Egoist okur

“Neden saklayayım, ben düpedüz hazcı bir okurum…”

“Neden saklayayım ki, ben düpedüz hazcı bir okurum. Sevdiğim, tat aldığım şeyleri okumak isterim. Yine de bazen görev okumaları dönemim olur. Bir de inat okumalarım vardır. Sırf inattan Ulysses’i baştan sona okumuşumdur. Tristram Shandy’yi de inat ede ede okudum.”

Read More

“Bugünün romanıyla ilgili büyük endişem şu: İnsan acısı yok!”

37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın Onur Yazarı olması vesilesiyle çağdaş edebiyatımızın büyük ustası Selim İleri’nin iki romanı arka arkaya yayımlandı, bir de elbette fotoğraflı anılar kitabı. Romanların ikisi de birer ikisi de birer “yalnızlık haykırışı”… Kumkuma bir dönem “Şair-i Azam” olarak anılan ve yere göğe sığdırılamayan ama sonra hızla unutuluşa terk edilen Abdülhak Hamid Tarhan’ın […]

Read More

“Bu filmi mutlaka seyretmenizi rica edeceğim sizden”

Selim İleri sohbetinde bir arkadaşımın sorusunu da götürmüştüm yanımda. İşte o soruyu yönelttiğimde, Selim İleri’yi de, Türkan Şoray’ı da daha fazla sevmeme yol açan bir an yaşandı. Röportajın bu kısacık bölümünü sizinle paylaşmak istiyorum. Röportajda bahsi geçen filmin YouTube’da bulduğum bir kopyasını da sona ekliyorum. Gülenay Börekçi “Benden ayrılıp evinize gittiğinizde bu filmi mutlaka seyretmenizi […]

Read More

“İç sesime sorarsanız, okumak tembellere göre bir şey”

Knausgaard ne okur, ne sever, merak ediyorsanız bu röportaj size göre. Uzun uzun konuşmuş, kendiniz bakın. Ama en sevdiği kitabı buraya alayım bekletmeden. Diyor ki Karl Ove, “‘Savaş ve Barış’ dışında çılgınca bir arzuyla okuyabileceğim başka kitap yok. İlk okuduğumda 12 yaşındayım. Zayıf hafızama şükürler olsun, o sayede her beş yılda bir yeniden okuyorum.” Yazarlar […]

Read More

Julio Cortázar: “İnsan yazmak için yaratılmışsa, yazar…”

Latin Amerikalı yazarlar arasında en sevdiğim şüphesiz Julio Cortázar. Aşağıda Seksek, Gözlemevi, Öteki’nin Rüyası, Andres Fava’nın Güncesi gibi kitapların yazarı Cortázar’ın Paris Review dergisine verdiği röportajdan parçalar bulacaksınız. Fantastiğe yakınlığının sebebini, edebiyatın onun için ne zaman bir oyuna dönüştüğünü, nasıl yazdığını, amatör trompetçi olduğuna dair söylentilerin neden kaynaklandığını, hayatla yazmak arasındaki ahengi nasıl kurduğunu, şöhretle nasıl […]

Read More

‘Stephen King’i okumasaydım, yazar da olamazdım’

Başka birçok önemli ödülün yanı sıra “Bram Stoker Romanda Üstün Başarı Ödülü”ne de layık bulunan “Kafamdaki Hayaletler”in yazarı Paul Tremblay’in aldığı en büyük ödül, türün yaşayan en büyük ustası Stephen King’in hayranlığını kazanması elbette. Kitabı okuyunca, “Korkuyu iliklerime kadar hissettim ve bilirsiniz beni korkutmak zordur” demiş King. Tremblay ilki gibi yine Numen Yayınları’ndan çıkan ve […]

Read More

“Edebiyatta da hayatta da kırık dökük şeyleri seviyorum”

Teoman’la tanıştığımız günün üzerinden çok zaman geçti. Müzikte adını yeni yeni duyuruyordu. Röportaj yapmak için Cihangir’deki evine gittiğimde, bıkkın bir ifadeyle siyah-beyaz bir İtalyan filmi seyrediyordu. Ekrana gözüm iliştiğinde, altyazı falan görememiştim; İtalyanca da bilmiyormuş. “Eh, o zaman niye?” diye sormuştum haliyle. Bilmediği bir dilde film seyretmek ona daha eğlenceli geliyormuş. “Hikayeler uydurup diyaloglar yazıyorum. […]

Read More

Varoluşçular Kahvesi’nde Sarah Bakewell’le buluştuk

Sarah Bakewell’in ilk kitabı “Nasıl Yaşanır”ı okumak, benim için ilginç bir deneyimdi, çünkü o güne kadar nedense mesafeli durduğum ünlü denemeci Montaigne’i fena halde merak etmemi sağlamıştı. Şimdi sırada “Varoluşçular Kahvesi” var. Bakewell bu kez edebiyat tarihinin en merak edilen topluluklarından birini ele alıyor. Gülenay Börekçi Varoluşçular Kahvesi: Özgürlük, Varoluş ve Kayısı Kokteylleri, Domingo Yayınları […]

