Egoist okur

Stephen King’den kızılcıklı cheesecake

Aşağıda linkini göreceğiniz yazıda, ara sıra size yazarlardan yemek tarifleri vereceğimi söylemiştim. İşte onlardan biri… Karısı Tabitha geçirdiği bir rahatsızlık sonucu tat ve koku alma duyularını tamamen kaybetmiş, bu yüzden King ailesinde yemek işleri artık Stephen King’den soruluyor. Her yemeği o yapmıyormuş tabii ama ekmek ve tatlılar söz konusu olduğunda mutfağa girmeye bayılıyormuş. “Esmer şekerle […]

Read More

KARELİ DÜKKÂN’ın hikâyesi

Kareli Dükkân’ı Instagram’da keşfettim. Genç bir kız minik kanaviçe kasnakları görünümde kolyeler yapıyordu. (Meğer yalnız değilmiş, annesiyle birlikte üretiyorlarmış.) Kasnakların içini de romanlardan, şiirlerden esinlenerek ve elbette el emeği göz nuru işlemelerle dolduruyordu. Bu rengârenk cicili bicili kolyeleri ben çok sevdim ve sizinle de paylaşmak istedim. Ama önce Kareli Dükkân’ın iki yaratıcısından biri olan Pınar […]

Read More

Kağıt bebekler mi? Yok canım, büyük edebiyatçılar…

Literary Greats Paper Dolls, illüstratör Tim Foley‘nin kitabı. Foley, çocukken pek sevdiğim kağıt bebekler tarzında 35 bebek çizmiş, her birine de üçer kıyafet hazırlamış. Bebeklerin her biri, çok sevdiğimiz, hayran olduğumuz ünlü yazarlar aslında, kıyafetler de yarattıkları edebi karakterlere ait. Bu kitap aracılığıyla yazarı kendi karakterlerine, mesela Agatha Christie’yi Hercule Poirot veya Miss Marple’a, Edgar Allan Poe’yu Morg sokağı Cinayetleri’ndeki […]

Read More

Jean-Paul Sartre usulü bademli (varoluşçu) helva

Aşağıdaki üç alıntı arka arkaya sıralandığında, kelimelerin İngilizcedeki tınısına dayalı bir espri içeriyor. Sokrates “To be is to do” demiş. (Olmak yapmaktır manasında.) Jean-Paul Sartre “To do is to be” diye tamamlamış bunu. (Yapmak olmaktır manasında.) Noktayı Frank Sinatra koymuş, “Do be do be do” diyerek… Pek tabiidir ki bunun helvayla bir alakası yok. Öte yandan herkesin, büyük düşünürlerin […]

Read More

Kafka’nın “yeraltı lezzetleri” çorbası

“Çek sarışını” Kozel‘in Türkiye’de de üretilecek olması sebebiyle davet edildiğim Prag ve birkaç günlük seyahatim çok güzeldi. Fakat itiraf edeyim, Çek’lerin aşırı et tüketimi yüzünden şu sıralar yeme alışkanlıklarımı değiştirmeyi ciddi ciddi düşünüyorum. İlham kaynağım ise Prag’ın ayrılmaz parçası olan büyük yazar Franz Kafka. Aşağıda biraz Prag daha çok da Kafka var. Yeme içme alışkanlıkları, “bir […]

Read More

Bir kitabın kalbi nasıl kırılır?

Açılışta gördüğünüz kareleri, Düşkırıklığına Uğramış Bir Kitabın Güncesi‘nden aldım. Studiocanoe yapımı bu kısa film, bir kitabın epeyce “fırtınalı” geçen bir yıllık hayatını anlatıyor. İzlediğimiz şeyler, aslında sırf kitaplara değil, genel olarak bizim dışımızdakilere; sevdiklerimize ne kadar kötü davranabildiğimizin de bir kanıtı. Çok zekice, dokunaklı. Ve aşırı güzel. Bazı sekanslarda resmen kalbimin sıkıştığını söyleyebilirim. Mutlaka seyredin. Gülenay Börekçi  The […]

Read More

İyi Kitaplar’dan alışveriş edip Havana Ateşi’yle kavrulun

BUCK firmasının Yeni Zelanda’da kökenli kitap satış sitesi Good Books (İyi Kitaplar) için hazırladığı reklam filminden taa ne zaman önce bahsetmiştim. Güller ve Böcekler: Acayip güzel bir reklam filmi Geçenlerde Good Books için hazırlanan bir başka filmi gördüm. Ve ona da bayıldım. Ünlü McBess and Simon  ikilisi, “Havana Heat” (Havana Ateşi) adlı filmde bizde Beyaz […]

