Egoist okur

YENİ + GÜZEL: Bu hafta okuyacağımız birkaç kitap

Haddinden fazla güzel, melankolik: “Saka Kuşu”, Donna Tartt. (Pegasus Yayınları) Tekinsiz, huzursuz edici: “Martin Heidegger’le Aşk ve Suç Yaşamım”, Gerald Messadie. (Destek Yayınları) Kederli, hayalperest: “Kibritleri Çok Seven Küçük Kız,” Gaetan Soucy. Oyuncu, sürprizli: “Vefasız Peri”, Guillermo Cabrera Infante. (Can Yayınları) Maceracı ve düşünceli: “Hareket Halinde Bir Hayat”, Oliver Sacks. (Yapı Kredi Yayınları) Kafa karıştırıcı, sordu sordurucu: “Biz Boğulanlar”, Carsten Jensen, Dedalus Yayınları

Gülenay Börekçi

pegasus dedalus can destek yky egoistokur

Saka Kuşu, Donna Tartt, Pegasus Yayınları

“Birini benim, annemi özlediğim kadar özlemek nasıl mümkün olabiliyordu? Onu öyle çok özlüyordum ki ölmek istiyordum; suyun altında havaya hasret kalmak gibi sert, somut bir özlem.”

İlgisiz bir babanın ve hayatını ona adayan bir annenin oğlu olan 13 yaşındaki Theodore Decker bir patlamanın ardından mucize eseri hayatta kalır. Ancak New York gibi koca bir şehirde kimsesiz bir çocuk olarak felaketin ardından hayatta kalmak yeni bir felaketin içine düşmek gibi olur onun için. Bu yangın yerini andıran hayatın içinde ona annesini hatırlatan tek bir şeye tutunur Theo: küçük, sarı bir kuş; bir saka…

Büyüdükçe zenginlerin tablolarla dolu odalarında ve çalıştığı antikacının tozlu koridorlarında hayatın çok daha farklı yönlerini keşfeder genç adam. Aşkı bulur ama tılsım gibi yanından ayırmadığı “Saka Kuşu” adlı tablo kadar kırılgan ve ürkektir bu aşk. Ve onun kadar yakın ama bir o kadar da uzak…

Donna Tartt’ın son kitabı “Saka Kuşu” ruhani bir yolculuk gibi. Oradan oraya sürüklenen bir hayatın, kaybın, ölümün, takıntının, bağımlılığın, aşkın, kaderin ve kadersizliğin romanı. Tablonun içinden bakan o küçük kuş, size evreni, iyiyi, kötüyü, güzeli, benliğin ve zaman kavramının derinliklerinde yatan sırrı sorgulatacak kadar güçlü ve tüneğine zincirlenmiş olmasına rağmen alabildiğine özgür.

Martin Heidegger’le Aşk ve Suç Yaşamım, Gerald Messadie, Destek Yayınları

“Düşünüyorum da ben, Grethe, o anda, saat dokuza çeyrek kalaya doğru Fasonenstrasse’de üç odalı bir dairede, kelimelerin gücünün farkına vardım.”

İlişkileri arzudan alışkanlığa evrilmiş bir sıradan bir çift. Tesadüf eseri bir akşam evlerinde kendini felsefeci Martin Heidegger olarak tanıtan bir erkeği konuk ediyorlar. Ve o gece hayatları sonsuza dek değişiyor. Kadın bu alışılmadık hikâyeyi hapishanedeki bir hücreden anlatıyor. Neden orada? Suçu ne? Kendini Martin Heidegger olarak tanıtan adama ne oldu? “Martin Heidegger’le Aşk ve Suç Yaşamım”, Fransız yazar Gerald Messadié’nin evlilik kurumu ile kişisel özgürlük arasındaki çatışmanın ürettiği ikilemler ve bireysel başkaldırı üzerine yazdığı sert ama etkileyici bir roman.

Kibritleri Çok Seven Küçük Kız, Gaetan Soucy, Can Yayınları

“Kardeşimle ben kâinatla baş etmek zorunda kaldık, çünkü baba bir sabah, daha gün ağarmadan, ruhunu sessizce teslim etti. (…) Kardeşimle bana parçalanıp dağılmamamız için emirler gerekliydi, bu bizim yapı harcımızdı. Baba olmadan hiçbir şey yapmasını bilmiyorduk. Kendi kendimize yapabildiklerimiz tereddüt etmekten, var olmaktan, korkmaktan, acı çekmekten ibaretti.”

