Egoist okur

Film Kedileri: Godfather’dan Bazıları Sıcak Sever’e unutulmaz kareler

Susan Herbert’ın Shakespeare Kedileri albümüyle ilgili yazı o kadar çok sevildi ve okundu ki, ünlü ressama yeniden yer vermek şart oldu. Herbert’ın filmlerin başrollerine kedileri yerleştirdiği bir albümü daha var. İşte aralarından seçtiklerim. Coppola’nın Godfather’ı da var, Marilyn Monroe’lu Bazıları Sıcak Sever de… Frankenstein’ın Gelini, İyi, Kötü ve Çirkin, İnsanlar Yaşadıkça, Yaralı Yüz… Sonra Laurel […]

Read More

GÖKSEL: “İçimden daha cesur bir kadın çıkardım”

Göksel’in yeni albümü “Bende Bi’ Aşk Var” çıktı. İlk arkadaş olduğumuzda ben henüz gazeteci değildim. Onun da müzikle, her fırsatta şarkı söylemek dışında bir alakası yoktu. Anlayacağınız Göksel’in büyük acılardan sonra, her seferinde anka kuşu gibi küllerinden doğan bir kadın olduğunu, incecik, naif görünümünün altında çok güçlü bir ruh taşıdığını bilecek kadar iyi tanıyorum onu. […]

Read More

Stil ikonu + aktivist Jane Birkin: “Özenle huzursuz olmak lazım!”

Seks ikonluğu, fotomodellik, modacılık, oyunculuk, şarkıcılık, hayırseverlik, insan hakları savunuculuğu, hayırseverlik, annelik… Jane Birkin’in şöhret çizgisinde bunların hepsi ve daha fazlası var. İnsan hakları savunuculuğu mühim. Bertrand Russell’ın da kuzeni olan Jane Birkin 12 yaşındayken mesela Uluslararası Af Örgütü’ne kaydolarak idam cezası karşıtı bir yürüyüşe katılmış. Gülenay Börekçi “Kimseniz kalmamışsa, yapmanız gereken tek şey, ipek […]

Read More

Aylin Aslım: “Her kadın büyücüdür aslında”

Canını Seven Kaçsın adlı albümünün kapağında Aylin Aslım yüzüne rengarenk savaş boyaları sürmüş bir savaşçı gibi çıkıyordu karşımıza. Şarkılarda da hayatla ve aşkla ilgili anarşist bir tavır söz konusuydu. Peki ama o şarkıları söylerken yumuşak başlı olmayı, “çenesini tutmayı” reddeden bu kadın gerçekte nasıl biriydi? Aylin Aslım’la iki yıl önce röportaja giderken bunları düşünüyordum ve […]

Read More

Shakespeare kedileri

William Shakespeare Hırçın Kız’dan Fırtına’ya, IV. Henry’den Macbeth’e, Venedik Taciri’nden Hamlet’e, Romeo ile Juliet’e kadar yazdığı oyunlarda kedilerden tam 44 kez bahsetmiş. Bu 44 kedi bahsinde, büyük oyun şair ve yazarının, insan ruhunu tanıdığı kadar kedi tabiatını, yani kedilerin alışkanlıklarını, anatomilerini, sevdikleri ve sevmedikleri şeyleri, ellerinden gelenleri ve gelmeyenleri çok iyi bildiği belli oluyor. Gülenay Börekçi Film […]

Read More

ŞEYTAN ETKİSİ: Başka yere bakma, kötülük burada, seninle!

Bir deney için bir grup sıradan insan, üniversitenin bodrumunda yaratılan cezaevi simülasyonunda mahkum ve gardiyan olarak ikiye ayrılır. Ve çok geçmeden kendilerini rollerine öyle kaptırırlar ki “mahkum” olanlar firar etmenin yollarını aramaya, “gardiyan” olanlarsa sükûneti sağlamak adına şiddete başvurmaya başlar. Deneyi gerçekleştiren psikoloji profesörü Philip Zimbardo. Birkaç gün içinde patlak veren dehşet verici olaylar üzerine […]

Read More

ŞEYTAN ETKİSİ 2: Kötüler hep buradaysa, iyiler nerede?

Kaldığımız yerden devam edelim. Prof. Zimbardo içimizi kararttıktan sonra umut verici şeyler de söylüyor: “Son yıllardaki yaygın normallik karşıtı propagandanın aksine kötülük aslında sıradan bir şey. Canavarca şeyler yapan insanlar normal hayatta ‘korkutucu biçimde normal’ görünüyorlarsa, kahramanca şeyler yapan adamlar da muhtemelen normal hayatta ‘leziz bir biçimde sıradan’ görünüyorlardır. Sessiz gözlemci olmayı reddeden, kötülüğe sadece […]

Read More

Muzaffer Şerif’in Survivor’a ilham veren 60 yıllık “kutuplaşma” deneyi

Tabii ki Acun Ilıcalı’nın programı değil konum. Oradaki kavgalar, dövüşler de değil. Yani yazıda kavgalar, dövüşler, aşağılamalar ve hakaretler var ama olay 60 yıl önce geçiyor. İlginizi çekeceğine eminim… Hikâye epey eski. Türkiye’de sol görüşleri sebebiyle hapse girmiş hatta işkence görmüş olan genç psikolog Muzaffer Şerif sonunda ülkeyi terk ederek ABD’ye gitmiş. Ve toplumsal psikoloji […]

