Egoist okur

“Vücuduma ne hayranım, ne de ona düşmanım…”

“En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın”ı okumuşsunuzdur. Peki ya üç kitaplık “İnce ile Uzun” serisini? Bu çok güzel seriyi yakında bu sayfalarda size anlatacağım. Ama o güne kadar…

Olumlu veya olumsuz takıntılarını, beğenmedikleri ya da tam tersi, onlara gurur veren fiziksel özelliklerini sorduğum yazarlardan biri de yetenekli yazar, şahane kadın Can Gürses’ti. Cevap olarak tıpkı meslektaşı Aslı Tohumcu gibi “Ellerim” dedi. Ama sebepleri farklıydı. Okuyun…

Gülenay Börekçi

Can Gürses: “Yalnız öleceksek bari birlikte yaşayalım”

Alis’in ayakkabısı: Büyümüyor ama yaşıyor

“En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın” şarkıları

can gurses gulenay borekci egoistokur kadin beden

Kalem parmak

En kendini beğenmeyen insanın bile çok beğendiği, görüntüsünü beğenmese bile huyunu beğendiği bir yeri vardır. Kendine hayran nice insan tanıdım, hepsine de ürküntüyle baktım. Çok şükür kendine huşuyla düşkün biri değilim. Vücuduna ne hayran biriyim ne düşman. Vücudum fevkalade mızmız, neredeyse benden bağımsız bir şahsiyettir; en yakınımdaki ötekimdir. Vücudumun kırılganlığı, ruhumun kırılganlığındadır. Özünde hassasiyet olan birinin sağlam bir vücudu olabileceğine akıl sır erdiremem zaten.

Bu yazıyı çocuğundan şikayet eden birinin ses tonuyla yazmamak, nazlı ve bencil vücudumdan yakınmamak için, size vücudumdaki en dost yerimi, ellerimi anlatayım. Canım ellerim, aynı bana benzer, incedir, küçüktür, işlektir, düşüncelidir, hamarattır, hayat doludur, hafızası, hülyası, anısı boldur. Yazdıkça belirginleşen kemiklerinden midir yoksa içlendikçe renklenen damarlarından mıdır bilmem, onu çokça yaşlı bir nine eline benzetirim. Ele avuca sığmaz canlılığından mıdır yoksa çocuk resimlerine benzeyen delidolu avuçiçinden midir bilmem, onu hınzır bir çocuk eline benzetirim. Beni hayata var gücüyle taşıyan yaşlı çocuk ellerimdir. Ellerimden tutarım kendimi hayata.

Ellerimin dilinden anlamazsam dokunamam. Dokunamazsam göremem. Görmezsem anlatamam. Anlatmazsam yazamam. Yazmazsam olamam. Ellerim evvela sevmeme yarar. Seviyorsam, işin içinde muhakkak ellerim vardır. Ellerim kadar uzanabilirim uzağa. Ellerim kadar sokulabilirim derine. Ellerimden bilirim üşümeyi de ısınmayı da. Fikirlerimi ellerimle kavrar, ellerimde yontar, ellerimde öğütür, ellerimden doğururum. Avuçiçimden fışkırır aklımın çiçekleri. Yüreğim, ellerimden belli eder rengini. Ellerimle karar alır, ellerimle korku veririm kendime. Ellerimden güzelleşir, ellerimle yorgun düşerim. Ellerimle avutur, ellerimle acıtır, ellerimle saklar, ellerimle hırpalar, ellerimle diriltirim canımı. Çünkü elim kalem tutar. Eli kalem tutan herkes gibi elimden tutunurum dünyaya.

Bu dünyada el kadar bir Can’sam, kaleme ve yaşamaya müptela ellerimdendir. Yoksa çocukluğumdan beri bana “kalem parmak” diye seslenmezdi dedem.

Can Gürses

14 Aralık 2014, Teşvikiye

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment