Egoist okur

Bejan Matur: “Siyasetin içinde de şiir olmalı”

Orhan Pamuk “Bejan Matur’un zarif ve şiddetle hissedilen şiirleri”nden bahsetmişti bir yazısında. İngiliz yazar ve eleştirmen John Berger ise onun “bir haykırışı andıran” şiirlerine hayranlığını dile getirmiş, okurların bu şiirleri “kelime kelime değil el ele takip etmesi gerektiğini” yazmıştı. Uzun yıllar sürdürdüğü köşe yazarlığını artık bırakan Bejan Matur’un yeni kitabı “Son Dağ” Everest Yayınları’ndan çıktı. Kürt […]

Read More

Gül İrepoğlu: “Aşkı gülden daha güzel ne simgeleyebilir?”

Aşkın simgesi sayılan gül, çiçeklerin kraliçesi. Ve artık tam da hak ettiği güzellikte bir kitabı var. Sanat tarihçisi ve yazar Gül İrepoğlu’nun hazırladığı ve Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Gül” kitabı, herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir eser. Biricik Gül İrepoğlu, ismini aldığı çiçeğe adadığı kitabı “Gül”de insanlığın somut ve soyut gül bahçelerinde dolaşıyor. Okurlara en renkli […]

Read More

Yaşar Kemal’i niçin seviyoruz?

Yaşar Kemal öldü, çok üzgünüz. O yüzden bir ay kadar önce, 18 Ocak’ta yayınladığım bu yazıyı yeniden okumanın tam vakti… Türk edebiyatının yaşayan en büyük ismi Yaşar Kemal’in hastaneye kaldırıldığı haberini duyalı çok olmadı. O yüzden onu çok sevdiğini bildiğim bazı yazarlara ve şairlere gidip Yaşar Kemal’i anlattırdım. Hem usta iyileştiğinde okursa eğer biraz neşelensin ve gücünü daha […]

Read More

“Başrol yazmanındır artık; nefes almak gibi, tiryakilik gibi”

İlk “Canım“ demek istediğinde ar etmiş dedem. “Hanım” dese “malım” demiş gibi olacağını düşünerek korkmuş, “Vesile“ dese çok resmi, soğuk… Ama kendinden tarafa bakmasını istiyormuş, onu görmesini, onun içini, yüreğini, sevdasını fark etmesini istiyormuş; anlatacak, dökülecek, gerekirse ağlayacakmış. “Baksana“ dese olmaz, “ Bak hele…” demiş, devamını getirebilecekmiş gibi. Sezgin Kaymaz, son kitabıyla, yaşama, sokaktaki insana […]

Read More

Kable’l-Dekadans, La Décadence, Postdecadence…

Dört haneli bir köy, rüyada görülen atlıların, karla birlikte onu yok etmeye gelmesini bekliyor… Bir profesör, üniversite binasının sessizliği içinde kendisi ile yıllanmış eşyalar arasında bir fark görmüyor… Robin Hood ruhlu bir hikâye satıcısı, hikâye yoksunluğu çeken insanlara, başka insanlardan aldığı hikâyeleri satıyor… Abu Mihran, herkesten birkaç kat daha iri bir diktatör ve üstünde artık […]

Read More

Sırasına tutunamayanların romanı: ÖLÜ REŞAT

Aslı Tohumcu yeni romanı Ölü Reşat’la önceki kitaplarından farklı bir izlek ve dille karşımıza çıkıyor. Daha önceki kitaplarında kadına yönelik şiddetle beraber gündelik hayatın üzerimizdeki şiddetini de konu alan yapıtlarıyla tanımıştık onu. Hayli sert ve depresif bir anlatımla okuyucuyu kucaklayan Tohumcu, bu bu sefer bambaşka bir uslupla geliyor. Gerginliği azaltılmış, ironisi tavan yapmış, fantastik öğelerin […]

Read More

Elif Şafak: “Yeni yılda tertemiz bir sayfa ihtimalini seviyoruz…”

Elif Şafak’la yenilenme ve dirilme arzumuzu tetikleyen ritüellerimizden, hayallerden, yaklaşan yeni yıldan, umuttan, çocukluktan, annelikten, kadınlık hallerinden hatta modadan, mutfaktan ve stilden söz ettik… Kadınca ve umutlu bir röportaj oldu. Başlayalım mı?  “Hayalperest bir çocuk ve hayalperest bir genç kızdım. Şimdi de hayalperest bir kadınım” Yeni yıl yaklaşırken dilekler dilenir, bilhassa çocuklar çok hayal kurar. […]

Read More

Murat Gülsoy: “Beşir Fuat, bileklerini kesti, hissettiklerini gözlem olarak yazdı”

Ailesinden gelen genetik hastalığın tehdidi altında yaşayan ve bu yüzden günün birinde delirmekten korkan bir genç adam; Beşir Fuat… Kurtuluş için çareyi bileklerini keserek intihar etmekte buluyor. Ama büyük bir bilim âşığı olduğu için nasıl keseceğini bir yıl öncesinden uzun uzun planlıyor. Bir yıl boyunca herhangi bir hataya mahal vermemek için ince ince hesaplar yapıyor, […]

