Egoist okur

Yıldız Kenter: “En zor rol, şimdi oynayacağım roldür”

Selim İleri 2005’te Yıldız Kenter’le bir röportaj yapmıştı, biz de bunu Picus dergisinde yayınlamıştık. Sahnelerimizin o en parlak yıldızını bu röportajla anmak istedim ben, yanında en sevdiği dostlarından biriyle… (Bilin isterim, bu zarif röportajın satır aralarında bazıları can yakan, bazıları büyüleyici öyle önemli ayrıntılar var ki. Tek sazıyla nasıl bir orkestra haline geldiğini de anlatıyor, […]

Read More

‘Stephen King’i okumasaydım, yazar da olamazdım’

Başka birçok önemli ödülün yanı sıra “Bram Stoker Romanda Üstün Başarı Ödülü”ne de layık bulunan “Kafamdaki Hayaletler”in yazarı Paul Tremblay’in aldığı en büyük ödül, türün yaşayan en büyük ustası Stephen King’in hayranlığını kazanması elbette. Kitabı okuyunca, “Korkuyu iliklerime kadar hissettim ve bilirsiniz beni korkutmak zordur” demiş King. Tremblay ilki gibi yine Numen Yayınları’ndan çıkan ve […]

Read More

Yalnızlığın en istisnai hali: Dünyada bir başına olmak

Y kromozomunun yeryüzünden silinmiş olduğu, artık yalnızca kadınların yaşadığı bir dünya. Geçmişin siyasetinden, ekonomisinden, toplum yapısından, kültürel birikiminden, ilişki biçimlerinden nefret edilen bir dünya bu, çünkü hepsi erkek yapımı. Artık yeni kurallar var, çünkü eski insanlar yok. Constantine, böyle bir dünyaya doğan bir erkek çocuk. Nasıl olduğu bilinmiyor. Onu kapılarının önünde bulup evlat edinen iki […]

Read More

Yasemin Eğinlioğlu: “Yazdıklarımla kendimde çoğalırken yalnızlaştım”

Yasemin Eğinlioğlu “Caz Halleri” adlı kitabında, hayatın caz ritminde nasıl yaşanabileceğini gösterirken, var oluşun caz halini de yazıya döküyor. Tolga Meriç Zihnin ve hayatın caz halleri Yasemin Eğinlioğlu: “Yazı hayatın ve insanın görünmeyen yüzünü gösterebilecek kadar gerçek bir şey” İlk kitabınız “Derinlik Deliliği” özyaşamöyküsel bir romandı. Kendi hayatlarından yola çıkanlar genelde ilk kitaptan sonra tıkanırlar. […]

Read More

Suat Duman: “Alakarga’yla sevdiğimiz şeylerin ormanına adım atalım istedik…”

Alakarga çok genç bir yayınevi ama kısa öyküyü kalpten sevmesiyle, yayımladığı unutulmuş ya da hakkı yenmiş yerli yabancı kitaplarla, enteresan kapak tercihleriyle farklılığını hep hissettirdi. Ben de yayınevinin kurucularından olan Suat Duman’a gidip bu hikayeyi bir de Egoist Okur’lar için anlatmasını istedim. (Kendisi aynı zamanda müthiş bir yazar ama bu röportajda işin bu kısmını konuşmadık.) Her neyse, Suat […]

Read More

Alsem Charles Roidi: “Ölmeyen için yarış bitmiş sayılmaz”

Alsem Charles Roidi’nin Egoist Okur’daki ilk röportajını burada okuyabilirsiniz. Bu onun ikinci röportajı. Ben çok sevdim, sizin de seveceğinizi umuyorum. Hele kitaplarla nasıl tanıştığını ve yazar olmaya nasıl karar verdiğini anlattığı kısımlar çok tatlı. Röportajımızın sebebi olan romanı Yegane’ye gelince; daha önce internet üzerinde tefrika edilmişti ama şimdi kitap olarak -Kaplumbaa Yayınevi etiketiyle- basıldı. Karakterler […]

Read More

“Herkesin içinde maceracı bir Sinbad ve keşfedilmeyi bekleyen ıssız bir ada vardır”

Yıllarca Atlas Dergisi’nin yayın yönetmenliğini yapan ve halihazırda Magma Dergisi’ni çıkaran Özcan Yüksek, Kayıp Deniz, Cinistan, Hakikatçi gibi kitaplara da imza attı. Son kitabı Şehrazad’ın Sırları’nda masalların bize aktardığı hakikatleri deşifre ediyor, arketiplerin, sembollerin gerçek anlamlarını analiz ediyor. Mesela masallarda okuduğumuz hazineler ve mücevherler aslında insanın erdem arayışını temsil ediyor, üstüne atlayıp bilinmeyen diyarlara uçtuğumuz […]

Read More

Sedef Erken: “Mutluluğun kanatları vardır; uçucu ve gezicidir”

“Yorgun kalkılan yataklar, hevessiz başlayan sabahlar; bitti de kurtulduk dedirten gün batımları… Oysa gökyüzü hep aynı yerde duruyor, dünyanın henüz yok etmeyi başaramadığımız kuşları, ağaçları, yıldızları dışarıda bir yerlerde bizi çağırıyor. Sarılmak için, avutmak için, hayatın güzel olduğunu hatırlatmak için.” Sedef Erken’in ilk kitabını okuyunca karar verdim; hiçbir ayrıntıyı kaçırmayan ‘kedi gözler’e benim de soracak […]

Read More

Şebnem Burcuoğlu: “Şehirde ya da köyde fark etmez; aşk emek ister!”

