Egoist okur

Uygar Şirin’den birlikte büyüdüğümüz şarkılar…

Sinema yazarı ve romancı arkadaşım Uygar Şirin çok iyi bir iş yaptı ve yakın tarihimizi pop şarkıları aracılığıyla anlatmayı denedi. Karışık Kaset, bütün bir ülkenin ve insanlarının hikayesiydi. Aşklarımızın, sevinçlerimizin, heyecanlarımızın… Düş kırıklıklarımızın, vicdan azaplarımızın, korkularımızın… Her karakterin, her duygunun, her hadisenin, her  gerçek ya da kurgusal diyalogun şarkı olarak bir karşılığı vardı ve bu bence Karışık Kaset’i “müzikal roman” diyebileceğim bir türün ilk ve en önemli temsilcisi yapıyordu.

Müzikle bu tarz derin bir ilişkisi olan bir adamın neler dinlediğini, hangi şarkıları sevdiğini insan haliyle merak ediyor tabii. Yani tamam, romanda neler dinlediğini anlatıyor ama müzik dinlemeye hangi şarkılarla başladığını, onu ilk heyecanlandıran şarkıları bilmek de iyi olabilirdi öyle değil mi? Sordum, “Birlikte büyüdüğüm şarkılar” diye bir liste gönderdi. Lakin şöyle bir göz gezdirince, listesinin başlığında ufak bir değişiklik yaparsam bana kızmayacağını hissettim. Buyurun,  “Birlikte büyüdüğümüz  şarkılar”ı dinleyin.

Gülenay Börekçi

uygar sirin egoistokur efkar karmasi 1

“Birlikte büyüdüğüm şarkılar”

Drive, Cars

Çocukluğuma ihanet etmemek için “80’ler bir şarkı”yla açılış yapmam lazım.

Aşıklar Makamı, Ferhan Şensoy

Bizim kuşağın pek çok üyesi gibi ben de “Bir gün Ferhangi Şeyler seyrettim ve hayatım değişti”cilerdenim.

Oyunu seyrettikten yıllar sonra CD’si çıkınca hemen uyduruk bir kurgu programını minimum düzeyde öğrendim. Sırf Ferhan Şensoy’un oyunda söylediği 5 şarkıyı çekip çıkarmak ve bağımsız olarak dinleyebilmek için.

Sonra internet çıktı, şarkılar meşhur oldu, youtube’a düştü. Fakat kapanıştaki şarkıyı, sadece Ferhangi Şeyler’in değil tüm zamanların en güzel şarkılarından birini (şarkı derken öncesindeki monoloğu da kastediyorum) ara tara internette bulamadım. Galiba Ferhan Şensoy bu şarkıyı uzun zamandır oyunda söylemiyormuş. Madem öyle, Efkar Karması vesilesiyle YouTube’a koyayım dedim, “Aşıklar Makamı” ismini yakıştırarak.

(“Şarkı ne anlatıyor?” sorusuyla uğraşmak isteyenler için anahtar kelimeler: Eşrefoğlu Rumi/“Bana Derdin”, Hasan Dede, melamilik)

Kara Yazı, Ahmet Kaya

İlk gençliğimde muhafazakar bir Ahmet Kaya dinleyicisiydim. Şöyle ki: Emek’te bir konserine gitmiştim (sene 87, 88), tek başına ve bir bağlamayla çıktı sahneye. O halini seviyordum (Aşık Ahmet Kaya). Zamanla albümlerinde “orkestrasyon” arttıkça burun kıvırdım, “İlk iki albümü daha güzeldi” diye. Sonra fikrim değişti tabii ama şimdi yine elim en eski şarkılarından birine gitti.

Broken, Beat & Scarred, Metallica

Metallica’yla yaşıtlarıma göre geç tanıştım ama bir Metallica fanatiği haline gelerek telafi ettim bu gecikmeyi. Berbat denen şarkılarını, dönemlerini bile çok severim. “Yıllar önce bittiler”e inat son albümden gelsin.

Yalan, İbrahim Tatlıses

Türkçe yazılmış en iyi şarkı sözlerinden biri.

Kaigome Kaigome, Sotiria Leonardou

Dünyada yazılmış en iyi aşk şarkılarından biri.

Gönül Çalamazsın, Yıldız Tilbe

Aşık Hüdai’nin deyişinin çok güzel başka yorumları da var ama bu yakıp geçiyor. Şarkıyı üç farklı Yıldız Tilbe söylüyor ya, onu seviyorum. “Nazını”, “sallama” ve “değilsen” dediği yerlerde sesinin yırtılmasını da.

Le Temps des Cathedrales, Bruno Pelletier

Bu şarkının, “Kapıya dayanan bu vandalları içeri alın / Nasılsa dünya 2000’de sona erecek” dediği son bölümünün eşi benzeri yok diye düşünürdüm. İki ay önce bir duvar yazısında uzaktan akrabasını gördüm: “Esmer çocukların darbukalarını ve klarnetlerini şehirden süren imparatorluğunuz lanetlendi.”

Bir Ömürlük Misafir, Erkan Oğur

Çünkü Erkan Oğur.

Zamanın Bahçesinde, Kardeş Türküler

Çünkü Kardeş Türküler’in olmadığı karma olmaz.

Telling Stories, Tracy Chapman

“There is fiction in the space between/ You and reality”

Paranoya, Duman

Şarkı yazarlığı üzerine bir şarkı ama yazarlığı da anlatıyor bence. Barton Fink’e “soundtrack” olsa yeri. Poe’nun Kuzgun’uyla da iyi gider.

Kör Heves, Ceyl’an Ertem & Mabel Matiz

Bu şarkı, isminden sözlerine, vokallerinden düzenlemesine her şeyiyle 80’lerin sonu, 90’ların başındaki bir Sezen Aksu albümünden fırlamış gibi geliyor bana. Ceyl’an Ertem ve Mabel Matiz’e bir “teenage” kıvamında hayran olduğumdan, 90’lar Türkçe Pop’una duydukları sevgiyi biliyorum. O sevgi ile bu şarkının 90’lar havası arasında bağ kurmak hoşuma gidiyor. İnsana çocukluğunun boşa geçmediğini hissettiriyor.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment