Egoist okur

YEGÂNE yahut tefrika romanın şahane dönüşü

Yazıyı ve röportajı okuyun elbette ama sabırsızlardansanız, “Yegane”nin internet adresine girip bir an önce romanı okumayı tercih edebilirsiniz.

Açıkçası bana tefrika okumak pek nasip olmadı ama roman sanatı aslında böyle başlamıştı. 18. ve 19’uncu yüzyıllarda yazılan ilk romanlar aylık ya da haftalık fasiküller halinde yayınlanıyordu.

Charles Dickens’ın yazdığı “Mister Pickwick’in Serüvenleri”nin göz kamaştırıcı satış başarısının ardından İngiltere’de bu iş tam bir çılgınlık halini aldı. Parça parça satıldıkları için okurun cebini yormuyorlardı. Ayrıca yazarlar her fasikülü delice merak uyandıran sorularla bitiriyorlardı. Bu bakımdan günümüzün televizyon dizisi senaristleri gibiydiler; sonraki bölümlerde ne olacağını okurların tepkisine göre belirliyor, ustaca hamlelerle onların merakını, heyecanını diri tutmaya çalışıyorlardı. Herkes, “Acaba bir sonraki ay ne olacak?” duygusuyla bekliyordu.

Bu konuda Stephen King’den okuduğum bir anekdot var: 19’uncu yüzyıl Londra’sında ölüm döşeğindeki yaşlı bir kadın, her ay John Galsworthy’nin epik romanı “Forsythe Efsanesi”nin yeni fasikülünü bekliyormuş. Son fasikülü okuyup bitirdikten bir gün sonra da ölmüş.

20’inci yüzyılda da bu yöntemi deneyenler oldu ama Tom Wolfe’un Rolling Stone dergisinde 27 bölüm halinde yayınlanan efsane romanı “The Bonfire of the Vanities” gibi nadir örnekler dışında tefrika roman eski parıltısına kavuşamadı. Bir de Michael Chabon’un 2007’de The New York Times’da yayınlanan “Gentlemen of the Road”u, Michael Faber’ın Guardian’da yayınlanan ” Günahkâr Kırmızı Masum Beyaz”ı ve Stephen King’in “The Plant”i var, hepsi bu kadar.

Bizim tefrika roman geçmişimiz de hiç fena değil ama bugün konumuz eskiler değil, meraklısının Azmi Reis ve Duquan gibi başarılı safkan atların yetiştiricisi olarak tanıdığı Alsem Charles Roidi’nin “Yegâne” adlı tefrikası… 160. Kilometre Yayınları işbirliğiyle henüz 4 bölümü yayınlandı ama tüm yıl devam edecek ve haftalık olarak şu adresten okunabilecek.

Biraz daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız, Ilgın Deniz Akseloğlu’nun Alsem Roidi’yle röportajını okuyabilirsiniz…

Gülenay Börekçi

yegane alsem charles roidi 160 kilometre egoistokur 1

Ilgın Deniz Akseloğlu’nun Alsem Charles Roidi röportajı

Yıllar sonra bir tefrika yayınlama fikri nereden çıktı? 

Alsem Roidi: “Yegâne”yi şu an yayında olmayan bir gazete için yazmıştım. Yedinci bölümden sonra, uygunsuz içerikten kovuldum. Yarım kaldı. Sonra ilk yazdığım ama “Yegâne” bittikten sonraki bir tarihte yayınlanacak romanım için Edebi Şeyler’den Burak Fidan’la tanıştık. “Yegâne”den bahsettim, ikimiz de cesaret ettik, internetin nimetlerinden de faydalandık. Ve böylece yayına başladık.

Tefrika’nın güncelin nabzını tutan bir formu vardı. Sizin tefrikanızda bu nabız nasıl atıyor?

Alsem Roidi: “Yegâne”de olaylar, 2008-2013 arasında geçse de, bolca geri dönüşlü anlatımı olan bir roman. Geçmişteki güncel meselelerin insanların gündelik yaşama sirayetini elden geldiğince aktarmaya çalışarak, tefrikanın ‘güncel’ geleneğini de korumaya çalışıyorum.

Blog yazarları sizce yeni tefrika yazarları mı? 