Read More

Sima Özkan’la kitaplar hakkında konuştuk

Sima Özkan’ı çevirmen olarak tanıyoruz. Bugüne dek, Neil Gaiman, Emily Gravett, Isol, Steve Antony, Claire Freedman, Julia Donaldson ve Marion Deuchars yazarların eserlerini aktardı dilimize. Temiz, Bir Daha!, Dinozorlar Don Sever ve tabii sonrasında tüm don severler serisi, Uzay Denen Karanlık, Bob ve Gaga Sanatı çevirilerinden bazıları. Bir de elbette kendi yazdığı kitaplar var. Bunlardan […]

Read More

Darian Leader: “Tıbben çok ilerlediğimiz algısı bir illüzyon”

Size Paris’te yaşanmış gerçek bir kız kaçırma olayından bahsedeceğim… Bir badanacı 1911 yılında, belki ona gülümsediğine inandığından, belki de eski sevgilisine benzettiği için Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa’sını Louvre Müzesi’nden kaçırmış. Ardından kalabalıklar, eskiden Mona Lisa’nın sergilendiği boş duvarı görmek için müzeye akın etmeye başlamış. Aralarında Franz Kafka gibi mühim şahsiyetler de varmış. Merak etmemek […]

Read More

Psikanaliz, dünyayla aramızdaki fırtınayı sakinleştir mi?

Röportaj yeni değil ama bir şekilde yeniden okudum ve “yayınlasam ne güzel olur” diye düşündüm. Hem de tam psikoterapist Tuğçe Isıyel’in hazırladığı “İstanbul’un Sakinleri” adlı kitap ikinci baskıyı yapmışken. Ama yanlış olmasın, bu röportajın kitapla, İstanbul’un sinesinde barındırdığı martılar, güvercinler, köpekler, kediler ve cümle sokak hayvanlarıyla ilgisi yok. Konu, iyi ya da kötü edebiyat ile psikanalizin […]

Read More

Engin Geçtan: “Gölgenin olduğu yerde hayat vardır”

Elveda sevgili Engin Geçtan. Şu hayatta aldığım en müthiş iltifat sizden gelmişti, o anı hatırladıkça gözlerim doluyor. Sizi özleyeceğim. Gülenay Börekçi “Günah işleme eğilimimizin olduğunu kabul etmek bizi hafifletir” Psikiyatrist Engin Geçtan, Kırmızı Kitap, Dersaadette Dans, Kızarmış Palamutun Kokusu, Tren ve Kuru Su gibi başta karmakarışıklıklarıyla insanın başını döndüren ama kaosun yerini daima kendine has […]

Read More

“Ben de işte kızgın biriydim; dertten derte soktum başımı”

Tosun Bayrak’ı kaybettik. Bu dünyadan benzersiz bir ruh geldi geçti… Şanslıydım, çünkü onu tanımış, sohbet edebilmiştim. Onu aşağıdaki röportajımızla anıyorum. Mekanı cennet olsun… Gülenay Börekçi Tosun Bayrak röportajı: Uzun, maceralı bir hayatın kısa hikayesi Karşımda Tosun Bayrak oturuyor. Yazar, işadamı, ressam, performans sanatçısı, sanat tarihi hocası ve Amerika’daki Halveti Cerrahi Dergahı’nın şeyhi. Onu biraz daha yakından […]

Read More

“Yazdıklarımla kendimde çoğalırken yalnızlaştım”

Yasemin Eğinlioğlu “Caz Halleri” adlı kitabında, hayatın caz ritminde nasıl yaşanabileceğini gösterirken, var oluşun caz halini de yazıya döküyor. Tolga Meriç Zihnin ve hayatın caz halleri Yasemin Eğinlioğlu: “Yazı hayatın ve insanın görünmeyen yüzünü gösterebilecek kadar gerçek bir şey” İlk kitabınız “Derinlik Deliliği” özyaşamöyküsel bir romandı. Kendi hayatlarından yola çıkanlar genelde ilk kitaptan sonra tıkanırlar. […]

Read More

“Sevdiğimiz şeylerin ormanına adım atalım istedik…”

Alakarga çok genç bir yayınevi ama kısa öyküyü kalpten sevmesiyle, yayımladığı unutulmuş ya da hakkı yenmiş yerli yabancı kitaplarla, enteresan kapak tercihleriyle farklılığını hep hissettirdi. Ben de yayınevinin kurucularından olan Suat Duman’a gidip bu hikayeyi bir de Egoist Okur’lar için anlatmasını istedim. (Kendisi aynı zamanda müthiş bir yazar ama bu röportajda işin bu kısmını konuşmadık.) Her neyse, Suat […]

Read More