Egoist okur

Nabokov, Calvino, Brautigan, hepsi bilimkurgu yazdı…

Düzelteyim; “Bu yazarların hepsi bilimkurgu da yazdı” demeliydim. Bu kez başka dünyaların ve başka hayat biçimlerinin mümkün olduğu fikrinden hareketle yaratılan bu türe ve onun önemli edebiyatçılar tarafından nasıl yorumlandığına bakıyoruz. Ve görüyoruz ki “Bilimkurgudan edebiyat çıkmaz” diyen tutucular fena halde yanılıyor… Üstelik bu türün Batı kökenli olduğu konusunda da yanılıyor olabiliriz. Bakalım… Gülenay Börekçi […]

Read More

Andrew Solomon röportajı: Çocuğunuzun hangi kusurunu değiştirmek isterdiniz?

Andrew Solomon, ağırlıklı olarak siyaset üzerine yazan bir psikolog. Önceki yıllarda dünyanın depresyon atlasını çıkarmıştı. Şimdi YKY’den çıkan “Armut Dibine Düşmeyince” adlı hacimli eseri duruyor önümde. Daha ilk sayfalardan âşık olduğum kitabı anlatacak söz bulamıyorum. Aldığı sayısız önemli ödül bir yana, Time’ın “En iyi 100 kitap” listesine şimdiden girmesi de gösteriyor ki bu kitabı çok […]

Read More

Suçun ve cezanın edebiyatı: 19+ polisiye tavsiyesi

Fransız yönetmen Jean-Luc Godard, film çekmek için bir silah ve güzel bir kızın yeterli olduğunu söylemişti. Amerikan edebiyatının ‘sert ve cool’ adamı Raymond Chandler’sa polisiye yazmak isteyenlere şu öğüdü vermiş: “Kafanız karışıksa, ne yazacağınızı bilemiyorsanız, elinde silahla kapıya dayanmış bir adamla başlayın.” Basit bir formül ama işe yaradığı kesin. Bir kere, işin içinde silah varsa […]

Read More

Edgar Hilsenrath: ‘Kapılarını açmayan cennetin canı cehenneme!’

Alman edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan ve “F*ck America”, “Gece”, “Son Düşüncenin Masalı”, “Nazi ve Berber” adlı romanları bizde de yayımlanan Edgar Hilsenrath’la yapılmış bu röportaj dün geldi. Yazarla, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “F*ck America”nın çevirmeni Feza Şişman konuşmuştu; soluğum kesilerek okudum. Nazi Almanyası’nı terk edip Amerika’ya yerleşen ve ülkesine ancak yıllar sonra dönebilen […]

Read More

Shakespeare hakkında bilmek istediğiniz her şey

Üniversitede upuzun iki yılımı hem de Akşit Göktürk gibi mükemmel bir hocayla çalışarak Shakespeare’e verdiğim halde, her seferinde dünyanın bu en büyük şairi ve oyun yazarı hakkında yeni şeyler öğrenebildiğimi fark ederek şaşırıyorum. O yüzden Alfa Yayınları etiketiyle çıkan “Shakespeare Kitabı”nı görür görmez atlayıp sayfalarını karıştırmaya başladım; içindeki fotoğraflara baktım, şurasını burasını okudum ve “Tamam” […]

Read More

Javier’in melankolisi, Marias’ın tutkusu: Karasevdalılar

Sarhoş edici bir sevda, kalbi kırık karakterler, asimetrik bir kurgu, insan ruhunun cömertliğine ve bencilliğine dair haller, suçların cezasız kalması, ölenlerin hayatımızda yer işgal etmeyi sürdürmesi, hafızanın işleyişi, mutlak hakikatin bilinemezliği… Bunlar, elimdeki oyunbaz ve felsefi romanın muammalarından sadece bazıları. Bir eleştirmen Marias için “ruhun karanlık köşelerini elinde bir fenerle aydınlatıyor” demiş, doğru. Yarattığı karşılıksız […]

Read More

Oya Baydar kitabı, Zeki Müren sergisi

“Üç çeyrek asra yayılmış hüzün, acı, keder, heves, mutluluk, heyecan, haz anlarının şahitliğini; darbelere, kıyımlara, zorunlu göçlere, sürgünlere maruz kalmanın yorgunluğunu; bireysel ve toplumsal değişimlerde yaşanan hayal ve umut kırıklıklarını okumak, ince bir keder barındırmasının yanında insana kendi geçmişini de çağrıştırıyor.” Semih Büyü bu kez Oya Baydar’ın Can Yayınları’ndan çıkan “an’lar kitabını”, Yetim Kalacak Küçük […]

Read More

Daha daha Zeki Müren: Paşa’nın 7 sırrı

Zeki’nin Müren’le mülâkatıyla başlayıp Paşa’nın aşk tarifiyle devam ediyoruz. Ardından “Sanat Güneşi”nin irili ufaklı birkaç sırrı geliyor. Akademi anılarını gardrobuyla ilgili ayrıntılar takip ediyor. Son olarak kış kapıda ya; kendisinden içimizi ısıtacak, ruhumuzu alevlendirecek şahane bir kokteyl tarifi alıyoruz. Ve “ıslak uykulu” bir şiiriyle bitiriyoruz… Finalde pastanın kreması, yani bir galeri var…  Zeki Müren’imizin sırlarından bazıları onunla […]

Read More

Orhan Pamuk: “Ruhum ikiye bölünmüştü, şimdi birleşti”

Her zaman kolay olduğunu söyleyemem ama benim için Orhan Pamuk, röportaj yapması en zevkli insanlardan biri olmuştur. Fakat bu röportajımız daha öncekilerin aksine sükunetle başladı, sükunetle bitti. Sebep, Masumiyet Müzesi’nin onun ve benim üzerimdeki etkisiydi muhtemelen. Pamuk’un 15 yıl sonra müzesini nihayet tamamlamaktan ötürü duyduğu mutluluğu aşağıda okuyacaksınız. Bana gelince; birkaç yıl önceki şüpheciliğimi hatırlayarak […]

Read More

Füruzan: “Aşksız hayat boşa yaşanmıştır!”

“Hayatta incelikli dikkatler geliştirmemiz için gerekli olan şeyler bozuluyor… Kabalık gündelik bir alışkanlık durumuna geçti. Çevremizi saran her şeyin kirletilmesi bu hoyratlıkla besleniyor.”  Türk edebiyatının en büyük isimlerinden biri ama 1999’dan beri yeni bir kitabı yayımlanmadı. Hayatını, yazarlığını, film yönetmenliğini, aşklarını, kederli ya da sevinçli anlarını anlattığı Füruzan Diye Bir Öykü hariç. Pek ender olarak […]

Read More

Mine Söğüt; İstanbul’daki yeraltı rehberiniz…

Birkaç yıl önceydi, 2007 falan… Uzun ve kasvetli bir kış uykusundan uyanmıştım. Bahar gelmişti, bense yerimde duramıyordum. Can sıkacak şeylerin etkisi uzun sürmüyor gibiydi. Kimseye çok kızamıyor, tadını çıkara çıkara küsemiyordum. Çoktan yitirdiğimi sandığım bir duyguyla, fazla debelenmeden olayların akışına bırakıveriyordum kendimi. Ve her fırsatta sokağa çıkıyordum. Güneşle yıkanayım, saçlarım rüzgarla uçuşsun, gözüme toz kaçsın, […]

Read More