Egoist okur

Judith Malika Liberman: “Masal dinlerken hepimiz hafif bir transa giriyoruz”

Judith Malika Liberman‘ın adını eminim duydunuz. Hani şu şehrin şurasında burasında masal geceleri düzenleyen ve anlattığı masallar aracılığıyla zihnimizin en derininde gizlenenlerle yüzleşmemizi sağlayan güzel kadın… Arkadaşım Aycan Aşkım Saroğlu’nun tavsiyesiyle, düzenlediği bu masal gecelerinden birine birkaç hafta önce ben de katıldım ve dışarı hafiflemiş olarak, adeta mutluluktan uçarak çıktım. Açıkçası, “Uyuyan Güzel” masalını daha önce hiç kimse […]

Read More

İrlanda, alkol ve edebiyat

“Sekizinci Gün”, “Romanov Komplosu”, “Sakara’nın Kumları” gibi soluk kesen gerilim romanlarının İrlandalı yazarı Glenn Meade, enteresan bir karakter. Pilotken gazeteci olmaya karar vermiş, Irish Times ve Irish Independent gibi gazetelerde uzun yıllar çalıştıktan sonra da tiyatroya geçerek yönetmenlik yapmaya başlamış. İçindeki yazma aşkına karşı koyamaz hale gelince de oturup ilk romanını kaleme almış. Onunla yaptığımız […]

Read More

Mehmet Açar: “Demokrasiler ayakta durdukça çok karamsar olamam”

Arkadaşım Mehmet Açar en sevdiğim sinema eleştirmenlerinden. Ayrıca “Hayatın Anlamı Ya da Akhisarlı Hasan Tütün’ün Maceraları” ve “Siyah Hatıralar Denizi” gibi romanların yazarı. Yeni kitabı “Kayıp Hasta”ya gelince; bence büyük bir şey. Kahramanı Ali Z. adında biri. Olaylar bir hastanede geçiyor ve bunun dışında her şey müphem. Ali Z.’nin sırt çantası kayıp zaten, kimliği ve evrakları […]

Read More

Eduardo Galeano: “Yazarlar dürüst olmalı, politik olmaları gerekmez”

Bir süre önce kaybettiğimiz Uruguaylı yazar Eduardo Galeano’nun “Ve Günler Yürümeye Başladı” adlı kitabı takvim formatında yazılmış. 1 Ocak’tan 31 Aralık’a her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan bir hikâye anlatılıyor. Kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler… Daldan dala atlıyor Galeano ve değinilmedik konu, ulaşılmadık coğrafya, çoğaltılmadık ses bırakmıyor. Okudukça […]

Read More

“Acıdan uzak durarak değil, hazza yaklaşarak mutlu ol”

“Zaaf” ve “Gertrude 2’ye Nasıl Bölündü” adlı kitapları aracılığıyla Şule Öncü’nün edebiyatçı yönünü epey zaman önce tanımıştık. Şimdi elimizde onun psikoterapist olarak yazdığı ilk kitap var. Doğan Novus etiketli “Yatıyorum Bir Şey Diyor Musun”da Öncü, bağlanma korkusu, ayrılık travması, çevrimiçi ilişkiler ve kimsenin gerçek anlamda karşılaşamadığı, tanışamadığı, buluşamadığı ıssız hayatlar etrafında aşk ve ilişkilere dair […]

Read More

“Kendimi zorlamayı, konforumu bozmayı seviyorum”

Vianne Rocher’ye, hani şu “Çikolata” filminin kahramanı olan kadına benziyor Serap Doğan. “Çok uslu bir çocuktum, kurallarla, otoriteyle sorunum büyüdüğümde başladı. Çalışmayı seven ama hırsları olmayan, yaptığı her işi tutkuyla yapan, özgürlüğüne düşkün biriyim. En sevdiğim şeyler, üretmek, derleyip toplamak, sistemler kurmak… Hayatımda bir şeyler monotonlaştığında o ortamdan ışık hızıyla uzaklaşıyorum” diyor. Serap Doğan: “Aşk […]

Read More

Knausgaard: “Hayatı kitaplar değil edebiyat değiştirir”

Norveçli Karl Ove Knausgaard hayatını en mahrem anları bile atlamadan yazdı ve böylece bir fenomene dönüştü. 6 ciltlik romanında, çocukluğundan itibaren babasıyla fırtınalı ilişkisi de var, evliliğinin niçin yürümediğinin ayrıntıları da… Karısının okuyunca bir an bile beklemeden boşanma isteğiyle mahkemeye başvurmasının sebebi de bu zaten. Aşağıda suçlamalardan, vicdan azaplarından, itiraflardan, acıdan ve öfkeden oluşan bu binlerce […]

Read More

Yazar ajanı Nermin Mollaoğlu: “Bana lezzetli kitaplarla gelsinler”

Birleşik Krallık Yayıncılar Birliği geçen hafta Nermin Mollaoğlu’nu Yılın Edebiyat Ajanı seçti. Ama Nermin buralarda daha da önemli biri bence. Neden derseniz; kendisi, Türk edebiyatının sadece İngilizce ve Almanca değil, Malalayam ve Amharik dillerinde okunmasının yegane sorumlusu. Yayın dünyamızın gözbebeği, kara kutusu, sır tutucusu da olan Nermin’le işini konuştuk. Yazar ajanı denilen kişi kimdir, nasıl çalışır… Yayıncılıkta […]

Read More

Kaf Dağı’ndaki burnumuzu düz ovaya indiren FARFARA

Sezgin Kaymaz’ın “Lucky” adlı kitabı unutulmazlar arasına çoktan girmişti. Kahramanı Lucky’nin seveni, hayranı da çoktu. Bu dünya akıllısı köpeği bir roman kahramanı yapan şeyi çok düşündüm… Ve en iyisi yazarına sormak dedim kendi kendime… Her zamanki üslubuyla anlattı o da… “Kimse kendisinden fazlası değildir, ama çok kimse bunu bilmez. Lucky biliyordu; ona göre davrandı hep. […]

Read More

Ahenk Göklü: “Aşk acısı öğretiyor ama ne öğreneceğimiz bize kalmış”

Gezi yazarı Ahenk Göklü’nün duygusal, tatlı, eğlenceli ve nasıl demeli, insanı sıcak bir yaz gününde buz gibi bir bardak limonata içmişçesine ferahlatan romanı Şanslı Kızlar çıktı. Yazarla gezi yazarlığını kurmacayla birleştirerek yarattığı yeni türü konuştuk. Yalnızca zenginleri iyileştirmeyi seven doktorlar, kendi yazılarını başkalarına yazdıran dergi yöneticileri, hep ünlü kadınlarla sevgili olan niteliksiz erkekler de dahil […]

Read More

Aslı E. Perker: “Benim şefkatle bir derdim var”

Aslı E. Perker’in “espiyonaj novella” dediği “Vakit Hazan”, bir tarihi macera. Osmanlı’nın son yıllarında geçiyor ve siyasi kamplaşmaları, belirsizlikleri, günlük yaşamı, İstanbul’un ve Anadolu’nun durumunu anlatıyor. O yılları neden seçtiğini soruyorum, şöyle cevap veriyor Aslı: “Ben seçmedim esasında, o yıllar beni seçti.” Anlatıyor sonra… Altı yıl önce bir tarih kitabı okumuş. Cambridge Üniversitesi tarafından basılan […]

Read More

Kevin Dutton: “İnsan sahip olamadığı şeyi kaybedemez”

Okuyacağınız röportaj aslında bambaşka bir şeyi anlatıyor ama ben içinde en çok bu cümleyi sevdim, o yüzden başlığa aldım. Buradan devam edelim… Kevin Dutton, Oxford Üniversitesi’ne bağlı Magdalen Ko­leji ile Calleva Evrim ve İnsan Bilimleri Araştırma Merkezi’nde araştırmacı psikolog olarak çalışıyor. Kraliyet Tıp Derneği ve Psikopati Bilimsel Araştırma Cemiyeti’nin de üyesi. Yazıları ve araştırmaları, Scientific […]

Read More

Jason Goodwin: “Türkiye’ye ilk görüşte, 1990’da âşık oldum”

1830’ların İstanbul’unda geçen bir polisiye, “Yeniçeri Ağacı”… Kahramanı, Sultan II. Mahmut tarafından iki cinayeti çözmekle görevlendirilen haremağası Yaşim. Tarihin ilk “hadım” dedektifi Fransız edebiyatına düşkün ve mükemmel bir aşçı. Onu, yaratıcısı anlattı. Sizi İngiliz tarihçi Jason Goodwin’le tanıştırıyorum… Jason Goodwin: “Türkiye’ye ilk görüşte, 1990’da âşık oldum” Osmanlı İmparatorluğu. Yıl 1836. Sultan II. Mahmut, bir yandan […]

Read More

Ahmet Sami Özbudak: “Evler, içinde yaşamış olanların ruhlarını saklar”

Tarlabaşı’ndaki metruk bir binada geçen bir hikâye anlatıyor “İz”. Önce bir tiyatro oyunu olarak yazılmış ve ödüller kazanmıştı. Ahmet Sami Özbudak, 1850’lerde, 80’lerde ve 2000’lerde bu binada yaşayan üç çiftin hikâyesini birbirine paralel anlatıyor. Böylece bize Türkiye’nin yakın tarihini hatırlatıyor. Ahmet Sami: “Masumiyet yattığınız insan sayısıyla elden gidecek bir şey değil!” Efsunlu metin: “Bazı işler […]

Read More

Andrew Solomon: “Çocuğunuzun hangi kusurunu değiştirmek isterdiniz?”

Andrew Solomon, ağırlıklı olarak siyaset üzerine yazan bir psikolog. Önceki yıllarda dünyanın depresyon atlasını çıkarmıştı. Şimdi YKY’den çıkan “Armut Dibine Düşmeyince” adlı hacimli eseri duruyor önümde. Daha ilk sayfalardan âşık olduğum kitabı anlatacak söz bulamıyorum. Aldığı sayısız önemli ödül bir yana, Time’ın “En iyi 100 kitap” listesine şimdiden girmesi de gösteriyor ki bu kitabı çok […]

Read More