Egoist okur

Sevin Okyay’la polisiyenin harikulade serüveni

Bazı insanlar vardır, kıskanmakla hayran olmak arasında gidip gelirsiniz. Sevin Okyay onlardan biri. Ben hayran olmayı seçenlerdenim. Gazeteciliğine, yazarlığına, çevirmenliğine, eleştirmenliğine, bir çırpıda sayamayacağım daha birçok maharetine… Bu gece bir ödül aldı bi tanecik Sevin Okyay’ımız, Sinema Yazarları Derneği SİYAD’ın verdiği Tuncan Okan Sinema Emek Ödülünü… Orada değildim, alkışlayanlar arasında olamadım. Kendimi affettirmek için de […]

Read More

Algan Sezgintüredi: “Polisiye de felsefe yapmanın bir yolu”

Sevin Okyay, “Okumuş muydunuz? Hiç okumadınız mı? Pes!” diyor Algan Sezgintüredi’den bahsederken. Murat Menteş ise yazarın dördüncü romanı Katilin Şahidi’ni “Tek kelimeyle şahane, iki kelimeyle çok şahane” diye tarif ediyor. Zevkine bu kadar güvendiğim iki kişi tavsiye eder de ben durur muyum? Bir koşu gidip Sezgintüredi’nin şahane kapaklı yeni romanını aldım, okumaya başladım. Gerilimin yüksek […]

Read More

Celil Oker: “Hayatın içindeki yeni icatları şahane buluyorum”

Polisiye bu ülkede ezelden beri “tu kaka” edilen bir tür olmaktan çıktıysa, bunda Celil Oker’in büyük payı vardır. Zira polisiye denince akla hemen hemen sadece Dashiel Hammet, Raymond Chandler ve Simenon gibi yazarların geldiği ülkemizde Celil Oker ilk “saf polisiye” romanları kaleme alan kişi olarak okurun gönlünde haklı bir yer edinmiştir. Bir de kahramanı vardır […]

Read More

Camilla Läckberg: “Herkesin hayalleri vardır ama pek az kişi bunları gerçekleştirmeye çalışır”

Eskiden ekonomist olan Camilla Läckberg, İsveç’in en çok satan yazarı. Buz Prenses adlı romanı bizde de yayınlandı. Her biri rekor kıran öteki kitapları da bu kış sırayla yayınlanacak. Onunla Stockholm’de buluştuğumuzda, yazar olmaya nasıl karar verdiğini anlattı. Söyledikleri içinde en çok aklımda kalansa şu cesaret veren cümlesi oldu: “Bir hayalin peşinden giderek bütün hayatımı değiştirebilmiş […]

Read More

Ahmet Ümit: “Toplum olarak babayı öldürecek olgunluğa henüz gelmedik”

Sigmund Freud bildiğimiz kadarıyla Osmanlı İmparatorluğu’na dair tek satır yazmadı. Fatih Sultan Mehmet üzerine de herhangi bir şey söylemedi. O halde “Bu başlık ne alaka!” demeyin. Yazının, edebiyatın sihirli dünyasında her şey olabilir hatta Freud, Fatih’i rüyada da olsa psikanaliz koltuğuna oturtabilir. En azından Ahmet Ümit’in yeni romanı Sultanı Öldürmek’te böyle oluyor. Daha doğrusu Ümit’in […]

Read More

Penguin’in en iyi 75 kapağı arasında bir Türk yazarın kitabı var

Kanadalı Domatesler adlı sitenin gerçek adını bilmediğim sahibi, “Mehmet Murat Somer’in ‘Türk Lokumu başlıklı polisiyelerini’ bilmiyordum” diye anlatıyor. Şahsen ben de bilmiyordum, çünkü o seri Türkiye’de Hop Çiki Ya Ya adıyla çıkmıştı. Domates, yani sitenin sahibi, Penguin Yayınevi’nin 75. kuruluş yıldönümünü kutlamak için yayınladığı Penguin 75 adlı kitap sayesinde öğrenmiş Hop Çiki Ya Ya polisiyelerini. […]

Read More

“Aşık olduğun kadınla her gece tek gecelik ilişki gibi geçmeli”

Polisiye ve gerilim türündeki kitaplarıyla tanıdığımız Hakan Karahan son kitabında kendini; hayatının en mahrem anılarını okura adeta günah çıkarırcasına açık sözlü bir biçimde anlatıyor. İlk itirafı çok acayip: “Yaşlılık çok tuhaf. Ne zaman yaşlandığımı hatırlamıyorum. Bir sabah yaşlı kalktım sanki. Yepyeni bir mesleğe başlar gibi. Seçmediğim, emrivaki olarak yapmak zorunda kaldığım bir meslek” diyor ilk […]

Read More

Emrah Serbes: “Memleket sirki andırıyor!”

Emrah Serbes’in yeni romanı Deliduman nihayet raflarda. Onunla yeni kitabını konuşamadık ama Tolga Meriç’in yıllar önce yaptığı bir Emrah Serbes söyleşisini yeniden yayınlayabilirim gibi geldi bana. Evet, röportajın yeni kitapla hiç alakası yok ama emin olun ruh aynı. Gülenay Börekçi “Son Hafriyat”ı okurken o kadar çok kahkaha attım ki, romanı soluksuz okutanın polisiye olay örgüsü […]

Read More