Egoist okur

Harikulâde ve sonsuz bir James Joyce projesi

“Finnegans Wake edebiyat tarihinde büyük bir yazar tarafından yazılmış yapıtların en ihmal edilmiş olanı. Anlaşılır sebeplerle elbette… Zor bir roman değilmiş numarası yapmayacağım. Ama hatırı sayılır bir bölümü, Ulysses’ten daha zor değildir. Onu okumak, bir romanı anadilinizden daha az bildiğiniz bir dilde okumaya benzer… Su gibi akmaz, hep bir şeyleri çözmeye çalışırsınız. Hem bence bir […]

Read More

Egoist Okur’un 10 emir’i: Ben ejderhalarla savaşırken…

29 Kasım 2012’de Hürriyet Gazetesinin düzenlediği Bumerang Ödülleri sahiplerini buldu. O gece ben de birçok yeni ve güzel blogla, bloggerla tanıştım mutluyum. Her ödül alanla birlikte ben de yeniden ödül almışım kadar sevinmemin sebebini ise hakikaten bilmiyorum. Her neyse, tören öncesinde düzenlenen İyi İçerik Atölyesi kapsamında geçen yılın birincilerinden biri olarak benden de bir konuşma […]

Read More

108 yazar, hayvanlara ölüm saçacak yeni yasa tasarısına karşı buluştu!

Bu kez lafı uzatmayacağım. İnsana kendi dışındaki bütün canlıları “öldürme” hakkı bahşeden bu yasa tasarısına, yeni yasama yılının en hızlı yasalaşacak ilk on yasa tasarısından biri gözüyle bakılıyorken söylenecek fazla söz de yok. Dilekçeyi imzalayan yazarlarla gurur duyuyorum. Umarım başarırırız… Gülenay Börekçi 108 yazar, hayvanlara ölüm saçacak yeni yasa tasarısına karşı buluştu! Tam 108 yazar, 5199 […]

Read More

BİR ZAMANLAR İNTERNET: 19. yüzyılda chat yapmıyorlar mıydı sanki?

Güneşin altında ve internette gerçekten de yeni bir şey yok, her şeyin bir eski versiyonu aranırsa mutlaka bulunuyor. İnanmayacaksınız ama internetin kendisinin bile… Gülenay Börekçi Bu seferki örneki, Tom Standage’ın “The Victorian Internet” adlı kitabından. Standage, 19. yüzyılın ikinci yarısında geliştirilen ve önlenemez bir furya halinde yayılan telgrafın hikayesini anlatıyor. 19. yüzyılda telgraf kullanananlar da […]

Read More

BİR ZAMANLAR QUORA: Gönül Abla’nın fena halde ciddi bir akademik versiyonu

Bir Zamanlar serisi daha ne kadar uzayabilirdi ki? Bir zamanlar Twitter dedik, Facebook dedik, Instagram dedik, Tumblr dedik… YouTube dedik… Şimdi de Quora çıktı başımıza. Güya yeni. Ama acaba gerçekten yeni mi? Gülenay Börekçi Facebook’tan ayrılan bir grubun kurduğu Quora, Türkiye’de henüz çok fazla kullanıcısı olmayan bir sosyal medya platformu. Siz soru soruyorsunuz, birileri de o […]

Read More

BİR ZAMANLAR INSTAGRAM: 100 yıl önce yaratılan insanlık kataloğu

Meğer Instagram tarzı fotoğrafçılığın babası, yani bütün o acayip güzel filtrelerin esas yaratıcısı, çok eskilerde, 20. yüzyılın başında yaşamış bir Fransız bankermiş. Ama devamı da var tabii… Gülenay Börekçi 1909 yılında milyoner Fransız banker ve sanat koleksiyoncusu Albert Kahn o dönemde yaşayanların çok tuhaf bulacağı bir maceraya atıldı. Lumiere Kardeşlerin 1907’de icat ettiği autochrome’u, yani […]

Read More

BİR ZAMANLAR TUMBLR: Herkesin bir “harikalar odası” olmalı

Çok eskiden, Rönesans Avrupa’sında da insanların birer Tumblr’ları, daha doğrusu, gördükleri ilginç nesneleri, tuhaf şeyleri, sanat eserlerini yahut ne kadar bilgili olduklarını, ne kadar gezip dolaştıklarını gösterecek birer Wunderkammer’leri (harikalar odası) olurdu. Başlangıçta evin içinde seçtikleri bir odanın duvarlarına, tavanına, içindeki dolaplara öylesine, sistemsiz bir şekilde dizerlerdi bu objeleri. Denizkabuklarının yanında heykeller duruyor olabilirdi mesela, […]

Read More

BİR ZAMANLAR FACEBOOK: 300 yıl öncesinin bağımsız iletişim ağı

İnternet sitesi Metafilter‘a göre, Facebook’tan önce içeriği değilse bile işleyişi ona çok benzeyen The Republic of Letters vardı. 17. yüzyılda entelektüellerin oluşturduğu kalabalık ve karışık bir ağ olan The Republic of Letters, coğrafi sınırları ve dil farklılıklarını aşarak Aydınlanma Çağı’nın en önemli fikir adamlarını bir araya getirmişti. Kendini “resmi olmayan bir cumhuriyet” diye tanımlayan topluluğun bünyesinde […]

Read More

BİR ZAMANLAR YOUTUBE: 19. yüzyılda çekilen komik kısa filmler

Maru the Cat tarzı saçma ama çok eğlenceli kısa filmleri seyredebileceğiniz en iyi yer neresi? YouTube mu? Eh, elbette. YouTube, zamanımızın sosyal medya fenomenlerinin neredeyse en önemlisi. Ama aslında o bile yeni sayılmaz. Güneşin altında yeni bir şey olmadığını ve Twitter, Facebook, YouTube gibi sosyal medya araçlarının aslında hiç de yeni sayılamayacağını çeşitli vesilelerle yazdım, okudunuz. O halde […]

Read More

BİR ZAMANLAR TWITTER: 100 yıl önce Paris’te yazılan üç satırlık tweetler

Güneşin altında belki de gerçekten yeni bir şey yoktur! Bugün okuduğum bir haber, Twitter, Facebook, Quora, YouTube ve Tumblr gibi sosyal medya araçlarının aslında hiç de yeni olmadığını, bazılarının kökeninin çok çok eskilere dayandığını bana hatırlattı. Mesela gündelik meşguliyetimiz olan tweetler, bundan tam 100 yıl önce, Rimbaud ve Joyce gibi edebiyat dehalarını keşfeden anarşist sanat […]

Read More

Roman kahramanlarının gerçek yüzleri (Dikkat! Hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz…)

Yazar ve blogger Brian Joseph Davis, adli tıbbın yararlandığı bir bilgisayar programı aracılığıyla en ünlü roman karakterlerinin robot resimlerini yapıyor. İyi haber şu: İstek yollayarak, gönlünüzdeki roman karakterini çizmesini bile isteyebiliyorsunuz. Ben ulaşamadım, o ayrı. Ulaşsam, Sydney Carter’ı çizmesini rica edebilirdim. Gülenay Börekçi Emma Bovary, Madame Bovary, Gustave Flaubert. Yüzü kağıt gibi beyaz. Saçları tek tük […]

Read More

Geleceğin Paul Auster’ı Twitter’dan mı çıkacak?

Kimileri geleceğin ünlü yazarlarının bugünün sosyal medya kullanıcıları arasından çıkacağını düşünüyor. Kendilerine has bir jargon geliştiren, kelimeleri ve kavramları farklı bir espri anlayışıyla kullanan ve fikirlerini Twitter’daki 140 karakter zorunluluğu yüzünden aforizmalarla dile getiren bu yazarlardan bazıları online romanlar da yazmaya başladı. İşte sosyal medyada edebiyatın geleceği… Geleceğin Paul Auster’ı Twitter’dan mı çıkacak? Paul Auster’ın […]

Read More

Instagram’ın kralı Civil King’den Egoist Okur’a özel filmler 2

Bağımlısı olduğum günden bu yana Instagram’da birkaç favori fotoğrafçım var. Bir tanesi Civilking nick’iyle arz-ı endam eden Mehmet Kirali. Bir de Audiosoup, yani Çiler Geçici… Mehmet, İstanbul’un harikulade silüetini Instagram aracılığıyla tüm dünyaya bir kez daha gösterip hatırlatırken, Audiosoup o silüetin gizlediği ayrıntıları, yani eski evleri, kırık dökük kapıları, çıkmaz sokakları kaydediyor. Öyle ya; İstanbul […]

Read More

Instagram’ın kralı Civil King’den Egoist Okur’a özel film müzikleri

Mehmet Kirali, nam-ı diğer Civilking tanıdığım en şahane adamlardan biri. Bir kere harikulade fotoğraflar çekiyor. İkincisi kedileri, daha doğrusu aslında bütün hayvanları çok seviyor. Üçüncüsü müthiş bir film izleyicisi, bu konuda neredeyse bir profesyonel. Dördüncüsü, Instagram’ın kralı. Beşincisi dünyanın en yardımsever, en nazik ve en tatlı insanlarından biri. Altıncısı… Yok, saymakla bitmeyecek. En iyisi onu […]

Read More

Instagram’ın parlayan yıldızları

Dijital alemin yeni fenomeni Instagram, aslında ücretsiz bir iPhone uygulaması. Geçmişi sadece bir yıl ama şimdiden 15 milyon takipçisi var. Kullanıcılarına vaadi basit: Çektiğin fotoğrafları 16 Instagram filtresinden birini kullanarak değiştir ve arkadaşlarınla paylaş. Yani Twitter’ın fotoğraf versiyonu gibi bir şey… Bu röportajda Instagram’ın bizdeki en popüler isimlerinden üç tanesini tanıyacaksınız… Huzurlarınızda, Mustafa Seven, Mehmet […]

Read More