Egoist okur

Selim İleri: “Bu filmi mutlaka seyretmenizi rica edeceğim sizden”

Selim İleri sohbetinde bir arkadaşımın sorusunu da götürmüştüm yanımda. İşte o soruyu yönelttiğimde, Selim İleri’yi de, Türkan Şoray’ı da daha fazla sevmeme yol açan bir an yaşandı. Röportajın bu kısacık bölümünü sizinle paylaşmak istiyorum. Röportajda bahsi geçen filmin YouTube’da bulduğum bir kopyasını da sona ekliyorum. Gülenay Börekçi “Bugünün romanıyla ilgili büyük endişem şu: İnsan acısı […]

Read More

Teoman: “Edebiyatta da hayatta da kırık dökük şeyleri seviyorum”

Teoman’la tanıştığımız günün üzerinden çok zaman geçti. Müzikte adını yeni yeni duyuruyordu. Röportaj yapmak için Cihangir’deki evine gittiğimde, bıkkın bir ifadeyle siyah-beyaz bir İtalyan filmi seyrediyordu. Ekrana gözüm iliştiğinde, altyazı falan görememiştim; İtalyanca da bilmiyormuş. “Eh, o zaman niye?” diye sormuştum haliyle. Bilmediği bir dilde film seyretmek ona daha eğlenceli geliyormuş. “Hikayeler uydurup diyaloglar yazıyorum. […]

Read More

Tanpınar’ın bir sinema tutkunu olarak portresi

Sinema dergisi Rabarba’nın Ekim sayısı okurları büyük romancımız Ahmet Hamdi Tanpınar’ın yayınlanmamış senaryolarıyla buluşturuyor. Dergiyi edinmenizi hararetle tavsiye ederim ama öncesinde Tanpınar’ın araştırmacı yazar Handan İnci ve ekibi tarafından gün ışığına çıkarılan senaryolarına, film eleştirilerine kısaca bir göz atmaya ne dersiniz? Gülenay Börekçi Bu sayısıyla arşivinizde bulunması gereken Rabarba Dergisi’ne teşekkürler. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın film eleştirilerinden […]

Read More

Kendi cehennemini yaratan dev yönetmen: Elia Kazan

“Kendini Amerikalı sayan bir Anadolulu, Rum sayan bir Türk, Türk sayan bir Rum, Anadolulu sayan bir Amerikalı, New Yorklu sayan bir göçmen, göçmen sayan bir New Yorklu, hem hepsi hem de hiçbiri. Üst üste binmiş kimliklerin çoğaltırken azalttığı, güçlendirirken zayıflattığı bir adam. Adı Elia. İlya, İlyas, Aliya. Soyadı Kazancıoğlu. Kazan.” Zülfü Livaneli’nin Amerikalı yönetmen Elia […]

Read More

Rebecca Solnit + Darren Aronofsky işbirliği: ANNE!

Birkaç kitaba dalmışken keşfettiklerim… Flâneur’ler ve flâneuse’ler… Yürüme, kaybolma ve kendini bulma hikayeleri… Ve sonunda keşfedilen, “Anne!” Darren Aronofsky’ye teşekkür borçlu olabiliriz. Geçen hafta gösterime giren “Anne!”, feminist edebiyatın güçlü temsilcisi, “Kaybolma Kılavuzu”, “Yürümenin Tarihi”, “Bana Bilgiçlik Taslayan Adamlar” gibi kitapların yazarı Rebecca Solnit’i sinema seyircisiyle ilk kez buluşturuyor. Hem de olabilecek en altüst edici […]

Read More

O / STEPHEN KING: Sizinle şu meşum sahneyi konuşmalıyız

Palyaçolardan niye korkulur? Ya da korkulur mu hakikaten? Ben korkmam mesela ama bu konu açıldığında nedense hemen herkes tersini söylüyor. Oysa palyaçolar, genellikle çocukları, kısmen de yetişkinleri güldürmeye çalışan, zaten hayatlarını da böyle kazanan insanlar değil mi? Yine de palyaço korkusunun bir dayanağı, temeli olmalı. Sizce ne kadar geriye gidebiliriz palyaçoların kökenini araştırırken? Biraz inceleyelim bunu. […]

Read More

VAHŞİ ORMAN serisi: “Ama bizim kalbimiz kırık”

Bu haftanın kitabını çocuklar için yazan ünlü bir müzisyenden seçtim. “Vahşi Orman”, The Decemberists grubunun kurucusu ve solisti Colin Meloy’dan nefis bir fantastik seri. İllüstrasyonlar şahane karısı Carson Ellis’e ait. Yazıyı okuyanları, bonus olarak yeni bir mixtape bekliyor. Gülenay Börekçi “Sevgili Prue, harikulade bir dünyanın sakinleriyiz; güzel dünyamızda hayat ve gizem, iyilik ve acı var. […]

Read More

Leonard Cohen: “Çirkiniz ama müziğimiz var!”

