Egoist okur

Deniz Yüce Başarır’ın Storytel âlemindeki maceraları

Şahane gülüşü, bulaşıcı hayat enerjisi, sizi ikna etme gücü fazlasıyla yüksek tatlı mı tatlı sesi olan bir kadın… Editör, yayıncı, programcı, yazar…  Ama bana göre her şeyden önce sağlam okur. Karşınızda Deniz Yüce Başarır ve Storytel âlemindeki maceraları… Deniz Yüce Başarır’ın seslendirdiği kitaplar Ben Okurum podcasti “Yazı bir hançer değildir ki maziye saplayasın!” Deniz Yüce […]

Read More

Seran Demiral’dan ütopyaya evrilen bir distopya

“Uygarlığımız geliştikçe teknoloji ile doğa arasındaki çelişki de büyüyor. Türkçe bilimkurgunun genç ve öncü kalemlerinden Seran Demiral bu çelişkiyi Ormanlılar ile Binalılar arasında kuruyor: Dünyaya Orman denirdi eskiden, şimdiyse Kent Orman’ı yiyerek büyüyor: Vay haline içinde Kentler taşıyanın!” Seran Demiral’ın Sanal Kent romanını henüz okumadım ama Selahattin Özpalabıyıklar’ın yorumu sebebiyle dikkatimi çekmişti. Tam bu sırada Demiral’la […]

Read More

Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy’dan kurguyla hesaplaşmalar

Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy’un Diyaloglar adlı kitabı çıktı. Kitap bu iki önemli edebiyatçının 2013’ten bu yana “Diyaloglar” adı altında gerçekleştirdikleri etkinliklerin yazıya dönüşmüş hali. Söz konusu buluşmaların video kayıtlarından derlenerek hazırlanan Diyaloglar‘da Roberto Bolaño, Guillermo Rosales, Thomas Bernhard, Sâdık Hidâyet, Dag Solstad, Sophie Mackintosh, Hang Kang, Erlend Loe, Jack London, Carlos María Dominguez gibi […]

Read More

Umay Ana, nasıl Al Karısı oldu?

“Ulu anaların ışıkları hiyerarşik düzenlerin tepesindekilerin yarattığı korkuyla ne kadar sır edilirse edilsin, onlar bir yolunu bulup kendilerini aşikâr ederler. ‘Sır olmaları’ yok oldukları anlamına gelmez. Sadece tehlike anlarında, şiddetli fırtına ve kasırga dönemlerinde korunma iç güdüsüyle bir yere daldalanmaları, siper almaları demektir.” Kıymet Erzincan Kına’nın Umay Ana’dan Al Karısı’na Atlı Gelip Yaya Kalanlar adlı […]

Read More

Tolkien’den ilhamla yazılan roman: GESTUMBLINDI

Gestumblindi için “Tolkien’in Orta Dünya evrenine hayran olan herkesin okuması gereken harika bir eser,” diye yazmış Jasper Kent. Gavin Chappell’ın yorumu, “Kadim destan geleneğinden alınmış sürükleyici ve gürüldeyen bir Viking Destanı” olmuş. Lila Azam Zanganeh ise “Parıldayan bir hayal gücünün ürünü. Zamanla efsaneleşecek bir hikâye. Büyüleyici!” demiş. Arda Keskinkılıç’ın Viking mitolojisinin temel figürlerinden sayılan ve Tolkien’in […]

Read More

Süleymaniye Günlükleri: Politik bir metin mi, edebiyat mı?

Süleymaniye Günlükleri 12 Eylül 1980 darbesi sonrası koşullarda öğrenci hareketinin şekillenme sürecine tanıklık ediyor. Ama sadece protesto eylemlerini, direnişleri, gözaltıları, siyasî tartışmaları, kavgaları anlatmıyor. Ev bulma ve karnını doyurma derdiyle, ıstırabı ve eğlencesiyle, tabii aşklarıyla, solcu öğrenci hayatının gündeliğini de anlatıyor… Tesadüf Özlem Demir’in İletişim Yayınları’ndan çıkan kitabının türü konusunda aramızda bir muhabbet döndü geçenlerde. […]

Read More

Byron Ayanoğlu: “Seks bitti, elimizde bir tek yemek kaldı…”

Dimitri, II. Dünya Savaşı sonrasında Moda’da doğan bir Politis, yani bir İstanbullu Rum’dur. Biricik annesiyle geçen toz pembe çocukluk yıllarının ardından büyümenin sancılarıyla baş etmek zorunda kalacağı günler gelir, daha da kötüsü memlekette 6-7 Eylül 1955 utancı yaşanır. Türkiye’nin yakın tarihinde derin yaralar açan bu 2 gün, Dimitri’nin de hayatını darmadağın eder. O da tası tarağı […]

Read More

Fatih Erdoğan’la çocuklar için yazmanın sırlarını konuştuk

Fatih Erdoğan çocuk yayıncılığının en önemli isimlerinden biri. Kendi yazdıklarının dışında yayınladığı, çevirdiği, resimlediği kitaplar da var. Makaleleri ve çıkardığı süreli yayınlar da çok önemli. Yıllardır sürdürdüğü “Çocuklar İçin Yazmak” başlıklı seminerlerinden de söz etmek isterim. Yazarın aynı adı taşıyan kitabıyla birlikte bu seminerler, çocuk edebiyatı alanında ürün vermek isteyenler için şahane birer kılavuz. Fatih […]

Read More

“Ucube kavramı hayatın her anında bizimle”

“Ucube” temalı 20 öykü… Kadim karanlık güçler, teknolojinin insanı esir ettiği alanlar, çeşitli sebeplerle yaşanmaz hale gelen metropoller, birbirleriyle göz göze gelemeyen insanlar, bitmek tükenmek bilmeyen çöpler, kadın cinayetleri, cinsiyet kabulleri, baskı ve zorbalık, yalan ve çok yüzlülük… Görmek istemediklerimiz, umursamadıklarımız, yok saydıklarımız, başka bir deyişle yüzeyin altında sıkışıp kalan ve gün ışığına çıkmak için […]

Read More

“Edebiyat sağaltıyor ve ben bu limana sığınıyorum”

Yazısına, edebiyatına eşik atlatmak için yeni bir “ses” bulmak için tehlikeli sulara açılan çok ünlü bir yazar… Ona hayran edebiyat tutkunları… Hayatında yeterince bağ kuramadığı babasını, Yazar’ı, ölümünden sonra anlamaya ve ardında bıraktığı gizemi aydınlatmaya çalışan bir evlat… Bir zamanlar edebiyatçılara ev sahipliği yapmış olan ama bu kimliğini çoktan kaybetmeye başlamış bir ada… Oya Baydar’dan yazmak, yaratıcılık, […]

Read More

Latif Demirci: “Altan Abi, bir isteğin var mı buralardan?”

Bir Latif Demirci röportajı yapmıştım yıllar önce ve vazgeçilmezlerini sormuştum. Müthiş yetenekli oluşunun yanında çok da tatlı bir adamdı. Vazgeçilmezlerini sıralarken nalburluk demişti, kırtasiye demişti, akrobat lamba demişti. Sonra Altan Erbulak, Edward Hopper, Romy Schneider, Vladimir Nabokov, Fransız çizer Sempé… BJK, Seinfeld ve İçki-sigara bir de. Elbette Muhlis Bey. Onu anmak için en iyi yol bu röportajı […]

Read More

Ölüme edebiyatla ve fotoğrafla karşı çıkma projesi

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt, bir süre önce şahane bir proje başlatmış, dünyanın farklı ülkelerindeki bit pazarlarıyla ikinci el dükkanlarının dipsiz kuyularından kurtarılmış fotoğrafları yazar dostlarına göndermişler. Bu ilk adımın ardından fotoğraf sanatıyla yazıyı buluşturan esas adım gelmiş: Yazarlar birer fotoğraf seçmiş ve seçtikleri fotoğraflara hikâyeler yazmışlar. Bu hikâyeler her pazartesi ve cuma Tanıdık […]

Read More

“Romanım bir milyon satarsa Boğaz’da bir yalı alacağım”

Milrose Min’in başı derttedir. Sonunda okul idaresi, kendi kendiyle konuştuğu gerekçesiyle onun “profesyonel yardım” almasına karar verir. Ama bilmedikleri bir şey vardır: Milrose aslında kendi kendiyle değil okulu mesken tutan hayaletlerle konuşmaktadır. Üstelik sadece konuşmakla da kalmaz, hayaletlerden bazılarıyla basbayağı sıkı fıkı dost olmuştur. Dolayısıyla “profesyonel yardım” adı altında kendisine dayatılan tuhaf hatta tehlikeli denebilecek […]

Read More

Düşüşten Sonra: İnsan olmanın kıyıcılığına ve ıstırabına dair

Düşüşten Sonra, Selim İleri’nin, geçirdiği beyin kanamasının ardından ölüme dokunduğu zamanların kitabı. Bir bilinmezliğe gitti, döndü, sonra da yazdı, daha doğrusu anlattı. Anlattığı ölüm değildi ama, zihninde bu ölümle yakınlaşma deneyiminden ötürü daha da berraklaşan hayattı… Bu süreçte yanında hep Burcu Aktaş vardı; soran, dinleyen ve aktaran olarak… İkisi arasında ilham verici bir yol arkadaşlığı […]

Read More

“Edebiyat ölüme karşı en yakın dostum oldu”

İnci Aral’dan şahane bir yeni roman ve röportaj… Aral, Yukarlarda En Uzaklarda adlı yeni romanında bize hayat ve ölüm üzerine çok tuhaf ve üzerine düşünmesi, kafa yorması müthiş zevkli sorular soruyor, sorduruyor.

Read More