Egoist okur

Çocukluktan kalma bir yara izi: TEOMAN

Bu sabah Kontrol Kulesi’nde buluşup Teoman’ı, müziği bırakma kararını konuştuk sevgili arkadaşım Deniz Durukan’la. Onun böyle bir karar alacağını birkaç yıldır zaten hissettiğimizi, ama bir türlü konduramadığımızı… Teoman adına sevindiğimizi ama kendi adımıza çok üzüldüğümüzü… Gerçi bu pek karanlık, pek karmaşık zamanlarda belki herkesin biraz köşesine çekilmesi gerektiğini, mağaranın kimi zaman en emniyetli yer olduğunu… […]

Read More

Seni sevenler var burada hâlâ

Herkes bilir, ben Teoman’ı severim. Şarkılarını da, kendisini de… Bir de uğuruna inanırım, yaptığım her yeni işte bulunsun isterim… Çok üzüldüm müziği bıraktığını duyunca. Ama ne yalan söyleyeyim, bir yandan da sevindim, artık kendini mutlu hissetmediği bir yerde durmayabilecek gücü olduğu için… Fakat hastayım ya kaç gündür, o yüzden yeni bir yazı yazacak gücüm yoktu; […]

Read More

3 Temmuz, Paris: Jim Morrison’ın öldüğü yerden izlenimler

70’lerin başında görüp görebileceğiniz en tuhaf ve büyüleyici devrimi yaparak 5 yıl gibi kısa bir sürede müzik tarihini değiştiren adam, yani The Doors kültünün tanrısı, müzisyen, şair ve hayalci Jim Morrison, ölümünün 40. yılında Paris’te anıldı. Mezarı ziyaret edenler arasında grup arkadaşları Ray Manzarek ve Robby Krieger da vardı, dünyanın dört bir yanından gelen Morrison hayranlarına […]

Read More

Amy sen ne yaptın!

Şahanemiz Amy Winehouse öldü ve Tolga Meriç aşağıdaki gönderdi. Sartre ve Camus’den, aşkla sevdiği Marguerite Duras’dan da bahsediyor Tolga. Gülenay Börekçi Amy sen ne yaptın! “16 yaşımdan beri tepemde koskoca bir kara bulutun öylece asılı durduğunu hissediyorum” demiş ve eklemişti Amy Winehouse: “Yarın ölsem, mutlu bir kız olurdum.” Böyle. Bu kadar. Buraya kadar. Daha içtiği […]

Read More

Zeki Müren; zombiyken bile sevdiğimiz o kelebeğe benzer mahluk

İspanyol Mery Questa’nın bir grup Türk çizerle birlikte İstanbul’un yeraltı dünyasını ve başlarını efsane şarkıcı Zeki Müren’in çektiği bir zombiler ordusunu anlattığı çizgi romanını biliyor musunuz? Tabii Zeki Müren zombi haline gelse de gene aynı Zeki Müren, yani hep sevdiğimiz o kelebeğe benzer mahluk… Ayrıntılar aşağıda… Gülenay Börekçi Zeki Müren; zombiyken bile sevdiğimiz o kelebeğe benzer […]

Read More

Nostaljik bir üçlü aşk hikayesi: “Ben, pikabım ve plaklarım”

Alberto Modiano’yu siz fotoğrafçı olarak tanırsınız. Bazılarınız için o Türkiye’nin en önemli fotoğraf tarihçilerinden biridir, bazılarınız içinse tutkulu bir koleksiyoncu… Kaybettiğimiz şeylerin ruhunu korumaya adamıştır kendini, bunun için hikayeler yazar, fotoğraf ve dergiler toplar, yazılar kaleme alır… Benim içinse bütün bunların yanı sıra Alberto çok sevilen, kıymetli bir arkadaş, güvenilir bir dosttur. Epeydir istiyordum, nihayet […]

Read More

Mabel Matiz: “Uçurumdan sarkmayı da sevdim, düşmeyi de…”

“Benim tek rüyam vardı, o da uçsuz bucaksız bir biçimde, arsızca, ‘müzik’ti” diyor Mabel Matiz, rüyasının gerçeğe dönüştüğü,yani ilk albümünün piyasaya çıktığı şu günlerde. Deniz Durukan’ın Egıoist Okur için Kontrol Kulesi’nde ağırladığı Mabel Matiz’i şahsen niye sevdiğimi soranlara söyleyeceklerim şunlar olabilir: 1) Adam güzel müzik yapıyor, kalbe dokunan hüzünlü şarkıları var. 2) Şarkı sözleri çok […]

Read More

Yazıyla müzik yapan adam: Teoman

Teoman’ı şarkılarıyla, sevgilileriyle, serserilikleriyle hatta skandallarıyla ele almalarına alıştık. Ama o aslında matruşka bebek gibi, açtıkça içinden başka ve her biri bir öncekinden daha renkli Teoman’lar çıkan biri. Bu yazıda, son albümü Aşk ve Gurur’un da kanıtladığı gibi, onun edebiyatla, yazıyla ilişkisini okuyacaksınız… Hayır, Aşk ve Gurur, Jane Austen’ın en iyi romanının, edebiyatseverlerin göz bebeğinin […]

