Egoist okur

Nüket Esen’le ilk popüler yazarımız AHMET MİTHAT EFENDİ üzerine

İlk Türk romancısı o. İlk köy hikayesini o yazmış, ilk polisiye romanı o kaleme almış, kadın sorununa ilk o değinmiş… Çok yazan, çok okunan bir yazar olmuş epey bir süre… Gerçi gençliğinde muzır neşriyattan sürgüne gönderilen bu ilginç edebiyatçı hayatının son yıllarında başka türlü bir gözden düşüşü de yaşamış ve siyasi görüşleri yüzünden dışlanmış. En enteresan […]

Read More

Mehmet Sait Aydın: “Sokağın aksini; içeriyi, sükûneti, itidali telkin ediyorlar…”

Epey zaman oluyor, Mehmet Said Aydın “Türküler Eylül’e yakışır” demişti Egoist Okur’da. Kusurlu Bahçe yeni çıkmıştı, yanlış hatrlamıyorsam. Şimdi Sokağın Zoru yayınlandı, gene 160. Kilometre’den… Çevirileri, radyo programları, hayat kazanma gailesiyle sürdürdüğü yayıncılık çalışmaları da ayrı konu… Sokağa ait biri olduğunu iyi bildiğimden sordum ona, “Bize neden sokağın tehlikeli olduğu söylendi hep? Neye karşı uyarıldık biz; […]

Read More

Martin Riker: “Tanpınar, Batı dünyası için heyecan verici bir keşif”

Martin Riker’ın adını, ilk kez Saatleri Ayarlama Enstitüsü için kaleme aldığı eleştiri yazısıyla işittik. New York Times’da çıkan eleştirinin sebebi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın romanının nihayet İngilizce olarak, hem de Penguin Yayınevi’nin Dünya Klasikleri serisinden çıkmasıydı. Riker’a Tanpınar’ı ve dünya edebiyatındaki yerini sordum… Gülenay Börekçi Tanpınar ve kicağındaki o güzel kara kedi… Kalem Ajans arşivinden alındı. […]

Read More

Murat Gülsoy’la TANPINAR ve bizi rahat ettirmeyen öteki yazarları konuştuk

Öykücü, romancı Murat Gülsoy, okura yazar olma cesareti vermeyi denediği Büyübozumu adlı kitabının ardından deneme türündeki ikinci kitabı 602 Gece’yi  yayımlamıştı. Gülsoy bu kitabında okuruyla edebiyatta zevk aldığı konuları ve onu heyecanlandıran yapıtlar üzerine düşündüklerini paylaşıyordu. Aradan birkaç yıl geçti. Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Penguin Classics tarafından İngilizce olarak yayınlanmasının verdiği heyecanla içinde bolca Ahmet Hamdi […]

Read More

HAMDİ KOÇ: “Bu ülkede pasta ideoloji bıçağıyla kesilir!”

Romancı Hamdi Koç’la Habertürk Gazetesinin Kitap Eki için bir söyleşi yapmıştık. Mühim şeyler konuşmuştuk ama ekin sınırlı sayfa sayısı yüzünden ne yazık ki tamamını yayınlayamamıştım. Çok uzundu. Kesmek gerekmişti. Yazık olmuştu! Sonbahar geldi ya, ben bugünlerde biraz içime kapandım o yüzden daha çok kitap okuyorum, daha çok dergi karıştırıyorum ve aklıma bazı soruların takılıp duruyor. […]

Read More

Mahir Ünsal Eriş: “Dilde evrime inanmak zorundayız!”

Mahir Ünsal Eriş’i biliyorsunuz; Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde ve Olduğu Kadar Güzeldik gibi kitapların yaratıcısı. Egoist Okur olarak biz; yani siz ve ben Eriş’i ve öykülerini çok seviyoruz. O yüzden diyorum ki en iyisi sevgili yazarımızın bu hafta sonundan itibaren Arnavutköy-Gümüşlük Akademisi’nde başlatacağı Dilbazlık Atölyesi’nde buluşalım ve 10 dil bilen bu genç yazarın hazırladığı […]

Read More

Latife Tekin + Hasan Ali Toptaş: “Yazara dil gerekmez!”

Latife Tekin: “Yazdığım kitaplar beni bir yere getirdi. Geldiğim yer çok sakin bir yer. Burada roman olmasa da olur gibi geliyor artık bana. Artık iyiyim, yaşamaya başladım duygusu… Çocukluğumdaki gibi bir coşkuyu yakaladım galiba ve bu, çok acılı bir sürecin sonunda oldu. Evet, yazmak da bırakılabilir. Keşke bırakılabilse hatta. Ama zor. Çünkü büyüleniyoruz. Öyle büyüleniyoruz […]

Read More

TREVANIAN’ı kızı anlattı: “Babam gülümseyişiyle odayı aydınlatırdı”

Leaving Sophie Dean adlı romanı E Yayınları’ndan çıkan Alexandra Whitaker, Reagan döneminde Amerika’yı terk ederek İspanya’nın Bask bölgesine yerleşen emekli sinema profesörü Rodney William Whitaker’ın kızı. Bu söylediğim sizin için bir şey ifade etmediyse, sıkı durun, açıklayayım: Alexandra’nın babası, sizin Trevanian diye bildiğiniz adam. Yani Şibumi, Katya’nın Yazı, Kasaba, Hesaplaşma gibi über-başarılı, tekrar tekrar okunası romanların […]

Read More

Alexandra Whitaker: “Aşkta sonsuz bağlılık diye bir şey yok!”

