Egoist okur

“Âşık olmak ya da olmamak; sen hangisini seçerdin?”

Fantastik romanlarıyla tanıdığımız Gülşah Elikbank şimdi bir aşk ve tutku romanıyla okurlarının karşısında. Romanında sevgililer, ihtimaller ve Shakespeare var. Shakespeare kısmı biraz sürpriz kalsın ama Gülşah’ın aşka dair röportajımızda söylediklerinde bütün ipuçları var aslında: “Aşk, var oluşumuzun da yok oluşumuzun da nedeni. Her şey zıddıyla mümkün ve aşkı büyülü yapan, bu iki uç arasındaki mesafenin […]

Read More

Selahattin Yusuf: “Hayat, kalbimize saplanmış bir bıçak”

Cümlenin güzelliğine bakar mısınız? “Hayat; anlatamayıp kabzasını süslemeye çalıştığımız, kalbimize saplanmış ve ancak nadir anlarda güzel bulabildiğimiz bir bıçak.” Selahattin Yusuf röportajından. Yazarla, Profil Kitap etiketli ikinci romanı “Masumiyetin Son Günleri”ni konuştuk. Yanı sıra hızla kaybolmaya yüz tutan masumiyetimizi ve “kötü yola düşmüş” edebiyatımızın halini… Selahattin Yusuf: “Hayat, kalbimize saplanmış ve ancak nadir anlarda güzel […]

Read More

Sedef Erken: “Mutluluğun kanatları vardır; uçucu ve gezicidir”

“Yorgun kalkılan yataklar, hevessiz başlayan sabahlar; bitti de kurtulduk dedirten gün batımları… Oysa gökyüzü hep aynı yerde duruyor, dünyanın henüz yok etmeyi başaramadığımız kuşları, ağaçları, yıldızları dışarıda bir yerlerde bizi çağırıyor. Sarılmak için, avutmak için, hayatın güzel olduğunu hatırlatmak için.” Sedef Erken’in ilk kitabını okuyunca karar verdim; hiçbir ayrıntıyı kaçırmayan ‘kedi gözler’e benim de soracak […]

Read More

Judith Malika Liberman: “Masal dinlerken hepimiz hafif bir transa giriyoruz”

Judith Malika Liberman‘ın adını eminim duydunuz. Hani şu şehrin şurasında burasında masal geceleri düzenleyen ve anlattığı masallar aracılığıyla zihnimizin en derininde gizlenenlerle yüzleşmemizi sağlayan güzel kadın… Arkadaşım Aycan Aşkım Saroğlu’nun tavsiyesiyle, düzenlediği bu masal gecelerinden birine birkaç hafta önce ben de katıldım ve dışarı hafiflemiş olarak, adeta mutluluktan uçarak çıktım. Açıkçası, “Uyuyan Güzel” masalını daha önce hiç kimse […]

Read More

İrlanda, alkol ve edebiyat

“Sekizinci Gün”, “Romanov Komplosu”, “Sakara’nın Kumları” gibi soluk kesen gerilim romanlarının İrlandalı yazarı Glenn Meade, enteresan bir karakter. Pilotken gazeteci olmaya karar vermiş, Irish Times ve Irish Independent gibi gazetelerde uzun yıllar çalıştıktan sonra da tiyatroya geçerek yönetmenlik yapmaya başlamış. İçindeki yazma aşkına karşı koyamaz hale gelince de oturup ilk romanını kaleme almış. Onunla yaptığımız […]

Read More

Mehmet Açar: “Demokrasiler ayakta durdukça çok karamsar olamam”

Arkadaşım Mehmet Açar en sevdiğim sinema eleştirmenlerinden. Ayrıca “Hayatın Anlamı Ya da Akhisarlı Hasan Tütün’ün Maceraları” ve “Siyah Hatıralar Denizi” gibi romanların yazarı. Yeni kitabı “Kayıp Hasta”ya gelince; bence büyük bir şey. Kahramanı Ali Z. adında biri. Olaylar bir hastanede geçiyor ve bunun dışında her şey müphem. Ali Z.’nin sırt çantası kayıp zaten, kimliği ve evrakları […]

Read More

Eduardo Galeano: “Yazarlar dürüst olmalı, politik olmaları gerekmez”

Bir süre önce kaybettiğimiz Uruguaylı yazar Eduardo Galeano’nun “Ve Günler Yürümeye Başladı” adlı kitabı takvim formatında yazılmış. 1 Ocak’tan 31 Aralık’a her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan bir hikâye anlatılıyor. Kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler… Daldan dala atlıyor Galeano ve değinilmedik konu, ulaşılmadık coğrafya, çoğaltılmadık ses bırakmıyor. Okudukça […]

Read More

“Acıdan uzak durarak değil, hazza yaklaşarak mutlu ol”

“Zaaf” ve “Gertrude 2’ye Nasıl Bölündü” adlı kitapları aracılığıyla Şule Öncü’nün edebiyatçı yönünü epey zaman önce tanımıştık. Şimdi elimizde onun psikoterapist olarak yazdığı ilk kitap var. Doğan Novus etiketli “Yatıyorum Bir Şey Diyor Musun”da Öncü, bağlanma korkusu, ayrılık travması, çevrimiçi ilişkiler ve kimsenin gerçek anlamda karşılaşamadığı, tanışamadığı, buluşamadığı ıssız hayatlar etrafında aşk ve ilişkilere dair […]

Read More

“Kendimi zorlamayı, konforumu bozmayı seviyorum”

Vianne Rocher’ye, hani şu “Çikolata” filminin kahramanı olan kadına benziyor Serap Doğan. “Çok uslu bir çocuktum, kurallarla, otoriteyle sorunum büyüdüğümde başladı. Çalışmayı seven ama hırsları olmayan, yaptığı her işi tutkuyla yapan, özgürlüğüne düşkün biriyim. En sevdiğim şeyler, üretmek, derleyip toplamak, sistemler kurmak… Hayatımda bir şeyler monotonlaştığında o ortamdan ışık hızıyla uzaklaşıyorum” diyor. Serap Doğan: “Aşk […]

Read More

Knausgaard: “Hayatı kitaplar değil edebiyat değiştirir”

Norveçli Karl Ove Knausgaard hayatını en mahrem anları bile atlamadan yazdı ve böylece bir fenomene dönüştü. 6 ciltlik romanında, çocukluğundan itibaren babasıyla fırtınalı ilişkisi de var, evliliğinin niçin yürümediğinin ayrıntıları da… Karısının okuyunca bir an bile beklemeden boşanma isteğiyle mahkemeye başvurmasının sebebi de bu zaten. Aşağıda suçlamalardan, vicdan azaplarından, itiraflardan, acıdan ve öfkeden oluşan bu binlerce […]

Read More

Yazar ajanı Nermin Mollaoğlu: “Bana lezzetli kitaplarla gelsinler”

Birleşik Krallık Yayıncılar Birliği geçen hafta Nermin Mollaoğlu’nu Yılın Edebiyat Ajanı seçti. Ama Nermin buralarda daha da önemli biri bence. Neden derseniz; kendisi, Türk edebiyatının sadece İngilizce ve Almanca değil, Malalayam ve Amharik dillerinde okunmasının yegane sorumlusu. Yayın dünyamızın gözbebeği, kara kutusu, sır tutucusu da olan Nermin’le işini konuştuk. Yazar ajanı denilen kişi kimdir, nasıl çalışır… Yayıncılıkta […]

Read More

Kaf Dağı’ndaki burnumuzu düz ovaya indiren FARFARA

Sezgin Kaymaz’ın “Lucky” adlı kitabı unutulmazlar arasına çoktan girmişti. Kahramanı Lucky’nin seveni, hayranı da çoktu. Bu dünya akıllısı köpeği bir roman kahramanı yapan şeyi çok düşündüm… Ve en iyisi yazarına sormak dedim kendi kendime… Her zamanki üslubuyla anlattı o da… “Kimse kendisinden fazlası değildir, ama çok kimse bunu bilmez. Lucky biliyordu; ona göre davrandı hep. […]

Read More

Ahenk Göklü: “Aşk acısı öğretiyor ama ne öğreneceğimiz bize kalmış”

Gezi yazarı Ahenk Göklü’nün duygusal, tatlı, eğlenceli ve nasıl demeli, insanı sıcak bir yaz gününde buz gibi bir bardak limonata içmişçesine ferahlatan romanı Şanslı Kızlar çıktı. Yazarla gezi yazarlığını kurmacayla birleştirerek yarattığı yeni türü konuştuk. Yalnızca zenginleri iyileştirmeyi seven doktorlar, kendi yazılarını başkalarına yazdıran dergi yöneticileri, hep ünlü kadınlarla sevgili olan niteliksiz erkekler de dahil […]

Read More

Aslı E. Perker: “Benim şefkatle bir derdim var”

Aslı E. Perker’in “espiyonaj novella” dediği “Vakit Hazan”, bir tarihi macera. Osmanlı’nın son yıllarında geçiyor ve siyasi kamplaşmaları, belirsizlikleri, günlük yaşamı, İstanbul’un ve Anadolu’nun durumunu anlatıyor. O yılları neden seçtiğini soruyorum, şöyle cevap veriyor Aslı: “Ben seçmedim esasında, o yıllar beni seçti.” Anlatıyor sonra… Altı yıl önce bir tarih kitabı okumuş. Cambridge Üniversitesi tarafından basılan […]

Read More

Kevin Dutton: “İnsan sahip olamadığı şeyi kaybedemez”

Okuyacağınız röportaj aslında bambaşka bir şeyi anlatıyor ama ben içinde en çok bu cümleyi sevdim, o yüzden başlığa aldım. Buradan devam edelim… Kevin Dutton, Oxford Üniversitesi’ne bağlı Magdalen Ko­leji ile Calleva Evrim ve İnsan Bilimleri Araştırma Merkezi’nde araştırmacı psikolog olarak çalışıyor. Kraliyet Tıp Derneği ve Psikopati Bilimsel Araştırma Cemiyeti’nin de üyesi. Yazıları ve araştırmaları, Scientific […]

Read More