Egoist okur

Sezen, Mazhar ve öteki şahane deliler…

Sinema eleştirmeni, senarist ve yazar Uygar Şirin’in üçüncü romanı Karışık Kaset’in ilk kapağında üç adet kaset bulunuyordu. Esas adam Ulaş’ın bir türlü ulaşamadığı büyük aşkı için hayatının farklı dönemlerinde doldurduğu üç karışık kaset… Ben de zaten kitapta en çok bu fikri sevmiştim. Eh, neticede aşık olduğunda herkes karşısındakini etkilemek için bazı şeyler yapması gerektiğini bilir. […]

Read More

Aşkın Arkeolojisi yahut aşkın ehlileştirilme tarihi

Sevgililer Günü diyerek 14 Şubat’ı kutladılar ya iki gün önce; ben inanmasam ve katılmasam da o kutlamalara, aşkın da diğer her şey gibi bir tarihi, dolayısıyla arkeolojisi olduğunu düşünerek bunu en iyi konuşabileceğim kişiyi bulmaya karar verip İsmail Gezgin’e gittim. Arkeolog İsmail Gezgin, Sel Yayıncılık’tan çıkan Fallusun Arkeolojisi, Antik Yunan ve Roma Sanatında Cinsellik ve […]

Read More

Mehmet Sait Aydın: “Sokağın aksini; içeriyi, sükûneti, itidali telkin ediyorlar”

Epey zaman oluyor, Mehmet Said Aydın “Türküler Eylül’e yakışır” demişti Egoist Okur’da. Kusurlu Bahçe yeni çıkmıştı, yanlış hatırlamıyorsam. Şimdi Sokağın Zoru yayınlandı, gene 160. Kilometre’den… Çevirileri, radyo programları, hayat kazanma gailesiyle sürdürdüğü yayıncılık çalışmaları da ayrı konu… Sokağa ait biri olduğunu iyi bildiğimden sordum ona, “Bize neden sokağın tehlikeli olduğu söylendi hep? Neye karşı uyarıldık biz; […]

Read More

Nejat İşler: “Hayat güzel, sevdiğim insanlar var, iyiyim yani. İyiyiz…”

“Çok sık kaçıyorum buradan ama çok sık da geri dönüyorum. Bir dengeyi korumaya çalışıyorum, diyelim. Çok fazla meşgul etmiyorum kendimi, boş işlerle oyalanmıyorum. İçten gelen bir tepkisellik benimki, net bir şey. Hakikaten, fiziksel olarak midem bu-lan-ı-yor. Öyle olunca kaçıyorum. Birkaç da rahatsızlığım var, strese dayalı. Kaçtığım zaman iyileşiyorum, geri dönersem nüksediyor hastalıklarım. Alarm zillerini duyunca, […]

Read More

Murat Gülsoy’la Tanpınar ve bizi rahat ettirmeyen öteki yazarları konuştuk

Öykücü, romancı Murat Gülsoy, okura yazar olma cesareti vermeyi denediği Büyübozumu adlı kitabının ardından deneme türündeki ikinci kitabı 602 Gece’yi  yayımlamıştı. Gülsoy bu kitabında okuruyla edebiyatta zevk aldığı konuları ve onu heyecanlandıran yapıtlar üzerine düşündüklerini paylaşıyordu. Aradan birkaç yıl geçti. Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Penguin Classics tarafından İngilizce olarak yayınlanmasının verdiği heyecanla içinde bolca Ahmet Hamdi […]

Read More

Hamdi Koç: “Bu ülkede pasta ideoloji bıçağıyla kesilir!”

Romancı Hamdi Koç’la Habertürk Gazetesinin Kitap Eki için bir söyleşi yapmıştık. Mühim şeyler konuşmuştuk ama ekin sınırlı sayfa sayısı yüzünden ne yazık ki tamamını yayınlayamamıştım. Çok uzundu. Kesmek gerekmişti. Yazık olmuştu! Sonbahar geldi ya, ben bugünlerde biraz içime kapandım o yüzden daha çok kitap okuyorum, daha çok dergi karıştırıyorum ve aklıma bazı soruların takılıp duruyor. […]

Read More

Latife Tekin + Hasan Ali Toptaş: “Yazara dil gerekmez!”

Latife Tekin: “Yazdığım kitaplar beni bir yere getirdi. Geldiğim yer çok sakin bir yer. Burada roman olmasa da olur gibi geliyor artık bana. Artık iyiyim, yaşamaya başladım duygusu… Çocukluğumdaki gibi bir coşkuyu yakaladım galiba ve bu, çok acılı bir sürecin sonunda oldu. Evet, yazmak da bırakılabilir. Keşke bırakılabilse hatta. Ama zor. Çünkü büyüleniyoruz. Öyle büyüleniyoruz […]

Read More

TREVANIAN’ı kızı anlattı: “Babam gülümseyişiyle odayı aydınlatırdı”

Leaving Sophie Dean adlı romanı E Yayınları’ndan çıkan Alexandra Whitaker, Reagan döneminde Amerika’yı terk ederek İspanya’nın Bask bölgesine yerleşen emekli sinema profesörü Rodney William Whitaker’ın kızı. Bu söylediğim sizin için bir şey ifade etmediyse, sıkı durun, açıklayayım: Alexandra’nın babası, sizin Trevanian diye bildiğiniz adam. Yani Şibumi, Katya’nın Yazı, Kasaba, Hesaplaşma gibi über-başarılı, tekrar tekrar okunası romanların […]

Read More

Alexandra Whitaker: “Aşkta sonsuz bağlılık diye bir şey yok!”

Okuyacağınız röportaj “Leaving Sophie Dean” adlı romanı yakında bizde de yayınlanacak olan Alexandra Whitaker adlı yazarla yapıldı. Ama benim için bu röportajın önemi başka. Dünyanın en sıcak, neşeli ve enerjik kadınlarından biri olan Alexandra, Şibumi, Katya’nın Yazı, Kasaba, İnci Sokağı gibi romanların yaratıcısı Trevanian’ın kızı. Röportajın esas konusu da haliyle Trevanian oldu. Ama Alexandra’ya ve […]

Read More

DAHA: Cehennemden cennete atlama arzusu

“İlk romanı Kinyas ve Kayra’da hatırı sayılır bir okur kitlesi yaratan Hakan Günday, sonraki her kitabında bu sayıyı katlayarak artırmayı başardı. Okurunda ‘karnına yumruk yemiş’ hissiyatı uyandıran ağır meseleleri, ağır hikayelerle anlatan Günday, ‘Daha’ romanıyla sekizinci kez buluştu okurlarıyla. Yazar, ‘insanlık denen tarihte çıktıkları sokaklara bir devlet töreniyle diri diri gömülen hayatlara’ ithaf ettiği yeni […]

Read More

Sevin Okyay’la polisiyenin harikulade serüveni

Bazı insanlar vardır, kıskanmakla hayran olmak arasında gidip gelirsiniz. Sevin Okyay onlardan biri. Ben hayran olmayı seçenlerdenim. Gazeteciliğine, yazarlığına, çevirmenliğine, eleştirmenliğine, bir çırpıda sayamayacağım daha birçok maharetine… Bu gece bir ödül aldı bi tanecik Sevin Okyay’ımız, Sinema Yazarları Derneği SİYAD’ın verdiği Tuncan Okan Sinema Emek Ödülünü… Orada değildim, alkışlayanlar arasında olamadım. Kendimi affettirmek için de […]

Read More

Ve nihayet huzurlarınızda Osmanlı’da Bir Vampir

“Aşk insanı zaten yaşayan bir ölüye çevirmez mi? Kan içse de içmese de kanı içilmiştir bir âşığın, kanı çekilmiştir en azından, sırf bu yönüyle bile aşkı vampirliğe çok yakıştırdım. Cennetini de cehennemini de bir arada yaşayan, olağanüstü tarihi bir dokunun içinde süzülen bir karakter oldu Béla… Ölümlü hayatında aşkı hiç tatmamış, kitaplardan okumamış, filmlerde görmemiş. […]

Read More

Mahir Ünsal Eriş: “Edebiyat ferahlatır belki, iyileştirmez”

“Kendimizi sevdirene, beğendirene kadar erkek tavus kuşunun kuyruğunu açması gibi tüm renklerimizi, desenlerimizi, güzelliklerimizi sergiliyoruz. Ama bir araya geldiğimizde, biraz da sevginin insanı doğasına döndüren bir şey olmasından herhalde, evdeki pijamalı ilkelliğimize dönüşmeye başlıyoruz. Çünkü zaten bizi o pasaklılığımızla da sevebilen insanlarla olalım istiyoruz. Onca süslenmemiz, onca donanmamız aldatıcı bir cilve. İşin tabiatı. Edebiyatın ilaç […]

Read More

Necib Mahfuz: “Yeni bir Sartre, yeni bir Camus yok”

Daha çok Ortadoğu’dan haber yapan Amerikalı gazeteci Jonathan Curiel, “Kahire’ye ilk kez 20 yıl önce gitmiş ve Nobel ödüllü Mısırlı yazar Necib Mahfuz’dan bir özel röportaj almayı başarmıştım” diyor. O sıralar radikal İslamcı gruplar tarafından tehdit edilen Mahfuz 77 yaşındaymış. Ne yazık ki bu röportaj bir biçimde yayınlanmamış. “Muhabir olarak çalıştığım MacLean dergisi onu bir […]

Read More

Etgar Keret: “Peşine takıldığım o ünlü yazar meğer benmişim…”

İsrailli yazar Etgar Keret’in yeni kitabı Siren Yayınları’ndan çıktı. Yedi Güzel Yıl’ın, yazarın bibliyografyasında çok farklı bir yeri var. Bir kere Keret bu kitapta ilk kez öykü dışında bir türde yazarak hayatının son yedi yılını anlatmış. Oğlunun doğumunu, babasını kanserden kaybetmesini ve arada yaşanan tüm sevinçli ve kederli olayları… Yedi Güzel Yıl’ın bir diğer önemli […]

Read More