Egoist okur

Gülcan Özer: “Madem iletişimle zehirlendik o vakit dibini bulacağız”

Psikiyatr Dr. Gülcan Özer, “Gücünüz yeterse kendi ruhunuzla tanışın, onunla ahbaplığın zevkine varın, kendinize karşı samimi davranmanın hafifliğini yaşayın” diyor, “Herkes Kendi Hayatının Kahramanı” adlı kitabında. Anlattıklarının kalbinde, ikili ilişkiler var… Aşkın ve evliliğin hangi kritik noktalarda tökezlediğinden, hepimizi bir biçimde esir eden yaşlanma korkusu ve gençlik kültünden, hem şifa hem zehir olabilecek iletişimin gücünden […]

Read More

Saffet Murat Tura: “Bilimde sadakat yoktur”

“Öznellik problemine ayırdığımız bu uzun tartışmanın sonunda nöro-biyolojik (nöro-bilimsel), nörolojik ve psikiyatrik olgu durumlarına dayanarak şunu söylemiş oluyoruz: naif gerçekçi tutumumuzda diş ağrımızı, şu masanın üstündeki kırmızı domatesi, bilincimizi, bedenimizi, uzayı, uzak yıldızları, başka insanları, ağaçları ‘ben’ duygumuzu ve daha pek çok şeyi içeren bu dünya, beyinde onu kuran nöral faaliyetlerle ontolojik olarak özdeş fenomenal […]

Read More

Kemal Selçuk: “Aşkta ideal olan kurguladığımız insandır”

Bizi avcunun içine alan şehirler, yaşayışımızı ve seçimlerimizi belirleyen, yer yer kafa tuttuğumuz ama illâ birlikte büyüdüğümüz yol arkadaşlarımızdır aslında. Yaşadığımız kentle birlikte gelişiriz ya da olduğumuz yerde kalırız. Duygu değişikliklerimiz kentin çehresindeki değişikliklerle paralel ilerler. Kâh şehre aşığızdır kâh şehrin karşımıza çıkardığı bir yüze. Kent bizi, biz kenti bir yerlere sürükleriz. Aşkı da peşi […]

Read More

Kürşat Başar: ‘O gün kendime bir söz verdim, kimseye entelektüel zulüm uygulamayacaktım’

Yazar ve müzisyen Kürsat Başar’la, yeni kitabı “Aslında Hayal”i konuşmak için buluşuyoruz. Kitapta, İstanbul, Ankara, Kıbrıs ve Doğubayazıt’ta geçen çocukluk ve gençlik yıllarını, edebiyatla, müzikle tanışmasını, sanat dünyamızın birbirinden ilginç, sıra dışı şahsiyetleriyle karşılaşmalarını anlatıyor. Arka planda 1950’ler ve 60’ların siyasi atmosferi var…En güzel bölümlerden birinde farkında olmadan Audrey Hepburn’ün Ritz’de kaldığı odaya “sızması”nın hikayesini […]

Read More

Ali Nesin röportajı: Matematik Köyü’nün Delisi’ne sordum

Matematikçi Ali Nesin alışılmış türden biri değil, filmlerdeki adamlara benziyor daha çok. Dünyanın neresinde olursa olsun kafasına estiği gibi davranan ve kendini hep değişik hikâyelerin ortasında bulan, sonunda da mutlaka güzel işler çıkaran bir hayalperest o. Ama rüyalarını gerçeğe dönüştürme yolunda inatçı ve kararlı bir hayalperest. Şirince’deki Matematik Köyü’nü hatırlayın, yeter. “Şirince’nin evrene açılan kapısı” […]

Read More

Nuran Devres nam-ı diğer Kara Melek: “İlham kaynağım Stephen King”

Tek kanallı dönemin ünlü spikeri Nuran Devres sonradan büyük ilgi gören fenomen dizilerin senaristi olarak karşımıza çıktı. “Kara Melek” dersem, hatırlarsınız. “Entrikanın kraliçesi” şimdi de bir roman yazdı: “Melek-i Tavus”. Onunla yaptığım röportajda, “Kendimi bildim bileli roman yazmak istedim” diye anlattı. Kolej yıllarında yazdığı öyküler edebiyat dergilerinde yayımlanıyormuş. Sonra tiyatroya merak sarmış ve yüzlerce radyo […]

Read More

Teoman: “Hiçbir plan hatasız yürümüyor ve bu çok güzel”

Teoman’ın şarkılarını, sözler onu anlatıyormuş gibi dinleme eğilimindeyim; hep bir itiraf tınısı alıyorum. Hayatında olup biten ne varsa bir biçimde yansıtıyor; gizlemeden, saklamadan… Bana öyle geliyor ki duygularını, deneyimlerini, zihnini kurcalayan soruları, hepsinden önemlisi nüfuz edilemeyen yalnızlığını açık sözlülükle, korunmaya çalışmadan dile getiren Teoman, şarkılarında kendini sanki çok yüksek bir yerden boşluğa bırakıyor. Aşağıda bir […]

Read More

Necati Tosuner: “Çünkü ben kalemle yazıldığı gibi makasla da yazıldığına inanırım”

