Egoist okur

“Yazı bir hançer değildir ki maziye saplayasın!”

Başar Başarır’ın upuzun sekiz yıl aradan sonra yayınlanan son kitabı Düzenboz kimi zaman insanı kahkahadan kırıp geçiren kimi zaman dolu dolu ağlatan öykülerden oluşuyor. İnternet ile bostancıbaşının, dört çeker jiple haremağasının yan yana geldiği bir devrim sabahını da anlatıyor Başarır, Hrant Dink’i indiren o kurşunu da… Gülenay Börekçi Düzenboz, iddialı bir cümleyle açılıyor: “Bu kitaptaki […]

Read More

A Hawk and A Hacksaw’dan Jeremy Barnes, TANRI OSMANLI’YI KORUSUN şarkısını anlattı

Görünen o ki son yıllarda Batılı müzisyenler yüzlerini doğuya çeviriyor. Aralarında, Türk ve Osmanlı müziğinden etkilenenler de var, Bizans müziğini keşfedenler de… A Hawk and A Hacksaw grubu da onlardan biri. God Bless the Ottoman Empire (Tanrı Osmanlı İmparatorluğu’nu Korusun) adlı bir parçaları da var. Grubun kurucusu Jeremy Barnes’la bu şarkıyı ve Osmanlı müziğine neden […]

Read More

Mehmet Mümtaz Tütüncü’den bana kalan soru: Osmanlı’da steampunk var mıydı?

Mehmet Mümtaz Tütüncü’nün yazdığı Küheyli Buharlan’a göre evet. Roman, IV. Fırat devrinde geçiyor. Zamanın mühim hezarfenlerinden Arif Çelebi gün geliyor “çok  büyük, çok erişilmez bir hayal”in, “gelmiş geçmiş cümle mucitlerin gönlünde yatan büyük tasavvur”un peşine düşüyor. Ve insan gibi düşünebilen, insan gibi davranabilen, görene, duyana, konuşana insanmış hissi veren, hatta belki de bir çeşit insan […]

Read More

Rüyada Terakki: 24. yüzyılın İstanbul’unda hayat neye benzeyecek?

Aslında kim olduğunu bilemediğimiz Mustafa Nazım Erzurumî’nin 1913’te yazdığı Rüyada Terakki adlı eseri yeniden, bu kez yayın listesi nice keşfedilmemiş hazinelerle dolu olan Boğaziçi Üniversitesi Yayınları tarafından yayınlandı… 24. yüzyılın İstanbul’unu anlatan kitap, bizde örneğine pek rastlamadığımız türden bir ütopya örneği. İdeal bir toplum tasarlayan yazarının “Elden geldiğince her ilimden, her fenden bahseden, eğlenceli, faydalı […]

Read More

Güzel, entelektüel, âlicenap Türk prensesi: Neslişah Sultan

Sarayda başlayan bir hayat… Farklı ülkeler ve farklı zamanlarda bir değil, iki kez uğranan sürgün… Debdebe ve şâşaâ dolu günlerde mücevherlerin en parıltılısı, giyim-kuşamın en gözalıcısı… Sahip olunan tek elbise kullanılmayacak kadar eskiyince mektebe bile gidememek. Çok uzak ve yabancı bir memleketin first lady’liği… Askerî mahkemelerde çatık kaşlı hâkimlerin ürkütücü sorgu sualleri… Krallarla, siyasetçilerle, dünyaca […]

Read More

Necdet Sakaoğlu: “Harem’in serüveni bir kadınlık tarihidir”

Tarihçilerin yazdığına göre, Hurrem Sultan’ın Sultan Süleyman üzerindeki etkisi hakikaten inanılmazmış. Günümüzün siyasetçi eşlerini, first lady’leri için bile alışılmadık bir biçimde, sadece sarayın iç meselelerine değil, uluslararası ilişkilere de karışıyor, fikir yürütüyormuş. Polonya kralıyla arasındaki yazışmaları bile arşivlerde mevcut. Öte yandan Hurrem’in bütün bunları salt ihtirastan değil, kendisinin ve evlatlarının sağ kalması için yaptığını düşünen […]

Read More

Hürrem Sultan Hamamı’nda kimin ruhu dolaşıyor?

