Egoist okur

“Söz konusu sanatsa, ben tek eşli değilim!”

32. İstanbul Film Festivali’nde “Hannah Arendt”in hayat hikayesinden yola çıkılarak çekilmiş bir film vardı. Gerçi konumuz filmin kendisi değil, yan rollerden birinde izlediğimiz Sascha Ley. Ley, aynı zamanda müzisyen, daha daha doğrusu bir gezgin şarkıcı.  S. Ley & L. Payfet Duo, S. Ley & N. Gehl Duo ve Kalima gibi topluluklarıyla dünyanın dört bir yanını […]

Read More

AHMET BÜKE: Baba, Oğul, Asker

Ahmet Büke hem gülümsetiyor okuru, hem yüreğini dağlıyor mutlaka… Tatlı, kederli, şiirli, ruhlu, ne bileyim işte güzel yazıyor, değişik yazıyor. “Baba, Oğul, Asker” adlı bu öyküyü de Egoist Okur için yazdı… Baba, Oğul, Asker Davul çalıyor, def vuruyor. Gürültünün, ağlamanın, küfrün bini bir para. Sonra ışıkları yakıp söndürüyor. Tepiniyor. Annesini çağırıyor mırıldanarak. Ama bizi de […]

Read More

Efkâr Karması / Nur Toprakoğlu: “Sınır tanımayan” şarkılar

Nur Toprakoğlu, “biraz” diye bir kavramdan habersiz görünen ve grileri olmayan özel bir kadın. Duygularını gizleyemeyen, zaten onları uçlarda yaşayan ve her zaman “neyse o” kalabilen insanlar vardır ya; onlardan biri. Sanırım benim kendisini sevme sebebim de bu. Bir de tabii çok eğlenceli olması, 20 dakikalık bir vapur yolculuğunu bile macera haline getirebilmesi…  Neyse işte, birkaç […]

Read More

AHMET BÜKE: Dünyanın En Güzel Dedesi

Bir hayal kurmasını, yaşamak istediği yeri seçmesini istedim Ahmet Büke’den… “Benim bildiğim tek şey öykü yazmak” dedi ve hayalini bir öykü aracılığıyla anlattı. Okurken, Ahmet’le dedesinin gemiden kütüphaneleriyle dünyayı köy köy dolaşıp yaşlılardan dinledikleri masalları kaydedişlerini ben de hayal ettim. Sonra bir çeşit huzur doldu içime: Bir kütüphane geminiz varsa eğer, işler kötü gittiğinde karaya […]

Read More

Jeremy Barnes, TANRI OSMANLI’YI KORUSUN’u anlatıyor

Görünen o ki son yıllarda Batılı müzisyenler yüzlerini doğuya çeviriyor. Aralarında, Türk ve Osmanlı müziğinden etkilenenler de var, Bizans müziğini keşfedenler de… A Hawk and A Hacksaw grubu da onlardan biri. God Bless the Ottoman Empire (Tanrı Osmanlı İmparatorluğu’nu Korusun) adlı bir parçaları da var. Grubun kurucusu Jeremy Barnes’la bu şarkıyı ve Osmanlı müziğine neden […]

Read More

Alternatif rock grubu Wilco’dan edebiyata destek

Amerika’da, kurucuları arasında ünlü yazar Dave Eggers’ın da bulunduğu bir oluşum var, 826! Öğrencilere yazarlık dersleri verilmesini sağlıyor, böylece yetenekli çocukların heba olup gitmesini önlüyor. İşte bu 826! ile rock grubu Wilco geçenlerde bir işbirliğine girmiş. Daha önce de sözünü ettiğim Out of Print Clothing’in yardımıyla grubun esas adamı Jeff Tweedy’nin zevkine uygun olarak Don […]

Read More

Efkâr Karması / Cüneyt Cebenoyan: Kızıl yıldızlı şarkılar

Çok eski arkadaşım Cüneyt Cebenoyan sinema ve müzik eleştirileriyle tanınan bir yazar. Birgün’de köşesi var, zaman zaman Bir+Bir gibi bağımsız dergilerde de rastlıyoruz. Onunla yapılmış bir röportajda, Türkiye’nin en özgür film eleştirmeni olduğunu söylemiş. Doğrudur… Ayrıca sağlam kalemdir. Filmlere dair girişi, gelişmesi, sonucu belli yazılar kaleme almaz. Yazılarını bağlarken de o sinir bozucu yüzeysellikteki “sevdim-sevmedim, […]

Read More

Efkâr Karması / Aylin Alıveren: İmkansızlık olanağına dair şarkılar

Aylin Alıveren iyi bir dramaturg ve çok başarılı bir senaryo yazarı… Adını bazı televizyon dizilerinden, mesela Küçük Sırlar’dan da biliyor olabilirsiniz. Fakat daha önemlisi, uzun uzun konuşmuşluğumuz olmasa da zeki bakışlı gözleri, güzel gülüşü ve kimseye benzemeyen edaıyla, her rastladığımda kendimi iyi hissetmeme sebep olacak bir aşinalık halesi yayıyor Aylin. yani sevdiğim insanlardan… Bir de […]

Read More

Efkâr Karması / Nursel Calap: Hikaye tadında şarkılar

Kendisi, her şeyden evvel Ali ve Ayşegül’ün annesi, sonra Önce Kitap’ın kurucusu. Editör aynı zamanda ve düzeltmen… Ama aslında okur, okur, okur. Kendi deyişiyle, “işte hayatı budur!” Nursel Calap, on yılı aşkın süredir yayın dünyasında kan, ter ve gözyaşı akıtıyor, o yüzden ismine bugüne dek birçok kitabın künyesinde rastlamış olmanız yüksek ihtimal. Çeşitli internet sitelerinde […]

Read More

Hitch Cook reçetesi: Bir kepçe şüphe, bir tutam zeka, bir çimdik aşk

Hitchcook’tan iyi sinemacı olmak isteyenlerin filmlerinde uygulamaları için basit bir reçete: Bir kepçe şüphe, bir tutam keskin zeka, bir çimdik aşk, yarım ölçek mühim ayrıntı ve kenarda duran koca göbekli adam… Hemen kaşlarınızı çatmayın, Hitchcook değil tabii, Hitchcock… Alfred Hitchcock. Fakat bu filmde onun sineması bir yemek tarifi şeklinde öyle güzel özetlenmiş ki, espriyi uzatmakta sakınca […]

Read More

Efkâr Karması / Mabel Matiz: Güzel ve melankolik şarkılar

“Bazı insanlar vardır, ilk gördüğünüz anda içiniz ısınır, tanıdık gelir. Mabel Matiz ve şarkıları bende böyle bir his uyandırdı” demiş bu sitenin en sevdiği şarkıcılardan Göksel. Naim Dilmener ise “Mabel Matiz, piyasa kurallarından bağımsız, alternatif bir müzik yapma ve ayakta durma biçimi getiriyor. Hiç Bob Dylan’ımız olamadı; Mabel’de ben bu ihtimali görüyorum” yorumunu yapmış. O […]

Read More

Efkâr Karması / Çiğdem Erken: Sevişememişler, kavuşamamışlar coğrafyasında

Çiğdem Erken, yıllardır Yıldız Teknik Üniversitesi’nde piyano ve oda müziği dersleri veriyor. Ayrıca çeşitli tiyatro oyunlarına yaptığı müziklerle bugüne kadar birçok ödül kazanmış. Geçen yıl Kız Kafası adlı bir albüm çıkardı. Bugünlerde ben ve arkadaşlarım buna takılmış durumdayız… İsmi bile albümü sevmem için sebep. Şarkılar da öyle: Ölürsen Haber Ver, Saçlarım Daha Uzunken, Soyunma, Ağlayamazsın… Bir […]

Read More

Robert Redford: “Ne biliyorsunuz, belki de hiçbir zaman gerçekten güzel olmadım!”

Geçen hafta benim için karmakarışık bir haftaydı. Bumerang Ödülleri’ndeki konuşmam, başka koşturmalı işlerim, her şey üst üste gelmişti ve ben kendimi acayip gergin, endişeli hissediyordum. Sonra beklenmedik bir röportaj fırsatı çıktı. Hem de Robert Redford’la… Yani Hollywood’un en yakışıklı adamlarından biriyle… Sakın kimse bana “Adam 76 yaşında, yakışıklılıkla alakası kalmamış” demesin. Hiç öyle değil çünkü. […]

Read More

TARKOVSKİ; her seferinde biraz daha derine dalarak

İnsanlar ikiye ayrılır: Tarkovski filmlerini sevmeyenler ve Tarkovski filmlerini sevenler. Sevmeyenler için diyecek bir şey yok… Günümüzde birçok kişi, “Tarkovski filmlerini seyretmeye katlanamıyorum” demenin böbürlenilecek bir şey olduğuna inanıyor ve bunu o filmleri başkalarının görmesini de önlemek istercesine, ısrarla vurguluyor. Bir de Tarkovski filmlerini sevenler var. Ama bence onların da bir kısmı Tarkovski’yi yanlış sebeplerle […]

Read More

Ceylan Ertem: “Bir kadının kahramanı olmak isterdim…”

Ceylan Ertem güzel bir kadın. Hem ruhu güzel, hem sesi, hem de kendisi. İkinci solo albümü Ütopyalar Güzeldir ile müzikal kariyerinin uzun soluklu olacağını ispatlıyor. Albüm; farklı bir söylemi; deneysel çalışmaları da içinde barındırıyor. 80’lerde doğan, 2000’li yıllarda farklı bir müzikal tavrı sürdüren isimlerden biri olan Ceylan Ertem, “Tüm fikirlerin birbirine karıştığı” bir dönemden yolun […]

Read More