Egoist okur

“Kendimi zorlamayı, konforumu bozmayı seviyorum”

Vianne Rocher’ye, hani şu “Çikolata” filminin kahramanı olan kadına benziyor Serap Doğan. “Çok uslu bir çocuktum, kurallarla, otoriteyle sorunum büyüdüğümde başladı. Çalışmayı seven ama hırsları olmayan, yaptığı her işi tutkuyla yapan, özgürlüğüne düşkün biriyim. En sevdiğim şeyler, üretmek, derleyip toplamak, sistemler kurmak… Hayatımda bir şeyler monotonlaştığında o ortamdan ışık hızıyla uzaklaşıyorum” diyor. Gülenay Börekçi Serap […]

Read More

M.K. Perker: “Başarı için değil ama mutlu olmak için çok çalışmak gerekir”

Artık bir gündüz kuşu haline gelmeye çalışsa da çizer, yazar ve yayıncı arkadaşım Kutlukhan Perker, bir zamanlar en koyusundan gerçek bir “uykusuz”du. Zaten yıllar önce tefrika ettiği ve daha sonra Amerika’da kitap olarak basılan “Insomnia Café”sinin ilham kaynağı da anladığım kadarıyla bizzat kendisi. Kitap nihayet Karakarga Yayınları etiketiyle Türkçe olarak da çıkınca Kutlukhan’ı aradım, kitabını, […]

Read More

Knausgaard’la konuştum: “Önemsiz bir insanın önemsiz hayatını yazdım”

Norveçli Karl Ove Knausgaard, hayatını en mahrem anları bile atlamadan yazdı ve böylece bir fenomene dönüştü. 6 ciltlik romanında, çocukluğundan itibaren babasıyla fırtınalı ilişkisi de var, evliliğinin niçin yürümediğinin ayrıntıları da… Karısının okuyunca bir an bile beklemeden boşanma isteğiyle mahkemeye başvurmasının sebebi de bu zaten. Aşağıda suçlamalardan, vicdan azaplarından, itiraflardan, acıdan ve öfkeden oluşan bu […]

Read More

Leziz hayat kitabı: KURUYEMİŞ ANSİKLOPEDİSİ

“Leyla ile Mecnun” dizisinin kahramanları niçin durmadan üzüm, incir, erik yiyordu? Ahmet Mithat Efendi’nin taze cevizden, Atatürk’ün beyaz leblebiden vazgeçemeyişi nedendi? Sorular, sorular… Antik çağlardan beri varlığını sürdüren besinlerden olan ve on binlerce yıllık yiyecek-içecek tarihimizin en önemli maddesini oluşturan kuruyemişlerin kökeni, mitolojisi, kültürel önemi ve gündelik hayatımızdaki yeri benzersiz bir ansiklopedide biraraya geliyor. Overteam […]

Read More

Ahmet Cemal: ‘Şiir çeviren kişi bir nevi şair olmalı’

“Şiir çevirmek için öncelikle besteci olmak, sözün bestecisi olmak gerek” demişti Rilke, Bachmann, Goethe, Kafka ve daha birçok büyük yazar ve şairin çevirmeni Ahmet Cemal. Nesli tükenenlerdendi, kaybı o yüzden derinden hissedildi, acı verdi… Geçen hafta ölen bu çok önemli çevirmen yazarımızı, Egoist Okur olarak ben de anmak istedim. İşte “sözün bestecisiyle” birkaç yıl önceki […]

Read More

Yazar ajanı Nermin Mollaoğlu: “Bana lezzetli kitaplarla gelsinler”

Birleşik Krallık Yayıncılar Birliği geçen hafta Nermin Mollaoğlu’nu Yılın Edebiyat Ajanı seçti. Ama Nermin buralarda daha da önemli biri bence. Neden derseniz; kendisi, Türk edebiyatının sadece İngilizce ve Almanca değil, Malalayam ve Amharik dillerinde okunmasının yegane sorumlusu. Yayın dünyamızın gözbebeği, kara kutusu, sır tutucusu da olan Nermin’le işini konuştuk. Yazar ajanı denilen kişi kimdir, nasıl çalışır… Yayıncılıkta […]

Read More

Sezgin Kaymaz: ‘Kafana göre yaşayamıyorsun, kafana göre ölemiyorsun da’

Sezgin Kaymaz’ın “Lucky” adlı kitabı unutulmazlar arasına çoktan girmişti. Kahramanı Lucky’nin seveni, hayranı da çoktu. Bu dünya akıllısı köpeği bir roman kahramanı yapan şeyi çok düşündüm… Ve en iyisi yazarına sormak dedim kendi kendime… Her zamanki üslubuyla anlattı o da… “Kimse kendisinden fazlası değildir, ama çok kimse bunu bilmez. Lucky biliyordu; ona göre davrandı hep. […]

Read More

Ahenk Göklü: “Aşk acısı öğretiyor ama ne öğreneceğimiz bize kalmış”

Gezi yazarı Ahenk Göklü’nün duygusal, tatlı, eğlenceli ve nasıl demeli, insanı sıcak bir yaz gününde buz gibi bir bardak limonata içmişçesine ferahlatan romanı “Şanslı Kızlar” çıktı. Yazarla gezi yazarlığını kurmacayla birleştirerek yarattığı yeni türü konuştuk. Yalnızca zenginleri iyileştirmeyi seven doktorlar, kendi yazılarını başkalarına yazdıran dergi yöneticileri, hep ünlü kadınlarla sevgili olan niteliksiz erkekler de dahil […]

