Egoist okur

“Ayrılığın acısını unutacağız sadece, birbirimizi ne çok sevdiğimizi değil”

Tolga Meriç’in bir anne kediyle yavrusunun ayrılığını anlatan “Pati İzleri” adlı kitabı, sert bir konuyu çırılçıplak bırakıp sevgiyle örüyor.  Tolga, Epsilon Yayınevi’nden çıkan kitabını bu kez Volkan Varlıker’e anlattı. PATİ İZLERİ’nde ayrılığın şifresi çözülüyor Çıplak sevgi “Pati İzleri” nasıl doğdu? İki yıl kadar önce, 22 yıl yaşadığım ve çok sevdiğim İstanbul’dan ayrılıp Seferihisar’a yerleştim. Düşlediğim […]

Read More

Kendi gremlin’lerimizi fark etmek

Kişisel gelişimi çocuk edebiyatına taşıyan Gülenbilge Ersan, ikinci kitabı “B.A.K.”ta hem çocukları hem de yetişkinleri yepyeni bir göz edinmeye çağırıyor. Tolga Meriç Gülenbilge Ersan’dan B.A.K.: Ya da kendi gremlin’lerimizi fark etmek Hem ilk kitabınız “Beş Dakikalık Upuzun Bir Yolculuk” hem de yeni kitabınız “B.A.K.”la çocuk edebiyatında yeni bir sayfa açtınız. Kişisel gelişim öğretilerini çocuk kitaplarına […]

Read More

PATİ İZLERİ’nde ayrılığın şifresi çözülüyor

Tolga Meriç, hayattaki en yakın arkadaşlarımdan biri. Siz onu gazeteci ve editör olarak tanıyorsunuz. Ayrıca romancı İnci Aral’la, oyuncu-yazar İclal Aydın’la, şarkıcı Zerrin Özer’le ve ünlü ya da ünsüz daha birçok kişiyle kitaplar yaptı; kendi deyişiyle “sahneye koyucu” oldu, yazıyla yönetmenlik yaptı. Ve şimdi onu tanıyan herkesi şaşırtacak bir işle çıktı okur karşısına. İlk kitabını […]

Read More

Zihnin ve hayatın caz halleri

Yasemin Eğinlioğlu’nun “Caz Halleri” adlı yeni kitabı sarsıcı, samimi, şaşırtıcı, okuyanın yalnızlığını alan ve hayatı edebiyata dönüştürmeye çağıran bir anlatı… Tolga Meriç Tolga Meriç, Yasemin Eğinlioğlu’nun “Caz Halleri” kitabını yazdı Edebiyatımıza “Derinlik Deliliği” adlı romanıyla giren, kendine has dilini ve temalarını “Hangi Melek Dinlemez Şeytanını” adlı öykü kitabıyla genişleten Yasemin Eğinlioğlu, bu defa “Caz Halleri” […]

Read More

İnsanlık kime benzer?

“Yalnızlık Kime Benzer”in isimsiz kahramanı, Lal’in kendisini bırakıp gidişinin ardından, yalnızlığın izini yazar yüzlerinde ve edebiyatın içinde sürerken, bize bunu da gösteriyor. Yazınsal olanı gerçeklik algısı ve yaşama biçimine dönüştüremedikçe, yalnızlığımızın hiç bitmeyeceğini anlatıyor. Semih Gümüş’ün yalnızlığı kimseninkine benzemeyişiyle, daha önce saptanmamış bir var oluş halinin ve derin bir insanlık sancısının adını koyuyor. Tolga Meriç […]

Read More

ÖL: Bir doğum lekesi olarak ölüm

Çağnam Erkmen, ilk romanı “Öl”de zamandaki ölüm izlerini takip ederken, doğamızın ölümle nasıl biçimlendiğini sorguluyor. Tolga Meriç Not: Fotoğraftaki Proust. Öldüğünde Man Ray çekmiş. ÖL: Bir doğum lekesi olarak ölüm Diyelim ki ellili yaşlarda, eğitimli, hali vakti yerinde, evli bir kadınsınız. Amansız bir hastalık kapınızı ikinci kez çalmış ve ne kadar zamanınız kaldığını neredeyse günü […]

Read More

Sputnik Sevgilim: Murakami’den KAYBOLMA SANATI

Haruki Murakami “Sputnik Sevgilim”de, her şeyin çoktan kaybolmuş olduğu bir zamana ve aradıklarımızı ancak kaybolarak bulabileceğimiz bir yere götürüyor bizi. Tolga Meriç Sputnik Sevgilim’de Murakami bizi, aradıklarımızı ancak kaybolarak bulabileceğimiz o yere götürüyor “Sahilde Kafka”, “Yaban Koyununun İzinde”, “Kadınsız Erkekler”, “1Q84” gibi kitaplarıyla ülkemizde hatırı sayılır bir okur kitlesine sahip olan Haruki Murakami, dilimize çevrilen […]

