Egoist okur

Müge İplikçi: “Dikkafalı, sevecen ve uzlaşabilir. Uzlaşmayabilir de!”

Oya Baydar‘ın kitabıyla ilgili yazıda, kadın yazarlara olumlu veya olumsuz fiziksel takıntılarını, bedenlerini, beğenmedikleri ya da tam tersi, onlara gurur veren fiziksel özelliklerini sorduğumu söylemiştim. Beni kırmayarak açık yüreklilikle cevap verenlerden biri de Müge İplikçi’ydi. Okuyacaksınız nasılsa ama baştan söylemezsem içim rahat etmez: Müge’ye İngiliz Dili ve Edebiyatı’nda okurken tanışmıştık; arkadaşlarımız da, dertlerimiz de, sevdiğimiz kitaplar da aynıydı. Yollarımız […]

Read More

NİÇİN? Oya Baydar’ın kitabını okurken zihnime takılan soru…

Etek giymek niçin bir kadının en büyük kabusu olur ve o kadın niçin hayatı boyunca hep ve daima pantolon giyer? Evet, şu soru. Niçin? Oya Baydar‘ın Can Yayınları’ndan çıkan nefes kesici kitabı “Yetim Kalacak Küçük Şeyler”de cevabı var. Müthiş bir dürüstlükle, sansürsüzce kaleme alınmış bir otobiyografi bu ve okurken Baydar’ın üç çeyrek asırdır hep pantolon giymesinin sebebinin […]

Read More

Korsan bandı, sürmeli gözler, kızıl saçlar ve yeşil karanfil

Yazarların tuhaf alışkanlıkları, farklı giyinme tarzları, türlü takıntıları olur. O kadar ki kıyafetleriyle, şapkalarıyla, papyonlarıyla özdeşleşmiş yazarlar bile vardır. Misal, papyon denince ilk aklınıza gelen isim, muhtemelen Doğan Hızlan olacaktır. “Kasketleriyle bütünleşmiş yazar kim?” diye sorsam, hemen Attila İlhan cevabını vermez misiniz? Marcel Proust ise kadife eldivenlerini o kadar çok severmiş ki, gece yatarken bile çıkarmazmış. Herhalde […]

Read More

Oya Baydar kitabı, Zeki Müren sergisi

“Üç çeyrek asra yayılmış hüzün, acı, keder, heves, mutluluk, heyecan, haz anlarının şahitliğini; darbelere, kıyımlara, zorunlu göçlere, sürgünlere maruz kalmanın yorgunluğunu; bireysel ve toplumsal değişimlerde yaşanan hayal ve umut kırıklıklarını okumak, ince bir keder barındırmasının yanında insana kendi geçmişini de çağrıştırıyor.” Semih Büyü bu kez Oya Baydar’ın Can Yayınları’ndan çıkan “an’lar kitabını”, Yetim Kalacak Küçük […]

Read More

OYA BAYDAR: “Hikaye beni yaz diye dayatıyordu, ben de yazdım”

Oya Baydar’ın yeni romanı O Muhteşem Hayatınız dünyaca ünlü bir primadonna ile tutkulu hayranı arasındaki ilişkiyle başlıyor ama bireylerin trajedilerinin yaşadığımız toprakların örselenmişliğini simgelediği bir anlatıya dönüşüyor. Gülenay Börekçi Toplum olarak da bireyler olarak da bazen başkalarının bizim için yarattığı hikâyelere, bazen de kendi uydurduğumuz hikâyelere inanarak sürdürüyoruz hayatlarımızı. Uydurulan hikâyeler hakikatin yerini aldığında bizi […]

Read More