Türk edebiyatına 50 yılı aşkın zamandır birbirinden değerli eserler kazandıran Necati Tosuner, otobiyografik özellikler de taşıyan yeni romanı “Çırpınışlar”; zihinden kopan bir çığlık. Kitabını konuşmak için buluştuğumuzda söz romanın adına gelince Tosuner, “Okur, romanın adını görünce ‘Bu adam galiba yine kamburunu anlatıyor ‘ gibi algıya da varacak. Öyle bir risk var ama beni seven kamburuma […]

Read More

Uğur Batı: “Hayal kuran Doğu’dur, fantastiğin üzerine yatan ise Batı”

“Türk-İslam sentezinden faydalanan bir Osmanlı fantazyası, bir Osmanlı korku romanından, bir Osmanlı gizem romanından söz ediyoruz. Korku, ahlak öğretisi ve fantazya iç içe bu kitapta. Ütopik olarak karanlık bir dünyanın kapısını açıyor kitap. Osmanlının katledilen şehzadeleri de var, Deccal da var, Piri Reis’in katli gibi tarihin karanlık başlıkları da var, vampirler de var, Şeyh Süca […]

Read More

Mario Levi’den 100 aşk, 100 cümle

Mario Levi ustalık eserim dediği son kitabı “Bir Cümlelik Aşklar”la Türk edebiyatında bir ilke imzasını attı. Tek cümlelik yüz hikâyeyle, “kader yolcuları”nı anlattı.

İlk sorumuz aşk olunca, sandım ki söyleşi orada bitecek, kitaba bir türlü gelemeyeceğiz. Kolay olmadı aşktan çıkabilmek. Karşımdaki, bir yazar olmaktan öte, aşkı tüm halleriyle yaşamış, âşık olmanın hakkını vermiş bir adam… Romanlarında […]

Read More

Sezgin Kaymaz: “Bir kerecik kendin ol da gör öyle eğlenceli ki!”

Yazı da tıpkı hayat gibi bir yolculuksa eğer, Sezgin Kaymaz’ın son yıllarda yazdığı kitaplarda yolculuğun farklı bir durağında olduğunu hissediyor insan. Daha sakin ve gündelik hayata daha yakın temasta bir durak… April Yayıncılık’tan çıkan “Bugün Bize Kim Geldi”, yazarın “mektupkardeşim” dediği okurlarıyla yazışmalarından oluşuyor. Kaymaz hayatından anları hikâye ediyor, hüzünlü ya da gülümseten birer mektup […]

Read More

Tibor Fischer’le yazarlar ve psikopat eğilimleri üzerine

Efsane çevirmen Avi Pardo’nun Türkçeleştirdiği “Tanrı Olmak Güzel”i okumuş muydunuz? Okumalısınız, şaşırtıcı yetenekte bir edebiyatçıyla tanışacaksınız. Tibor Fischer’in ailesi 1956 Macar Devrimi’nden sonra mülteci olarak İngiltere’ye göç etmiş. Fisher, hayatının büyük bir bölümünü televizyon ve basın gazetecisi olarak Londra’da geçirmiş. Uzun süren bir işsizlik döneminde de oturup Macar Devrimi hakkındaki ilk romanı “Under the Frog”u […]

Read More

Elena Ferrante röportajı: “Çarpışa çarpışa parçalanıyoruz”

Time’ın “En Etkili 100 Kişi” listesine giren Man Booker adayı Elena Ferrante’nin “Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım”, “Yeni Soyadının Hikâyesi”, “Terk Edenler ve Kalanlar”, “Kayıp Kızın Hikayesi” gibi romanlarını mutlaka okumalısınız. Ferrante ser verip sır vermeyen bir yazar; hakkında hiçbir şey öğrenmeyelim diye elinden geleni yapıyor. 1991’den, yani ilk kitabını yazdığı seneden bu yana ne fotograf […]

Read More

İsmail Pelit, GÜZEL’in yazarı Selçuk Orhan’la konuştu

“Kansızlık”, “40 Hadis”, “Taş Kayık”, “Acemi Şansı”, “Aranmayan Özellikler”, son olarak da “Güzel”in yazarı Selçuk Orhan’la bu röportaj, bir başka edebiyatçıdan, İsmail Pelit’ten geldi ve ben de onun kendine has dilini, mesela hiçbir surette büyük harf kullanmama takıntısını hiç değiştirmeden yayınlamaya karar verdim. Egoist Okur’da pek rastlayamayacağınız türden, değişik bir iş oldu. Eh, ben de […]

Read More

Bora Abdo: “Bu, hep böyle sürecek bir sevgililik hali…”

İstanbul Maçka’da, çimlerinde horozların öttüğü, köpek ve kedilerin yan gelip yattığı bir parkta, Bora Abdo ile son kitabı “Seni Seviyorum. Çok,”u konuşmak üzere buluştuk. Abdo, yaşamıyla birlikte kitaplarında da kendine mesken bellediği Büyükada’nın deniz kokusu ve martı seslerini koydu masamıza. Çayla birlikte içtiğimiz Büyükada seslerine, bir de onun kitaplarından baktık. Aynı sesler, Abdo’nun kelimeleriyle sizi […]

Read More