Read More

Kürşat Başar: ASLINDA HAYALET…

“… Sonra en azından şundan kendi adıma emin oldum: Kürşat Başar’la yaptığım her iki röportajda da ben bir hayaletin karşısında oturmuştum. Şimdi de bir hayaletin yazdığı kitabı okuyordum.” Tolga’nın bu yazısı okuyunca, yıllar önce yazdığım bir yazıyı hatırladım: “Yaşayanların bazıları hayalettir aslında…” Tolga, Everest Yayınları etiketli “Aslında Hayal”i anlatacaktı, bunun yerine şahane bir şey yaparak […]

Read More

İllüzyondan kurtulup hayatın aslıyla iyileşmek

İş hayatımızı plazalara, özel hayatımızı sanal dünyaya devredip hastalandığımız dijital çağda aslımıza nasıl geri dönüp iyileşeceğiz? Yüce Zerey, “Fabrika Ayarlarına Dön” adlı kitabında ağlanacak halimize güldürerek bu yaşamsal meseleye bakıyor. Bize illüzyon hapishanelerinden kurtulup hayatın aslıyla iyileşmeyi teklif ediyor.  Tolga Meriç Fabrika ayarlarına dönmek Yüce Zerey, plazalara hapsolmuş profesyoneller dünyasını yakından tanıyan bir yazar. “The […]

Read More

Taht Oyunları tadında Osmanlı tarihi

Yazdığı Fatih ve Bayezid romanlarıyla yüz binlerce okura ulaşan Beyazıt Akman, “Osman: Aşk ve Savaş” adlı iki ciltlik son yapıtında Osman Gazi’yi ve kuruluşu anlatıyor. Zengin kadrolu romanının pırıltılı isimleri Yunus Emre ve Marko Polo içinse “Aynı zaman diliminde, aynı topraklarda dolaşan bu üç figürü bir araya getiremeyeceksek roman ne işe yarar?” diyor… Tolga Meriç […]

Read More

Kıskançlık hakkında her şey ve o uğursuz cümle: “Oh olsun!”

Sizin için kıskanç denebilir mi? Haset duygusunu mu kendinize daha yakın bulursunuz, yoksa imrenmeyi mi? Başkalarının kaybı, kazancınız ya da mutluluğunuz oldu mu hiç? Çok mu uzak bu duygular size? O halde Peter Toohey’in “Edebiyatta Sanatta ve Popüler Kültürde Kıskançlık” adlı kitabını okuyun. Okuduktan sonra bakalım ne kadar emin olabileceksiniz kendinizden… Oh olsun! Doğan Kitap, […]

Read More

Woolf hadisesi hatırlattı: “En iyi yazar, ölü kadın yazardır”

“Küçük yaşta yazarlığa, 59 yaşında mezarlığa adım attı. Dalgalarla sörf yapıp, nehir bile denmeyecek bir kaşık suda boğuldu. Bilinç akışı mı, nehir akışı mı? Odalarda ışıksızdı. Paranoyaklığı zaten Shakespeare’in olmayan kız kardeşi üzerine saatlerce konuşmasından belliydi. Geri gelir mi? Gelirse gelsin, kim korkar bakire kurttan? Bkz: Nicole Kidman.” 5 Çayı’nda Tolga Meriç’le bu hafta yukarıda […]

Read More

“Hayatta aşka düşmek de mümkün, aşkla yükselmek de”

Tuna Kiremitçi’nin Destek Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı “Kendi Seven Ağlamaz” okuru sert içki gibi çarpan, yani trajediyle komediyi ya da yakınla uzağı aynı potada eriten bir roman. “Alkolik eski çocuk yıldız” Sitare’nin, aşkı “düşüşteki yükseliş”te keşfedişinin kendini soluk soluğa okutan serüveni… Tolga Meriç Gerçek aşk peşinde koşarken ruhunu ve bedenini savurganca açan Sitare’nin romanı Charlie […]

Read More

Nurdan Gürbilek: “Şölen sofrasından dışlananlar için”

“Eğer yazılanlar melodramdan, romantik bir acı kutsamasından ya da hamasetten ibaret kalsın istemiyorsak, güçlü edebiyatçıların önümüzde açtığı ufku, örneğin Dostoyevski’nin hem gerçekçi hem çoksesli hem de trajik ufkunu önemsememiz gerekir. Yani mağdurun karanlığına bakabilmemiz, başkalarının iktidarıyla olduğu kadar kendi iktidarsızlığımızla da yüzleşebilmemiz gerekir.” Tolga Meriç’in Nurdan Gürbilek’le yaptığı “Mağdurun Dili” röportajını yeniden okuyunca, siz de […]

Read More

Eleştirmen zaafları

Arkadaşım Tolga Meriç’le genellikle hafta sonları buluşup çay içiyor, arada da en çok edebiyat konuşuyoruz. Çok yazı malzemesi çıkıyor ama mahalle baskısı mı demeli, otosansür mü bilmem, nedense yazmayı ihmal ediyoruz. Tehlikeli sulara girdiğimiz de oluyor… Dün bir karar aldık ve ne çıkarsa diyerek kayıt cihazını çalıştırdık. Son günlerin pek popüler Barış Bıçakçı eleştirilerinden başladık, […]

Read More