“Celis-i halvetim, varım, habibim mah-ı tabanım, Enisim, mahremim, varım, güzeller şahı sultanım, Hayatım hasılım,ömrüm, şarab-ı kevserim, adnim, Baharım, behçetim, rüzum, nigarım verd-i handanım, Neşatım, işretim, bezmim, çerağım, neyyirim, şem’im, Turuncu u nar u narencim, benim şem’-i şebistanım” diye anlatmış Kanuni Sultan Süleyman Hürrem’ini. Bizse onu televizyon dizilerinden öğreneceğimizi sanıyoruz. Gitseniz onun yaşadığı mekanlara, ruhunun belki […]

Read More

Sultan Süleyman’ın favori içeceği: Gelincik şerbeti

Geçenlerde Topkapı Sarayı’nın Harem dairesini gezerken, arka bahçedeki kafede rastladım Zaden’lere. Dilerseniz şişeyle alıp eve götürebiliyordunuz, dilerseniz dayanılmaz sıcakta bir parça serinleyebilmek için orada içiyordunuz. Nefis kekler, kurabiyeler eşliğinde… Şahsen ben evi bekleyemedim, hemen içtim, sonra sizin için birkaç da fotoğraf çektim. Gülenay Börekçi Ve tabii sordum. öğrendim. Osmanlı Saray Mutfağı’nda demirhindi, vişne, kayısı, kızılcık, hurma, […]

Read More

İstanbul’da bir pazar sabahı

“Şehir uyanmaya başladı. Pazar günleri geç uyanır bu şehir. Bir kilise çanı duyuldu. Birazdan öğle ezanı başlayacak. Herkes yerli yerine geçiyor. Yine aynı şey olacak, bugün dünün yanından geçecek. Ama insanlar görmeyecek. Heyyy! Burası İstanbul! Burada her şey yaşanır.” Hiç uyumayan bir şehir, güneşli bir pazar sabahı mahmur gözlerini açan bir insana neler söyler? O […]

Read More

İstanbul Hikayeleri: Ruhlandırılmış, şairane varlıklar

“2003’ten beri Boğaz’da Sultan Kayıkları Limited Şirketleri’nin kopya sultan kayıkları dolaşıyor. İsterseniz ‘otantik kıyafetli şerbetçinin sunduğu soğuk vişne şerbetini’ içerek meşaleler ve konfetiler eşliğinde özel gezilere katılabilirsiniz. Bu bir tercih meselesi tabii ama ben meşrubat ve sandviç ikramıyla kopya sultan kayıklarında dolaşmak yerine dilenci vapuruna binerek Boğaz’da seyretmeyi tercih ederim” diyor İstanbul Hikayeleri’nin yazarı Emine […]

Read More

Solmaz Kâmuran’dan İbrahim Müteferrika’nın esrarengiz hayatı

Macar, Solmaz Kamuran’ın altıncı romanı ve Türkiye’ye ilk kez matbaayı getiren ve böylece okumanın yaygınlaşmasında pay sahibi olan İbrahim Müteferrika’nın hayatını anlatıyor. Ama bir biyografi kesinliğinde yazılmamış, yelkenlerini yazarın hayalgücünün şişirdiği bir tekneyle yol alıyor. Müthiş. Solmaz Hanım’la Üniteryen doğup Mevlevi olarak ölen Macar asıllı bu ilginç şahsiyeti konuştuk. Hem de Habertürk Kütüphanesi’ndeki orijinal İbrahim […]

Read More

Kanuni’nin oyun arkadaşı Hurrem Sultan

Hepimiz kendi hayatlarımızın imparatorları, imparatoriçeleri, cariyeleri ve köleleriyiz… Eğilmez olduğumuz anlar olduğu kadar; diz çöktüğümüz anlar da bize ait. Sözlerimizle öldürebiliriz, tıpkı sessizliğimizle yapabildiğimiz gibi. Öyle kudretliyiz ki, gülüşümüzle bile bir başkasına hayat verebiliriz. Aşkın içinde kaybolurken köle, bir aşkı bitirirken efendiyiz. Bazen aşk için ölürüz, bazen aşk bizi öldürür… Kimileri için muhteşem imparator ya […]

Read More