Egoist okur

Aşk mektupları: Havada uçuşan leziz öpücükler…

“Son sayfayı yazarken, kağıdın üzerine birbiri ardına gözyaşları düşmeye başladı. Ama neşelenmeliyim -yakala!- şaşırtıcı sayıda öpücük uçuyor havada. Şeytan! Havada kaynıyorlar! Ha ha! Üçünü yakaladım. Harikulade lezzetliler!“ Şahane değil mi? Sevgililer Günü için hazırlanan “En Güzel Aşk Mektupları” sergisinden. Kanyon Alışveriş Merkezi’ndeki bu sergi, tarihe damga vuran efsanevi aşkların mektuplarına ve unutulmaz hikayelerine yer veriyor ve […]

Read More

Iraklı bir kitap âşığının gözyaşları

Aşağıdaki video Iraklı bir blogger tarafından yüklenmiş, ben Maria Popova’nın Explore‘unda buldum. Irak’ın entelektüel hayatının ölümünü, kitapların yok edilişini anlatırken gözyaşlarını tutamayan bu muazzam adamı ben de ağlayarak seyrettim. Dün geceden beri aklımdan çıkmıyor. Popova, Mary Ruefle’ın “Kitap okuyan bir insan, işlerin yolunda olduğunun işaretidir” sözünü hatırlatıyor haberinde. Doğru söylüyor, kitap okumak pekala bir lüks bile olabilir. Tek dileğim işlerin […]

Read More

Jean-Paul Sartre usulü bademli (varoluşçu) helva

Aşağıdaki üç alıntı arka arkaya sıralandığında, kelimelerin İngilizcedeki tınısına dayalı bir espri içeriyor. Sokrates “To be is to do” demiş. (Olmak yapmaktır manasında.) Jean-Paul Sartre “To do is to be” diye tamamlamış bunu. (Yapmak olmaktır manasında.) Noktayı Frank Sinatra koymuş, “Do be do be do” diyerek… Pek tabiidir ki bunun helvayla bir alakası yok. Öte yandan herkesin, büyük düşünürlerin […]

Read More

Köprüleri, gölgeleri ve gizemli atmosferiyle Prag’ı geziyoruz

Praha, yani Prag “kapı eşiği” anlamına geliyor. Zaten Çekoslovakya’nın başkenti olan bu “ruhlu” şehirde 13 devasa kapı bulunuyor. Geçen ay Çek birası Kozel’in davetlisi olarak iki günlüğüne yüksek kuleleri, sivri çatıları ve gotik yapılarıyla bu gölgeli ve çok güzel şehre gitmiştim ya; orada öğrendim. Ne yaptığımı, neler gördüğümü da hiçbir ayrıntıyı unutmamaya çalışarak yazdım. Böylece […]

Read More

CEYL’AN ERTEM: “Gecenin sonunda kendimi hep Müzeyyen Abla’yla baş başa buluyordum” 

İsminin bir kesme işaretiyle yazılmasını istiyor. Ânın içinde olmak ve tadını çıkarmaya ithafen… Ayrıca sanıyorum ismini bu şekilde yazarak, taa 2000 yılında kurduğu ilk grubu Anima’ya bir selam gönderiyor. Ceyl’an Ertem’le daha önce tanışmamıştık. Fakat Anima’dan beri sesini, şarkılarını, “deneme cesaretini” seviyordum. Bu röportaj vesilesiyle tanıştık ve ben onun tavrını, titizliğini, işine saygısını, açık sözlülüğünü, […]

Read More

TALAT SAİT HALMAN: “Shakespeare çevirileriyle o kadar ıstırap çektim ki cennette bir yer kazanmışımdır”

Bir süre önce kaybettiğimiz Talat Sait Halman, önemli bir kültür ve edebiyat adamı, ayrıca şair ve çevirmendi. Türkçe’ye bugüne dek çeşitli dillerden 2500, İngilizce’ye Türkçe’den 2000 şiir çevirmişti. Aşağıdaki röportajı onunla birkaç yıl önce Picus için yapmış, şiiri, çeviriyi, Shakespeare’i konuşmuştuk. Tabii çeviri sorunlarını da… Gülenay Börekçi “Ne bir çeviri kuramı yaratabildik, ne çeviri eleştirisi […]

Read More

Çaresizliğin buruk tadı

İletişim Yayınları‘ndan çıkan “Aksi Gibi” adlı öykü kitabında Pınar Öğünç, annesine benzemekten korkanların, kendisini beklemediği bir kavganın başaktörü olarak bulanların, bir masayla aynı evde otuz beş yıl yaşamaktan ruhu çürüyenlerin dünyasına çeviriyor bakışlarını. Çoğu öykünün sonunda, ağızda haklılığın ve çaresizliğin buruk tadı kalıyor. “Aksi Gibi”, gün içinde kendini birkaç kez mutlaka hatırlatıyor. Semih Büyü Sıradanın gücü, haklı […]

Read More

KAYBOLMAK GÜZELDİR: 7 adımlık eylem planı

Bir arkadaş sohbetinde bir itiraf çıktı ağzımdan. “Son zamanlarda bana bir hal oldu, dua ederken bile artık daha disiplinli, vaktini daha iyi kullanan biri olmayı dilemeye başladım” deyiverdim… Bu ara hep dağılıyorum çünkü ve kendimi toparlamanın, şöyle bambaşka, hiç değilse daha akıllı uslu biri olmanın yolunu arıyorum. Bu yılbaşı dilekleri yazısı da böyle çıktı. Kıssadan […]

Read More

Anlamak, sevmek ve bilmeyi istemek için: 50 FİKİR

Tüm dünyada bir milyonun üzerinde satan Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Fikir serisini yazmayı epeydir erteliyordum. Derken bir vesileyle yeniden karşıma çıktılar ve açıkçası birçok konuda hakikaten çok işe yarayabileceklerini fark ettim. Hayır, derin okumalar için değil elbette ama el altında dursunlar ve ihtiyaç durumunda az da olsa yolumuzu aydınlatsınlar diye. Domingo Yayınları etiketli bu eğlenceli ve bilgilendirici seriyi şahsen […]

Read More