Read More

Aslı E. Perker: “Şefkatle bir derdim var”

Aslı E. Perker’in “espiyonaj novella” dediği “Vakit Hazan”, bir tarihi macera. Osmanlı’nın son yıllarında geçiyor ve siyasi kamplaşmaları, belirsizlikleri, günlük yaşamı, İstanbul’un ve Anadolu’nun durumunu anlatıyor. O yılları neden seçtiğini soruyorum, şöyle cevap veriyor Aslı: “Ben seçmedim esasında, o yıllar beni seçti.” Anlatıyor sonra… Altı yıl önce bir tarih kitabı okumuş. Cambridge Üniversitesi tarafından basılan […]

Read More

K. Aycan Aşkım Saroğlu’ndan gölgesine bakıp güneşi sevenlerin romanı: KÖTÜLÜKÇÜ

Arkadaşım olmasının yanı sıra yayın dünyamızın en uzun isimli şahsiyeti… Gazeteci, yazar, editör Kevser Aycan Aşkım Saroğlu’ndan bahsediyorum; tam 33 yıldır en yakın arkadaşlarımdan biri olan kişiden. (Ben bize söylemediği bir adı daha olduğundan şüpheleniyorum.) Geçmişte Egoist Okur’a yazdığı yazılardan tanıyorsunuz ama biraz anlatayım yine de… Biraz tatlı biraz tuzludur Aycan; hem hırçın hem kuzu, […]

Read More

Kevin Dutton: “İnsan sahip olamadığı şeyi kaybedemez ki!”

Okuyacağınız röportaj aslında bambaşka bir şeyi anlatıyor ama ben içinde en çok bu cümleyi sevdim, o yüzden başlığa aldım. Buradan devam edelim… Kevin Dutton, Oxford Üniversitesi’ne bağlı Magdalen Ko­leji ile Calleva Evrim ve İnsan Bilimleri Araştırma Merkezi’nde araştırmacı psikolog olarak çalışıyor. Kraliyet Tıp Derneği ve Psikopati Bilimsel Araştırma Cemiyeti’nin de üyesi. Yazıları ve araştırmaları, Scientific […]

Read More

“R. Waldo Emerson da tuhaf çocuklardan bahsediyordu”

Bugünlerde çoğu kişi gibi siz de başka yerlere ve zamanlara hatta belki başka dünyalara kaçabilmeyi hayal ediyorsanız, Tim Burton’un filmi “Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları”, uygun bir seçim olabilir. Hem zaten Ransom Riggs’in bizde İthaki Yayınları etiketiyle çıkan üç kitaplık ünlü serisini okuduysanız, siz de filmi aylardır sabırsızlıkla beklenlerden olmalısınız. “Yeni Harry Potter” olarak da anılan […]

Read More

Jason Goodwin: ‘Halil İnalcık, Osmanlı tarihçiliğinin Muhteşem Süleyman’ıydı’

1830’ların İstanbul’unda geçen bir polisiye, “Yeniçeri Ağacı”… Kahramanı, Sultan II. Mahmut tarafından iki cinayeti çözmekle görevlendirilen haremağası Yaşim. Tarihin ilk “hadım” dedektifi Fransız edebiyatına düşkün ve mükemmel bir aşçı. Onu, yaratıcısı anlattı. Sizi İngiliz tarihçi Jason Goodwin’le tanıştırıyorum… Gülenay Börekçi Jason Goodwin ‘Türkiye’ye ilk görüşte, 1990’da âşık olmuştum’ Osmanlı İmparatorluğu. Yıl 1836. Sultan II. Mahmut, […]

Read More

Ahmet Sami Özbudak: “Evler, içinde yaşamış olanların ruhlarını saklar”

Tarlabaşı’ndaki metruk bir binada geçen bir hikâye anlatıyor “İz”. Önce bir tiyatro oyunu olarak yazılmış ve ödüller kazanmıştı. Ahmet Sami Özbudak, 1850’lerde, 80’lerde ve 2000’lerde bu binada yaşayan üç çiftin hikâyesini birbirine paralel anlatıyor. Böylece bize Türkiye’nin yakın tarihini hatırlatıyor. Gülenay Börekçi Ahmet Sami: “Masumiyet yattığınız insan sayısıyla elden gidecek bir şey değil!” Efsunlu metin: […]

Read More

Andrew Solomon: “Gerçekten cevap verin; çocuğunuzun hangi kusurunu değiştirmek isterdiniz?”

Andrew Solomon, ağırlıklı olarak siyaset üzerine yazan bir psikolog. Önceki yıllarda dünyanın depresyon atlasını çıkarmıştı. Şimdi YKY’den çıkan “Armut Dibine Düşmeyince” adlı hacimli eseri duruyor önümde. Daha ilk sayfalardan âşık olduğum kitabı anlatacak söz bulamıyorum. Aldığı sayısız önemli ödül bir yana, Time’ın “En iyi 100 kitap” listesine şimdiden girmesi de gösteriyor ki bu kitabı çok […]

Read More