Egoist okur

Aşkla tatlı tatlı dalga geçen Mericit Jones’un günlükleri

“Meriç Mekik’in anlattığı ve anlatırken de insanı yerinde hoplata hoplata güldürdüğü Aylin’in hikayesi, geçen yaz ‘Ahh Kalbim’ adlı romanla başlamıştı, bu yaz ‘Al Sana Aşk’ ile kaldığı yerden devam ediyor. Aman, devam romanı mı diyecekleri hemen uyaralım; ‘Al Sana Aşk’, yazarın küçük hatırlatmaları sayesinde ilk kitabın eksikliğini hissettirmiyor.” Meriç Mekik’in Dex Kitap’tan çıkan romanı, daha […]

Read More

İstanbul’un metruk evlerini gezdiler

Çok severim metruk evleri, terk edilmiş binaları… Kendimi bildim bileli böyleydi. Bakırköy’deki ünlü perili ev mesela, çocukluğumun en heyecanlı birkaç hadisesini yaşamama sebep olmuştu. Ciddi ciddi evi bırakıp gece orada ışık yanıyor mu diye bakıyorduk ben ve birkaç çılgın arkadaşım. Küçüktük ama korkmuyorduk… Dolayısıyla canım arkadaşlarım Ece Ulusum ile Mehmet Emin Demirezen’in İstanbul’un metruk evlerini […]

Read More

İnsanlar diyarında cezalı büyücüler

“… Ancak ne olduysa, yönlerini kaybedip aynı yollardan geçmek zorunda kalmış ve bu topraklarda hiçbir şeyin onların bildiği gibi yürümediğini anlamışlar. Ormanlar yine yağmalanmış, ruhsuzlar kitapları yakmış, ajanlar iki katına çıkmış, kedilerin kuyrukları kesilmiş, devler huzursuz edilmiş. Kaos ve kötülük kol geziyormuş…” Suya, toprağa, gökyüzüne, ağaçlara hatta rüzgarda uçan yapraklara yazan Hande Şarman bu kez […]

Read More

Kürşat Başar: ASLINDA HAYALET…

“… Sonra en azından şundan kendi adıma emin oldum: Kürşat Başar’la yaptığım her iki röportajda da ben bir hayaletin karşısında oturmuştum. Şimdi de bir hayaletin yazdığı kitabı okuyordum.” Tolga’nın bu yazısı okuyunca, yıllar önce yazdığım bir yazıyı hatırladım: “Yaşayanların bazıları hayalettir aslında…” Tolga, Everest Yayınları etiketli “Aslında Hayal”i anlatacaktı, bunun yerine şahane bir şey yaparak […]

Read More

Zamanla oynayan at

Yine çok güzel bir masal yazdı Hande Şarman. Bir zamanda yolculuk masalı… Yani tam öyle değil ama sussam ve daha fazlasını söylemesem iyi olur. Zira ilk masalı yayınladığımda aldığım itiraz mesajlarını düşünerek bu defa temkinli davranıp masalın sonunda ne olduğuna, kahramanımızın neyi keşfettiğine dair bir imada bulunmayacağım. Ama okuyalım ve zamanda dörtnala dolaşırken “istemeden de […]

Read More

Kemal Selçuk: “Aşkta ideal olan kurguladığımız insandır”

Bizi avcunun içine alan şehirler, yaşayışımızı ve seçimlerimizi belirleyen, yer yer kafa tuttuğumuz ama illâ birlikte büyüdüğümüz yol arkadaşlarımızdır aslında. Yaşadığımız kentle birlikte gelişiriz ya da olduğumuz yerde kalırız. Duygu değişikliklerimiz kentin çehresindeki değişikliklerle paralel ilerler. Kâh şehre aşığızdır kâh şehrin karşımıza çıkardığı bir yüze. Kent bizi, biz kenti bir yerlere sürükleriz. Aşkı da peşi […]

Read More

Gizli Bahçe’nin kerameti

Size iki sürprizim var… 1) Sevgili arkadaşım Hande Şarman yakında ilk kitabıyla karşınızda olacak. (İlk kitabı dediysem, Hande’nin editör olarak katkıda bulunduğu kitap çok ama bu farklı. Bu kez doğrudan onun kalbinden, kaleminden dökülenleri okuyacaksınız. 2) Hande zaman zaman Egoist Okur için masallar kaleme alacak. Yazdığı ilk masal aşağıda. En sevdiğim konuyu, farklılıkların ahengini yazmış. Göreceksiniz; […]

Read More

Paul Nizon ve yaşamını sanat eserine dönüştüren adam

Arkadaşım Mehmet Hakan Kekeç’in San Fransisco Sanat Müzesi’nde bir köşeye gözlüğünü çıkarıp koyan ve böylece sanat dünyasında bir nevi infial yaratan, daha doğrusu “sanatsever” denen kişinin ille de sanattan anlayan kişi olması gerekmediğini, günümüzde onun da çoktan sıradan bir tüketiciye dönüştüğünü kanıtlayan gençle başlayıp çağdaş Alman edebiyatının en büyüklerinden Paul Nizon’a ve bizde yayınlanan ilk […]