Read More

Endişeli bir kedinin varoluşsal sayıklamaları…

Henri dünyanın en ünlü kara beyaz kedisi. Hayatı film oldu, kitap oldu, onunla röportajlar yapıldı. Şanslı sayılır bence, çünkü ödül törenlerine katılması gerektiğinde smokin falan giymesi gerekmiyor, çünkü renklerinden ötürü doğuştan smokinli. Motto’sunu Jean Paul Sartre’dan alan (“Başkaları cehennemdir”) kedi Henri karton kutulardan çıkmadan bol bol düşünüyor. Düşünüyor ve bunalıyor, tam bir elitist. Maço ayrıca. Güzel dişi […]

Read More

Osmanlı Devri’nin süper kahramanları

Karakter tasarımcısı, çizer, illüstratör ve grafiker Berk Şentürk’ün bu işi yeni değil besbelli ama öyle güzel ki Behance’i turlarken rastladığımda eskiymiş falan diye herhangi bir tereddüt yaşamadan bloga aldım. Şentürk DC Comics’in süper kahramanlarıyla villain’ları Osmanlı Devri’nde yaşasalardı neye benzerlerdi diye hayal etmiş ve ortaya bu harika seri çıkmış. Araya birkaç da hit film kahramanı katmış. […]

Read More

Frida Kahlo’nun gardrobu: Orak çekiç, deri ve farbela

Meksikalı sürrealist ressam Frida Kahlo yaşadığı dönemin, yani 1930’ların kadınlarından bambaşka görünüyordu. Kapkalın kaşları bir yana, Paris ve New York’taki davetlere ve açılışlara bol köylü bluzlarıyla katılıyordu. İşlemeli ve farbelalı bu bluzlar dikkat çekici ve cüretkardı. İlerleyen yıllarda daha kendine has ve fazlasıyla cazibeli bir stil geliştirdi. Takıları, elbiseleri, etekleri, bluzları, bilhassa da büstiyerleri Madonna’dan Gwen Stefani’ye […]

Read More

Proust’tan Salinger’a iştah açan -veya kapatan- yemekler

Tasarımcı ve yazar Dinah Fried’ın Fictitious Dishes: An Album of Literature’s Most Memorable Meals (Kurmaca Yemekler: Edebiyatın En Hatırlanan Yemeklerinden Bir Albüm) adlı kitabını yine önce Maria Popova’nın Brainpickings’inde gördüm. Bakmasam olmazdı. Fried tasarımcılık ve yazarlığın dışında fotoğrafçı ve aşçıymış aynı zamanda. Bu gördüğünüz yemekleri de zaten o pişirmiş, sofra düzenlerini falan o tasarlamış. Gülenay […]

Read More

KIRMIZI BİR AYNA göndermiş bana Umay Umay…

Şahaneler şahanesi Umay Umay bana kırmızı bir ayna göndermiş. Canın ne istiyorsa yap diyerek… Anladığım kadarıyla yanımda taşıyabilirim o aynayı, elimde, çantamda, kitaplarımın arasında… Ve dilediğim gibi kullanabilirim. Parmaklarımın ucuyla dokununca sayfa sayfa çevirebildiğimi fark ettiğim için, şimdilik “yeni defterim” oldu. Aynayla ilgili başka şeyler de fark ettim aslında. Bu ayna, bakana neye benzediğini; ne […]

Read More

JANE EYRE MODASI: Thornfield, alevler içinde!

İtalyan Vogue’unda yer alan ve Brontë Kardeşler ve Jane Eyre’den ilhamla yaratılmış bu kareleri görünce resmen bayıldım. Marco Grisolia ile Romina Toscano’nun yarattığı ve fotoğrafçı Marco D’Amico tarafından görüntülenen bu kıyafetler Jane Eyre’in boz, gri, kahverengi, siyah elbiselerinin yanında belki fazla renkli kalıyordur. Gene de fosforlu renklerle belirginleştirilmiş şu minik ayrıntıları, pembe gözlüğü, sarı boneyi […]

Read More

Bir grafik tasarımcının harikulâde ve sonsuz Finnegans Wake projesi

“Finnegans Wake edebiyat tarihinde büyük bir yazar tarafından yazılmış yapıtların en ihmal edilmiş olanı. Anlaşılır sebeplerle elbette… Zor bir roman değilmiş numarası yapmayacağım. Ama hatırı sayılır bir bölümü, Ulysses’ten daha zor değildir. Onu okumak, bir romanı anadilinizden daha az bildiğiniz bir dilde okumaya benzer… Su gibi akmaz, hep bir şeyleri çözmeye çalışırsınız. Hem bence bir […]

Read More

David Foster Wallace’dan BU SU: Ölmeden önce ölmemek için…

Romancı David Foster Wallace 2005’te Kenyon College’ın mezuniyet töreninde bir konuşma yapmıştı. O gün unutulup giden o şahane konuşma metni, yazarın üç yıl sonraki intiharı üzerine yeniden hatırlandı, gün ışığına çıkarıldı hatta büyük ün kazandı. Majör depresyondan mustarip Wallace’ın öğrencilere algının tuzaklarından, insanın kendi kendini hapsettiği kafeslerden, gözümüzün önünde durdukları halde kavramakta zorlandığımız gerçeklerden bahsettiği o […]

Read More