Egoist okur

David Lynch’ten ‘Moby Duck’ cehennemi

Yönetmen David Lynch Viennale, yani Viyana Film Festivali için bir tanıtım filmi çekmişti, bayılmıştım. Minik bir oyuncak ördekle bu kadar korkutucu, tedirgin edici olabilmek büyük başarıydı. Öte yandan okudum, öğrendim… Artık bizde bile popüler kültürün bir parçası haline gelen minik plastik ördeklerin gerçekte çok acayip bir hikayeleri vardı. Şöyle ki… 1992 yılında bir gemi kazasında 29 […]

Read More

Simyacı’nın yazarı Paulo Coelho meğer satanistmiş!

Yıllarca kara büyü yapmış hatta Şeytan’la bir sözleşme imzalamış, günün birinde büyük bir yazar olabilmek için. Yani eskiden. Gerçeği, bizde yeni çıkan biyografisi “Bir Savaşçının Yaşamı”ndan öğreniyoruz. Barış sözcüsü Coelho’nun  biyografisini üç yılda kaleme alan Fernando Morais şöyle anlatıyor: “Bu kitabın içinde her şey var… Seks, şiddet, uyuşturucu, az da olsa eşcinsellik, rock’n roll ve […]

Read More

Yaşasın! Parmağımda küçük beyaz bir tavşan var…

Üzerinde Alice’in beyaz tavşanı olan bir yüzük görürsem almaz mıyım? Alırım. Aldım zaten. Gözüm gibi bakıyorum, eskimesin, yıpranmasın diye. Aynısının kolyesi de varmış, beni Lewis Carroll’ın “Harikalar Diyarı”na götürmeyecek, biliyorum ama onu da alacağım herhalde. İkisini de Tel Aviv’de üretim yapan No Wonder adlı dükkanın sahibesi Neomi yapmış. Görür görmez tatlılıklarına, vintage havalarına bayıldım. Tavsiye […]

Read More

Asu Maro’dan: “Akşamlar ağlatıyor, eski bir şarkı gibi”

İyi gazeteci ve şahane insan Asu Maro’yla Kars’ta tanışmıştık. Trenle Kars senin, Erzurum benim, Erzincan bizim diyerek dolanırken çok sohbet etmiş, çok eğlenmiştik. Bana öyle gelmişti ki ben Asu’yu sanki çocukluğumdan beri tanıyormuşum, çok iyi arkadaşmışız, sonra işte bir gün karar verip Anadolu’yu gezmeye karar vermişiz… O küçük seyahatte fotoğraflar çekmiş, kasaba kahvelerinde çaylar içmiş, […]

Read More

Michael Thomas Ford: “Bayan Austen’a bir parça aşk ve macerayı çok görmeyin”

“Jane Austen’ı vampir haline getirdim. Ve S-E-K-S yapmasını mümkün kıldım. Öyle abartılı bir açık saçıklık yok benim romanlarımda fakat çekingen bir bakıştan veya omza küçük şefkatli bir temastan fazlası Jane Austen hayranlarını acil durum alarmına geçirmeye yetiyor. O zaman onlara sormak istiyorum: “Sizin deyişinizle ‘Zavallı Bayan Austen’, daha ne kadar hayatında tam anlamıyla hiçbir şeysiz […]

Read More

Dilan Bozyel’le alacakaranlıkta müzikli, fotoğraflı efkar sofrası

Ben, önce Heja’nın kardeşi, sonra Brusk’ün ablası olarak tanıdım Dilan Bozyel’i. Ne kadar iyi fotoğrafçı olduğunu, fotoğraflarıyla tekinsiz bir alana girmeye cüret ettiğini ve bakanı da elinden tutup o alana çektiğini daha sonra keşfettim. İnsan mı, yoksa bir beyaz tavşan mı olduğunu, alacakaranlığın hangi bölgelerinde dolaştığını henüz bilmiyorum ama şuna eminim: Bütün sevdiğim insanlar, arkadaşlarım […]

Read More

İyi ki doğdun Roald Dahl, sensiz dünya ne sıkıcı bir yer olurdu, bilemezsin…

13 Eylül, Norveç asıllı İngiliz yazar Roald Dahl’ın doğum günüydü. Elde olmayan sebeplerle kutlamakta geciktik biraz. İşte tutkulu Dahl hayranı Emine Çaykara’nın tüm Egoist Okur takipçilerine  hatırlatma mahiyetinde yazısı… Gülenay Börekçi Roald Amca’ya sevgilerle: İyi ki doğdun Matilda! Onsuz olmaz… Elinize bir tane kitabını almışsanız bırakamazsınız… Muziptir, zeki, alaycı, yaratıcı, eğlenceli, sürprizlidir… En dünyamız olmayanı […]

Read More

Doğu Yücel: Kalp biçimli bir havuzda kalbi kanayarak yüzen adam ve ötekiler

Hayalet Kitap ve şimdi yeni çıkan Varolmayanlar’ın yazarı Doğu Yücel’le yıllarca aynı binada çalıştık ama tanışma sebebimiz Kevin Moore’un olağanüstü güzel şarkısı Space-Dye-Vest oldu. O şarkının bir hikayesi de var; anlatayım… Kevin Moore, ünlü progressive rock grubu Dream Theater’ın eski klavyecisiydi. Sonra ayrılıp şahsi kaderini oluşturmayı denedi. Bir ihtimal adını Office of Strategic Influence ve […]