Read More

HAKAN GÜNDAY: “Yeter ki hayrete düşmeye hazır ol, meyilli ol, müsait ol”

Hakan Günday, günümüz edebiyatının en önemli kalemlerinden. Kinyas ve Kayra, Zargana, Piç, Malafa, Azil, Ziyan, Az ve Daha adlı romanların yazarı. Oyun yazarı olarak DOT Tiyatro’nun kadrosunda görev yapıyor ayrıca. Malafa’yı DOT için oyunlaştırmıştı, şimdilerde bir başka romanını uyarlıyor tiyatro sahnesine. Günday’ın ilgilendikleri arasında sinema da var. Daha doğrusu sinema onun romanlarının büyüsüne kapılmış durumda. […]

Read More

Ayşe Düzkan: “Mutlu aile fotolarında şiddet, sömürü, mutsuzluk var”

Aile içinde şiddete uğrayanların medeni hallerine bakarsak… Resmi nikahlı eşinden şiddet gören kadın oranı yüzde 11.8, dini nikahlı eşinden şiddet gören kadın oranı yüzde 5.6. Hem resmi hem dini nikahlı eşinden şiddet gören kadın oranıysa yüzde 52.9’la tavan yapıyor. Ayrı yaşadığı eşinden şiddet gören kadınların oranı yüzde 1.0, boşandığı eşinden şiddet gören kadınların oranı yüzde […]

Read More

Berrin Sönmez: “Kimse masum değil; hepimiz kadına şiddetin ortağıyız”

Aile içi şiddet gören kadınların yüzde 94.0’ı çalışmıyor, yüzde 6.0’ı çalışıyor. Soyal güvencesi olanların oranı yüzde 47, olmayanların oranı yüzde 53. Okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 33.5, ilkokul mezunu olanların oranıysa yüzde 29.3. kadınların öğrenim durumu arttıkça şiddete uğrama durumları da düşüyor. Üniversite mezunu olanlar toplamda sadece yüzde 2.8’lik bir bölümü oluşturuyor. “Kur’an, içinde ‘kadın […]

Read More

Aksu Bora: “Kadınların skandala değil, güçlenmeye ihtiyaçları var”

Aile içi şiddetin türüne bakıldığında yüzde 37’lik oranda fiziksel şiddet kullanıldığını görüyoruz. Ama daha yüksek oranlar da var: Yüzde 83.5’lik oranında psikolojik şiddet, yüzde 89.1 oranında ekonomik şiddet, yüzde 65.7 oranında sözel şiddet uygulanıyor. cinsel şiddet oranı yüzde 21.6. Ayizi Yayınevi ve Amargi Dergi’den Aksu Bora, “Feminizm son 30 yılda ciddi kök saldı, gelişti, yayıldı. […]

Read More

Seray Şahiner: “Devlet bize belalı eski kocamız gibi davranıyor”

Aile içi şiddete uğrayan kadınlardan görücü usulüyle evlenenlerin oranı yüzde 69.0, anlaşarak severek evlenenlerin oranı yüzde 22.9, evliliğe zorlananların oranıysa yüzde 8.1. “Antabus” adlı romanında kadına şiddeti ele alan yazar Seray Şahiner, “Kadının iş hayatında ve sokakta görünür hale gelmesi devletin de kocanın da işine gelmiyor. Zaten çoğu zaman devlet belalı eski kocamız gibi davranıyor […]

Read More

Gaye Cön Şakar: “Rolleri ellerinden alınan erkekler şiddete başvuruyor”

Aile içi şiddet uygulayanın kimliğine bakıldığında başı yüzde 67.6’lık bir oranla kocalar çekiyor. Yüzde 14.8 babalar ve ağabeyler, yüzde 4.4 ailedeki diğer kadınlar, yüzde 2.8 oğullar, yüzde 2.0 kayınpederler ve kayınbiraderlerin şiddet uyguladığı görülüyor. Gaye Cön Şakar’a “feminist” sözcüğünü duyunca öcü görmüş gibi olan erkekler ve kadınların varlığını hatırlatıyorum. “Çünkü Türkiye’de feminizm erkek düşmanlığı olarak […]

Read More

Kaan Koç: “Görüp artırıyorum; şiir o mucizenin ta kendisidir”

Ne maceralı söyleşi oldu! Anlatsam sanattan, şiirden, güzellikten, iyilikten esirgediğimiz özenin, ilginin de hikayesi olurdu ama boşverin anlatmayayım. İşin macera kısmını şimdilik unutup şiire bakalım. Ve şaire. Şiirin, şairin kıymetini bilen ruha… Kaan Koç’un Çok Tanrılı Sular’ın ardından 6:45 Yayınları’ndan çıkan ikinci kitabı Biraz Konuşmasak çıktı ya, onunla bir röportaj ne kadar güzel olur diye düşünerek arkadaşım Onur […]

Read More