların gücünden yararlanmasını anlatıyor. Bu kadının, yani Şehrazat’ın hikâyesi, sözün, yazının, sanatın ölüme bile meydan okumamızı sağlayacak kadar etkili olabildiğini kanıtladığı için de çok güzel. Ama Alfa Yayınları’nın nihayet orijinal dili olan Arapçadan çevirttiği […]

Read More

NESLİHAN ÖNDEROĞLU: “Unutuş, hafızanın geleneğidir…”

İlk öykü kitabı “İçeri Girmez miydiniz?”le 2013 Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazanan Neslihan Önderoğlu, ikinci kitabı “Mevsim Normalleri”yle de adından söz ettirmişti. Arada bir gençlik romanı ve iki derleme hazırladı, başka yazarlarla ortak işlere imza attı… Şimdiyse hem çocuklar için yazdığı “Mutsuz Palyaçolar Örgütü” çıktı hem de “Filler ve Balıklar” adlı üçüncü öykü kitabı. Onunla […]

Read More

KARAKARGA kanatlanıyor

Çizer arkadaşım Kutlukhan Perker -ya da daha bilinen adıyla M.K. Perker- yeni bir yayınevi kurdu. Yelda Cumalıoğlu”nun sahibi olduğu Destek Yayınları’nın alt markası olarak tasarlanan Karakarga Yayınları, çizgi roman âleminin yeni ya da eski başyapıtlarını  basacak. Programlarında, yerli çizerlerin eserleri de var. En heyecanla beklenen işlerden biri, Kutlukhan Perker ve Murat Menteş’in imzasını taşıyan “Dehşet […]

Read More

“Hayatta en büyük yol göstericim, özgürlük ihtimali”

“İyi insan olmak sadece kötülerin işine yarayan türden bir aptallık olabilir mi?” diye soruyor Ece Gamze Atıcı. Ben hayatım boyunca bu sözün tersine inandım ama yine de üzerine düşünüyorum. Birkaç örnek de geliyor aklıma. Stephen King, “Dolores Claiborne”da, “Kimi zaman bir kadının yaşamak için bulabileceği tek yol sıkı bir kaltak olmaktır” demişti mesela. Elizabeth Wurtzel […]

Read More

“O taşın içinde bir at olduğunu nereden biliyordun?”

Buraya zaman zaman yazarları, edebiyatçıları da konuk ediyorum, biliyorsunuz… “Kırmızı Kuş”, “Barba ile Rabarba”, “Balaban ile Şakrak” gibi kitaplarıyla tanıdığımız Arslan Sayman’a “Çocuklar için yazmak dünyaya daha farklı bakmanı sağladı mı, daha da önemlisi çocuklar için yazdığın süre içinde sen de değiştin mi?” diye sordum. İşte verdiği cevap… Gülenay Börekçi Arslan Sayman’ın kitaplarını genellikle Deniz […]

Read More

Woolf hadisesi hatırlattı: “En iyi yazar, ölü kadın yazardır”

“Küçük yaşta yazarlığa, 59 yaşında mezarlığa adım attı. Dalgalarla sörf yapıp, nehir bile denmeyecek bir kaşık suda boğuldu. Bilinç akışı mı, nehir akışı mı? Odalarda ışıksızdı. Paranoyaklığı zaten Shakespeare’in olmayan kız kardeşi üzerine saatlerce konuşmasından belliydi. Geri gelir mi? Gelirse gelsin, kim korkar bakire kurttan? Bkz: Nicole Kidman.” 5 Çayı’nda Tolga Meriç’le bu hafta yukarıda […]

Read More

Orson Welles’den katledilen Siyulara: ROSEBUD

Derya Yanık, Twitter’dan arkadaşım. Hukukçu. Ve tanımadan sevdiğim, varlığıyla bana kendimi iyi ve güvende hissettiren bir kadın. Derya’nın kitaplara ve kelimelere olan aşkını blogundan takip ediyordum. Ama her sahnesine ayrı hayran olarak saplantılı bir sıklıkla seyrettiğim filmlerden birinin, “Yurttaş Kane”in esrarengiz finalinden yola çıkarak kaleme aldığı bu yazıyı okuyunca Egoist Okur’a almayı çok istedim. Kuşaktan […]

Read More

Ebru Akkaş Kuseyri, TURUNCU TEYZE’yi anlatıyor

Arkadaşım Ebru Akkas Kuseyri, uzun yıllar çocuk yayıncılığı alanında editör olarak görev yaptıktan, dergilere ve gazetelere başta çocuk kitapları olmak üzere değerlendirme yazıları yazdıktan sonra, şimdi Sarıgaga Yayınları’ndan çıkan ilk kitabı “Turuncu Teyze” ile küçük büyük okurlarla buluşuyor. Ebru’yla Vaghar Aghaei’nin resimlediği ve bana, tıpkı adı gibi göz alıcı bir turuncu bez çanta içinde gelen […]

