Egoist okur

Orhan Pamuk’un resim sanatından aldığı 5 ders

Resmetmek ve romancılık acaba hakikaten birbirine çok mu uzak sanatlar? İşte romancı Orhan Pamuk’un ressam Orhan Pamuk’tan -ya da bazı kitaplarında ortaya çıkan alçakgönüllü karakterden ödünç alarak kullandığı mahlası tercih edenler için- Ahmet Işıkçı’dan öğrendikleri…

Gülenay Börekçi

orhan pamuk 5 ders egoistokur

“Zihnin niyetlenmediği, elin teşebbüs etmediği tesadüfi güzellikler”

“Otobiyografik kitabım ‘Istanbul: Hatıralar ve Şehir’de ve daha sonra yazdığım ‘Şeylerin Masumiyeti’nde anlattım; aslında ressam olmak istemiştim. Ama 23 yaşıma geldiğimde, kafamda adeta esrarengiz bir vida oynadı ve ben roman yazmaya yöneldim.”

“Resim yapmanın verdiği hazzı hâlâ seviyorum ve resim yaparken daha mutlu bir insan oluyorum ama yazarken dünyayla daha derinden meşgul olduğumu hissediyorum. Resim ve edebiyat ‘kız kardeş’ sanatlar. Columbia Üniversitesi’nde verdiğim dersin konusu da bu. Öğrencilerimden gözlerini kapatmalarını istiyor ve zihinlerine ilk önce bir imgenin mi yoksa bir kelimenin mi geldiğini soruyorum. Doğru cevap: Her ikisi de! Romanlar hem Dostoyevski’de olduğu gibi sözel hem de Proust ve Nabokov’da olduğu gibi görsel hayal gücümüze seslenir. Dostoyevski romanlarında unutulmaz sahneler vardır ama arka planı, mekânı, objeleri hatırlamayız.”

“Okurken zihnimizde resimler ve imgeler canlandırmamızı sağlayan başka romancılar da vardır. Yazarın zihninde, ‘kusursuz söz’den önce, kusursuz bir resim olmalı. İyi bir okur ara sıra elindeki romanı bırakıp tavana bakan ve yazarın o cümleyi ya da paragrafı yazmasını sağlayan ilk resmi zihninde canlandırmayı deneyen okurdur. Biz edebiyatçılar da zaten aslında bu çeşit hayal gücü yüksek okurlar için yazarız. Yıllar içinde içimdeki yazar, içimdeki ressamdan çok şey öğrendi.”

İşte romancı Orhan Pamuk’un ressam Orhan Pamuk’tan öğrendikleri… 

1) Tüm kompozisyona dair güçlü bir şey hissetmiyorsanız, yazmaya başlamayın. Tabii lirik bir metin veya şiir yazıyorsanız, o başka.

2) Kusursuzluğun ve simetrinin peşinde olmayın. Bu, işin içindeki hayatı öldürür.

3) Bakış açısı ve perspektif gibi kurallara itaat edin ve dünyaya karakterinizin gözleriyle bakın. Yaratıcılıkla bu kuralları kırmak serbest.

4) Van Gogh ya da diğer neo-ekspresyonist ressamlar gibi, siz de fırça darbelerinizi açık açık gösterin. Okur, bu romanın nasıl yazıldığını öğrenmekten de zevk alacaktır.

5) Zihnin niyetlenmediği ve elin teşebbüs etmediği tesadüfi güzellikleri kaçırmamaya bakın. Benim içimdeki yazar ve ressam neyse ki her gün daha arkadaşça yaklaşıyor birbirine. Romanlarımı resimlerle, resim kitaplarımı ise metinler ve öykülerle tasarlamamın sebebi bu.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Leave A Comment