Read More

Patti Smith’ten sihir dersi: “Zirveye çıkmaya çalışma, zirve sana gelsin”

Altay Öktem diyor ki: “Türkçe’ye çevrilmeseydi, şöyle çek-yata uzanıp sayfalarını yutarcasına okuyamasaydım gerçekten de gözüm açık giderdi, diye düşündüğüm iki kitap var. Şimdi aklınıza Shakespeare’den Kafka’ya kadar bir sürü isim gelmiştir ama değil. Hiçbiri değil. Kitaplardan biri ‘Barnabas Evangelium’, diğeri de Patti Smith’in ‘Just Kids’i… Yıllar önce dualarımın yarısını kabul edilmiş, ‘Barnabas İncili’ Türkçeleşmişti zaten. Sevgili […]

Read More

Salinger şarkıları: Gönülçelen hâlâ burada, aramızda dolaşıyor…

Tamam, Teoman ve Gönülçelen’i de var ama o tam olarak Salinger’la alakalı sayılmaz. Bana öyle geliyor ki o başka bir yazının konusu olur. Bu yazıdaysa Rhett Miller gibi J.D. Salinger’dan etkilenen müzisyenler ve yaptıkları şarkılar var… Gülenay Börekçi ‘Catcher in the Rye,’ Guns N’ Roses Chinese Democracy albümünden. John Lennon’ı öldüren Mark David Chapman’ın Gönülçelen […]

Read More

Salinger’a bir giriş: Homeopati, Vedanta Budizm ve yalnız kalma arzusu

İlk ve tek romanının yayınlanmasıyla tüm zamanların en büyük yazarlarından biri haline gelen ve aradan geçen yıllarla birlikte ünü, saygınlığı hiç eksilmeyen, üstelik bunu korumayı insan içine çıkmayarak, röportaj vermeyerek, fotoğraf çektirmeyerek ve çok uzun süredir tek satır yazmayarak başaran kaç kişi biliyorsunuz? Hafızanızı zorlamayın; Salinger’dan başkası yok. Ve işin kötüsü, artık o da yok. 50 […]

Read More

Instagram’ın kralı Civil King’den Egoist Okur’a özel film müzikleri

Mehmet Kirali, nam-ı diğer Civilking tanıdığım en şahane adamlardan biri. Bir kere harikulade fotoğraflar çekiyor. İkincisi kedileri, daha doğrusu aslında bütün hayvanları çok seviyor. Üçüncüsü müthiş bir film izleyicisi, bu konuda neredeyse bir profesyonel. Dördüncüsü, Instagram’ın kralı. Beşincisi dünyanın en yardımsever, en nazik ve en tatlı insanlarından biri. Altıncısı… Yok, saymakla bitmeyecek. En iyisi onu […]

Read More

BİR ZAMANLAR CEP TELEFONU: Meğer mucidi dünyanın en güzel kadınıymış!

Şaka değil, gerçekten öyle! Cep telefonunun icadının hikayesini, “Hedy’s Folly” adlı kitabı okuyunca yazmaya karar verdim. İlginizi çekeceğini umduğum yazıda “dünyanın en güzel kadını” lakaplı Hedy Lamarr ve geçen yüzyıl başında ortalığı kasıp kavurmuş dahi besteci George Antheil var. Fotoğrafta ikisini de görüyorsunuz. Ama hikayeye başka mühim şahsiyetler de karışıyor. Mesela Ezra Pound ve Man […]

Read More

2012 için yeni bir dil önerisi: Bahab’ınız bol olsun, evkeder sizden uzak dursun!

Olmayan Kelimeler’i 52 hafta boyunca elinizden düşüremeyeceksiniz. Her baktığınızda hangi kelimelere ihtiyaç duyduğumuzu görecek, edebiyatçıların uydurduğu kelimelerden bazılarını hayatınıza katmayı isteyeceksiniz. Şimdilik söyleyeceğim kısa ve öz: Bahab’ınız bol olsun, evkeder sizden uzak dursun, akılyürek yolunuzu aydınlatsın…. Gülenay Börekçi 2012 için yeni bir dil önerisi: Bahab’ınız bol olsun, evkeder sizden uzak dursun! Her yıl dikkat çekici […]

Read More

SİBER ÂLEM: Daha büyük, daha derin bir yalnızlık…

Demokrasi bütün görüşlerin açıkça ifade edilebildiği bir yönetim biçimi ya, dünya üzerinde de henüz bu tür bir sistemi eksiksiz bir biçimde oluşturup sürdürebilen bir ülke yok. En azından şimdilik. Bir ülke yok ama bir gezegen var, adına “Blogosfer” deniyor. Bizde kimsenin haberi olmasa da, blogosfer dünyanın şimdilik en büyük ve en kapsamlı medya gücü. Konuya […]

Read More