Egoist okur

Virginia Woolf’u seven kız ve öyküleri

11 yaşında ilk romanını yayınlayan Şefika Güney’e herkes “kitap kurdu” diyor. Çünkü çok okuyor. Her yerde, her zaman. Düğüne giderken bile yanına kitap alıyor, o derece. Yazma cesaretini Virginia Woolf’tan öğrenen 14 yaşındaki bu tatlı kız aslında birkaç kitabı olan ödüllü bir yazar…

“Can Dostumla Birlikte adlı kitabı Büyülü Fener Yayınları’ndan çıkan Şefika Güney, “Okuma merakımda genetik yatkınlığın ilgisi olabilir mi bilmiyorum ama Köy Enstitüsü çıkışlı dedem de çok okurmuş” diyor. Ama tabii ben bu sohbette ona okuduklarını değil, yazdıklarını soruyorum…

Gülenay Börekçi

sefika guney egoistokur gulenay borekci virginia woolf

Solda çocuk Virgina Woolf’u kardeşi Vanessa’yla görüyorsunuz. Sağda ise büyük hayranı genç yazar Şefika var. Fotoğraflarda aynı yaşlardalar.

“Bu yaz kendi kendime Çince öğrenmeyi bile denedim”

“Canım Dostumla Birlikte” adlı kitabındaki öyküler nasıl çıktı ortaya?

Bir kısmı kurgu elbette, bir kısmını da çevremde gördüklerimden, duyduklarımdan yola çıkarak yazdım. Mesela ilk öykü… Annem seminerler için sık sık il dışına çıkıyor, ben de o zaman kendimi yalnız hissediyorum, “Annesiz Günler” öykümde bu var. “Hoş Geldin Bebek” öyküm de gerçek. Doğum sonrası depresyon geçiren annem beni uzun süre kabullenememiş. Ben bunu yıllar sonra, teyzem ağzından kaçırınca öğrendim ve tabii ki yazdım.

Kitaba adını veren öykü nasıl çıktı ortaya?

Belki inanmayacaksınız ama çok istediğim halde sahip olamadığım bir köpeğin öyküsü o. Annemin köpek fobisi nedeniyle eve köpek alamıyoruz da.

Hayatındaki zevkli uğraşlardan çalmıyor mu yazmak? Daha çok oyun oynasam, daha fazla sinemaya gitsem demiyor musun?

Yok, demiyorum. Okumak ve yazmak insanlarla ilişkilerimi etkilemiyor, daha doğrusu olumlu etkiliyor. Saat dörtte okuldan geliyorum. Bir saat okuyup bir saat yazıyorum, iki saat de derslerimle ilgileniyorum. Eh, geriye oyun için iki saat kalıyor. Bu arada müzik ve diksiyon dersleri alıyor, babamla İngilizce ve Almanca çalışıyorum. Bu yaz kendi kendime Çince öğrenmeyi bile denedim. Hiçbir sosyal etkinlikten geri kalmıyorum, hafta sonları da biraz bilgisayara bakıyorum.

“Yaz da nasıl yazarsan yaz, yeter ki yaz”

Sevdiğin yazarlar kimler?

Eskiden Muzaffer İzgü ile Kemalettin Tuğcu’yu okurdum. Sonra Dan Brown hayranı oldum. Son yıllarda özellikle Rus klasiklerini severek okuyorum. Elif Şafak’ın bazı kitaplarını, Orhan Kemal’in ise her şeyini okudum. Tolstoy’dan “Anna Karenina”, Gogol’dan “Ölü Canlar”, Orhan Pamuk’tan “Kafamda Bir Tuhaflık” son zamanlarda sevdiklerimden.

Yazma teknikleri konusunda yardım aldın mı?

Ders almadım. İlk kitabımda roman yazmanın ne kadar zor olduğunu fark edince öyküye yöneldim. Öyküde daha serbest oluyorsunuz ama roman öyle değil.

Senin hakkında öğrendiğim bir şey var, onu soracağım. Virginia Woolf ve Semih Gümüş’ten ne öğrendin?

Eleştirmen Semih Gümüş’ten çok şey öğrendim gerçekten. İyi bir yazar olabilmek için iyi bir okur olmak gerektiğini söylüyor, en önemli tavsiyesi bu oldu. Virginia Woolf’tan da cesaretin önemini öğrendim. “Yaz da nasıl yazarsan yaz, yeter ki yaz” diye yazmış.

“14 yılda kendim için 14 meslek hayal ettim”

“Büyüyünce ne olacaksın?” sorusundan nefret ederdim küçükken. Ama şimdi o kızdığım şeyi yaparak sana bunu soracağım: Büyüyünce ne olacaksın?

Yanıtımı üç ay sonra değiştirip farklı bir şey söylersem lütfen kızmayın, olur mu? 14 yaşıma kadar en az 14 meslek değiştirdim çünkü. Önce çocuk doktoru olmak istiyordum, sonra psikiyatr olmak istedim. Türkan Şoray’la tanışınca sinema yönetmenliğini seçmeye karar verdim. Şu an fen lisesinde sayısal ağırlıklı eğitim alıyorum. Bakalım bu eğitim beni nereye götürecek…

Gülenay Börekçi

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment