Egoist okur

Temasın da hafızası vardır

Aşk Hikayesi romanının ilk cümlelerini getirdi Dilek Vidana Tavaşoğlu’nun bu yazısı aklıma. O cümleleri azıcık değiştirerek John Keats’i anlatabilirim gibi geldi bana. 25 yaşında ölüp giden bir genç adam için ne söyleyebilirsiniz? Olağanüstü yetenekli olduğunu, gelmiş geçmiş en büyük şairlerden biri olduğu halde, yaşarken ve yazarken asla övgülerle karşılaşmadığını, bir de şiiri, güzelliği, saflığı ve […]

Read More

Efkâr Karması / Derya Erkenci: 80’ler esintili bir liste

“Cinsel deneyim hayalleriyle süslenmiş yağmurlu kış günlerinde, akşamüstlerinin soluk buz mavisine teslim olmuş odalarda Anılar-9 isimli karışık kasetten dinlediğimiz ‘Past Time Paradise’ parçasıyla yakın temaslı slow danslar ederken, loş kadife koltuklar üzerinde sızdık. Üşütmeyelim diye –kendiliğinden- üzerimize örtülen ‘yeni milenyum’ beklentisi, bizi on beş yıl uyuttu. Bütün varsıllığımızı emip tüketen seneler şimdi, yerli tütünden sarılmış […]

Read More

Engin Günaydın soruyor: “Bu ülkede herkes neden bu kadar üzgün?”

Egoist Okur, Engin Günaydın’ı çok sever. Onunla daha önce yaptığı röportajları bugün yeniden yayınlaması bundan, başka sebebi yok. Susan Sontag, sinemanın gücünden bahsederken, “Kamera başkalarının gerçekliğine bir turist gibi bakmamızı sağlar, hemen peşinden de kendi gerçekliğimize” diyor. Yeraltı, bu tarife birebir uyan bir film. Çünkü Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar romanından -serbestçe- uyarlanan filmi seyrederken, önce Muharrem […]

Read More

Teoman eserini “bitirirken” onu biz “tamamlayacağız”…

Tolga Meriç, benim eski arkadaşım. Egoist Okur’un da başından beri ayrılmaz parcçası. Teoman’a dair yazmaya en çok hakkı olanlardan, çünkü en güzel Teoman röportajlarından birkaçını gerçekleştirdi. Daha doğrusu birlikte çalıştığımız yıllarda, ben Picus da dahil olmak üzere şahane bazı dergiler yaparken (alçakgönüllülük etmeye lüzum yok, sahi zannedebiliyorlar) Tolga da röportajlarıyla, yazılarıyla bütün o dergilere katkıda […]

Read More

Çocukluktan kalma bir yara izi: TEOMAN

Bu sabah Kontrol Kulesi’nde buluşup Teoman’ı, müziği bırakma kararını konuştuk sevgili arkadaşım Deniz Durukan’la. Onun böyle bir karar alacağını birkaç yıldır zaten hissettiğimizi, ama bir türlü konduramadığımızı… Teoman adına sevindiğimizi ama kendi adımıza çok üzüldüğümüzü… Gerçi bu pek karanlık, pek karmaşık zamanlarda belki herkesin biraz köşesine çekilmesi gerektiğini, mağaranın kimi zaman en emniyetli yer olduğunu… […]

Read More

Seni sevenler var burada hâlâ

Herkes bilir, ben Teoman’ı severim. Şarkılarını da, kendisini de… Bir de uğuruna inanırım, yaptığım her yeni işte bulunsun isterim… Çok üzüldüm müziği bıraktığını duyunca. Ama ne yalan söyleyeyim, bir yandan da sevindim, artık kendini mutlu hissetmediği bir yerde durmayabilecek gücü olduğu için… Fakat hastayım ya kaç gündür, o yüzden yeni bir yazı yazacak gücüm yoktu; […]

Read More

3 Temmuz, Paris: Jim Morrison’ın öldüğü yerden izlenimler

70’lerin başında görüp görebileceğiniz en tuhaf ve büyüleyici devrimi yaparak 5 yıl gibi kısa bir sürede müzik tarihini değiştiren adam, yani The Doors kültünün tanrısı, müzisyen, şair ve hayalci Jim Morrison, ölümünün 40. yılında Paris’te anıldı. Mezarı ziyaret edenler arasında grup arkadaşları Ray Manzarek ve Robby Krieger da vardı, dünyanın dört bir yanından gelen Morrison hayranlarına […]

Read More

Amy sen ne yaptın!