Okuyacağınız röportaj “Leaving Sophie Dean” adlı romanı yakında bizde de yayınlanacak olan Alexandra Whitaker adlı yazarla yapıldı. Ama benim için bu röportajın önemi başka. Dünyanın en sıcak, neşeli ve enerjik kadınlarından biri olan Alexandra, Şibumi, Katya’nın Yazı, Kasaba, İnci Sokağı gibi romanların yaratıcısı Trevanian’ın kızı. Röportajın esas konusu da haliyle Trevanian oldu. (Buradan okuyabilirsiniz.) Ama […]

Read More

DAHA: Cehennemden cennete atlama arzusu

“İlk romanı Kinyas ve Kayra’da hatırı sayılır bir okur kitlesi yaratan Hakan Günday, sonraki her kitabında bu sayıyı katlayarak artırmayı başardı. Okurunda ‘karnına yumruk yemiş’ hissiyatı uyandıran ağır meseleleri, ağır hikayelerle anlatan Günday, ‘Daha’ romanıyla sekizinci kez buluştu okurlarıyla. Yazar, ‘insanlık denen tarihte çıktıkları sokaklara bir devlet töreniyle diri diri gömülen hayatlara’ ithaf ettiği yeni […]

Read More

Sevin Okyay’la polisiyenin harikulade serüveni

Bazı insanlar vardır, kıskanmakla hayran olmak arasında gidip gelirsiniz. Sevin Okyay onlardan biri. Ben hayran olmayı seçenlerdenim. Gazeteciliğine, yazarlığına, çevirmenliğine, eleştirmenliğine, bir çırpıda sayamayacağım daha birçok maharetine… Bu gece bir ödül aldı bi tanecik Sevin Okyay’ımız, Sinema Yazarları Derneği SİYAD’ın verdiği Tuncan Okan Sinema Emek Ödülünü… Orada değildim, alkışlayanlar arasında olamadım. Kendimi affettirmek için de […]

Read More

Mahir Ünsal Eriş: “Edebiyat ferahlatır belki, iyileştirmez”

“Kendimizi sevdirene, beğendirene kadar erkek tavus kuşunun kuyruğunu açması gibi tüm renklerimizi, desenlerimizi, güzelliklerimizi sergiliyoruz. Ama bir araya geldiğimizde, biraz da sevginin insanı doğasına döndüren bir şey olmasından herhalde, evdeki pijamalı ilkelliğimize dönüşmeye başlıyoruz. Çünkü zaten bizi o pasaklılığımızla da sevebilen insanlarla olalım istiyoruz. Onca süslenmemiz, onca donanmamız aldatıcı bir cilve. İşin tabiatı. Edebiyatın ilaç […]

Read More

Necib Mahfuz: “Yeni bir Sartre, yeni bir Camus yok”

Daha çok Ortadoğu’dan haber yapan Amerikalı gazeteci Jonathan Curiel, “Kahire’ye ilk kez 20 yıl önce gitmiş ve Nobel ödüllü Mısırlı yazar Necib Mahfuz’dan bir özel röportaj almayı başarmıştım” diyor. O sıralar radikal İslamcı gruplar tarafından tehdit edilen Mahfuz 77 yaşındaymış. Ne yazık ki bu röportaj bir biçimde yayınlanmamış. “Muhabir olarak çalıştığım MacLean dergisi onu bir […]

Read More

Etgar Keret: “Peşine takıldığım o ünlü yazar meğer benmişim…”

İsrailli yazar Etgar Keret’in yeni kitabı Siren Yayınları’ndan çıktı. Yedi Güzel Yıl’ın, yazarın bibliyografyasında çok farklı bir yeri var. Bir kere Keret bu kitapta ilk kez öykü dışında bir türde yazarak hayatının son yedi yılını anlatmış. Oğlunun doğumunu, babasını kanserden kaybetmesini ve arada yaşanan tüm sevinçli ve kederli olayları… Yedi Güzel Yıl’ın bir diğer önemli […]

Read More

Joël Dicker: “Romain Gary’den çok şey öğrendim”

Joël Dicker’in yazdığı “Harry Q. Davası’nın Ardındaki Gerçek”, önce kapağıyla ilgimi çekti, sonra şöyle bir karıştırayım derken, bir de baktım uzun süredir hiçbir polisiyenin yapamadığını yaparak beni sabaha kadar uyanık tuttu. Birkaç gün içinde bittiğinde resmen serseme dönmüştüm; okuru ürpertecek, altüst edecek ne kadar yazarlık numarası varsa hepsi fazlasıyla mevcuttu. Öncelikle bir cinayet romanıydı şüphesiz. […]

Read More