Egoist okur

Teoman eserini “bitirirken” onu biz “tamamlayacağız”…

Tolga Meriç, benim eski arkadaşım. Egoist Okur’un da başından beri ayrılmaz parcçası. Teoman’a dair yazmaya en çok hakkı olanlardan, çünkü en güzel Teoman röportajlarından birkaçını gerçekleştirdi. Daha doğrusu birlikte çalıştığımız yıllarda, ben Picus da dahil olmak üzere şahane bazı dergiler yaparken (alçakgönüllülük etmeye lüzum yok, sahi zannedebiliyorlar) Tolga da röportajlarıyla, yazılarıyla bütün o dergilere katkıda bulundu. Fırsat olursa ve müsaade ederse işlerinden bir kısmını muhakkak buraya alacağım. Ama şimdi Tolga’nın, Teoman’ın müziği bırakma kararı üzerine yazdığı yazıyla yetinin. Farklı bir yerden baktığı için, klişe yazılara benzemediği için…

Gülenay Börekçi

Teoman’ın “sanat eseri” dediğimiz şeyle hayli karışık ilişkilere girmiş olduğunu hissettiğimde evinde, söyleşilerimizden birindeydim. Bulur bulmaz kaybettiği babasını kitaplıkta aradığını anlatıyordu. Kalleş ya da ahlaksız değilseniz anlatmayacağı şey yok gibiydi. Tuhaf olan, ne anlatsa, anlata anlata bir şeyin parçası yapıyordu karşısındakini. “İnsan böylelerinin elinde oyuncak olur,” diye düşünüyordum, o öyle zihnimi bir şeyin içine çeke çeke anlattıkça. Bazen de kendimi, Teoman’ın zihnine hazır doğmuş bir kurgunun içinde buluyor, ama bunu, yani neyin parçası kılındığımı her şey olup bittikten sonra anlıyordum ancak. Böyle böyle, ondaki kurgu bilincini, sanat eserine çevirme yetisini sadece şarkılarına değil, doğrudan doğruya kendisine ve karşısındakine de yönelttiğini hissediyordum. Hayatı eser formunda yaşadığını, başka türlüsünü bilmediğini ve bilemeyeceğini düşünüyordum.

Teoman’ın müziğe uzun bir ara verme ya da müziği temelli bırakma kararının işte bununla, yani kendi eseriyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Durup eserine bakacak. Son okumasını yapacak. Belki, olmamış deyip baştan alacak ve tamamlayacak. Ama eğer tamamlandığına inanırsa o defteri gözünü bile kırpmadan kapatacak. Bu terbiye var çünkü onda. Hepimizin yıllardır tanık olduğu bir terbiye bu. Eserini şımararak harcamayacak.

Fakat bu kadar değil bu mesele. Yazının başında onunla gerçekleştirdiğimiz sohbetlerde neler olup bittiğini boşuna anmadım. Benim başıma gelen şey, aslında onu seven herkesin başına geldi. Eserinin parçası yaptı sevenlerini. Açıktan açığa, en başından beri yaptı bunu. Geldiği aşamada, Teoman yine aynı açıklıkta. O yüzden, şimdi karşısına geçip, hep beraber bakacağız o esere. Beraber tamamlayacak ya da beraber bitireceğiz. Ve bu ikisi, yani tamamlamak ya da bitirmek, aslında aynı anlama gelecek o zaman.

Tolga Meriç

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment