Egoist okur

Acayip sorulara nükteli cevaplar

“Tarih fısıldayan adam” lakaplı araştırmacı gazeteci Tom Standage’ın yeni kitabı çıktı. Adı, Acayip Merak Ettim! Standage, bilmediğimizin farkında bile olmadığımız bazı tuhaf konuları masaya yatırıyor ve okuru nükteli, merak uyandırıcı ve aydınlatıcı cevaplarla aydınlatıyor.

Acayip Merak Ettim!, Tom Standage, Mundi Kitap
BİR ZAMANLAR SOSYAL MEDYA: İlk 2000 yıl

Tom Standage’dan dünyamızı altüst eden bazı gerçekler

“Dedektifler, bilim insanları, iktisatçılar, gazeteciler ve kedilerin ortak noktası nedir?” diye soruyor Tom Standage. Yanıt, elbette merak. Bu sayılanların hepsi de öğrenmek, dünyaya dair daha çok şey keşfetmek ister. Dedektifler mesela, insanların en gizli güdülerini açığa çıkarmak ve bu yolla suçları çözmenin peşindedir. Bilim insanları, gerçeklik algımızı derinleştirecek yeni teoriler öne sürmek için yaşarlar. İktisatçılar, toplumların temelini oluşturan ekonomik faaliyetleri açıklamaya çalışırlar. Gazeteciler, gündemdeki olayları anlamlandırabilmemize yardımcı olacak anlatılar geliştirirler. Kedilere gelince; onlar hiçbirini umursamaz, meraklarını giderirken tek arzuları biraz daha oyun oynamak, biraz daha yiyecek bulmaktır…

Meraklı, bilinenin sınırlarını sorgulamaya tutkun, dahası analiz kabiliyeti yüksek bir yazar olan Tom Standage mealen böyle söylüyor yazdığı önsözde. Kendisi de tıpkı tarifinde ifade ettiği gibi biraz dedektif, biraz bilim insanı, biraz iktisatçı, biraz gazeteci… Kedi değil tabii ama bir kedi sever olduğu aşikâr. Kitaplarında iktisat, tarih, araştırma ve bilimi kusursuz bir şekilde birleştiriyor, üzerine tatlı bir pop kültür tozu serpiştiriyor ve hazine kutusu gibi sürprizli bir karışım elde ediyor.

Adı üzerinde, Acayip Merak Ettim! ara ara Egoist’e almayı sevdiğim Tom Standage’ın yazdığı kitapların şimdilik sonuncusu. Standage bir kez daha keşfediyor, keşfettiriyor. Üstelik kendine özgü yöntemiyle şaşkınlık veren bazı vakaları açıklarken temel misyonu, sıkıcı verileri bir dizi örnekle eğlenceli hale getirmek ve bu şekilde dünyanın küçük bazı sırlarını aydınlatmaya çalışmak oluyor. Bölüm başlıkları sorulardan oluşuyor, birkaçı şöyle:

Çin, eski İpek Yolu’nu neden yeniden kuruyor?
Servet eşitsizliği Taş Devri’nden bu yana neden sürekli artıyor?
Avokadolar ve suç arasında nasıl bir bağ var?
Dünyada neden kum sıkıntısı yaşanıyor?
Ayakkabı bağcıkları kendi kendilerine nasıl çözülüyor?
Ejderha yılında doğan Çinli çocuklar neden daha başarılı oluyor?
Buğdayın neden insanlarınkinden daha karışık bir genomu var?
Hayvanlar âleminde neden en büyük olan en hızlı değil?
Robotlar bütün gün ne yapıyor?
Gökbilimciler ilk yıldızlararası asteroiti nasıl tespit ettiler?
Bir filmi “dijital olarak yeniden düzenlemek” tam olarak ne anlama gelir?
Emojilerin dilsel anlamda faydalı yan etkileri neler?

Bu ilk bakışta alakasız ve cevapsız görünen soruların her biri aslında gizemli birer küçük hikâye. Her biri kendi açıklamanızı bulmanız için size adeta meydan okuyor ve bir müddet sonra kendinizi suç mahallini araştıran bir dedektif gibi hissetmeye başlıyorsunuz. Aldığınız cevaplardan sonra ne olacağını garanti edemem ama, bendeki etkisi zihnimdeki soruların azalmak yerine artması oldu.

Galiba dünya, bu tür araştırmacı yazarlar sayesinde artık eskisinden de merak uyandıran bir yer haline geldi. Öyle ya, her soru neticede yeni soruları sürükler peşi sıra.

Gülenay Börekçi

Subscribe
Notify of

0 Comments
Inline Feedbacks
View all comments