Şahanemiz Amy Winehouse öldü ve Tolga Meriç aşağıdaki gönderdi. Sartre ve Camus’den, aşkla sevdiği Marguerite Duras’dan da bahsediyor Tolga. Gülenay Börekçi Amy sen ne yaptın! “16 yaşımdan beri tepemde koskoca bir kara bulutun öylece asılı durduğunu hissediyorum” demiş ve eklemişti Amy Winehouse: “Yarın ölsem, mutlu bir kız olurdum.” Böyle. Bu kadar. Buraya kadar. Daha içtiği […]

Read More

Zeki Müren; zombiyken bile sevdiğimiz o kelebeğe benzer mahluk

İspanyol Mery Questa’nın bir grup Türk çizerle birlikte İstanbul’un yeraltı dünyasını ve başlarını efsane şarkıcı Zeki Müren’in çektiği bir zombiler ordusunu anlattığı çizgi romanını biliyor musunuz? Tabii Zeki Müren zombi haline gelse de gene aynı Zeki Müren, yani hep sevdiğimiz o kelebeğe benzer mahluk… Ayrıntılar aşağıda… Gülenay Börekçi Zeki Müren; zombiyken bile sevdiğimiz o kelebeğe benzer […]

Read More

Nostaljik bir üçlü aşk hikayesi: “Ben, pikabım ve plaklarım”

Alberto Modiano’yu siz fotoğrafçı olarak tanırsınız. Bazılarınız için o Türkiye’nin en önemli fotoğraf tarihçilerinden biridir, bazılarınız içinse tutkulu bir koleksiyoncu… Kaybettiğimiz şeylerin ruhunu korumaya adamıştır kendini, bunun için hikayeler yazar, fotoğraf ve dergiler toplar, yazılar kaleme alır… Benim içinse bütün bunların yanı sıra Alberto çok sevilen, kıymetli bir arkadaş, güvenilir bir dosttur. Epeydir istiyordum, nihayet […]

Read More

Mabel Matiz: “Uçurumdan sarkmayı da sevdim, düşmeyi de…”

“Benim tek rüyam vardı, o da uçsuz bucaksız bir biçimde, arsızca, ‘müzik’ti” diyor Mabel Matiz, rüyasının gerçeğe dönüştüğü,yani ilk albümünün piyasaya çıktığı şu günlerde. Deniz Durukan’ın Egıoist Okur için Kontrol Kulesi’nde ağırladığı Mabel Matiz’i şahsen niye sevdiğimi soranlara söyleyeceklerim şunlar olabilir: 1) Adam güzel müzik yapıyor, kalbe dokunan hüzünlü şarkıları var. 2) Şarkı sözleri çok […]

Read More

DENİZ DURUKAN: “11 Eylül ya da evrende mümkün olan en büyük sanat eseri”

Deniz Durukan adını Egoist Okur’da çok gördünüz, daha da çok göreceksiniz. İyiler Siyah Giyer, Şakağına Daya Beni ve Rugan adlı kitapların yazarı, şairi Deniz son 10 yılda onu en çok etkileyen fotoğrafı sorduğumda 11 Eylül saldırısını “mümkün olan en büyük sanat eseri” diye tanımlayan besteci Karlheinz Stockhausen’in bir görüntüsünü seçti… Gülenay Börekçi İki binli yıllar […]

Read More

GÜNDÜZ VASSAF: “Wikileaks, internette gelişen yeni İpek Yolu’nun simgesi”

Cehenneme Övgü, Cennetin Dibi ve Kimliğimi Kaybettim Hükümsüzdür! gibi kitapların yazarı Gündüz Vassaf son 10 yılın unutulmaz fotoğrafları seçiminde oyunu Assange’ın endişeli bekleyiş görüntüsünden ve Wikileaks’ten yana kullandı… Gülenay Börekçi Julian Assange düne kadar kim olduğunu bilmediğimiz için önemli. Düzenin görüntü imparatorluğunun, yani Çıplak Kral’ın acizliğinin karşısında onun gibi duran nice insan, yeni bir oluşumun […]

Read More

AHMET ÜMİT: “Hrant Dink’in öldürülmesi bizi acı bir gerçekle yüzleştirdi”

Sis ve Gece, Beyoğlu Rapsodisi, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir ve İstanbul Hatırası romanlarının yazarı Ahmet Ümit’in seçtiği fotoğraf, Hırant Dink’in insanı içini burkan, öfkelendiren, yaralayan son görüntüsü oldu. Gülenay Börekçi Hrant Dink’in kaldırımda yatarkenki görüntüsü, son 100 yılın en önemli meselesini hatırlatıyor bana. Bu topraklar yapısı gereği çok kültürlüdür, biz istesek de istemesek de… Bizans’tan Osmanlı’ya […]

Read More

Weisman ve Shyamalan’a göre artık dünyaya ve kendimize şefkat gösterme zamanı

Sıkı bir araştırmanın ürünü olan ‘Bizsiz Dünya’, New York Times yazarlarından Alan Weisman’ın imzasını taşıyan sarsıcı bir kitap. İnsanoğlunun soyu tükenirse, dünyanın neye benzeyeceğini öğrenmek isteyen Weisman’ın ulaştığı ürpertici sonuç ise kısa ve net: Hiçbir şey olmayacak! Dünya biz yok olduğumuzda da varlığını sürdürmenin bir yolunu pekala bulacak… Gülenay Börekçi Dünyaya ve kendimize şefkat gösterme zamanı ‘Bizsiz […]

Read More