Alberto Manguel: “Tanpınar görünmez yol arkadaşım oldu”
Ahmet Hamdi Tanpınar, hayatının belli dönemlerinde yaşadığı beş şehri daha sonra bir kez daha ziyaret ederek edebiyatımızın unutulmaz eserlerinden birini kaleme almıştı. Yaklaşık 70 yıl sonra bambaşka bir coğrafyadan, Arjantin’den gelen yazar, çevirmen, seyyah Alberto Manguel, Tanpınar’ın kitabından yola çıkarak aynı şehirlere gitti ve gözlemlerini, izlenimlerini kitap haline getirdi. “Borges’in öğrencisi” Alberto Manguel’le, Yapı Kredi […]
Read MoreNeslihan Önderoğlu: “Unutuş, hafızanın geleneğidir”
İlk öykü kitabı “İçeri Girmez miydiniz?”le 2013 Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazanan Neslihan Önderoğlu, ikinci kitabı “Mevsim Normalleri”yle de adından söz ettirmişti. Arada bir gençlik romanı ve iki derleme hazırladı, başka yazarlarla ortak işlere imza attı… Şimdiyse hem çocuklar için yazdığı “Mutsuz Palyaçolar Örgütü” çıktı hem de “Filler ve Balıklar” adlı üçüncü öykü kitabı. Onunla […]
Read MoreEce Gamze Atıcı: “Hayatta en büyük yol göstericim, özgürlük ihtimali”
“İyi insan olmak sadece kötülerin işine yarayan türden bir aptallık olabilir mi?” diye soruyor Ece Gamze Atıcı. Ben hayatım boyunca bu sözün tersine inandım ama yine de üzerine düşünüyorum. Birkaç örnek de geliyor aklıma. Stephen King, “Dolores Claiborne”da, “Kimi zaman bir kadının yaşamak için bulabileceği tek yol sıkı bir kaltak olmaktır” demişti mesela. Elizabeth Wurtzel […]
Read MoreGülenay+Tolga, 5 Çayı’nda: “En iyi yazar, ölü kadın yazardır”
“Küçük yaşta yazarlığa, 59 yaşında mezarlığa adım attı. Dalgalarla sörf yapıp, nehir bile denmeyecek bir kaşık suda boğuldu. Bilinç akışı mı, nehir akışı mı? Odalarda ışıksızdı. Paranoyaklığı zaten Shakespeare’in olmayan kız kardeşi üzerine saatlerce konuşmasından belliydi. Geri gelir mi? Gelirse gelsin, kim korkar bakire kurttan? Bkz: Nicole Kidman.” 5 Çayı’nda Tolga Meriç’le bu hafta yukarıda […]
Read MoreNurdan Gürbilek: “Şölen sofrasından dışlananlar için”
“Eğer yazılanlar melodramdan, romantik bir acı kutsamasından ya da hamasetten ibaret kalsın istemiyorsak, güçlü edebiyatçıların önümüzde açtığı ufku, örneğin Dostoyevski’nin hem gerçekçi hem çoksesli hem de trajik ufkunu önemsememiz gerekir. Yani mağdurun karanlığına bakabilmemiz, başkalarının iktidarıyla olduğu kadar kendi iktidarsızlığımızla da yüzleşebilmemiz gerekir.” Tolga Meriç’in Nurdan Gürbilek’le yaptığı “Mağdurun Dili” röportajını yeniden okuyunca, siz de […]
Read MorePeter Straub, yakın arkadaşı Stephen King’i anlatıyor
Stephen King’i severim, şefkatle karışık bir biçimde… Özellikle şimdilerde biraz küçümsediği ilk romanlarını kıyıp da kimselere veremem mesela. Peter Straub’a ise ise ne yazarsa yazsın hayranım. Gölgeler Diyarı, Koko, Hayalet Hikayesi, Gece Odasında günümüz korku romanının müthiş örnekleridir. Daha çok okunsun, keşfedilsin isterim. İki yazarın ortak özelliğiyse birlikte iki muazzam korku romanı kaleme almış olmalarıdır: […]
Read MoreEdgar Hilsenrath: ‘Kapılarını açmayan cennetin canı cehenneme!’
Alman edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan ve “F*ck America”, “Gece”, “Son Düşüncenin Masalı”, “Nazi ve Berber” adlı romanları bizde de yayımlanan Edgar Hilsenrath’la yapılmış bu röportaj dün geldi. Yazarla, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “F*ck America”nın çevirmeni Feza Şişman konuşmuştu; soluğum kesilerek okudum. Nazi Almanyası’nı terk edip Amerika’ya yerleşen ve ülkesine ancak yıllar sonra dönebilen […]
Read MoreNejat İşler röportajı: BEDEN İBLİSLERİ
Arkadaşım Tolga Meriç’le Picus döneminde ne kadar şahane işler yaptığımızı, ne müthiş röportajlarla okur karşısına çıkabildiğimizi konuştuk. Kendini beğenmek değildi söz konusu olan, üzüntü diyebileceğim bir duyguydu daha çok. O tarz röportajların yapılabildiği, yayınlanabildiği bir dönemde değiliz artık. Her neyse, Picus’ta yayınlanmış sevdiğim işleri ara sıra burada yeniden yayınlıyorum, biliyorsunuz. Nejat İşler röportajı da onlardan […]
Read More