“Kibritleri Çok Seven Küçük Kız”, Kanadalı yazar Gaétan Soucy’nin 1998 yılında dünya edebiyat sahnesinde büyük bir heyecan yaratan ve bir başyapıt olarak karşılanan ilk romanı. Bir tiran olan babalarının ölümünün ardından, dış dünyayla hiç ilişki kurmadan yaşadıkları malikânenin dışındaki hayatla ve nasıl kullanacaklarını bilemedikleri özgürlükleriyle başa çıkmayı öğrenmeye çalışan iki çocuğun sarsıcı hikâyesi, Soucy’nin edebî dehasının en çarpıcı örneği.

Hareket Halinde Bir Hayat, Oliver Sacks, Yapı Kredi Yayınları

Dünya çapında ün kazanmasını sağlayan kitaplarında beyin ve sinir sisteminin tuhaflıklarını, insanın birbirinden zor durumlara uyum sağlayabilme becerisini anlatan Oliver Sacks, bu sefer kendini odağa alıyor.

Sadece yıllarca hayret ve keyifle okuduğumuz vaka tarihçelerinin yazarı nörolog Sacks’ı değil, son ânına kadar dolu dolu yaşanmış bir hayatın öznesi olan Sacks’ı da tanıyoruz “Hareket Halinde Bir Hayat” adlı bu kitapta. Ailesiyle ilişkisinden İngiltere ve Amerika arasında bölünen hayatına, motosiklet, seyahat ve ağırlık kaldırma tutkusundan sevgililerine ve tanıdığı ünlü ünsüz pek çok sıradışı insana, Sacks hayatından her yönüyle, dürüstçe ve heyecanla bahsediyor.

Motosikletini tek başına sürmeyi sevdiği yollarda, hayatının sonuna dek hastalarını ilgisiz bırakmadığı hekimlik hayatında, yazdığı binlerce sayfada durmak dinlenmek nedir bilmeyen bir insanın, daima hareket halinde bir hayatın hikâyesi.

Vefasız Peri, Guillermo Cabrera Infante, Can Yayınları

“Estela ve ben bu kitapta, bu sayfada, bu kelimelerde birleştik. Bizi bir boşluk birleştiriyor: O öldü, bense bu kitabı yazmak için yaşıyorum. Bizi bu cennet kurtaracak, cezamızı bu cehennem verecek: bir kitap, hayat.”

Devrim öncesi Havana ve genç Estela… Ona sevdalanan evli inema eleştirmeni. Ama bu alışıldık bir gönül serüveni sayılmaz, çünkü Estela hiç de göründüğü kadar toy değil. “Kapanda Üç Kaplan” adlı muhteşem kitabıyla tanıdığımız Guillermo Cabrera Infante, ölümünden sonra yayımlanan kitabı “Vefasız Peri”de sözcük oyunları, iğnelemeler ve göndermelerle dolu üslubuyla başka zamanlardan bir Havana aşkına hayat veriyor.

Biz Boğulanlar, Carsten Jensen, Dedalus Yayınları

Tolstoy, Melville ve Steinbeck’le karşılaştırılan Danimarkalı yazar ve satirist Carsten Jensen’ın romanı “Biz Boğulanlar”, Avrupa ve Amerika’da toplam 1 milyon kişi tarafından okurmuş destansı bir masal. Kitap yazarın deyişiyle yelkenlerini 19. yüzyılın ortalarında açıyor, II. Dünya Savaşı’na doğru ilerliyor… Yeryüzünün iki zıt gücü, Deniz ve Kara birer karakter olarak çıkıyor karşımıza. Tarihle şakalaşan Jensen, Deniz’in hikâyelerini okura aktarırken son derece renkli yazınsal teknikler kullanıyor; Kara’nın bahtsız kaderini, endüstriyelleşmesini, savaşlarını, zaferlerini, mağlubiyetlerini ise şiirsel bir düşe dönüştürüyor. Bunu yaparken de bizim hayatımızın da gerçekte koskocaman bir düş, bir illüzyon olduğunu söylüyor. İnanıp inanmayacağınızı bilemem ama okumanın zevkli olduğu kesin.

 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment