Egoist okur

“Rus edebiyatı öldü mü”

Başlık bana ait değil, Foreign Policy dergisinden. Geçen yılın başlarında yayınlanmış bir yazıdan. 2015 Nobel Edebiyat Ödülü hiç beklenmeyen birine, “gazeteci kitapları” yazan Belaruslu Svetlana Aleksiyeviç’e gidince bu eski tartışma alevlendi tabii. Gerçekten ben de merak diyorum: Bana ve tüm edebiyat severlere muhteşem okuma deneyimleri yaşatan Rus edebiyatı neden yıllardır yeni büyük yazarlar çıkarmıyor? Tolstoy, […]

Read More

Şantaj, gözdağı ve dolandırıcılıkla var olan bir cemaat

Kendini “Kilise” olarak anan Scientology bazılarına göre 50 bin üyeli bir tarikat, bazılarına göreyse dünyanın bir numaralı dolandırıcılık tezgâhı… Geçtiğimiz günlerde “Going Clear” adlı belgesel HBO’da yayınlanınca yeniden gündeme geldi. Üstelik ilk kez Tom Cruise’un ayrılma ihtimalinden söz ediliyordu… Araştırdıkça çok şey öğrendim. 138 dandik bilim kurgu yazmış bir adamın sonunda kendi kitaplarının büyüsüne kapılarak […]

Read More

Başkan’ın bütün kitapları

ABD Başkanı Barack Obama’nın 23 Ağustos’a kadar Martha’s Vineyard’da yaz tatilinde olacağını sağır sultan bile duydu. Hatta Beyaz Saray’ın PR’cıları sağolsun, Obama’nın orada kaldığı günlerde hangi kitapları okuduğunu, okuyacağını da öğrendik. Altı kitaplık liste perşembe günü yayınlandı. Listeyi merak ediyorsanız, hiçbirini okumadım ama ilk bakışta bana fazla “New York Times” geldi. Gülenay Börekçi Alan Bennett’dan […]

Read More

9 bin ver en havalı kitapları kap, 30 bin ver alim ol!

“Kişisel kütüphaneler biraz sahibine benzer, biraz da sahibinin olmak istediği kişiye. Bazı kütüphaneler ise sahibine hiç benzemiyor! Zira, onlar 10 binlerce lira döküp kendilerine kütüphane dizdirenlere ait.” Habertürk Ekler’in dünya tatlısı hiperaktif Ece Ulusum’u HT Pazar için yazdı bu yazıyı ve öyle güzel yazdı ki zor beğenirliğiyle tanınan Murat Bardakçı bile geçen hafta köşesinin bir gününü […]

Read More

KARADUT ve kırık bir aşk hikâyesi

İş Sanat Kibele Galerisi’nde açılan “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar – Biz Mektup Yazardık” sergisinde, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bir dönem büyük bir aşk yaşadığı ve “Karadutum” dediği Mari Gerekmezyan’la mektuplaşmaları da yer alıyor. Bedri Rahmi ile bazılarının “Türkiye’nin Camille Claudel’i” dediği Mari Gerekmezyan’ın hikâyesi kısaca şöyle… Biz Mektup Yazardık: Bir döneme ışık tutan mektuplar […]

Read More

BİZ MEKTUP YAZARDIK: Bir dönemin mektupları…

Bedri Rahmi’nin hem kendi yakınları hem de yakın tarihimizin önde gelen sanatçıları, siyasetçileri ve iş adamlarıyla mektuplaşmalarından oluşan “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar – Biz Mektup Yazardık” 20 Haziran’a kadar gezilebilecek. Sergide yakın tarihimize ayna tutan bu mektupların yanı sıra sanatçının eserlerinden seçmeler de yer alıyor. Bir dönem sanatçıların çektiği maddi sıkıntılara da şahit […]

Read More

Lüset Kohen Fins: “Keşkistan’da yaşamayı hiç istemezdim…”

Lüset Kohen Fins’in çok sevdiğim ilk kitabını yazmıştım. Yazar, “On Derin Ayak İzi”nin ardından şimdi ikinci kitabı “Enginar Mevsimi”yle okurlarının karşısında. İlk fırsatta okuyacağım ama anladığım kadarıyla içinde bulunduğumuz mevsime çok uygun bir roman. İşte birkaç alıntı: “Enginar Mevsimi her ne kadar ilkbaharı çağrıştırsa da içinde bambaşka anlamlar taşır. Kimilerine yüzeysel mutluluklar, kimilerine de iz bırakan […]

Read More

Kişisel arşivlerde İstanbul belleği

İstanbul Şehir Üniversitesi, “Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği” projesi çerçevesinde ünlü araştırmacı, biyografi yazarı ve vakanüvis Taha Toros‘un uzun yıllar boyunca biriktirdiği ve özenle koruduğu arşivini kütüphanesine kazandırdı. Gülenay Börekçi “Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği” projesi Ünlü araştırmacı, biyografi yazarı ve “vakanüvis” Taha Toros, 1910’da Adana’nın Tarsus ilçesinde doğdu. 2012’de öldüğünde ise ardında 37 kitap ve çok büyük […]

Read More

Edebiyatçılara sordum: “Yaşar Kemal’i niçin seviyoruz?”