Read More

SON TOLSTOY: Zahar Prilepin

Hiçbir romanını okumadım ama yazılanlardan anladığım kadarıyla Ruslar bu yazarı bir rock yıldızını sever gibi seviyorlar. Sokaklarda posterleri satılıyor, imza günleri hınca hınç dolup taşıyor, dergiler, gazeteler boyuna ondan söz ediyor. Kısacası, son 10 yılda birçok önemli ödülü toplayan Zahar Prilepin, Rus gençliğinin yeni idolü. Gülenay Börekçi SON TOLSTOY: Zahar Prilepin Rusların yazıyla ilişkilerinin sağlamlığı […]

Read More

Naim Dilmener’den Egoist Okur’a özel: “Gözyaşı Karması”…

Eleştirmen, yazar ve DJ Naim Dilmener, Türk pop müziği için elbette vazgeçilmez bir isim, buun tartışacak değilim. Arşiviyle, belleğiyle ve yorumlarıyla… Öte yandan o, benim için de vazgeçilmez olan insanlardan biri. Müthiş eğlenceli geçen partilerinden ötürü. Sonra sözünü sakınmadığı, beğenirken kasıntılık edip cimri davranmadığı, beğenmezken “Aman şimdi kimseyi kırmayayım, gereksiz yere düşman kazanmayayım” tavrıyla diline […]

Read More

Hangisi elzem: “Saf ve Düşünceli Romancı” mı, Katy Perry parfümü mü?

“Romanlar ikinci hayatlardır” cümlesiyle başlıyor Orhan Pamuk’un yeni kitabı. Ve roman okurken zihnimizin ne şekilde işlediğini araştırıyor. Okurken insan zihninin bir tarafı, romanın karakterler, olaylar, mekânlar, nesneler, renkler, tatlar, kokular aracılığıyla yarattığı devasa manzaranın, daha doğrusu bir nevi düşsel müzenin tadını çıkarıyor. Bu bizim kendi gerçekliğimizi terk ederek romanın içine girme, onun bir parçası haline […]

Read More

Aycan Aşkım Saroğlu: Biberli, çikolatalı, dalgalı, efkarlı ve yaralayan şarkılar…

“Kimi biberin en keskinini, çikolatanın acı olanını, denizin dalgalısını, şarkıların efkarlısını ve aşkın faça atanını sever. Bilir çünkü kalbin dilini ancak derin şarkıların konuşabildiğini…” Gazeteci ve yazar Aycan Aşkım Saroğlu bir keresinde bu şarkılardan bazılarını ayışığında sahilde gizlenmiş bir barda, Sundance’ta bizim için ve tanımadığımız türdeş ruhlar için çalmıştı. Bu gece Egoist Okur takipçileri için […]

Read More

Dünyanın en güzel, hüzünlü ve “tılsımlı” bebekleri

Rus asıllı Marina Bychkova yetişkinler için, “Enchanted doll” adını verdiği olağanüstü güzel bebekler yapıyor. Bakanda müthiş bir sahicilik hissi uyandıran bebekler arasında Vladimir Nabokov’un Lolita’sı gibi roman kahramanları bile var. Gülenay Börekçi Benimle oynar mısın? Küçükken hep çok güzel bir oyuncak bebeğim olsun isterdim. Ama bi türlü olmadı. Bana bebek almadıklarından değil. Alıyorlardı çünkü. Ama […]

Read More

Derya Erkenci’den 80’ler esintili “Efkâr Karması”

“Cinsel deneyim hayalleriyle süslenmiş yağmurlu kış günlerinde, akşamüstlerinin soluk buz mavisine teslim olmuş odalarda Anılar-9 isimli karışık kasetten dinlediğimiz ‘Past Time Paradise’ parçasıyla yakın temaslı slow danslar ederken, loş kadife koltuklar üzerinde sızdık. Üşütmeyelim diye –kendiliğinden- üzerimize örtülen ‘yeni milenyum’ beklentisi, bizi on beş yıl uyuttu. Bütün varsıllığımızı emip tüketen seneler şimdi, yerli tütünden sarılmış […]

Read More

Teoman eserini “bitirirken” onu biz “tamamlayacağız”…

Tolga Meriç, benim eski arkadaşım. Egoist Okur’un da başından beri ayrılmaz parcçası. Teoman’a dair yazmaya en çok hakkı olanlardan, çünkü en güzel Teoman röportajlarından birkaçını gerçekleştirdi. Daha doğrusu birlikte çalıştığımız yıllarda, ben Picus da dahil olmak üzere şahane bazı dergiler yaparken (alçakgönüllülük etmeye lüzum yok, sahi zannedebiliyorlar) Tolga da röportajlarıyla, yazılarıyla bütün o dergilere katkıda […]

Read More