Şefkatten öfkeye, kederden pişmanlığa, sadakatten ihanete aşkın her türlü yüzünü anlattı Leonard Cohen. Sırf bu değil; derin meseleler de yer buldu dizelerinde. Toplama kamplarında kurulan ve ölüme rağmen hayatı kutsayan küçük orkestralar, savaştan, işkenceden, kıyımdan kaçıp başka memleketlerde var olma mücadelesi veren mülteciler… II. Dünya Savaşı’nın dünyayı değiştiren kötülüğünden de bahsetti, Suriyeli savaş kurbanlarının acısından […]

Read More

BOB DYLAN: Son troubadour

Nobel’iyle ilgili eleştirileri Mehmet Hakan Kekeç’in yazısında okumuştuk, sıra methiyelerde… Bob Dylan’ın bir vakitler “şair” olarak Allan Ginsberg, Jack Kerouac, Kenzoburo Oe hatta Samuel Beckett gibi edebiyatçıların hayranlığını kazanmış olduğunu şahsen yeni öğrendim. Şeytanla sözleşme ve troubadourluk meselesine gelince; ayrıntıları aşağıda… Bob Dylan önümüzdeki ay İsveç’te düzenlenecek Nobel ödül törenine katılmayacakmış. Katılacağını düşünmemiştim zaten. Yine […]

Read More

“Teoman’ın Nobel kazanma ihtimali Elif Şafak’tan fazla”

Mehmet Hakan Kekeç, diğer işlerinin yanında kitap yazıları da yazıyor. Dylan’ın Nobel’ini de yazdı. Açıkçası onunla aynı şekilde düşünmüyoruz, öyle olması da gerekmiyor. İkimiz de Nobel’i sınırsız ciddiye alanlardan değiliz. Milan Kundera konusundaysa, aynı fikirdeyiz. Gerisi tartışılabilecek, ayrıca anlaşmamızı gerektirmeyen ayrıntılar… “Şair, romancı, öykü yazarı, oyun yazarı derken şimdi de şarkı sözü yazarı… Artık Teoman’ın […]

Read More

Leonard Cohen: “Demokrasi hiç beklemediğimiz yerden gelecek”

Şair, romancı, müzisyen. Demokrasi âşığı güzel ve iyi bir adam. Leonard Cohen ya da Budist olduktan sonra seçtiği “sessizlik” anlamındaki yeni adıyla Jikan, dün öldü.Tam da birkaç ay önce kaybettiği eski sevgilisi Marianne Ihlen’e veda mektubunda söz verdiği gibi… Varsa günahı, kabahati şöyle dursun, bugün onu ‘iyi’ hatırlama zamanı… Elveda Jikan! Gülenay Börekçi Leonard Cohen […]

Read More

Kütüphanenizde bulunması gereken 13 sinema kitabı

Klasikler, ustalar, kült filmler ve en yeniler… Bu haftanın kitapları beyazperdeye dair. kimileri dünya sinemasının dev eserlerine dair, kimileri de senaryo yazım tekniklerini gösteriyor. Sinema severler için 13 kitaplık küçük bir okuma rehberi… Büyük yönetmenler Tarkovski, Bergman, Kubrick, Truffaut Yazmıştım daha önce; insanlar ikiye ayrılır, Tarkovski filmlerini sevenler ve Tarkovski filmlerini sevmeyenler… Çağdaş İngiliz edebiyatının […]

Read More

Aşk gerçekleşmeyecek ideal, evlilikse acı hakikat…

William Goldman’ın aynı adlı romanından uyarlanan filmi “Princess Bride”, Westley adlı bir genç adamın, büyük aşkı Prenses Buttercup’ı bulma macerasını anlatıyor. Westley, prensesini ararken bin türlü belayı atlatıyor, defalarca vuruluyor, yaralanıyor hatta bir keresinde ölüyor ve “sihir yardımıyla” diriltiliyor. Masal bu ya; sonunda da aşkına kavuşuyor. Gelin görün ki o zorlu yolculuktan geriye birkaç küçük […]

Read More

Teoman: “Hiçbir plan hatasız yürümüyor ve bu çok güzel”

Teoman’ın şarkılarını, sözler onu anlatıyormuş gibi dinleme eğilimindeyim; hep bir itiraf tınısı alıyorum. Hayatında olup biten ne varsa bir biçimde yansıtıyor; gizlemeden, saklamadan… Bana öyle geliyor ki duygularını, deneyimlerini, zihnini kurcalayan soruları, hepsinden önemlisi nüfuz edilemeyen yalnızlığını açık sözlülükle, korunmaya çalışmadan dile getiren Teoman, şarkılarında kendini sanki çok yüksek bir yerden boşluğa bırakıyor. Aşağıda bir […]

Read More

SON BAKIŞTA AŞK: “Her şey yalnızlıktan…”

Elis Şimşon’un yayın yönetmeni olduğum Picus için Teoman’ın şarkı sözlerinden yola çıkarak yazdığı yazı, harikulâdeydi. Elis daha sonra yazıyı gözden geçirdi ve Ot’ta yayınladı; Teoman da “İnsallık Halleri” kitabına aldı. Kitabın önümüzdeki günlerde çıkacağını öğrenince, Teoman’la bir röportaj yaptım, biliyorsunuz. Eh, bu durumda Elis’in yazısını yayınlamasam olmazdı… Gülenay Börekçi Fotoğraflar: Ece Oğultürk Bu O’nun hikayesi; […]

Read More