Egoist okur

Voynich Elyazması’nın sırrı çözülüyor mu?

Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı’nın harikulâde bir bölümü var, antika yani çok eski ve kıymetli kitaplar sergileniyor. Hele benim gibi gazeteci olarak gitmişseniz, kitaplara dokunmanıza, sayfalarına bakmanıza, fotoğraflarını çekmenize de izin veriyorlar. Bir tek çok özel bir alan var, oradaki kitaplara dokunmak yasak, içeri telefonunuzu ve çantanızı bırakarak giriyorsunuz.

Eski kitapları seven biri olarak antika kitaplar bölümünü iki ayrı gün dolaştım ve 13, 14 ve 15’inci yüzyıllardan kalma çoğunluğu dinsel kitaplara uzun uzun baktım. Daha yenileri de vardı tabii. Ortak özellikleri hepsinin yalnızca akıl fikirle değil, muazzam bir el işçiliğiyle yaratılmış olmalarıydı. Yine de galiba en çok bir kopya kitaba bakarken heyecanlandım. Şifresi henüz çözülememiş Voynich Elyazması benim için fuarın en tatlı sürprizlerinden biriydi. Üstelik hissediyorum ki yakında dünyanın bu en garip kitabının sırrı çözülecek de… Onu açıklamayı yaptıklarında anlatırım :)

Gülenay Börekçi

voynich-manuscript-egoistokur-gulenay-borekci

Bitki kökleri, yıldız haritaları ve banyo yapan tuhaf kadınlar

Voynich Elyazması, Yale Üniversitesi’nin dijital koleksiyonları arasında bulup indirdiğim ve hiçbir şey anlamadığım halde ara sıra karıştırmaktan zevk aldığım bir kitap. 1912’de onu bulup satın alan sahaf Wilfrid M. Voynich’in adını taşıyor. Karbon izlerinin analizinden, 1400’lerin başında yazıldığı sonucuna varılmış. Ne anlattığı belirsiz, çünkü şifreli bir dili var ve bu dili çözebilen bir dilbilimci, tarihçi, kriptolog yok. Bazıları kitabı aslında Roger Bacon, Edward Kelly ya da simyacı John Dee’nin yazdığını iddia etmiş ama bu teoriler de kanıtlanamamış.

İçinde yıldızları, bitkileri, hiç bilmediğimiz yaratıkları ve tuhaf bir tesisatla birbirine bağlanmış küvetlerde yıkanan çıplak kadınları gösteren resimlerle dolu Voynich Elyazması’nın sırrını sanırım çok yakında öğreneceğiz. Zaten İngiliz uygulamalı dil bilimleri profesörü Stephen Bax, kitaptaki 10 sözcüğün şifresini ve bazı sembolleri yıllar sonra nihayet çözdüğünü, dolayısıyla kitabın ne amaçla yazıldığını, şansı yaver giderse, yakında anlatabileceğini açıkladı.

Tahminimce Bax bu açıklamayı gelecek yıl, Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı’nda yapacak.

Zira geçen ay fuarın antika kitaplara ayrılmış olan bölümünde kendimi cennette hissederek dolaşırken, Voynich Elyazması’nın tıpkıbasımını görmüş ve “Burada bir sürü orijinal kitap sergiliyorsunuz, neden bu kitabın da orijinalini getirtmediniz?” diye sormuştum. “Bu, sadece duyuru amaçlı bir sergi. Kitabın aslı gelecek yıl sergilenecek ve bu çok büyük bir olay olacak” cevabını aldım. Dolayısıyla, bekleyelim, görelim.

Bu arada kitabın kopyasını karıştırmanın bile bana acayip heyecan verdiğini söylemem lazım. Kitapta neler gördüğüme gelince…

+ Botanikle ilgili sayfalarda hiç bilinmeyen 113 bitki türü yer alıyor.

+ Astronomi ve astrolojiyle ilgili sayfalarda, Balık, Boğa, yay ve benzeri burç simgelerinin bulunduğu ama yine bugün bildiğimiz haritalara benzemeyen yıldız haritaları, ayrıca ne anlama geldiğini kimsenin çözemediği minyatür kadın figürleri var.

+ Biyolojiyle ilgili bölümlerde hepsi çıplak ve yorgun hatta belki çok yaşlı kadınlar görülüyor. Vücut yapıları ve halleri biraz tuhaf, karınları ve memeleri sarkmış mesela ve birbirine borular, kapsüllerle bağlanmalarını sağlayan bir mekanizmadan faydalanarak banyo yapıyorlar.

+ Kitabın bütününde 9 kozmolojik harita var ve üzerlerine birtakım coğrafi elementler, nehirler, tepeler ve vadiler çizilmiş ama bunların nereye ait, bulunamadı.

+ Farmakolojik çizimlerin olduğu sayfalarda, 100 bitki kökü var, bunlar kırmızı, yeşil, mavi kavanozların içinde duruyorlar ve belli ki ilaç olarak kullanılıyorlar.

+ Metne gelince; elbette anlayabilmiş değilim. Bax dışında kimse değil… Büyük ihtimalle bazı hastalıklardan, ilaç reçetelerinden ve tariflerden oluşuyor. Aralarda yıldıza benzer garip işaretler var.

Gülenay Börekçi

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment