Egoist okur

“Edebiyat sağaltıyor ve ben bu limana sığınıyorum”

Yazısına, edebiyatına eşik atlatmak için yeni bir “ses” bulmak için tehlikeli sulara açılan çok ünlü bir yazar… Ona hayran edebiyat tutkunları… Hayatında yeterince bağ kuramadığı babasını, Yazar’ı, ölümünden sonra anlamaya ve ardında bıraktığı gizemi aydınlatmaya çalışan bir evlat… Bir zamanlar edebiyatçılara ev sahipliği yapmış olan ama bu kimliğini çoktan kaybetmeye başlamış bir ada… Oya Baydar’dan yazmak, yaratıcılık, […]

Read More

Latif Demirci: “Altan Abi, bir isteğin var mı buralardan?”

Bir Latif Demirci röportajı yapmıştım yıllar önce ve vazgeçilmezlerini sormuştum. Müthiş yetenekli oluşunun yanında çok da tatlı bir adamdı. Vazgeçilmezlerini sıralarken nalburluk demişti, kırtasiye demişti, akrobat lamba demişti. Sonra Altan Erbulak, Edward Hopper, Romy Schneider, Vladimir Nabokov, Fransız çizer Sempé… BJK, Seinfeld ve İçki-sigara bir de. Elbette Muhlis Bey. Onu anmak için en iyi yol bu röportajı […]

Read More

Ölüme edebiyatla ve fotoğrafla karşı çıkma projesi

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt, bir süre önce şahane bir proje başlatmış, dünyanın farklı ülkelerindeki bit pazarlarıyla ikinci el dükkanlarının dipsiz kuyularından kurtarılmış fotoğrafları yazar dostlarına göndermişler. Bu ilk adımın ardından fotoğraf sanatıyla yazıyı buluşturan esas adım gelmiş: Yazarlar birer fotoğraf seçmiş ve seçtikleri fotoğraflara hikâyeler yazmışlar. Bu hikâyeler her pazartesi ve cuma Tanıdık […]

Read More

“Romanım bir milyon satarsa Boğaz’da bir yalı alacağım”

Milrose Min’in başı derttedir. Sonunda okul idaresi, kendi kendiyle konuştuğu gerekçesiyle onun “profesyonel yardım” almasına karar verir. Ama bilmedikleri bir şey vardır: Milrose aslında kendi kendiyle değil okulu mesken tutan hayaletlerle konuşmaktadır. Üstelik sadece konuşmakla da kalmaz, hayaletlerden bazılarıyla basbayağı sıkı fıkı dost olmuştur. Dolayısıyla “profesyonel yardım” adı altında kendisine dayatılan tuhaf hatta tehlikeli denebilecek […]

Read More

Düşüşten Sonra: İnsan olmanın kıyıcılığına ve ıstırabına dair

Düşüşten Sonra, Selim İleri’nin, geçirdiği beyin kanamasının ardından ölüme dokunduğu zamanların kitabı. Bir bilinmezliğe gitti, döndü, sonra da yazdı, daha doğrusu anlattı. Anlattığı ölüm değildi ama, zihninde bu ölümle yakınlaşma deneyiminden ötürü daha da berraklaşan hayattı… Bu süreçte yanında hep Burcu Aktaş vardı; soran, dinleyen ve aktaran olarak… İkisi arasında ilham verici bir yol arkadaşlığı […]

Read More

“Edebiyat ölüme karşı en yakın dostum oldu”

İnci Aral’dan şahane bir yeni roman ve röportaj… Aral, Yukarlarda En Uzaklarda adlı yeni romanında bize hayat ve ölüm üzerine çok tuhaf ve üzerine düşünmesi, kafa yorması müthiş zevkli sorular soruyor, sorduruyor.

Read More

“Elinden tutulması gereken bir çocuk kadın olmayı reddetti”

Kadınsız bir inkılabın mümkün olamayacağını savunan ve cumhuriyet yönetimine kadınların da katılması için mücadele eden aktivist yazar Nezihe Muhiddin’le ilgili bu röportaj. Nezihe Muhiddin, iktidarın topluma dayattığı “resmi cumhuriyet kadını” elbisesine sığamayıp erkeğin gölgesindeki “çocuk kadın” olmayı reddedince usulsüzlükle suçlanmış, yargılanmış, ismi antolojilerden bile silinmişti. Hikâyesini, Kadınsız İnkılap adlı kitabın yazarı Yaprak Zihnioğlu’na sordum. İpek Çalışlar “Boyun […]

Read More

“Boyun eğme ekolünden olmayan iki kadın”

Gazeteci yazar İpek Çalışlar’a erkek dünyasında var olma mücadelesi vermiş iki kadını sordum. Biliyorsunuz, İpek Hanım, Mustafa Kemal Atatürk’la yaptığı fırtınalı evlilikle anılan Latife Hanım’ın ve aktivistliğiyle olduğu kadar Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden biri olmasıyla da tanıdığımız Halide Edip Adıvar‘ın biyografilerini yazdı. İşte onunla Halide Edip ve Latife Hanım’a dair konuştuklarımız… Yaprak Zihnioğlu Nezihe Muhiddin’i […]

Read More

Binnur Kaya ile korkular, zaaflar ve aşka dair

Binnur Kaya ile bu röportajı Vavien filminin setinde yapmıştım, anlatayım. Senaryosunu Engin Günaydın’ın yazdığı ve Taylan Biraderler’in yönettiği Vavien, Tokat’ın Erbaa ilçesinde çekiliyordu. Kalktım gittim röportaj için. İlk sabah uyandığımda kaldığım otelin kahvaltı salonuna indim. Baktım Binnur Kaya da orada, açık büfede. Bir çay alayım, sonra da yanına gidip kendimi tanıtayım diye düşündüm. Bir baktım […]

Read More

“Öykülerim çırılçıplak çünkü onları ben seve seve soydum”

Yalçın Tosun’u ilk okuduğumda beni etkileyen, kitaplarını merakla beklememe neden olan şey, öykülerinin çağrıştırdıklarıyla, anımsattıklarıyla, bastırılan, geride kaldığı sanılan şeyleri gün yüzüne çıkarmasıyla insanı bazen günler, bazen aylar süren bir boşluğa itivermesiydi. Okunur okunmaz unutulan, hafızada yitip giden öyküler değildi bunlar. Varlığını inatla sürdüren, insanın içinde yaşayan, gününe karışan, en sıradan hayat pratiklerine dahil olan […]

Read More

Yıldız Kenter: “En zor rol, şimdi oynayacağım roldür”

Selim İleri 2005’te Yıldız Kenter’le bir röportaj yapmıştı, biz de bunu Picus dergisinde yayınlamıştık. Sahnelerimizin o en parlak yıldızını bu röportajla anmak istedim ben, yanında en sevdiği dostlarından biriyle… (Bilin isterim, bu zarif röportajın satır aralarında bazıları can yakan, bazıları büyüleyici öyle önemli ayrıntılar var ki. Tek sazıyla nasıl bir orkestra haline geldiğini de anlatıyor, […]

Read More

“Bugünün romanıyla ilgili büyük endişem şu: İnsan acısı yok!”

37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın Onur Yazarı olması vesilesiyle çağdaş edebiyatımızın büyük ustası Selim İleri’nin iki romanı arka arkaya yayımlandı, bir de elbette fotoğraflı anılar kitabı. Romanların ikisi de birer ikisi de birer “yalnızlık haykırışı”… Kumkuma bir dönem “Şair-i Azam” olarak anılan ve yere göğe sığdırılamayan ama sonra hızla unutuluşa terk edilen Abdülhak Hamid Tarhan’ın […]

Read More

Selim İleri: “Bu filmi mutlaka seyretmenizi rica edeceğim sizden”

Selim İleri sohbetinde bir arkadaşımın sorusunu da götürmüştüm yanımda. İşte o soruyu yönelttiğimde, Selim İleri‘yi de, Türkan Şoray’ı da daha fazla sevmeme yol açan bir an yaşandı. Röportajın bu kısacık bölümünü sizinle paylaşmak istiyorum. Röportajda bahsi geçen filmin YouTube’da bulduğum bir kopyasını da sona ekliyorum. “Bugünün romanıyla ilgili büyük endişem şu: İnsan acısı yok!” “Benden […]

Read More

‘Stephen King’i okumasaydım, yazar da olamazdım’

Başka birçok önemli ödülün yanı sıra “Bram Stoker Romanda Üstün Başarı Ödülü”ne de layık bulunan “Kafamdaki Hayaletler”in yazarı Paul Tremblay’in aldığı en büyük ödül, türün yaşayan en büyük ustası Stephen King’in hayranlığını kazanması elbette. Kitabı okuyunca, “Korkuyu iliklerime kadar hissettim ve bilirsiniz beni korkutmak zordur” demiş King. Tremblay ilki gibi yine Numen Yayınları’ndan çıkan ve […]

Read More

Teoman: “Edebiyatta da hayatta da kırık dökük şeyleri seviyorum”

Teoman’la tanıştığımız günün üzerinden çok zaman geçti. Müzikte adını yeni yeni duyuruyordu. Röportaj yapmak için Cihangir’deki evine gittiğimde, bıkkın bir ifadeyle siyah-beyaz bir İtalyan filmi seyrediyordu. Ekrana gözüm iliştiğinde, altyazı falan görememiştim; İtalyanca da bilmiyormuş. “Eh, o zaman niye?” diye sormuştum haliyle. Bilmediği bir dilde film seyretmek ona daha eğlenceli geliyormuş. “Hikayeler uydurup diyaloglar yazıyorum. […]

Read More