Yaşar Kemal öldü, çok üzgünüz. O yüzden bir ay kadar önce, 18 Ocak’ta yayınladığım bu yazıyı yeniden okumanın tam vakti… Türk edebiyatının yaşayan en büyük ismi Yaşar Kemal‘in hastaneye kaldırıldığı haberini duyalı çok olmadı. O yüzden onu çok sevdiğini bildiğim bazı yazarlara ve şairlere gidip Yaşar Kemal’i anlattırdım. Hem usta iyileştiğinde okursa eğer biraz neşelensin ve gücünü daha […]

Read More

“Failin bir, kendini kurban görenin iki şeytanı vardır…”

“Toplu çekilmiş kalabalık aile fotoğraflarını düşünün ve bir süre sonra ilk bakışta fark edilmeyecek silüetler görmeye başladığınızı hayal edin. Ölenler, intihar edenler, onlarca yıl önce cinayete kurban gidenler, savaşta yitenler, kürtajla aldırılan bebekler; hiç kimsenin bir yere gittiği yok aslında, oralarda bir yerlerde durarak aileyi etkilemeye devam ediyorlar.” Çünkü yazar Mitch Albom’un dediği gibi; atalarımız öldükten […]

Read More

Burçe Bahadır: “İçin yanmazsa insan değilsin…”

“Özgecan’a hep birlikte, elbirliğiyle üzülmek ne kadar kolay. Masumiyeti göz bebeklerinden akan bir küçücük kız olduğu ne çok belli. Okuldan çıkmış, avm’ye gitmiş, annesi sütünü harçlığını vermiş, eve gitmek için akşam 8’de dolmuşa binmiş bir kız çocuğuna üzülmezsen, acımazsan zaten hayvansın, barbarsın, sapıksın demektir. Ya diğer ölü kadınlara? Onlara da kaşını şüpheyle kaldırmadan, bu kadar içten […]

Read More

Aşk mektupları: Havada uçuşan leziz öpücükler…

“Son sayfayı yazarken, kağıdın üzerine birbiri ardına gözyaşları düşmeye başladı. Ama neşelenmeliyim -yakala!- şaşırtıcı sayıda öpücük uçuyor havada. Şeytan! Havada kaynıyorlar! Ha ha! Üçünü yakaladım. Harikulade lezzetliler!“ Şahane değil mi? Sevgililer Günü için hazırlanan “En Güzel Aşk Mektupları” sergisinden. Kanyon Alışveriş Merkezi’ndeki bu sergi, tarihe damga vuran efsanevi aşkların mektuplarına ve unutulmaz hikayelerine yer veriyor ve […]

Read More

Iraklı bir kitap âşığının gözyaşları

Aşağıdaki video Iraklı bir blogger tarafından yüklenmiş, ben Maria Popova’nın Explore‘unda buldum. Irak’ın entelektüel hayatının ölümünü, kitapların yok edilişini anlatırken gözyaşlarını tutamayan bu muazzam adamı ben de ağlayarak seyrettim. Dün geceden beri aklımdan çıkmıyor. Popova, Mary Ruefle’ın “Kitap okuyan bir insan, işlerin yolunda olduğunun işaretidir” sözünü hatırlatıyor haberinde. Doğru söylüyor, kitap okumak pekala bir lüks bile olabilir. Tek dileğim işlerin […]

Read More

Köprüleri, gölgeleri ve gizemli atmosferiyle Prag’ı geziyoruz

Praha, yani Prag “kapı eşiği” anlamına geliyor. Zaten Çekoslovakya’nın başkenti olan bu “ruhlu” şehirde 13 devasa kapı bulunuyor. Geçen ay Çek birası Kozel’in davetlisi olarak iki günlüğüne yüksek kuleleri, sivri çatıları ve gotik yapılarıyla bu gölgeli ve çok güzel şehre gitmiştim ya; orada öğrendim. Ne yaptığımı, neler gördüğümü da hiçbir ayrıntıyı unutmamaya çalışarak yazdım. Böylece […]

Read More

Orhan Pamuk’tan “Karanlık Şövalye Batman” kapağı

40 yıl düşünsem Orhan Pamuk‘un bir Batman nam-ı diğer “Karanlık Şövalye” kapağı çizeceği aklıma gelmezdi. Köşedeki imzasını görmesem inanmazdım da belki. Ama işte hayat, insanın aklına gelmeyenlerin, kolay kolay inanılmayacakların pekala olabildiği bir şeydir. Gülenay Börekçi Orhan Pamuk ve ünlü kapak tasarımcısı Chip Kidd’in deyişiyle “Dantevâri” Batman’i… (solda) DC Comics’in esas Batman’i sağda. Orhan Pamuk’tan […]

Read More