“Kocan Kadar Konuş” serisi ve “Şekerfare” adlı romanla tanıdığımız Şebnem Burcuoğlu’nun son kitabını çok sevdim. O kadar sevdim ki bir akşamüstü başladım okumaya, gece yarısını biraz geçmişti ki bitirdim. Hatta insan bir roman kahramanını kıskanır mı diyeceksiniz, ben bu kitabın şaşkın kahramanını çok kıskandım. Öyle olunca da yazarını çektim karşıma konuştum… “Kimdir bu Kumru, neden […]

Read More

İrlanda, alkol ve edebiyat: Glenn Meade röportajı

Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Sekizinci Gün”, “Romanov Komplosu”, “Sakara’nın Kumları” gibi soluk kesen gerilim romanlarının İrlandalı yazarı Glenn Meade, enteresan bir karakter. Pilotken gazeteci olmaya karar vermiş, Irish Times ve Irish Independent gibi gazetelerde uzun yıllar çalıştıktan sonra da tiyatroya geçerek yönetmenlik yapmaya başlamış. İçindeki yazma aşkına karşı koyamaz hale gelince de oturup ilk romanını […]

Read More

“Kendimi zorlamayı, konforumu bozmayı seviyorum”

Vianne Rocher’ye, hani şu “Çikolata” filminin kahramanı olan kadına benziyor Serap Doğan. “Çok uslu bir çocuktum, kurallarla, otoriteyle sorunum büyüdüğümde başladı. Çalışmayı seven ama hırsları olmayan, yaptığı her işi tutkuyla yapan, özgürlüğüne düşkün biriyim. En sevdiğim şeyler, üretmek, derleyip toplamak, sistemler kurmak… Hayatımda bir şeyler monotonlaştığında o ortamdan ışık hızıyla uzaklaşıyorum” diyor. Gülenay Börekçi Serap […]

Read More

M.K. Perker: “Başarı için değil ama mutlu olmak için çok çalışmak gerekir”

Artık bir gündüz kuşu haline gelmeye çalışsa da çizer, yazar ve yayıncı arkadaşım Kutlukhan Perker, bir zamanlar en koyusundan gerçek bir “uykusuz”du. Zaten yıllar önce tefrika ettiği ve daha sonra Amerika’da kitap olarak basılan “Insomnia Café”sinin ilham kaynağı da anladığım kadarıyla bizzat kendisi. Kitap nihayet Karakarga Yayınları etiketiyle Türkçe olarak da çıkınca Kutlukhan’ı aradım, kitabını, […]

Read More

Yazar ajanı Nermin Mollaoğlu: “Bana lezzetli kitaplarla gelsinler”

Birleşik Krallık Yayıncılar Birliği geçen hafta Nermin Mollaoğlu’nu Yılın Edebiyat Ajanı seçti. Ama Nermin buralarda daha da önemli biri bence. Neden derseniz; kendisi, Türk edebiyatının sadece İngilizce ve Almanca değil, Malalayam ve Amharik dillerinde okunmasının yegane sorumlusu. Yayın dünyamızın gözbebeği, kara kutusu, sır tutucusu da olan Nermin’le işini konuştuk. Yazar ajanı denilen kişi kimdir, nasıl çalışır… Yayıncılıkta […]

Read More

Sezgin Kaymaz: ‘Kafana göre yaşayamıyorsun, kafana göre ölemiyorsun da’

Sezgin Kaymaz’ın “Lucky” adlı kitabı unutulmazlar arasına çoktan girmişti. Kahramanı Lucky’nin seveni, hayranı da çoktu. Bu dünya akıllısı köpeği bir roman kahramanı yapan şeyi çok düşündüm… Ve en iyisi yazarına sormak dedim kendi kendime… Her zamanki üslubuyla anlattı o da… “Kimse kendisinden fazlası değildir, ama çok kimse bunu bilmez. Lucky biliyordu; ona göre davrandı hep. […]

Read More

Ahenk Göklü: “Aşk acısı öğretiyor ama ne öğreneceğimiz bize kalmış”

Gezi yazarı Ahenk Göklü’nün duygusal, tatlı, eğlenceli ve nasıl demeli, insanı sıcak bir yaz gününde buz gibi bir bardak limonata içmişçesine ferahlatan romanı “Şanslı Kızlar” çıktı. Yazarla gezi yazarlığını kurmacayla birleştirerek yarattığı yeni türü konuştuk. Yalnızca zenginleri iyileştirmeyi seven doktorlar, kendi yazılarını başkalarına yazdıran dergi yöneticileri, hep ünlü kadınlarla sevgili olan niteliksiz erkekler de dahil […]

Read More