Read More

Efkâr Karması / Burcu Yıldızer: İlk aşkın, ilk gözyaşının, ilk vazgeçişin şarkıları

Burcu Yıldızer hayatının en özel anlarını Egoist Okur takipçilerine anlattı. Daha doğrusu onlar için bir “Efkâr Karması” hazırladı. Seçtiği şarkılar onun için önemli, çünkü içlerinde ilk karşılaşmalar, ilk hediyeler, ilk sözler, ilk sesler, ilk uykuya hazırlık vakitleri, ilk uykusuzluk, ilk ilmek, ilk dokunuş, ilk günaydın, ilk kavgalar, ilk gözyaşı, ilk kaçışlar, ilk terk ediş, ilk […]

Read More

Bandista: “Onların dünyası başka bir dünya, biz kendi dünyamızı inşa ederiz”

Bandista 15 tanesi müzisyen olan 30-35 kişilik bir tayfa, kendi deyişleriyle “eylem bandosu”. Onları konser alanlarında, barlarda, gece kulüplerinde, yani sahnede izleyebilirsiniz. Kimi zaman beş kişilik bir grup olarak, kimi zaman kalabalık bir big band olarak. Ama varoluş sebepleri sadece müzik değil; sadece bu ülkenin değil dünyanın her yerinde protesto eylemlerinde, dayanışma etkinliklerinde, sokak gösterilerinde, […]

Read More

Efkâr Karması / Deniz Durukan: Tanju Okan’lı, Nina Simone’lu şarkılar

Şiirlerini Varlık, E, Hişt, Budala, Yasakmeyve, Başka, Öteki-Siz, Kitaplık, Özgür Edebiyat, No, Kırkaltı Karakalem gibi dergilerde yayınlayan Deniz Durukan biliyorsunuz rock müzikle ve alternatif seslerle de ilgileniyor. Roll ve Öküz dergilerinde başlayan müzik yazıları ve söyleşileri, Hayvan, Shaft, Picus, K. Karakalem ve Yüxexes ve Varlık’ta sürdü. Şimdi Egoist Okur’daki Kontrol Kulesi köşesini hazırlıyor. Yani doğru adrestesiniz. […]

Read More

El yapımı vintage enstrümanlarla YAZINSAL ROCK

Haklarında iyi şeyler söyleniyor. Mesela… “Az şekerli Nino Rota… Özgün, deneysel ve eğlenceli… Hayaletler ve umacılar tarafından icra edilen, Balkan tonunda Yahudi düğün müziği… Ortadoğu’da sirk olsaydı orada yapılan müzik tam da böyle bir şey olurdu; kendine has ve dayanılmaz güzellikte… Geleceğin şizofrenik Tom Waits’i… ” Eh, “Hangi grup bu bu?” diye soruyorsanız, okuyun. El yapımı müzik […]

Read More

Efkar Karması / Frédéric Beigbeder: Hüzün veren hit parçalar

Çağdaş Fransız edebiyatının “yaramaz çocuğu” Frédéric Beigbeder reklamcılıktan gelme yazarlardan. Onu ilk olarak Aşkın Ömrü Üç Yıldır adlı kitapla tanıdık. Bir evliliğin, kendi evliliğinin bitiş sürecinde yaşananları anlatıyordu. “Her şeyi bilen adam” tavrıyla yazan Beigbeder’e göre aşk bitmeye mahkumdu ve çiftlerin yapacağı hiçbir şey onu diriltmeye yetmezdi. Birçok dile çevrilen kitap dünyanın dört bir yanındaki […]

Read More

Hayatımın Uriah Heep’leri

Çocukluğumun karabasanı. Benden epey büyük olan kuzenimin plakları arasında rastlamıştım Uriah Heep grubunun adına ilk kez. Dehşetten ürpermeme yol açan albüm kapakları şimdi çok komik geliyor. Halbuki o yıllarda kuzenimin odasının önünden geçerken bile başka tarafa bakardım, kapı açıksa gözüme ilişirler de gene ödüm kopar diye… Grubun adının Charles Dickens’ın David Copperfield adlı romanından geldiğini […]

Read More

U2’nun şarkısı Salman Rushdie’ye roman yazdırttı

U2’nun The Ground Beneath her Feet adlı şarkısının sözleri Salman Rushdie’ye aitti. İşte o şarkı şimdi Hindistan, göçmenlik, aidiyet kavramı, büyülü gerçekçilik, saplantılı aşk ve rock’n roll’a dair bir romana dönüştü. Can Yayınları’ndan Ayaklarının Altındaki Toprak adıyla çıkan romanı okumadan önce bizzat Salman Rushdie’nin rol aldığı videoyu izleyin… Salman Rushdie’nin Kerem Işık’ın çevirisiyle yayımlanan “Ayaklarının Altındaki […]

Read More