Alsem Roidi: Nitelikleri ve yarattıkları etkiye göre kişi kişi değerlendirmek lazım. Genel bir şey söylersem, bloglarında itinalı yazılar yayınlayanlara haksızlık etmiş, yaptım-olducu’lara yok yere paye vermiş olurum.

Tefrika roman demek ne demek? Yani siz bu romanı bitirdiniz de, tefrika mı ediyorsunuz, yoksa tefrika tefrika yazıp mı yayınlıyorsunuz?

Alsem Roidi:Tefrika, bölünmüş demek. Ben henüz bitirmedim ama 12 bölüm önde gidiyorum. Yayınlanan bölümün önce kafamda, sonra metinde oturması için biraz zamana ihtiyacım oluyor.

Yayıncı tefrika fikrine nasıl yaklaştı?

Alsem Roidi: Gazeteden kovulunca, “Yegâne”yi ‘normal’ bir roman gibi tamamlamak istemedim. Yazmak için teslim tarihinin gerginliğine ihtiyacım vardı. Edebi Şeyler desteklemeseydi, yarım kalırdı.

Tefrikayı okuduğumuzda kahramanlarınız arasında özdeşleştireceğimiz siyasi ya da magazinel karakterler var mı?

Alsem Roidi:Çabaladığım bir şey değil insanların özdeşleşebileceği karakterler yazmak. Benim için önemli olan okurun o karakterlerin varlığına inanması. Ama insanların ilgisini çekebilecek tipte insanlar var romanda: Orospular, kumarbazlar, ressamlar, dolandırıcılar. Garip kişisi bol bir roman “Yegâne”.

Bir yarış atının etrafında kazanmak zorunda olanların hikâyesi… Nereden çıktı bu hikâye?

Alsem Roidi: Aslında başlarken maksadım kazanmanın beyhudeliği üzerine bir roman yazmaktı. Ama yazdıkça mücadele gücü yüksek karakterlerle karşılaştım. Karakterlerin pes etmemesi romanın ana belirleyici unsuru oldu.

yegane alsem charles roidi 160 kilometre egoistokur

Tefrika tefrika yayın yapmak nasıl bir şey? Yani televizyon dizileri de bölüm bölüm tefrika ediliyor bir bakıma. İzleyicinin nabzına göre senaryoyu değiştiren yazarların olduğunu biliyoruz. Sizde durum nasıl?

Alsem Roidi: Tefrika yayınlamanın olumsuz tarafı yazma gerginliğini çok arttırması. Ama yetiştirme zorunluluğunun verimliliği yukarı taşıdığı da başka bir gerçek. Siparişle yazan bir yazar değilim ama sipariş niteliği azaltır düşüncesine hiç katılmıyorum. Resim sanatı yıllarca böyle var olmuş. Ayrıca, insanların seveceği bir üretim yapma arzusunu anlaşılır buluyorum. “Halk bunu istiyo abiiii” ekolü olmadıkça…

Bugünün teknoloji çağında internetin çabuk tüketirliğinden korkuyor musunuz?

Alsem Roidi: Hiç korkmuyorum. Yeterince iyi bir kitap yazdıysam, zamana direnebilecek ve etki yaratmaya devam edecektir. Tabii, satmaya devam etmesi tek kriter değil. Yıllar sonra baktığımda benim içime hâlâ siniyorsa zamanı gelmemiştir diye düşünürüm. O yüzden matbu veya internetten yayınlanan kitaplar arasında orta vadede bir fark kalmayacağını düşünüyorum.

Ilgın Deniz Akseloğlu

Geçmişin bütün tefrika romanları internette

TÜBİTAK tarafından desteklenen ve yürütücülüğünü Dr. Ali Serdar’ın yaptığı “Türk Edebiyatında Tefrika Roman Tarihi” projesi kapsamında 1928 yılına kadar Arap alfabesiyle basılan en az 150 süreli yayın taranacak, bu gazete ve dergilerde yayımlanan tefrika romanlar tespit edilerek dijital ortama aktarılacak ve bir veritabanı oluşturulacaktır. 1 Mayıs 2014 tarihinde başlanan projenin 1 Mayıs 2017 tarihinde bitirilmesi hedeflenmektedir. Projenin tamamlanmasının ardından bulunan ve dijital ortama aktarılan tefrikalar okur ve araştırmacıların kullanıma açılacaktır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment