Egoist okur

“Neden ağlıyordum, yoksa biri mi ölmüştü? Ben ölmüştüm!”

Ray Bradbury sevdiğim bir yazardı. Ama hayatımın en mutsuz günlerinden birinde internette karşıma çıkan üç beş satırıyla imdadıma koşacağı doğrusu aklımın ucundan bile geçmemişti. Onun kitapların ve tutkuların yok edilmek istendiği karanlık bir çağda insanları kitaba dönüştürmek gibi radikal bir eylem planı yarattığını unutmuş olmalıyım… İşte Ray Bradbury’nin bir hayranına yazdığı mektup ve benim için […]

Read More

Başkalarının kitaplarını yazan GÖLGE YAZARLAR

Gölge yazarlık bir nevi yazı doktorluğu. Gölge yazarlar da, kitabını yazacakları şahsiyetin ham fikirlerini bir araya getiriyor, ayıklıyor, o kişiye özel bir üslup yaratarak kağıda döküyorlar. En azından öyle varsayılıyor… Gölge yazar denince benim aklıma ilk gelense, başrolünü James Woods ile Brian Dennehy’nin oynadığı bir Hollywood aksiyon filmi. Mafyöz bir katil sonradan best seller romanlar […]

Read More

Kişisel bakımda Jane Austen trendi

Jane Austen’ı sever misiniz? Bu sitede dolaşıyorsanız, muhtemelen epeyce seviyorsunuzdur. O halde Julie’nin el yapımı parfümlerine mutlaka göz atmalısınız. Latherati adlı bir kişisel bakım markasının sahibi olan kitap kurdu Julie bir süredir edebiyattan esinlenerek parfümler, banyo yağları, sabunlar üretiyor. Altı mini parfümden oluşan Jane Austen özel serisi ise apayrı güzellikte. Zira adlarını Jane Austen romanlarında […]

Read More

Lady Gaga kimi taklit ediyor?

Lady Gaga’nın ilham kaynağının Madonna olduğunu söyleyenler yanılıyor. Onun 70’lerin acayip pop ikonu Klaus Nomi ve tutucu 1930’ların ortalık karıştıran seks ikonu Mae West gibi başka ilham kaynakları var. Bir vakitler sürrealist ressam Salvador Dali’ye cüretkarlığı, kimselere benzemezliği ve tabii kıpkırmızı dudaklarıyla ilham veren oyuncu, şarkıcı, yazar, yönetmen, nüktedan Mae West’in efsanevi ünü Lady Gaga […]

Read More

Bir yazar bir deftere âşık olursa

Egoist Okur’un güzel yanı insanın daldan dala sekebilmesi. Bir meşe dalına konuyorsun, sonra yandaki elma ağacının üst dallarından birine uçuyorsun, oradan hooop gene meşe ağacına ve sonra kim bilir nereye… Geçenlerde bir vesileyle Peter Straub’dan söz etmişken; yazarımın o janjanlı, oyuncaklı sitesine rutin ziyaretimi yapmamak olmazdı. Aşağıda kendisinin bir deftere aşık oluşuyla başlayan bir macerasını […]

Read More

Oscarlı aktör Colin Firth’ün öykülerini okudunuz mu?

Oscar ödüllü oyuncu Colin Firth’ün aynı zamanda çok iyi bir öykü yazarı olduğunu biliyor muydunuz? Nick Hornby sağolsun, ben biliyordum. Daha doğrusu Hornby’nin Sel Yayıncılık’tan çıkan “Melekle Sohbet” adlı kitabından biliyordum. Bu derlemesinde Hornby, Melissa Bank, Zadie Smith, Irvine Welsh, Helen Fielding ve Dave Eggers gibi önemli yazarların arasında Colin Firth’ün de bir öyküsüne yer […]

Read More

MIXTAPE: Adlarını romanlardan alan müzik grupları

William S. Burroughs’un Çıplak Şölen’de anlattığı yapay penis… Virginia Woolf’un fare renkli mütevazı insanları…  William Faulkner, Anais Nin, David Foster Wallace, Don DeLillo, Ranier Maria Rilke, Arthur Janov… Arada sıradan bir mide bulantısı ilacı bile var. İşte isimlerini romanlardan, yazarlardan, roman kahramanlarından hatta romanlarda geçen ayrıntılardan alan müzik grupları… Ve elbette parçaları. Gülenay Börekçi Fotoğraf […]

Read More

Edgar Allan Pooh’yla tanışmaya hazır mısınız?

