Egoist okur

Arthur Cravan sanat dünyasını nasıl dolandırdı?

Cravan’ın şu hep -biraz da abartılı ve anladığım kadarıyla kesinlikle gerçekle alakası olmayan bir romantize etme haliyle- denildiği şekilde “saldan hallice” teknesiyle açıldığı okyanusta boğulmuş olması mümkün tabii. Korsanların eline düşüp onlar tarafından öldürülmüş olması da… Gene de insanız işte, daha etkileyici hikâyeler okumak istiyoruz. İşte bu konuda anlatılan en etkileyici hikayelerden biri. Üstelik gerçek de olabilir. 

Edebiyatçının TROL olarak portresi: ARTHUR CRAVAN

Lanetli bir edebi sır: Ünlü yazar B. TRAVEN gerçekte kimdi?

Kendini mobilya gibi hissetmeye başlamışsan, çekip gideceksin!

Havada Dumandım

Arthur Cravan’ın, ölümünden yıllar sonra sahte Oscar Wilde elyazmalarıyla ortaya çıkışı

Daha önce yazmıştım, Arthur Cravan’ın karısıyla sürdüğü yoksul hayattan bıkıp kendini yeni bir kılıkta diriltmesi olmayacak iş değildi. Üstelik kendisi her şeyden önce usta bir dolandırıcıydı, sahte isimlerle seyahat etmek konusunda gerçek bir dehaydı. Bir keresinde, “Belleğimde yirmi ülke var, yüzlerce şehrin renklerini sürüklüyorum ruhumda” diye yazmıştı.

Bir grup araştırmacı, Cravan’ın zamanla kendini B. Traven’a dönüştürdüğünü iddia etti, kanıt olarak da B. Traven’ın “Ölüm Gemisi” adlı ilk romanını gösterdi. (Bilindiği gibi B. Traven, Meksika’da yaşadığı bilinen ama gerçek kimliği hiçbir zaman tam olarak öğrenilemeyen bir romancıydı, bu linkte onunla ilgili bir şeyler bulabilirsiniz.)

Yaygın olan bir başka teoriye göreyse, Cravan kendini sahte Oscar Wilde el yazmaları üreten bir dolandırıcı olarak yeniden icat etti. 1920’lerin başında, Dorian Hope ve benzeri takma adlar kullanarak Parisli müzayedecilere Oscar Wilde’ın elyazmaları olduğunu iddia ettiği birtakım kağıtlar satan kişiden kuşkulandılar. Usta işi taklitlerdi bunlar, öyle ki Wilde uzmanı Christopher S. Millard bile kandı. Gerçek, New Yorklu bir kitapçının, “Salomé” elyazmalarının Wilde’ın ölümünden çok sonra üretilen bir kâğıt türüne yazıldığını fark etmesiyle ortaya çıktı. Ama iş işten geçmişti, Dorian Hope bir daha ortaya çıkmadı, dolayısıyla da yakalanamadı.

Hope’un gerçekte Arthur Cravan olduğunu iddia edenlerin elindeki en önemli kanıt, takma adlarından birinin B. Holland olmasıydı. Cravan’ın babasının, Otho Holland Lloyd adını taşıdığını hatırlarsak, bu iddia gayet makul görünüyor.

İkinci kanıtsa, bizzat Oscar Wilde’ın oğlu Vyvyan Holland’ın da Hope’un Cravan olduğuna inanmasıydı. Şöyle demiş kendisi: “Dorian Hope’un uzak kuzenim Fabian Lloyd olduğunu daha en başında anlamıştım. Adı, babamın romanı ‘Dorian Gray’in Portresi’nden, soyadıysa aile dostumuz Adrian Hope’tan geliyordu.”

Bu arada B. Holland ile B. Traven adları arasındaki benzerlik de sizce çok çarpıcı değil mi?

Belki de her iki teori birden doğrudur, neden olmasın?

Gülenay Börekçi

Subscribe
Notify of

0 Comments
Inline Feedbacks
View all comments