Read More

Alp Buğdaycı: SESLER YALAN SÖYLEMEZ

Vedalaşmayı beceremeyenlerdenim. Bugün kaybettiğim çok sevgili arkadaşım Alp Buğdaycı’yı ben bu yazısıyla hatırlayalım istiyorum. “Sesin Ruhu” ve “Sesin Aklı” iki belgesel çekmişti Alp. Hele son zamanlarda evinde profesyonel bir stüdyo kurmuştu ve sesle yatıp sesle kalkıyordu. Ses dedikleri şey de ona göre teknikten, montajdan ibaret değildi; kendine ait bir ruhu, aklı ve felsefesi vardı… Lütfen […]

Read More

Uğur Batı: “Hayal kuran Doğu’dur, fantastiğin üzerine yatan ise Batı”

“Türk-İslam sentezinden faydalanan bir Osmanlı fantazyası, bir Osmanlı korku romanından, bir Osmanlı gizem romanından söz ediyoruz. Korku, ahlak öğretisi ve fantazya iç içe bu kitapta. Ütopik olarak karanlık bir dünyanın kapısını açıyor kitap. Osmanlının katledilen şehzadeleri de var, Deccal da var, Piri Reis’in katli gibi tarihin karanlık başlıkları da var, vampirler de var, Şeyh Süca […]

Read More

Taht Oyunları tadında Osmanlı tarihi

Yazdığı Fatih ve Bayezid romanlarıyla yüz binlerce okura ulaşan Beyazıt Akman, “Osman: Aşk ve Savaş” adlı iki ciltlik son yapıtında Osman Gazi’yi ve kuruluşu anlatıyor. Zengin kadrolu romanının pırıltılı isimleri Yunus Emre ve Marko Polo içinse “Aynı zaman diliminde, aynı topraklarda dolaşan bu üç figürü bir araya getiremeyeceksek roman ne işe yarar?” diyor… “Altı ayda […]

Read More

Bora Abdo: “Bu, hep böyle sürecek bir sevgililik hali…”

İstanbul Maçka’da, çimlerinde horozların öttüğü, köpek ve kedilerin yan gelip yattığı bir parkta, Bora Abdo ile son kitabı “Seni Seviyorum. Çok,”u konuşmak üzere buluştuk. Abdo, yaşamıyla birlikte kitaplarında da kendine mesken bellediği Büyükada’nın deniz kokusu ve martı seslerini koydu masamıza. Çayla birlikte içtiğimiz Büyükada seslerine, bir de onun kitaplarından baktık. Aynı sesler, Abdo’nun kelimeleriyle sizi […]

Read More

Stephen King’in rotasından John Steinbeck’le çıkmak

“Acaba bir şeyleri sevmek, sadece bizzat o şeyin kendisinden kaynaklanan bir öz yüzünden mi? Tamamen bizden, doğadan, dünyadan kopuk bir ‘şey’ var mı gerçekten? Bir kitabı, bir kadını, bir yeri; sırf onlar gerçekten güzel oldukları için mi seviyoruz?” diyen İsmail Yaprak, şahsi öyküsünden yola çıkarak yazdığı bu yazıda, hayatta sadece Stephen King romanları okumuş bir […]

Read More

Kıskançlık hakkında her şey ve o uğursuz cümle: “Oh olsun!”

Sizin için kıskanç denebilir mi? Haset duygusunu mu kendinize daha yakın bulursunuz, yoksa imrenmeyi mi? Başkalarının kaybı, kazancınız ya da mutluluğunuz oldu mu hiç? Çok mu uzak bu duygular size? O halde Peter Toohey’in “Edebiyatta Sanatta ve Popüler Kültürde Kıskançlık” adlı kitabını okuyun. Okuduktan sonra bakalım ne kadar emin olabileceksiniz kendinizden… Oh olsun! Doğan Kitap, […]

Read More

Bazı kitaplar beraber yaşamak içindir

Reşad Ekrem Koçu’nun herhangi bir kitabını alıp yaşadığınız dünyadan kurtulabilirsiniz. Zaman, mekân, insanlar, alışageldiğiniz değerler, doğrular, kriterler silinir. Yerine rengârenk ya da şairin dediği gibi “rengâhenk” bir evrende sürekli şaşırarak dolaşırken bulursunuz kendinizi. Doğan Kitap’tan çıkan “Türk Giyim Kuşam ve Süslenme Sözlüğü” için de geçerli bu. Okuma Tavsiyesi Türk Giyim Kuşam ve Süslenme Sözlüğü Reşad […]

Read More