Bana göre şu dünyada Winnie the Pooh’dan daha yakışıklı bir ayı olamaz. Daha iyi kalpli, daha tatlı, daha masum, daha sevgi dolu, daha eğlenceli bir ayı da yoktur. Şahsen, okumaktan bıkmayacağım çocuk kitapları arasında birinciliği tartışmasız onun maceralarına veririm. İlk altı öyküyü kastediyorum, sonradan yazılanları değil. Ve hazır internette rastlamışken, bu karikatürü benim gibi Winnie […]

Read More

Türkan Şoray olmayı kim istemez?

Kemal Tahir ‘genç yazar’ Hulki Aktunç’a sormuş: “Türk ve dünya öykücülüğünde nasıl bir eksik gördünüz ki onu tamamlamayı düşündünüz?” Aktunç’un ne dediğini bilmiyorum ama hayal ettiği, yazmayı arzuladığı ya da yazdığı her şey bu soruya bir cevap denemesiymiş gibi geliyor bana. Henüz yazmamış olan herkes Türk ve dünya öykücülüğünde bir eksiktir çünkü. Bu yüzden ‘büyük […]

Read More

Hangi roman hangi çayla iyi gider?

Novel Teas, yani ‘roman çayları’nın her paketinde 25 çay poşeti var. Ve bu poşetlerde büyük edebiyatçıların birer cümlesi yer alıyor. Güzel, değil mi? Çaysız yaşayamayanlardan biri olduğum için, bu buluşa bayıldım. Çay denen şeyin çeşidi de çok, lezzeti de… Siyah çay, yeşil çay, vanilyalı çay, portakal kabuğu aromalı çay, papatya nane anason çayı, zencefilli çay, […]

Read More

Kötülük; bile isteye zalimlik!

Kötülüğün tarifini yapabilir miyim, bilemiyorum. Kötü, keskin hatlı ve net bir şey değildir çünkü. Bizi kendisine bir türlü alıştırmayandır. Her seferinde yeni tuzaklar, yeni masum yüzler edinendir. Oyunlarına kanıp faka bastığımızdır. Hele benim gibi kötücül karakterlere karşı bir çeşit zaafınız varsa, işiniz adamakıllı zordur. Gülenay Börekçi Bile isteye zalimlik Şimdilerde edebiyata sardıran hatta All Story […]

Read More

Alain de Botton: “Bizim okulda aşk öğretilmez fakat muhakkak yaşanır”

Okulda aritmetik öğretilir ama aşkı itiraf etmenin yolları öğretilmez. İnsan artık sevmediği birini nasıl terkedeceğini de okulda öğrenemez. Üzgün birini teselli etmek için söylenmesi gerekenleri anlatan bir ders kitabı da yoktur bildiğim kadarıyla. Düş kırıklığının ardından nasıl iyileşileceği, orta yaş krizini sağ salim atlatıp yola nasıl devam edileceği, utangaçlığın nasıl yenileceği ve toplum içinde nasıl […]

Read More

Kanuni’nin oyun arkadaşı Hurrem Sultan

Hepimiz kendi hayatlarımızın imparatorları, imparatoriçeleri, cariyeleri ve köleleriyiz… Eğilmez olduğumuz anlar olduğu kadar; diz çöktüğümüz anlar da bize ait. Sözlerimizle öldürebiliriz, tıpkı sessizliğimizle yapabildiğimiz gibi. Öyle kudretliyiz ki, gülüşümüzle bile bir başkasına hayat verebiliriz. Aşkın içinde kaybolurken köle, bir aşkı bitirirken efendiyiz. Bazen aşk için ölürüz, bazen aşk bizi öldürür… Kimileri için muhteşem imparator ya […]

Read More

CB I Hate Perfume: 19. yüzyıl kokusu

Charles Dickens romanlarını, edebiyatta 19. yüzyıl kokusunu seviyorsanız CB I Hate Perfume’un parfüm, eau de toilette ve oda spreyinden oluşan yeni serisine bayılacaksınız. Yaratıcısı In the Library, yani “kütüphanede” adını taşıyan bu yeni serinin, Rus ve Fas işi deri ciltlerin, eski zaman kumaşlarının ve ahşap cilasının da katkısıyla tıpkı bir 19. yüzyıl İngiliz romanı gibi koktuğunu […]

Read More

Al Qaynah: “Ülke diye bir şey yok, evet, ama sesler var…”

“Bir müzisyen olarak da doğu ezgileriyle duygularımı çok daha doğru ve açık ifade edebildiğimi, müziğe kendi ruhumu daha fazla katabildiğimi fark ettim. Grubum Al Qaynah‘ın sloganı “There’s no country”, yani ülke diye bir şey yoktur! Ülkeler yok, evet, ama sesler var. Batılı sesler ve müzikler bana gittikçe daha yaratıcılıktan yoksun ve ticari gelmeye başladı, Türk ve […]

Read More