Read More

Orhan Pamuk’un resim sanatından aldığı 5 ders

Resmetmek ve romancılık acaba hakikaten birbirine çok mu uzak sanatlar? İşte romancı Orhan Pamuk’un ressam Orhan Pamuk’tan -ya da bazı kitaplarında ortaya çıkan alçakgönüllü karakterden ödünç alarak kullandığı mahlası tercih edenler için- Ahmet Işıkçı’dan öğrendikleri… Gülenay Börekçi “Zihnin niyetlenmediği, elin teşebbüs etmediği tesadüfi güzellikler” “Otobiyografik kitabım ‘Istanbul: Hatıralar ve Şehir’de ve daha sonra yazdığım ‘Şeylerin […]

Read More

En güneşli ütopyanın üzerinde bile baskının gölgesi hep var

Umberto Eco’nun Doğan Kitap’tan çıkan kitabı “Efsanevi Yerlerin Tarihi” vesilesiyle, bu dünyanın geleceğine dair kurulmuş aydınlık ve karanlık hayallere, ütopyalara ve distopyalara bakıyoruz. Ve görüyoruz ki en güneşli ütopyaların üzerinde bile toplum mühendisliğinin, baskıcı bir gücün gölgesi hep mevcut. Bu kitaplarda birilerinin ideali ötekilerin yıkımı, birilerinin aydınlığı her zaman ötekilerin karanlığı oluyor. Kolektif Kitap’tan çıkan […]

Read More

Eğlenceli bir alternatif tarih kitabı: BİR NEFESTE CİNSELLİK

Tarihin savaşlardan, devrimlerden ve büyük ihanet ve kahramanlık hikâyelerinden ibaret olduğunu düşünüyorsanız, size Karen Dolby’nin “Bir Nefeste Cinsellik Tarihi” adlı kitabını tavsiye ederim. Gülenay Börekçi Geçmişin çeşitliliği ve yaratıcılığı hayret verici Kelli felli mizah yazarı Mark Twain’in “1601” adında erotizm sınırlarını aşan bir roman yazdığını biliyor muydunuz? Kraliçe II. Elizabeth’in nedimelerinden birinin ağzından günlük formunda […]

Read More

Burak Turna: “Bir dedektif gibi suçun peşine düştüm”

“Metal Fırtına”nın yazarlarından Burak Turna, “Osmanlı’nın Gizlenen İşgali 1909” adlı kitabında, Osmanlı İmparatorluğu’nun dünyanın büyük ülkelerinin askerleri ve donanmaları tarafından, terör örgütleriyle ortaklık içinde işgal edildiğini ve bu işgalin askeri şifreler yoluyla tarihten tamamen gizlendiğini anlatıyor. Bunu yaparken de belgelerden; dönemin gazete kupürlerinden, makalalelerinden yararlanıyor. Bir süredir duruyordu aşağıda okuyacağınız sorular ve cevaplar ama bir […]

Read More

İlk aşkın komik ve hüzünlü öyküsü: ELEANOR & PARK

Güzel aşk romanları başka dünyalardan gelen benzer ruhların buluşmasıdır. Satürn’den, Plüton’dan değil, zengin-yoksul, güzel-çirkin, iyi-kötü, genç-yaşlı, Doğulu-Batılı, ne bileyim, yeraltı-yer üstü gibi farklılıklardan bahsediyorum. Klişeleri arttırabilir, işin içine orijinal buluşlar da katabilirsiniz ama değişen bir şey olmaz. Romanlarda âşıklar hep “uzaklardan” bulur birbirlerini. “Çalıkuşu” Feride ile sinir kuzeni Kâmran gibi aynı evde büyümüş olsalar bile… […]

Read More

5 ÇAYI: Eleştirmen zaafları

Arkadaşım Tolga Meriç’le genellikle hafta sonları buluşup çay içiyor, arada da en çok edebiyat konuşuyoruz. Çok yazı malzemesi çıkıyor ama mahalle baskısı mı demeli, otosansür mü bilmem, nedense yazmayı ihmal ediyoruz. Tehlikeli sulara girdiğimiz de oluyor… Dün bir karar aldık ve ne çıkarsa diyerek kayıt cihazını çalıştırdık. Son günlerin pek popüler Barış Bıçakçı eleştirilerinden başladık, […]

Read More

Godard ve Moravia’yı buluşturan roman: KÜÇÜMSEME

“Küçümseme”yi bana Destek Yayınları’nın primadonnası Yelda Cumalıoğlu tavsiye etti. Karlı bir sabah vakti kahvaltı için buluştuğumuzda o canlandırıcı enerjisiyle “Bu kitabı seneler önce okumuş ve bir daha unutamamıştım. Godard’ın uyarlamasını da sevmiştim. Türkçe haklarını aldığım gün ofiste resmen havalara zıpladım. Sen de oku, fikrini merak ediyorum” diyerek konuştu da konuştu. “Küçümseme”, İtalyan edebiyatının önemli yazarlarından […]

Read More